Eğitim alanında kadın öğretmenlerin sayısal çoğunluğuna rağmen, yönetim kademelerinde erkeklerin orantısız bir ağırlığa sahip olması küresel bir eşitsizlik sorunu olarak varlığını sürdürmektedir. Kanada'nın Alberta eyaletindeki K-12 eğitim sistemi de bu yapısal dengesizlikten muaf değildir. Kadınların eğitim liderliğine yükselirken karşılaştıkları engeller sadece toplumsal cinsiyet rolleriyle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda yaş, annelik, aile içi bakım sorumlulukları ve kurumsal izin politikalarıyla kesişerek karmaşık bir dezavantaj örüntüsü yaratmaktadır. Bu durum, eğitim yönetiminde görünmez bir cam tavanın oluşmasına yol açarak kadınların kariyer yollarında yavaşlamalarına veya üst düzey pozisyonlardan uzaklaşmalarına neden olmaktadır. İncelenen makale, bu kesişimsel bariyerlerin kadın lider adaylarının kariyer dinamiklerini nasıl şekillendirdiğini çözümlerken, eğitim sistemindeki adil olmayan uygulamalara ışık tutmaktadır.
Bu araştırmanın temel amacı, Alberta'daki eğitim liderlerinin kariyer yollarını yaş ve cinsiyet kesişimi çerçevesinde ve doğum ile ebeveynlik izinlerinin kariyer ilerlemesine etkileri açısından retrospektif olarak incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin bir arada kullanıldığı açıklayıcı karma yöntem (explanatory mixed-method) tasarımı benimsenmiştir. İlk aşamada, Alberta genelindeki farklı okul yönetimlerinden (kamu, katolik ve frankofon) ulaşılan ve evreni temsil eden 416 eğitim liderine yönelik kapsamlı bir çevrimiçi anket uygulanmıştır. İkinci aşamada ise, anket bulgularını derinlemesine anlamlandırmak ve kadınların yaşadığı deneyimsel engelleri detaylandırmak amacıyla liderlik rollerinde bulunan 20 kadının katılımıyla iki ayrı odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Toplanan nicel veriler SPSS yazılımında Mann-Whitney U testi ve Spearman sıra korelasyonu gibi parametrik olmayan testlerle analiz edilirken, nitel veriler ise kesişimsellik kuramı rehberliğinde tematik kodlama süreçlerine tabi tutulmuştur.
Araştırma bulguları, kadın eğitimcilerin bölüm başkanlığı, müdür yardımcılığı ve okul müdürlüğü gibi kritik liderlik rollerine erkek meslektaşlarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha ileri yaşlarda atandıklarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan Mann-Whitney U testi sonuçları, kadınların liderlik basamaklarına giriş yaşlarının erkeklerden daha yüksek olduğunu doğrulamıştır. Bu gecikmenin arkasındaki en önemli faktörlerin, kadınların çocuk yetiştirme dönemlerinde aldıkları doğum izinleri ve aile içi birincil bakım üstlenici rolleri olduğu belirlenmiştir. Spearman korelasyon analizleri, doğum izni kullanımının okul bölgesi düzeyindeki direktörlük makamlarına yükselmeyi zorlaştırdığını, çocuk sahibi olmanın ise müfettişlik (superintendent) pozisyonuna terfiyi olumsuz etkilediğini göstermektedir. Ayrıca odak gruplardan elde edilen nitel veriler, okul yönetimlerinde annelik rolüne yönelik örtük bir ayrımcılığın bulunduğunu, yöneticilerin küçük çocuğu olan kadınları liderlik rolleri için daha az istekli veya uygun görme eğiliminde olduklarını doğrulamaktadır.
Elde edilen sonuçlar, eğitim örgütlerinde kadınların kariyer gelişimini sınırlayan cam tavanın sadece bireysel tercihlerden değil, aynı zamanda esnek olmayan izin politikaları ve toplumsal cinsiyet kalıplarından beslendiğini göstermektedir. Yazarlar, mevcut ebeveyn izni politikalarının adil bir kariyer ilerlemesini destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılmasını ve tüm liderlik düzeylerinde hakkaniyet, çeşitlilik ve kapsayıcılık (EDI) eğitimlerinin zorunlu kılınmasını önermektedir. Bu yönüyle çalışma, Kanada'daki kadın eğitim liderliği literatüründeki önemli bir boşluğu doldururken, gelecekteki araştırmalar için de kurumsal izin sistemlerinin dönüştürülmesi ve erkek müttefikliğinin (male allyship) geliştirilmesi noktasında değerli bir zemin sunmaktadır. Eğitim politikası yapıcıları ve okul kurulları için bu bulgular, adil atama süreçlerinin tasarlanmasında somut kanıtlar sağlamaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışma, Kimberlé Crenshaw tarafından geliştirilen kesişimsellik (intersectionality) kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Araştırma, kadınların kariyer yollarındaki engelleri tek başına cinsiyet değişkeniyle açıklamak yerine; cinsiyet, yaş, aile durumu, ebeveynlik izni kullanımı ve kültürel/dini kimlikler gibi birden fazla sosyal kimliğin ve yapısal faktörün birbiriyle nasıl eklemlendiğini ve kadınlar aleyhine katmerli dezavantajları nasıl ürettiğini analiz etmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri bağlamında kadınların eğitim liderliğindeki yetersiz temsilini ele alan geniş bir alan yazın temelinde yükselmektedir. Çalışmada, eğitim örgütlerinde erkeklerin liderlik rollerinde orantısız bir şekilde temsil edilmesini vurgulayan Bush (2021) ve Moreau vd. (2007) gibi araştırmacıların bulguları ile kadınların doğum izni dönüşünde yaşadıkları duygusal, yapısal ve kariyer engellerini inceleyen Chami (2016) ve Martin (2018) gibi yazarların çalışmaları ele alınarak tartışılmaktadır.