Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1186/s13058-024-01766-0

Çin, Japonya ve Kore'deki Kadınlarda Doğum Kuşaklarına Göre Meme Kanseri Üreme ve Yaşam Tarzı Risk Faktörlerinin Farklılaşan Desenleri

Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık teşhis edilen kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir. Tarihsel olarak Asya toplumlarında insidans oranları düşük seyretmiş olsa da, son yıllarda Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Doğu Asya ülkelerinde hızla yükselmektedir.

Yazar
Salma Nabila et al.
Yayın
Breast Cancer Research
Tarih
2024-01-22
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Meme kanseri, küresel ölçekte kadın sağlığını tehdit eden en yaygın malignite türü olma özelliğini korurken, tarihsel olarak düşük insidans oranlarına sahip olan Doğu Asya ülkalarında son yıllarda ivme kazanan bir artış trendi sergilemektedir. Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde gözlemlenen bu epidemiyolojik kayma, yalnızca tanı olanaklarının gelişmesiyle açıklanamamakta; toplumsal yapıda yaşanan hızlı modernleşme ve batılılaşma süreçlerinin bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. Kadınların yaşam dönemi boyunca maruz kaldığı üreme faktörleri ile sigara ve alkol tüketimi gibi yaşam tarzı etkenleri meme kanseri etiyolojisinde temel rol oynamaktadır. Ancak, bu risk faktörlerinin biyolojik ve davranışsal etkilerinin farklı tarihsel dönemlerde doğan kadın kuşakları arasında sabit kalıp kalmadığı epidemiyoloji literatüründe henüz netleştirilmemiştir. Kuşaklar arası bu olası farklılaşmanın ortaya konması, epidemiyolojik risk modellerinin güncellenmesi ve kuşağa özgü halk sağlığı müdahalelerinin planlanması açısından büyük bir gereksinim oluşturmaktadır.

Bu araştırmanın temel amacı, Çin, Japonya ve Güney Kore'deki kadınlarda üreme ve yaşam tarzı risk faktörleri ile meme kanseri riski arasındaki ilişkilerin doğum kuşaklarına (1920 öncesi, 1930'lar, 1940'lar ve 1950 sonrası) göre farklılaşan bir desen gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmada Asya Kohort Konsorsiyumu (ACC) bünyesinde yer alan 12 prospektif kohort çalışmasından elde edilen ve merkezi olarak harmonize edilen 311.955 kadına ait veri havuzu kullanılmıştır. Katılımcılar ortalama 16,5 yıl boyunca takip edilmiş ve bu süreçte 4.581 primer meme kanseri vakası doğrulanmıştır. Menarş yaşı, menopoz yaşı, parite, ilk doğum yaşı, sigara kullanımı ve alkol tüketimi değişkenlerinin risk üzerindeki etkileri Cox orantılı tehlikeler regresyon analizi ile incelenmiş; baslangıç yaşı, ilk doğum yaşı ve kohort değişkenleri kontrol edilerek tehlike oranları (HR) ve %95 güven aralıkları (CI) hesaplanmıştır. Elde edilen havuzlanmış analiz bulguları, kohortlar arası heterojenliği değerlendirmek amacıyla rastgele ve sabit etkili meta-analiz modelleriyle doğrulanmıştır.

