Çağdaş siber güvenlik mimarilerinde ağ trafiğinin izlenmesi ve yetkisiz erişim girişimlerinin saptanması amacıyla kullanılan makine öğrenmesi tabanlı saldırı tespit sistemleri (IDS), karmaşık veri yapılarındaki örüntüleri öğrenme kabiliyetleriyle öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, özellikle derin yapay sınır ağları ve gelişmiş topluluk öğrenmesi modellerinin karar verme süreçlerindeki kapalılık, güvenlik analistlerinin üretilen alarmların gerekçesini anlamasını engellemektedir. Kapalı kutu modellerinin şeffaflıktan yoksun oluşu, alarmların doğrulanmasını zorlaştırırken operasyonel güveni azaltmakta ve yasal uyum süreçlerinde aksamalara neden olmaktadır. Bu araştırma, ağ güvenliğinde yüksek tespit doğruluk oranlarını korurken karar mekanizmalarını insan tarafından anlaşılabilir kılmayı amaçlayan Açıklanabilir Yapay Zekâ (XAI) tekniklerinin sızma tespiti süreçlerine entegrasyonu konusunu ele almaktadır.
Çalışmada metodolojik olarak 2,5 milyondan fazla kayıt ve dokuz farklı saldırı türünü içeren veri seti üzerinde çeşitli makine öğrenmesi modelleri geliştirilmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında Karar Ağaçları, Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP), XGBoost, Random Forest, CatBoost, Lojistik Regresyon ve Gauss Naive Bayes algoritmaları uygulanmıştır. Model kararlarının hem küresel hem de yerel ölçekte açıklanması amacıyla SHAP, LIME ve ELI5 tekniklerinden yararlanılmıştır. Veri ön işleme aşamasında yinelemeli öznitelik eleme, korelasyon analizi ve Min-Max ölçekleme yapılmış; sınıf dengesizlikleri Sentetik Azınlık Aşırı Örnekleme Tekniği (SMOTE) kullanılarak ele alınmıştır. Modellerin performansı doğruluk, kesinlik, duyarlılık, F1 puanı, ROC-AUC değerleri ile yanlış pozitif ve yanlış negatif oranları üzerinden bütüncül biçimde sınanmıştır.
Deneysel bulgular, CatBoost ve Karar Ağaçları modellerinin %87 doğruluk oranı ve 0,07 yanlış pozitif oranı ile en yüksek genel başarımı sergilediğini göstermektedir. XGBoost modeli %86,87 doğruluk ve 0,11 yanlış negatif oranı ile yüksek hassasiyet sunarken, Çok Katmanlı Algılayıcı %85,98 doğruluk elde etmiş, Gauss Naive Bayes ise %73 doğruluk seviyesinde kalmıştır. XAI analizleri, Kaynaktan Hedefe Yaşam Süresi (sttl) ve Hedef Servis Sayısı (ct_srv_dst) özniteliklerinin kötü niyetli trafiği tespit etmede son derece kritik göstergeler olduğunu ortaya koymuştur. SHAP ve LIME görselleştirmeleri, zaman sınırlaması değerlerindeki sapmaların ve port erişim sıklıklarının modellerin kararını doğrudan saldırı yönünde etkilediğini somutlaştırarak analistlere anlaşılır çıkarımlar sağlamıştır.
Elde edilen sonuçlar, siber güvenlik literatüründe uzun süredir var olan tespit başarımı ile açıklanabilirlik arasındaki çelişkinin XAI yöntemleriyle aşılabileceğini kanıtlamaktadır. Araştırma, karmaşık algoritmaların yüksek doğruluk potansiyelini korurken güvenlik analistlerinin kararlara duyduğu güveni artıran yöntemsel bir köprü kurmaktadır. Bu doğrultuda çalışma, siber savunma alanında literatür taraması yapan ve şeffaf tespit sistemleri tasarlayan araştırmacılar için temel bir referans oluşturmaktadır. Gelecek araştırmalar için metodolojinin daha karmaşık nesnelerin interneti ve bulut altyapısı veri kümelerine uygulanması ve gerçek zamanlı tespit ortamlarında düşük işlem maliyetli açıklanabilirlik modüllerinin geliştirilmesi önerilmektedir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, siber güvenlikte sızma tespiti teorisi ile Açıklanabilir Yapay Zekâ (XAI) yaklaşımını birleştiren bir kuramsal çerçeveye dayanmaktadır. Karar Ağaçları, CatBoost, XGBoost, Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP) ve Gauss Naive Bayes algoritmaları; SHAP (küresel ve yerel katkı analizi), LIME (yerel bağımsız model açıklamaları) ve ELI5 (öznitelik önem sıralaması) post-hoc açıklanabilirlik yöntemleriyle harmanlanarak analistlerin karar alma süreçlerini destekleyen şeffaf bir siber savunma yapısı modellenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, geleneksel kural tabanlı saldırı tespit sistemlerinin yeni nesil tehditler karşısındaki yetersizliğini ele alan literatür ile derin öğrenme ve karmaşık makine öğrenmesi modellerinin kapalı kutu yapısını eleştiren çalışmaları temel alır. Literatürde tespit doğruluğu ile yorumlanabilirlik arasında kurulan zıtlık; Wang ve arkadaşları, Arreche ve arkadaşları, Barnard ve arkadaşları ile Patel ve Shah tarafından yapılan XAI odaklı IDS araştırmaları üzerinden tartışılmakta ve UNSW-NB15 veri kümesi üzerinde çoklu XAI araçlarının karşılaştırılmalı uygulanmasıyla genişletilmektedir.