Sistematik derleme incelemesi
DOI: 10.1016/s0140-6736(24)00367-2204 Ülke ve Bölge ile 811 Alt Ulusal Konumda 288 Ölüm Nedeni ve Doğuşta Beklenen Yaşam Süresi Ayrıştırmasının Küresel Yükü, 1990-2021: GBD 2021 Çalışması İçin Sistematik Analiz
Küresel halk sağlığı ve epidemiyoloji literatüründe, toplumların sağlık düzeyini nesnel ölçütlerle izlemek ve sağlık politikalarını kanıta dayalı biçimde biçimlendirmek hayati bir önem taşımaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- GBD 2021 Causes of Death Collaborators.
- Yayın
- Tarih
- 2024-04-03
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Küresel halk sağlığı ve epidemiyoloji alanında toplumsal sağlık göstergelerinin düzenli ve ayrıntılı biçimde izlenmesi, politika yapıcıların kanıta dayalı öncelikler belirlemesi açısından kritik bir işlev görmektedir. Yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranları ve doğuşta beklenen yaşam süresi ölçütleri, uzun dönemli epidemiyolojik dönüşüm süreçlerini ve beklenmedik küresel krizlerin toplumsal sağlık üzerindeki sarsıcı etkilerini anlamada temel araçlar sunmaktadır. Son otuz yılda bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümlerin küresel ölçekte gerilemesiyle sağlanan kazanımlar, sağlık sistemlerinin dayanıklılığını değerlendirmede önemli bir referans oluştururken, geniş ölçekli salgınların bu kazanımları nasıl sekteye uğratabildiği sorusu literatürün ana tartışma konularından birini meydana getirmektedir.
Bu çalışma, 1990 ile 2021 yılları arasında 204 ülke ve bölge ile 811 alt ulusal konumda 288 ölüm nedenine bağlı ölüm sayılarını, yaşa göre standardize oranları ve kaybedilen yaşam yıllarını (YLL) sistematik biçimde tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada vital kayıtlar, sözel otopsi, epidemiyolojik sürveyans, nüfus sayımları ve kanser kayıtlarını içeren 56 bin 604 farklı veri kaynağı bir araya getirilmiştir. Analitik süreçte modellerin tahmin geçerliliğini değerlendiren CODEm araçları kullanılmış; yaşa göre ayrıştırma, Das Gupta ayrıştırma yöntemleri ve coğrafi ölüm yoğunlaşmasını belirlemek amacıyla varyasyon katsayısı ile yüzde 90 ölüm eşik nüfus kesri analizleri uygulanmıştır.
Analiz sonuçları, 1990 ile 2019 yılları arasında küresel doğuşta beklenen yaşam süresinin 7,8 yıl arttığını, ancak 2019 ile 2021 yılları arasında COVID-19 ve pandemiyle ilişkili diğer ölümler nedeniyle küresel yaşam süresinde net 1,6 yıllık bir gerileme yaşandığını göstermektedir. 2021 yılında COVID-19, yüz binde 94,0 yaşa göre standardize ölüm oranıyla inmenin önüne geçerek dünyada en sık görülen ikinci ölüm nedeni konumuna yükselmiştir. Bulaşıcı hastalıklardan bağırsak enfeksiyonları ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ölümlerin azalması otuz yıllık dönemde yaşam süresindeki artışa en büyük katkıyı sağlarken, bulaşıcı olmayan hastalıkların coğrafi olarak geniş bir alana yayıldığı, bulaşıcı hastalıkların ise giderek daha dar nüfus coğrafyalarında yoğunlaştığı tespit edilmiştir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümleri, pandeminin küresel yaşam süresinde yol açtığı gerilemeye rağmen otuz yıllık süreçte kazanılan epidemiyolojik ilerlemenin dirençli yönlerini ortaya koymaktadır. Bulaşıcı hastalıkların belirli coğrafyalarda yoğunlaşması, başarılı halk sağlığı müdahalelerinin belirli bölgelerde etkili olduğunu, ancak bu uygulamaların henüz küresel düzeyde hakkaniyetli dağıtılmadığını kanıtlamaktadır. Çalışma, gelecekteki salgınlara hazırlık süreçlerinde ölüm bildirim sistemlerinin güçlendirilmesi ve bölgesel olarak yoğunlaşan hastalıklara yönelik hedeflenmiş müdahalelerin geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayarak literatüre ve halk sağlığı politikalarına temel bir katkı sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın temel amacı, 1990 ile 2021 yılları arasında 204 ülke ve bölgede 288 ölüm nedenine bağlı ölüm oranlarını ve kaybedilen yaşam yıllarını (YLL) sistematik olarak hesaplamak, pandeminin ve epidemiyolojik eğilimlerin beklenen yaşam süresi ile coğrafi ölüm odaklanmaları üzerindeki net etkilerini ayrıştırma analizleriyle ortaya koymaktır(Collaborators., 2024, s. 1956).