Araştırmadan elde edilen havuzlanmış analiz sonuçları, üreme faktörlerinin tüm doğum kuşaklarında meme kanseri riski ile anlamlı ilişki sergilediğini, buna karşın yaşam tarzı faktörlerinin risk üzerindeki etkisinin yalnızca 1950 ve sonrasında doğan genç kuşakta belirginleştiğini göstermektedir. Doğum yapmış olmak (parite) yaşlı kuşaklarda meme kanseri riskini belirgin şekilde düşürürken (1930'lar kuşağında HR 0,46, %95 CI 0,38-0,56), 1950 sonrası doğan genç kuşakta bu koruyucu etkinin zayıfladığı (HR 0,86, %95 CI 0,66-1,13) saptanmıştır. Buna karşılık, yaşam tarzı faktörlerinden sigara kullanımı (HR 1,45, %95 CI 1,14-1,84) ve alkol tüketimi (HR 1,22, %95 CI 1,01-1,48) yalnızca 1950 ve sonrasında doğan kadın grubunda meme kanseri riskini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırmıştır. Ayrıca, 13 yaşından küçük menarş yaşı ile 30 yaşından sonra gerçekleşen ilk doğum da genç kuşakta meme kanseri riskini artıran bağımsız faktörler olarak öne çıkmıştır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde yazar grupları, gözlemlenen kuşaklar arası risk desenlerindeki farklılaşmayı Doğu Asya toplumlarında 20. yüzyılın ortalarında başlayan hızlı batılılaşma ve toplumsal dönüşüm süreçleriyle ilişkilendirmektedir. Genç kuşaklarda doğurganlık oranlarının düşmesi ve çocuk sayısının azalması üreme faktörlerinin sağladığı biyolojik koruyucu etkiyi zayıflatırken, kadınlar arasında sigara ve alkol tüketim prevalansının yükselmesi bu maruziyetlerin risk üzerindeki belirginliğini artırmıştır. Araştırma, Asya kadınlarında sigara ve alkolün meme kanseri riskiyle ilişkisine dair literatürdeki çelişkili bulgulara kuşak etkisini dahil ederek açıklama getirmekte ve genel riske odaklanan epidemiyolojik modellerin yetersizliğini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak, gelecekteki etiyolojik araştırmalarda ve kanser önleme stratejilerinde doğum kuşağı dinamiklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Çin, Japonya ve Güney Kore'deki kadınlarda üreme ve yaşam tarzı risk faktörleri ile meme kanseri riski arasındaki ilişkilerin doğum kuşaklarına göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemeyi amaçlamaktadır(Nabila et al., 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, Asya Kohort Konsorsiyumu bünyesindeki 12 ileriye dönük kohort çalışmasının verilerini birleştirerek üreme ve yaşam tarzı risk faktörlerinin meme kanseri riski ile ilişkisini doğum kuşaklarına göre Cox orantılı riskler regresyon analizi yöntemiyle inceleyen ampirik nicel bir araştırmadır(Nabila et al., 2024, s. 2).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, epidemiyolojik doğum kuşağı etkisi (birth cohort effect) ve toplumsal batılılaşma/modernleşme kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Yaşam dönemi epidemiyolojisi perspektifine göre, farklı tarihsel dönemlerde doğan bireyler, beslenme, üreme alışkanlıkları ve çevresel maruziyetler açısından belirgin biçimde ayrışmaktadır. Özellikle Doğu Asya'da 20. yüzyılın ortalarından itibaren yaşanan hızlı sosyoekonomik dönüşüm ve batılılaşma süreci, kuşaklar arasında doğurganlık oranlarının düşmesine, menarş yaşının erkene çekilmesine ve kadınlar arasında sigara ile alkol tüketiminin artmasına yol açmıştır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Asya kadınlarında meme kanseri insidansı ile üreme faktörleri ve yaşam tarzı maruziyetlerini inceleyen geniş kapsamlı epidemiyoloji literatürünü ele almaktadır. Önceki araştırmalar menarş yaşının küçülmesini, menopoz yaşının gecikmesini, çocuk sayısının azalmasını ve aktif sigara kullanımı ile alkol tüketimini genel meme kanseri risk faktörleri olarak tanımlamıştır. Ancak Asya toplumlarında sigara ve alkol tüketiminin meme kanseri riski üzerindeki etkisine dair yürütülen bireysel prospektif kohort çalışmalarının çelişkili veya anlamsız sonuçlar verdiği görülmektedir. Bu çalışma, Asya Kohort Konsorsiyumu (ACC) bünyesindeki 12 prospektif kohort verisini birleştirerek ve katılımcıları 1920 öncesi, 1930'lar, 1940'lar ve 1950 sonrası doğumlular şeklinde kuşaklara ayırarak Asya literatüründeki tutarsızlıkları açıklığa kavuşturmayı hedeflemektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Çin, Japonya ve Güney Kore'de yürütülen 12 prospektif kohort çalışmasına katılan ve izlem verileri bulunan Asyalı kadın popülasyonudur.
Örneklem veya araştırma materyali
Kayıt eksikliği veya yetersiz izlem süresi olanların çıkarılmasıyla nihai analize dahil edilen 311.955 kadın katılımcı ve ortalama 16,5 yıllık izlem süresince kesinleşen 4.581 meme kanseri vakasıdır.
Veri toplama süreci
Üreme faktörleri (menarş yaşı, parite, ilk doğum yaşı, menopoz yaşı) ve yaşam tarzı faktörlerine (sigara ve alkol kullanımı) ilişkin veriler öz-bildirim anketleriyle toplanmış; meme kanseri vakaları kanser kayıt sistemleri entegrasyonuyla doğrulukla tespit edilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Veriler merkezi olarak uyumlaştırıldıktan sonra genel ve doğum kuşaklarına (1920 öncesi, 1930'lar, 1940'lar, 1950 ve sonrası) göre stratifiye edilmiştir. Başlangıç yaşı, ilk doğum yaşı ve kohort değişkenlerine göre düzeltilmiş risk oranları (HR) ve %95 güven aralıkları Cox orantılı riskler analizi ve rastgele/sabit etkili meta-analiz modelleriyle hesaplanmıştır.
Meme kanseri riski (Hazard Ratio)Doğum kuşakları (Birth cohorts)Üreme faktörleri (Menarş yaşı, parite, ilk doğum yaşı, menopoz yaşı)Yaşam tarzı faktörleri (Sigara kullanımı, alkol tüketimi)Asya Kohort Konsorsiyumu (ACC)

