Akademik arama
Arama sonuçları
“Kadınlar” için 15 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Çin, Japonya ve Kore'deki Kadınlarda Doğum Kuşaklarına Göre Meme Kanseri Üreme ve Yaşam Tarzı Risk Faktörlerinin Farklılaşan Desenleri
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık teşhis edilen kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir. Tarihsel olarak Asya toplumlarında insidans oranları düşük seyretmiş olsa da, son yıllarda Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Doğu Asya ülkelerinde hızla yükselmektedir. Bu artışın ardında yatan toplumsal ve epidemiyolojik süreçlerin tam olarak anlaşılması, koruyucu halk sağlığı stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Literatürde meme kanseri insidansındaki tarihsel artışların doğum kuşağı etkileriyle ilişkili olabileceği öne sürülmektedir. Bununla birlikte, menarş yaşı, doğum yapma durumu, ilk doğum yaşı ve menopoz yaşı gibi üreme faktörleri ile sigara ve alkol tüketimi gibi yaşam tarzı etkenlerinin kanser riski üzerindeki etkilerinin farklı doğum kuşaklarında sabit mi kaldığı yoksa zamansal bir değişim mi gösterdiği sorusu açık kalmıştır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Döneminde Kadınların Kamusal Alana Erişimi: Bir Kadın Ressamın Günlüğünden İstanbul
Sosyal bilimler ve kent tarihçiliğinde mekân uzun süre yalnızca fiziksel bir arka plan olarak ele alınmış, toplumsal cinsiyet, sınıf ve mekân arasındaki dinamik etkileşimler ihmal edilerek mekânsal körlük üretilmiştir. Feminist coğrafya ve feminist tarih yazımı, kadınların kentsel kamusal alanlara erişimindeki kısıtlamaları ve bu kısıtlamalara karşı geliştirdikleri gündelik pratikleri görünür kılarak bu eksikliği gidermeyi amaçlar. Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemi İstanbul'unda kadınların kamusal alandaki varlığı, modernleşme reformları ve devlet söylemleriyle genişlerken toplumsal cinsiyet normları ve ataerkil denetim mekanizmaları aracılığıyla yeniden biçimlendirilmiştir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'deki Kadınların İntihar Eğilimleri Üzerinde Etkili Olan Faktörlerin Rolü
Kadına yönelik şiddet ve intihar eğilimi, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarının ve sosyolojik araştırmaların merkezinde yer alan karmaşık bir sorundur. Türkiye bağlamında kadınların intihar davranışları, bireysel psikolojik süreçlerin ötesinde sosyoekonomik şartlar, coğrafi dinamikler, eş veya partner ilişkilerindeki denetim mekanizmaları ve maruz kalınan çok boyutlu şiddet türleriyle şekillenmektedir. Ulusal düzeydeki temsil kabiliyeti yüksek verilerle kadın intihar eğilimini analiz etmek, risk gruplarını tespit etmek ve kanıta dayalı önleme stratejileri geliştirmek açısından hayati bir gerekliliktir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Eğitim Liderliğinde Kadınların Kariyer Yolları: Yaş, Cinsiyet, Doğum ve Ebeveyn İzinlerinin Etkisinin İncelenmesi
Eğitim yönetiminde kadınların temsili, öğretmen nüfusunun çoğunluğunu oluşturmalarına rağmen liderlik pozisyonlarında erkeklerin orantısız bir şekilde baskın olması nedeniyle küresel düzeyde tartışılan kronik bir sorundur. Kanada genelinde ve özel olarak Alberta eyaletinde K-12 eğitim sistemindeki bu dengesizlik, kadınların kariyer basamaklarındaki ilerlemesini engelleyen görünmez engelleri (cam tavan) beraberinde getirmektedir. Alan yazında kadınların karşılaştığı engeller çoğunlukla tekil değişkenler üzerinden açıklanmakta, ancak yaş, cinsiyet ve ailevi sorumluluklar ile ebeveyn izinlerinin kesişimsel etkileri bütüncül şekilde sörgülanmamaktadır. Bu araştırma, belirtilen kesişimsel dinamiklerin kadın eğitimcilerin kariyer ilerlemelerini nasıl geciktirdiğini ve şekillendirdiğini Alberta bağlamında ampirik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye de Kadınlara Yönelik Sözel ve Psikolojik Şiddet ve Belirleyicileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma
Kadına yönelik şiddet, hem temel insan hakları ihlali hem de küresel bir halk sağlığı sorunu olarak multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Mevcut literatür genellikle fiziksel ve cinsel şiddete odaklanırken, sözel ve psikolojik şiddetin karmaşık doğası ve ölçülmesindeki zorluklar bu alanın daha az incelenmesine neden olmuştur. Bu makale, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede sözel ve psikolojik şiddetin sosyo-ekonomik ve demografik belirleyicilerini, ikincil veri setleri üzerinden analiz ederek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı ve politika yapıcılar için veri temelli bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Genç Erkek ve Kadınlarda Vücut Kompozisyonu, Fiziksel Aktivite Düzeyi ile Illinois Çeviklik Testi Performansı Arasındaki İlişki