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, 1990-2021 yılları arasında 204 ülke ve bölgedeki 288 ölüm nedenini kapsayan, istatistiksel modelleme ve yaşam süresi ayrıştırması tekniklerine dayanan küresel ölçekli gözlemsel ve epidemiyolojik bir sistematik analiz araştırmasıdır(Collaborators., 2024).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, küresel epidemiyolojik dönüşüm kuramsal çerçevesini ve demografik-epidemiyolojik modelleme esaslarını temel almaktadır. Nüfusların sağlık durumunu karşılaştırılabilir kılmak amacıyla Yaşa Göre Standardize Ölüm Oranı ve Yaşam Yılı Kaybı ölçütleri entegre edilmiş, ölüm nedenlerinin birbirini dışlayan ve toplamı küresel ölümlere eşitleyen hiyerarşik yapısı kullanılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, Küresel Hastalık Yükü (GBD) çalışmalarının 1993 ve 2019 döngüleri ile Dünya Sağlık Örgütü raporlarının sunduğu birikimi ele almaktadır. Pandemi dönemine ilişkin tekil fazla ölüm tahminlerinin ötesine geçerek, COVID-19 ölümlerini otuz yıllık 288 farklı ölüm nedeni hiyerarşisi içinde ilk kez bütüncül olarak karşılaştıran ve beklenen yaşam süresi ayrıştırmasını kapsamlı biçimde sunan literatür boşluğuna yanıt vermektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 1990-2021 yılları arasında 204 ülke ve bölge ile 811 alt ulusal konumdaki tüm insan nüfusu.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Hayati kayıt sistemleri, sözel otopsi verileri, hanehalkı araştırmaları, nüfus sayımları, sürveyans sistemleri ve kanser kayıtları dahil olmak üzere toplam 56.604 veritabanı kaynağından elde edilen veri seti.
- Veri toplama süreci
- Uluslararası veritabanlarından, ulusal istatistik kurumlarından, nüfus sayımlarından ve epidemiyolojik sürveyans ağlarından yaş, cinsiyet, konum ve yıl detayında toplanan çoklu veri kaynakları standartlaştırılarak analize dahil edilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Eksik veya belirsiz ölüm kodları yeniden dağıtılmış, Cause of Death Ensemble modelleme (CODEm) algoritması ile ölüm oranları tahmin edilmiş ve Das Gupta yöntemi uyarlanarak yaşam süresi ayrıştırması ile ölüm yoğunlaşması hesaplamaları yürütülmüştür.
Araştırmanın Bulguları
2021 yılında COVID-19, küresel düzeyde yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranlarında inme hastalığını geride bırakarak ikinci sıradaki en yaygın ölüm nedeni haline gelmiştir(Collaborators., 2024).
1990 ile 2019 yılları arasında küresel yaşam süresinde toplam 7,8 yıllık istikrarlı bir artış kaydedilmiş, ancak 2019-2021 döneminde COVID-19 ve ilişkili ölümler nedeniyle net 1,6 yıllık bir düşüş yaşanmıştır(Collaborators., 2024).
Barsak enfeksiyonları ve alt solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanan ölümlerin azalması, 1990-2021 döneminde küresel yaşam süresindeki iyileşmeye sırasıyla 1,1 yıl ve 0,9 yıllık en büyük pozitif katkıyı sağlamıştır(Collaborators., 2024).
Bulaşıcı hastalık ölümleri otuz yıllık süreçte giderek daha dar coğrafi alanda yoğunlaşırken, bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar küresel ölçekte yaygın kalmaya devam etmiştir(Collaborators., 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Araştırma bulguları, COVID-19 pandemisinin küresel ölçekte ölüm nedenleri sıralamasını köklü biçimde değiştirdiğini ve otuz yıldır süregelen yaşam süresi artışını durdurduğunu göstermektedir. Pandeminin ilk iki yılında kaydedilen yüksek can kayıpları, bölgesel düzeyde eşitsiz bir dağılım sergileyerek özellikle kaynakları kısıtlı bölgelerde ve yaşlı nüfusta belirgin kayıplara yol açmıştır.