Araştırmanın Bulguları

01

Genel popülasyon birleşik analizinde erken menarş yaşı, geç menopoz yaşı, nulliparite (hiç doğum yapmamış olmak) ve 30 yaşından sonra ilk doğumu yapmış olmak meme kanseri riskini anlamlı düzeyde artırırken, daha genç yaşta ilk doğum yapmak ve parite varlığı riski düşürmektedir(Nabila et al., 2024, s. 4).

02

Doğum yapmış olmanın (parite) meme kanserine karşı sağladığı koruyucu etki yaşlı doğum kuşaklarında (özellikle 1930 doğumlularda HR=0,46) oldukça güçlüyken, 1950 ve sonrasında doğan genç kuşakta bu koruyucu etki zayıflamış ve istatistiksel anlamlılığını kaybetmiştir (HR=0,86)(Nabila et al., 2024, s. 7).

03

Sigara kullanımı ve alkol tüketimi eski doğum kuşaklarında (1920-1940 arası) meme kanseri riskiyle belirgin bir ilişki göstermezken, yalnızca 1950 ve sonrasında doğan genç kuşakta meme kanseri riskini sırasıyla %45 (HR=1,45) ve %22 (HR=1,22) oranında artırmıştır(Nabila et al., 2024, s. 4).

04

Genç doğum kuşaklarında 13 yaşından küçük menarş yaşı (HR=1,30) ve 30 yaş üstü ilk doğum yaşı (HR=1,31) meme kanseri riskini yükseltmeye devam etmekte, ancak yaşam tarzı faktörlerinin riske katkısı üreme faktörlerine kıyasla daha belirgin hale gelmektedir(Nabila et al., 2024, s. 4).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Araştırmada elde edilen bulgular, Asyalı kadınlarda meme kanseri etiyolojisinin tekdüze olmadığını ve doğum kuşaklarına göre dönüşüm geçirdiğini göstermektedir. Geleneksel üreme faktörleri eski kuşaklarda risk üzerinde belirleyici olurken, sigara ve alkol tüketimi gibi yaşam tarzı değişkenleri özellikle 1950 ve sonrasında doğan genç kuşakta risk artırıcı ana unsurlar haline gelmiştir.