Spor bilimleri literatüründe, ani yön değiştirmeyi gerektiren çeviklik performansı takım sporlarında kritik bir bileşen olarak kabul edilmektedir. Çevikliği etkileyen biyomekanik ve fizyolojik faktörlerin aydınlatılması, atletik gereksinimlerin anlaşılması ve antrenman programlarının optimize edilmesi açısından temel bir araştırma alanı oluşturmaktadır. Bu bağlamda, genç yetişkinlerde vücut kompozisyonu parametreleri ile antropometrik ölçümlerin çeviklik performansına olan etkileri spor fizyolojisinde güncelliğini koruyan bir sorunsaldır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
STEM Alanındaki Kadınların Girişimcilik Yetkinlikleri ve Niyetleri Üzerine Bir İnceleme: Stand-up'tan Start-up'a
STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) disiplinleri ekonomik büyüme ve inovasyonun temel itici güçleri olarak kabul edilmekle birlikte, bu alanlarda girişimcilik niyeti bağlamında belirgin bir cinsiyet uçurumu gözlemlenmektedir. Literatürdeki tartışmalar, bu uçurumun kişisel özelliklerden ziyade eğitim yoluyla geliştirilebilen yetkinlik algıları ve öz-yeterlilik ile ilişkili olduğunu savunmaktadır. Mevcut araştırma, STEM profilli bireylerde yetkinlik algılarının girişimcilik niyetini nasıl şekillendirdiğini ve cinsiyetin bu ilişkideki düzenleyici rolünü EntreComp çerçevesi üzerinden sorunsallaştırmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türk Kadınının Modernleşme Sürecinde Bir Sembol Olarak Latife Hanım
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş sürecinde kadınların toplumsal, hukuki ve siyasal statülerindeki dönüşüm, Türk modernleşme tarihinin en temel tartışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde başlayan eğitim reformları ve fikri tartışmalar, Cumhuriyet'in ilanı ve devamındaki devrimlerle radikal bir hukuki ve sosyal kimlik kazanmıştır. Literatürde Türk kadınının kamusal alana katılımı genellikle mevzuat değişiklikleri çerçevesinde ele alınırken, bu sürecin uluslararası basındaki algısı ve toplumsal zihniyete rol model teşkil eden sembol figürlerin işlevi yeterince bütüncül incelenmemiştir. Bu çalışma, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadının konumunu karşılaştırırken, Batı ve özellikle İngiliz basınının bu değişimi nasıl değerlendirdiğini ve Latife Hanım'ın çağdaş eğitimli bir rol model olarak modernleşme sürecindeki sembolik yerini sörgülamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Kültürel Olarak Duyarlı Anne Sağlığını Geliştirme Müdahalesinin Tek Kollu Prospektif Karma Yöntem Uygulanabilirlik Çalışması Protokolü
Aşırı Muhafazakar Yahudi (UOJ) toplumu gibi geleneksel ve kapalı topluluklarda anneler, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocuklarının bakım sorumluluğunu üstlenirken yoğun toplumsal cinsiyet rol beklentileri, zihinsel sağlık sorunlarına yönelik damgalanma ve ana akım sağlık hizmetlerine erişim kısıtlılıkları ile karşı karşıya kalmaktadır. Literatürde DEHB'li çocukların annelerinde stres, depresyon ve tükenmişlik riskinin yüksek olduğu gösterilmekle birlikte, geleneksel topluluklardaki kadınların öz bakım ve sağlık davranışlarına katılımını destekleyen kültüre duyarlı müdahalelerin tasarımı ve uygulanabilirliği konusundaki nitelikli protokollere duyulan ihtiyaç önemini korumaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İklim Değişikliği Kaygısı ve Çevre Yanlısı Davranışlar: Cinsiyet Farklılıklarının Sosyo-Psikolojik Mekanizmalarla Çözümlenmesi
İklim değişikliği günümüzün en kritik küresel sorunlarından biri olarak kabul edilmekte ve bireyler üzerinde yarattığı psikolojik baskı iklim değişikliği kaygısı kavramıyla incelenmektedir. Alan yazında cinsiyetin iklim kaygısı ve çevre yanlısı davranışlar üzerindeki etkisine ilişkin bulgular çelişkili bir yapı sergilemektedir; kimi araştırmalar kadınların daha yüksek kaygı ve çevre yanlısı eylem bildirdiğini gösterirken, diğer araştırmalar belirgin bir fark saptayamamıştır. Ayrıca mevcut çalışmaların büyük çoğunluğunun kolayda örnekleme yöntemine dayanması ve sosyo-demografik etkenlerin ötesindeki sosyo-psikolojik süreçleri bütüncül biçimde ele almaması literatürde önemli bir boşluk oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Turizm Sektöründe Mutfak Mesleğinde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Mutfak Deneyimi Olan Üniversite Öğrencilerinin Perspektifi
