Günümüz teknolojik altyapısında Nesnelerin İnterneti cihazlarının sayısının hızla artması ve buna bağlı olarak devasa veri hacimlerinin üretilmesi, geleneksel merkezi makine öğrenmesi yaklaşımlarının veri gizliliği ve bilgi işlem kapasitesi sınırları nedeniyle yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Bu durum, özellikle güvenlik hassasiyeti yüksek alanlarda ağ bütünlüğünü korumak için tasarlanan saldırı tespit sistemlerinin işleyişini zorlaştırmaktadır. Doğrudan merkezi sunuculara veri aktarımının riskli olması ve cihazların hesaplama kısıtları, model eğitiminin uç birimlerde gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu gereksinim doğrultusunda geliştirilen federatif öğrenme, ham verilerin merkezî bir yerde toplanmasına gerek kalmaksızın işbirlikçi model eğitimi sağlamasıyla öne çıkmaktadır.
Bununla birlikte, katılımcı cihazların yerel veri dağılımlarının birbirinden farklı ve dengesiz olması, literatürde bağımsız ve özdeş olmayan veri sorunu olarak adlandırılan istatistiksel heterojenlik problemini doğurmaktadır. Bu araştırma, söz konusu istatistiksel heterojenliğin federatif öğrenme algoritmaları üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemek amacıyla tasarlanmıştır. Çalışmada, geniş ölçekli saldırı senaryolarını barındıran CICIoT2023 veri seti kullanılmış ve ağ trafiği özelliklerine dayanan farklı sınıflandırma senaryoları oluşturulmuştur. Yöntemsel altyapı çerçevesinde, temel federatif ortalama yaklaşımı olan FedAvg ile birlikte, yerel güncellemeleri düzenlileştirme terimiyle kontrol eden FedProx ve varyans azaltma teknikleri uygulayan Scaffold algoritmaları deneysel olarak karşılaştırılmıştır.
Deneysel bulgular, bağımsız ve özdeş veri dağılımı koşullarında test edilen algoritmaların genel olarak yüksek doğruluk oranlarına ulaştığını, ancak verilerin heterojen bir şekilde dağıldığı senaryolarda başarımın belirgin biçimde farklılaştığını ortaya koymaktadır. Özellikle bağımsız ve özdeş olmayan veri dağılımında FedAvg algoritması düşük bir doğruluk oranında kalırken, FedProx algoritması uygun bir düzenlileştirme katsayısı ile daha yüksek bir uyum yeteneği ve yakınsama performansı sergilemiştir. Scaffold algoritması ise farklı veri dağılımlarında kararlı bir yapı izlemesine rağmen, bazı deneysel metriklerde ek optimizasyonlara ihtiyaç duyan sonuçlar ortaya koymuştur. Bu sonuçlar, veri dağılımındaki dengesizliklerin modelin yakınsama hızını ve sınıflandırma başarısını doğrudan sınırladığını doğrulamaktadır.
Elde edilen bulgular, Nesnelerin İnterneti ağlarında güvenlik amacıyla kurulan federatif öğrenme sistemlerinin başarısında veri heterojenliğinin yönetilmesinin kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma, önceki literatürde yer alan benzer sistemlerle kıyaslandığında, farklı federatif öğrenme algoritmalarının istatistiksel heterojenlik altındaki başarımını gerçekçi bir veri seti üzerinden sistematik olarak ortaya koyması bakımından literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Araştırmanın sonuçları, gelecekte geliştirilecek olan ölçeklenebilir ve iletişim açısından verimli federatif saldırı tespit sistemleri için hem araştırmacılara hem de uygulamacılara yol gösterici nitelikte somut veriler sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal temeli, merkezi olmayan veri işleme ve uç bilişim paradigmalarına dayanmaktadır. Bu çerçevede, model eğitiminin yerel cihazlarda gerçekleştirilerek güncellemelerin bir sunucuda birleştirildiği federatif öğrenme mimarisi ile L2 düzenlileştirme ve kontrol varyatörleri kullanan optimizasyon teknikleri ele alınmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, Nesnelerin İnterneti ağlarında veri güvenliği, gizlilik koruması, merkezi olmayan öğrenme sistemleri ve özellikle istatistiksel heterojenlik zorluklarıyla başa çıkmaya odaklanan federatif öğrenme literatürü ile saldırı tespit sistemleri alanındaki mevcut çalışmaları ele almaktadır.