Yazarlar, gözlemlenen kuşaklar arası farklılaşmayı Asya toplumlarında 20. yüzyılın ikinci yarısında ivme kazanan hızlı sosyoekonomik değişim ve Batılılaşma süreciyle açıklamaktadır. Doğurganlık oranlarındaki azalma paritenin sunduğu koruyucu etkiyi hafifletirken, genç kadınlar arasında tütün maruziyeti ve alkol tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması yaşam tarzı risklerini ön plana çıkarmıştır.

Bulgular, Asya toplumlarındaki üreme kalıpları ve Batılılaşma zamanlamasını inceleyen önceki literatürle paralellik göstermektedir. Önceki çalışmaların aksine bu araştırma, çok merkezli ve geniş ölçekli prospektif verileri birleştirerek sigara ve alkolün Asyalı kadınlardaki risk artırıcı rolünün genç kuşaklara özgü olduğunu net bir şekilde doğrulamıştır.

Sonuç olarak araştırma, meme kanseri risk değerlendirmelerinde ve koruyucu halk sağlığı stratejilerinde kuşak etkisinin dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Genç kadın gruplarında sigara ve alkol kullanımını önlemeye yönelik yaşam tarzı müdahalelerine odaklanılması, epidemiyolojik korunma açısından stratejik bir önem taşımaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, genç doğum kuşaklarında parite ile meme kanseri riski arasındaki koruyucu ilişkinin zayıflamasını, Lewington ve arkadaşlarının (2014) Çin Kadoorie Biobank çalışmasında saptadığı toplumsal düzeyde ortalama çocuk sayısındaki belirgin düşüş eğilimiyle ilişkilendirmiştir(Nabila et al., 2024, s. 7).

1950 ve sonrası doğumlu genç kuşaklarda görülen farklı risk kalıpları, Chen ve arkadaşlarının (2022) Asya ülkelerindeki Batılılaşma süreçlerinin zamanlamasına ilişkin bulgularıyla karşılaştırılmış; 1940'ların ortasında başlayan Batılılaşmanın genç kuşakların beslenme ve yaşam alışkanlıklarını doğrudan dönüştürdüğü vurgulanmıştır(Nabila et al., 2024, s. 7).

Elde edilen alkol tüketimi bulguları Sun ve arkadaşlarının (2020) meta-analiziyle karşılaştırılmış; genel popülasyonda alkol ile meme kanseri riski arasında pozitif ilişki saptansa da Asya toplumlarında bu ilişkinin geçmişte daha zayıf kaldığı, ancak genç kuşaklarda etkisini artırdığı gösterilmiştir(Nabila et al., 2024, s. 4).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Büyük ölçekli Asyalı kadın popülasyonunda yürütülen bu geniş kohort çalışması, üreme ve yaşam tarzı risk faktörlerinin meme kanseri üzerindeki etkilerinin doğum kuşaklarına göre belirgin farklılıklar sergilediğini ortaya koymaktadır. Üreme faktörlerinin riske etkisi eski kuşaklarda daha baskınken, sigara ve alkol kullanımı gibi yaşam tarzı faktörlerinin meme kanseri riskini artırıcı rolü yalnızca 1950 ve sonrasında doğan genç kuşakta öne çıkmaktadır(Nabila et al., 2024, s. 8).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, Dogu Asya populasyonlarinda (Cin, Japonya ve Kore) meme kanseri risk faktorlerinin zaman içerisindeki değişimini dogum kusaklari duzeyinde ilk kez bu kadar genis bir birlesik kohort analiziyle ele alan oncu bir araştırmadir. Klasik literatürde statik olarak kabul edilen ureme ve yasam tarzi risk faktorlerinin etkilerinin aslinda sabit olmadigini, dogum yilina gore değişen dinamik bir yapiya sahip oldugunu kanıtlamaktadir. Boylece, epidemiyolojik çalışmalarda dogum kusagi etkisinin goz ardi edilmemesi gerektigini göstererek literatürde metodolojik ve kuramsal bir boslugu doldurmaktadir. Halk sağlığı alanindaki araştırmacilara dinamik bir risk perspektifi sunarak gelecekteki tarama stratejilerine temel teskil etmektedir.