Yazarlar, gözlenen bu olumsuz tablonun temel nedeni olarak doğrudan viral enfeksiyon ölümlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan gecikmeleri ve kısıtlamaları işaret etmektedir. Sağlık altyapısındaki aksamalar, doğrudan enfeksiyona bağlanamayan ek ölüm yükünün belirginleşmesinde anahtar bir rol oynamıştır.
Elde edilen sonuçlar, önceki GBD döngüleri ve uluslararası halk sağlığı raporlarıyla karşılaştırıldığında, bulaşıcı hastalıklara karşı yürütülen mücadelenin başarısını doğrulamakta ancak bu başarının coğrafi sınırlarının daraldığını kanıtlamaktadır. Bulaşıcı olmayan hastalıkların ise coğrafi odaklanma göstermeksizin küresel bir tehdit olmayı sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, geçmişteki başarılı halk sağlığı müdahalelerinin ölüm oranlarının halen yüksek olduğu odak noktalarına uyarlanmasının önemini vurgulamaktadır. Gelecekte ortaya çıkabilecek küresel sağlık krizlerine karşı dirençli sistemler kurmak için coğrafi odaklanma kalıplarının dikkate alınması gerekmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
GBD 2019 çalışmasında sunulan 1990-2019 dönemi ölüm yükü ve yaşam süresi tahminleri, GBD 2021 analizinde yenilenen veri kaynakları ve alt yaş grubu geliştirmeleriyle güncellenmiştir. Önceki döngüde değerlendirilemeyen COVID-19 ve pandemiyle ilişkili ölümler bu çalışmada ilk kez kapsayıcı bir nedensel hiyerarşi içinde modellenerek uzun dönemli eğilimlerle karşılaştırılmıştır(Collaborators., 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
GBD 2021 sistematik analizi, otuz yılı aşkın süredir küresel yaşam süresinde elde edilen kazanımların COVID-19 pandemisi nedeniyle ciddi şekilde kesintiye uğradığını göstermektedir. Bulaşıcı hastalıklardaki azalmanın belirli coğrafi bölgelerde yoğunlaşması ve kronik hastalık yükünün yaygınlığı, gelecekteki sağlık politikalarında ve pandemiye hazırlık stratejilerinde bölgesel gereksinimlere odaklanılması gerektiğini ortaya koymaktadır(Collaborators., 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, küresel halk sağlığı ve epidemiyoloji literatüründe son otuz yılda gerçekleşen ölüm nedeni değişimlerini ve COVID-19 pandemisinin yarattığı demografik kırılmaları bütüncül bir yaklaşımla haritalandırma işlevini yerine getirmektedir. Çoklu veri kaynaklarını bir araya getirerek 288 farklı ölüm nedeninin yaşa göre standardize edilmiş oranlarını ve kaybedilen yaşam yıllarını ayrıştıran yayın, küresel sağlık politikalarının kanıta dayalı biçimde oluşturulmasına ve kaynak tahsisinin optimize edilmesine nitelikli bir zemin hazırlamaktadır.
İncelenen yayın, önceki Global Burden of Disease (GBD) döngülerinde geliştirilen Cause of Death Ensemble modelleme (CODEm) yaklaşımını ve veri düzeltme algoritmalarını ileriye taşımaktadır. Önceki çalışmalar 1990-2019 dönemindeki kronik ve bulaşıcı hastalık eğilimlerini incelerken, bu çalışma COVID-19 ve pandemiden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı ölüm yüklerini mutually exclusive bir hiyerarşik yapıda modele dahil etmiş, alt beş yaş çocuklarda yaş gruplamalarını detaylandırarak literatürdeki metodolojik derinliği artırmıştır.
Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu eser, küresel ve bölgesel ölüm nedenlerinin epidemiyolojik dönüşüm teorisi çerçevesinde nasıl biçimlendiğini gösteren ampirik bir referans sunmaktadır. Çalışma, bulaşıcı hastalıkların coğrafi olarak giderek daralan alanlarda yoğunlaştığını, bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların ise coğrafi odaklanma göstermeksizin yaygınlığını koruduğunu kanıtlayarak sağlıkta eşitsizlik ve pandemiye hazırlık konularındaki teorik tartışmalara somut kanıtlar kazandırmaktadır.
