Canlı yayın platformları, yayıncılar ile izleyiciler arasında eş zamanlı ve çok modlu etkileşim imkânı sunarak çağdaş çevrim içi toplulukların temel bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Bununla birlikte, platformların sunduğu canlı sohbet, takip sistemi ve yayın sonrasında izleyicileri başka kanallara yönlendiren baskın imkânları, kötü niyetli aktörler tarafından manipüle edilerek yeni taciz türlerinin doğmasına yol açmaktadır. Özellikle Twitch platformunda 2021 yılında belirginleşen ve marjinalleştirilmiş yayıncıları (ırksal azınlıklar, LGBTQIA+ bireyler ve engelliler) hedef alan nefret baskınları, otomatik bot hesapları ile insan saldırganların koordineli biçimde nefret söylemi ve nefret mesajları yaymasıyla karakterize edilmektedir. Bireysel ve rastgele tacizlerden farklı olarak yüksek ölçeklenebilirlik ve yoğunluk taşıyan bu saldırılar, mevcut platform denetim araçlarını yetersiz bırakmakta ve yayıncılar üzerinde psikolojik, sosyal ve finansal yıkımlara yol açmaktadır. Bu durum, teknolojik imkânların nasıl kötüye kullanıldığının ve canlı yayın ekosistemlerinde sürdürülebilir yönetişim моделейinin nasıl kurulabileceğinin nitel boyutlarıyla araştırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Araştırmanın temel amacı, Twitch topluluğunda yaşanan gerçek zamanlı insan-bot koordineli nefret baskınlarının doğasını, etkilerini ve bu saldırılara karşı geliştirilen denetim stratejilerini kullanıcı bakış açısından çözümlemektir. Bu doğrultuda çalışma, Twitch kullanıcılarının, yayıncıların, moderatörlerin ve izleyicilerin deneyim paylaşımlarında bulunduğu r/Twitch subreddit platformundan veri kazıma yöntemiyle elde edilen başlık ve yorumları inceleyen nitel bir veri desenine dayanmaktadır. Veri toplama sürecinde Ocak ve Şubat 2022 tarihleri arasında 182 ana başlık ve 5392 yorum toplanmış, veri temizleme ve alaka süzgecinden geçirmenin ardından 55 detaylı başlık ile 3944 yorum nihai veri setine dahil edilmiştir. Kodlama sürecinde Fereday ve Muir-Cochrane tarafından geliştirilen hibrit kodlama yaklaşımı izlenerek hem tümevarımsal anahtar kavramlar hem de literatüre dayalı tümdengelimsel temalar oluşturulmuş, kodlayıcılar arası güvenilirlik testi uygulanarak Cohen Kappa katsayısı 0,90 seviyesine ulaştırılmıştır. Elde edilen nitel bulgular kullanıcıların nefret baskınlarını algılama biçimlerine, platforma yöneltilen eleştirilere ve denetim araçlarının etkililiğine göre kategorize edilmiştir.
Çalışmanın bulguları, nefret baskınlarının yalnızca Twitch platformunun resmi baskın özelliğini kullanmadığını, otomatik takip botlarının kitlesel akını veya sohbet odasına aynı anda nefret içerikli iletiler yağdırılması biçiminde gerçekleştiğini göstermektedir. Saldırganların marjinalleştirilmiş yayıncıları kimlik etiketleri üzerinden tespit ettiği, yayıncıları platform kurallarını ihlal etmeye zorlayacak şekilde kurgulanmış şok içeriklerle tuzağa düşürdüğü ve ardından platform yönetimine şikayet ederek hesaplarının kapatılmasını sağladığı belirlenmiştir. Yaşanan bu olaylar neticesinde marjinalleştirilmiş yayıncıların sürekli panik ve endişe halinde oldukları, izleyici kitlelerinde ciddi erimeler yaşandığı, maddi kayıplara uğradıkları ve hatta fiziksel güvenlik tehditleriyle yüzleştikleri ortaya konmuştur. Teknik denetim mekanizmalarının değerlendirilmesinde ise otomatik kelime filtrelerinin LGBTQIA+ terimlerini yanlışlıkla sansürlemesi, e-posta veya telefon doğrulamasının izleyici katılımını düşürmesi ve bot hesaplarının güvenlik duvarlarını kolayca aşabilmesi gibi nedenlerle yayıncıların katılım ile güvenlik arasında imkânsız ikilemler yaşadığı tespit edilmiştir.
Elde edilen sonuçlar, canlı yayın platformlarında içerik denetimi mekanizmalarının yalnızca reaktif veya tekil olay odaklı tasarlanamayacağını, sistem mimarisinin en başından itibaren olası kötüye kullanımları önleyecek biçimde tasarımla denetim ilkesiyle kurgulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yazarlar, mevcut literatürdeki teknolojik imkânlar kuramını genişleterek canlı yayın sistemlerindeki eş zamanlılık, görünürlük ve anonimlik imkânlarının saldırganlar tarafından nasıl bir silaha dönüştürüldüğünü teorik olarak açıklamaktadır. Platform yönetimlerinin kullanıcı kitleleriyle ve özellikle marjinalleştirilmiş yayıncılarla daha şeffaf iletişim kurması, üçüncü taraf geliştiricilerin denetim ekosistemine dahil edilmesi ve topluluk desteğini artıracak etkileşimli araçların geliştirilmesi önerilmektedir. Bu çalışma, Türk araştırmacılar için dijital platform yönetişimi, canlı yayın topluluklarında taciz ve insan-bot etkileşimi alanında yapacakları literatür taramalarında kapsamlı bir nitel kaynak oluşturmakta ve gelecekteki ampirik tasarımlara kuramsal bir zemin sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Norman tarafından tanımlanan ve kullanıcıların bir nesne veya sistemle gerçekleştirebileceği algılanan eylem olasılıklarını ifade eden teknolojik imkânlar (affordances) kuramını temele almaktadır. Ayrıca marjinalleştirilmiş yayıncıların yaşadığı zararları açıklamak için zarar ve ödünleşim (harm and trade-off) çerçevesi ile sistem tasarlanırken olası kötüye kullanımların önceden dikkate alınmasını savunan tasarımla denetim (moderation-by-design) merceğini kullanmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, marjinalleştirilmiş gruplara yönelik çevrim içi taciz, sosyal medya platformlarının teknolojik imkânları, içerik denetimi sistemleri, otomatik araçlar ile insan moderatörlerin iş birliği ve Twitch üzerindeki topluluk yönetimi literatürünü ele almaktadır. Bireysel ve rastgele tacizler ile kitlesel ve koordineli grup saldırıları arasındaki niteliksel farklar vurgulanmaktadır.