Önceki çalışmalar Asya'da meme kanseri insidansinin arttigini ve bunun Batililasma ile ilişkili oldugunu göstermistir; ancak sigara ve alkol gibi yasam tarzi faktorlerinin Asyali kadınlardaki celiskili sonuçları netlestirilememistir. Bu çalışma, 12 prospektif kohorttan gelen 311.955 kadınin verisini birlestirerek gecmisteki tutarsiz bulgularin nedeninin dogum kusagi farklıliklari oldugunu ortaya koymaktadir. Eski kusaklarda yasam tarzi etkisizken genc kusakta anlamli risk artislarina yol actigini kanıtlayarak, önceki literatürun duz cizgisel yaklaşimlarini genisletmekte ve daha karmasik bir risk modeli sunmaktadir. Bu bağlamda araştırma, önceki sınırli çalışmalarin otesine gecerek kapsamli bir sentez sağlamaktadir.

Çalışma, meme kanseri risk değerlendirmeleri üzerine yapilacak literatür taramalarina cok boyutlu bir perspektif kazandirmaktadir. Araştırmacilara, risk faktorlerinin zamansal bağlamdan bagimsiz olarak genellenemeyecegini göstererek, literatür sentezlerinde katılımcıların dogum yillarinin ve maruziyet donemlerinin dikkate alinmasi gerektigini hatirlatmaktadir. Dunya genelinde ve özellikle Dogu Asya'daki hizli sosyodemografik dönüşumun (dogurganligin azalmasi, ilk dogum yasinin gecikmesi, kadınlar arasinda tutun ve alkol kullaniminin artmasi) klinik yansimalarini kusak bazli somut verilerle ortaya koyarak halk sağlığı literatürunun gelişimine benzersiz bir katkı sunmaktadir.

Kaynakça

  1. Lewington, S., Li, L., Murugasen, S., Sherliker, P., Clarke, R., Millwood, I., Peto, R., Wang, J., Yang, L., & Chen, Z. (2014). Temporal trends of main reproductive characteristics in ten urban and rural regions of China: the China Kadoorie biobank study of 300 000 women. International Journal of Epidemiology, 43(4), 1252-1262. https://doi.org/10.1093/ije/dyu035
  2. Chen, Y. C., Lien, W. C., Su, S. Y., Chen, L. S., Fann, J. C., Chiu, S. Y., & Chen, H. H. (2022). Birth cohort effects in breast cancer incidence: global patterns and trends. American Journal of Epidemiology, 191(12), 1990-2001. https://doi.org/10.1093/aje/kwac116
  3. Sun, Q., Xie, W., Wang, Y., Chong, F., Zhao, Y., Li, X., & Tan, X. (2020). Alcohol consumption by beverage type and risk of breast Cancer: a dose-response meta-analysis of prospective cohort studies. Alcohol and Alcoholism, 55(3), 246-253. https://doi.org/10.1093/alcalc/agaa012
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Meme kanseri risk faktorlerinin epidemiyolojik gucu dogum kusaklarina gore dinamik bir değişim sergilemektedir.

Tez çalışmasinin literatür taramasi bolumunde, klasik risk faktorlerinin zaman içerisinde nasıl dönüştugunu ve sabit bir risk katsayisi ile modellenemeyecegini açıklamak için bu çalışmanın cok merkezli kohort bulgulari kullanılacaktir(Nabila et al., 2024, s. 7).

Turkiye'deki Kadınlarda Dogum Kusaklarina Gore Meme Kanseri Ureme ve Yasam Tarzi Risk Faktorlerinin Retrospektif Analizi