Kaynakça
- GBD 2019 Diseases and Injuries Collaborators. (2020). Global burden of 369 diseases and injuries in 204 countries and territories, 1990–2019: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2019. The Lancet, 396(10258), 1204-1222.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Giriş (Introduction)
COVID-19 pandemisi otuz yıllık küresel yaşam süresi kazanımlarını kesintiye uğratarak en yaygın ölüm nedenleri sıralamasını değiştirmiştir.
Giriş bölümünde, küresel halk sağlığı krizlerinin toplumların yaşam beklentisi üzerindeki dönüştürücü etkisini vurgulamak ve araştırmanın problemini gerekçelendirmek için bu veriler referans verilir(Collaborators., 2024, s. 1956).
Türkiye'de Bulaşıcı Olmayan Hastalıklara Bağlı Yaşam Süresi Kayıplarının GBD Yöntemiyle Ayrıştırılması
- Araştırma sorusu
- Türkiye'de 2000-2021 yılları arasında iskemik kalp hastalığı ve inmeye bağlı ölümlerin doğuşta beklenen yaşam süresi üzerindeki net etkisi nedir?
- Yöntem taslağı
- Türkiye'deki Ulusal Ölüm Kayıt Sistemi verileri kullanılarak yaşa ve cinsiyete göre standardize edilmiş ölüm oranları hesaplanır. Das Gupta ayrıştırma analizi yaklaşımı uygulanarak yaşam süresi değişimleri nedene özel katkılara bölünür.
Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan yaşam süresi ayrıştırması (life expectancy decomposition) yöntemi ve Das Gupta analizi doğrudan Türkiye ulusal veri kümesine uyarlanarak kronik hastalık yükü ölçülmektedir(Collaborators., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması (Literatüre Review)
Bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ölümler coğrafi olarak belirli bölgelerde yoğunlaşırken kronik hastalıklar küresel yaygınlığını sürdürmektedir.
Literatür taramasında epidemiyolojik dönüşüm kuramını tartışırken, bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalıkların coğrafi odaklanma dinamiklerini karşılaştırmak amacıyla kullanılır(Collaborators., 2024).
Sağlık Altyapısı ve Pandemi Sonrası Bulaşıcı Hastalık Coğrafi Odaklanmasının Karşılaştırmalı Analizi
- Araştırma sorusu
- Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çocukluk çağı bulaşıcı hastalık ölümlerinin coğrafi odaklanma düzeyi 2010-2021 arasında nasıl bir değişim göstermiştir?
- Yöntem taslağı
- Bölgesel düzeyde sağlık istatistikleri ve TÜİK veri tabanları incelenir. Makalede kullanılan varyasyon katsayısı ve kumülatif %90 ölüm yoğunluğu algoritmaları alt ulusal veri kümelerine uygulanır.
Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın mortality concentration kavramı ve katsayı hesabı, alt ulusal düzeydeki bulaşıcı hastalık yoğunlaşmalarını saptamak için doğrudan metodolojik zemin sunar(Collaborators., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma (Discussion)
Barsak enfeksiyonları ve alt solunum yolu enfeksiyonlarındaki düşüşler, son otuz yılda küresel yaşam süresi artışına en büyük pozitif katkıyı sağlamıştır.
Tartışma bölümünde, elde edilen bölgesel sağlık bulgularını küresel müdahale başarılarıyla kıyaslamak ve halk sağlığı politikalarının etkinliğini değerlendirmek için bu ampirik sonuçlara başvurulur(Collaborators., 2024).
Sağlık Hizmetlerine Ertelenen Erişimin Pandemide Doğrudan Dışı Ölümlere Etkisi: Bir Karma Yöntem Araştırması
- Araştırma sorusu
- COVID-19 pandemisinde sağlık hizmetlerinin ertelenmesi kronik hastaların dolaylı ölüm riskini ve kayıp yaşam yıllarını (YLL) nasıl etkilemiştir?
- Yöntem taslağı
- Türkiye'deki epidemiyolojik kayıtlar üzerinden pandemideki OPRM (diğer pandemi ilişkili ölümler) ve YLL hesaplamaları yapılır; ardından hasta yakınlarıyla nitel görüşmeler gerçekleştirilerek bakım arama davranışları analiz edilir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede tanımlanan OPRM (other pandemic-related mortality) kavramı ve ertelenen sağlık bakımı hipotezi ampirik ve nitel sahada sınanmaktadır(Collaborators., 2024).