Turizm ve ağırlama sektöründe profesyonel mutfak alanı, tarihsel ve kültürel gelişim süreci içerisinde yoğun bir biçimde erkek egemen hiyerarşik yapılarla biçimlenmiş bir çalışma alanıdır. Ev içi alanda yemek pişirme davranışı geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri gereği kadınlarla ilişkilendirilmesine karşın, profesyonel restoran mutfaklarında yöneticilik, aşçıbaşılık ve prestijli konumlar ağırlıklı olarak erkek çalışanların denetiminde kalmıştır. Türkiye'deki ataerkil toplumsal yapı ve işgücü piyasasının cinsiyetlendirilmiş dinamikleri doğrultusunda kadın çalışanlar; düşük ücret, terfi engelleri, uzun çalışma saatleri, mobbing ve taciz gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu makale, gastronomi ve mutfak sanatları ile aşçılık programlarında öğrenim gören ve mesleki mutfak deneyimine sahip üniversite öğrencilerinin algıları üzerinden mutfaktaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Nepal'de Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet Üzerine Nitel Bir Çalışma
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddet, birbirini besleyen ve karşılıklı olarak yeniden üreten karmaşık bir döngü oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Nepal gibi belirgin ataerkil normların egemen olduğu toplumlarda, kadınların toplumsal, kültürel ve ekonomik konumları erkeğe kıyasla daha aşağıda konumlandırılmaktadır. Literatürde kadına yönelik şiddet genellikle bağımsız birer olgu olarak ele alınsa da bu şiddetin arkasındaki yapısal eşitsizliklerin ve erkek egemen güç ilişkilerinin dinamiklerini derinlemesine inceleyen nitel çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu makale, Nepal'in doğusundaki Tharu topluluğu bağlamında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin nasıl şiddete dönüştüğünü güç ilişkileri üzerinden sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'de Psikolojik Yardım Arama Tutumlarında Cinsiyet Farklılıkları: Türkiye Örneği
Ruhsal bozukluklar, küresel hastalık yükünün yaklaşık %14'ünü oluşturarak önemli bir toplum sağlığı sorunu meydana getirmektedir. Psikolojik sorunlar karşısında bireylerin profesyonel yardım arama eğilimleri, toplumsal ve kültürel cinsiyet rolleri, damgalanma korkusu ve sosyo-demografik etkenler çerçevesinde biçimlenmektedir. Literatürde kadınların profesyonel psikolojik yardım almaya erkeklere kıyasla daha yatkın olduğu genel kabul görse de, bu durumun farklı yaş, eğitim, çalışma ve sağlık durumları ile nasıl etkileştiği Türkiye bağlamında geniş ölçekli mikro verilerle yeterince incelenmemiştir. Çalışma, bu ampirik boşluğu doldurarak cinsiyet odaklı belirleyicileri çözümlemeyi hedefler.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Erkeklik, Cinsiyetçilik ve Popülist Radikal Sağ Desteği: İspanya VOX Partisi Örneğinde Aracılık ve Düzenleyicilik Mekanizmaları
Siyaset bilimi ve seçmen davranışı literatüründe popülist radikal sağ partilerin seçmen tabanındaki cinsiyet farkı köklü bir biçimde belgelenmiştir; erkeklerin bu partilere oy verme eğiliminin kadınlardan daha yüksek olduğu yaygın kabul görmektedir. Bununla birlikte mevcut çalışmalar çoğunlukla biyolojik cinsiyetin ikili kategorizasyonuna odaklanmakta ve erkeklerin radikal sağ partilerde neden daha fazla temsil edildiğini açıklayan psikolojik ve kimliksel mekanizmaları ihmal etmektedir. Bireysel erkeklik algısı ile cinsiyetçi tutumların popülist radikal sağ desteğindeki etkileşimi, toplumsal cinsiyet karşıtı söylemlerin yükseldiği günümüz siyasi ikliminde açıklığa kavuşturulmayı bekleyen temel bir araştırma alanını oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Almanya'daki Son Dönem Kadın Neuzuwandererlerin İşgücüne Katılımı
Almanya'da göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu uzun süredir akademik ve toplumsal ilginin odağında yer almaktadır. Ancak bu alandaki mevcut nicel çalışmaların büyük bir kısmı erkek göçmenlerin dinamiklerine odaklanmakta, kadınların işgücüne katılım süreçlerini ise görece ihmal etmektedir. Kadın göçmenlerin istihdam dışı kalması veya işgücüne katılmaması, yüksek yoksulluk oranları, uzun süreli sosyal yardım bağımlılığı ve yaşlılıkta yoksulluk tehdidi gibi yapısal sorunları beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, Almanya'da son dönemde ikamet eden ve farklı kültürel arka planlara sahip kadın göçmenlerin işgücüne katılım kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi, hem toplumsal cinsiyet duyarlı göç araştırmaları hem de politika geliştirme süreçleri açısından kritik bir araştırma sorusu oluşturmaktadır.