Araştırma sorusu
Turkiye'de farklı dogum kusaklarindaki (1940'lar, 1960'lar ve 1980'ler) kadınlarda ureme faktorleri ile meme kanseri riski arasindaki ilişkiler anlamli bir farklılik göstermekte midir?
Yöntem taslağı
Retrospektif vaka-kontrol tasarimi kullanılacaktir. Örneklem buyuklugu, G*Power analiziyle belirlenecek ve meme kanseri tanisi almis en az 1000 hasta ile benzer yasta kontrol grubu dahil edilecektir. Veriler yapilandirilmis anketle toplanacak, analizde lojistik regresyon ve dogum kusaklarina gore tabakalandirma (stratification) yapilacaktir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Asya ulkeleri için gösterilen ureme faktorlerinin kusaksal zayiflama egiliminin (özellikle paritenin gençlerde etkisinin azalmasi), benzer bir hizli sosyoekonomik dönüşum yasayan Turkiye bağlaminda da gecerli olup olmadigini ampirik olarak test etme ihtiyacindan türetilmistir(Nabila et al., 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Genc dogum kusaklarinda sigara kullanimi ve alkol tuketimi meme kanseri riskini istatistiksel olarak anlamli derecede artirmaktadir.

Elde edilen ampirik sonuçların tartisilmasi asamasinda, genc kadın populasyonlarindaki yasam tarzi risklerinin (sigara ve alkol) eski kusaklara kiyasla neden daha yüksek bir etki buyuklugune sahip oldugu bu çalışmanın kusaksal batililasma argumanlariyla desteklenecektir(Nabila et al., 2024, s. 8).

Genc Kadınlarda Yasam Tarzi Faktorleri ve Meme Kanseri Alt Tipleri Arasindaki İlişkilerin Kohort Duzeyinde Incelenmesi

Araştırma sorusu
1980 ve sonrasi dogan genc kadınlarda aktif sigara kullanimi ve alkol tuketimi, meme kanserinin molekuler alt tiplerine (Luminal A, Luminal B, HER2 pozitif, Uclu Negatif) gore farklı risk artislarina yol acmakta midir?
Yöntem taslağı
Prospektif kohort çalışmasi tasarimi önerilmektedir. Veri doygunlugu ve epidemiyolojik guc için genis tabanlı cok merkezli bir kanser kayit sistemi üzerinden en az 5000 katılımci izlenecektir. Yasam tarzi verileri anketlerle, kanser tani ve alt tipleri patoloji raporlariyla belgelenecektir. Cox orantili risk analizleri kullanılacaktir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarin çalışmada belirttigi 'meme kanseri alt tip bilgilerinin bulunmamasi nedeniyle analizlerin genel vakalarla sınırli kalmasi' yonundeki metodolojik sınırliligi asmak ve genc kusaklardaki risk artisinin hangi biyolojik alt tipe yoneldigini bulmak amaciyla tasarlanmistir(Nabila et al., 2024, s. 8).

03

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Meme kanseri insidans trendlerindeki artis doğrudan dogum kusagi etkisiyle ilişkilendirilmektedir.

Araştırmanın kavramsal çerçevesini oluştururken, sosyoekonomik gelişim ve demografik geçiş süreçlerinin bireysel kanser riski üzerindeki kusaksal yansimalarini teorik olarak temellendirmek amaciyla bu çalışmadaki tarihsel analiz modelinden yararlanilacaktir(Nabila et al., 2024, s. 2).

Sosyoekonomik Gelişim ve Kadın Yasam Tarzindaki Dönüşumun Dogum Kusaklari Bağlaminda Nitel Analizi

Araştırma sorusu
Farklı dogum kusaklarina mensup kadınlar, ureme kararlarindaki (dogurganlik, ilk dogum yasi) ve yasam tarzlarindaki (tutun ve alkol kullanimi) tarihsel dönüşumleri sosyoekonomik çevre bağlaminda nasıl deneyimlemistir?
Yöntem taslağı
Nitel fenomenolojik araştırma deseni benimsenecektir. Örneklem buyuklugu veri doygunluguna ulasilana kadar belirlenecek olup, 1950'ler, 1970'ler ve 1990'lar dogumlu en az 30 kadınla derinlemesine yari yapilandirilmis gorusmeler yapilacaktir. Veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartisma bolumunde risk faktorlerindeki kusaksal değişimlerin arkasindaki neden olarak sunulan 'Batililasma ve sosyoekonomik değişim' hipotezinin ardindaki bireysel ve toplumsal motivasyonlari nitel duzeyde derinlemesine anlamak amaciyla önerilmistir(Nabila et al., 2024, s. 7).