Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.3389/fpsyg.2024.1289435Türkiye'de Psikolojik Yardım Arama Tutumlarında Cinsiyet Farklılıkları: Türkiye Örneği
Ruhsal bozukluklar, küresel hastalık yükünün yaklaşık %14'ünü oluşturarak önemli bir toplum sağlığı sorunu meydana getirmektedir. Psikolojik sorunlar karşısında bireylerin profesyonel yardım arama eğilimleri, toplumsal ve kültürel cinsiyet rolleri, damgalanma korkusu ve sosyo-demografik etkenler çerçevesinde biçimlenmektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Esra Güney et al.
- Yayın
- Frontiers in Psychology
- Tarih
- 2024-03-07
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Ruhsal rahatsızlıklar, küresel düzeyde hastalık yükünün önemli bir kısmını oluşturmakta ve toplum sağlığı üzerinde ciddi mali ve manevi yükler yaratmaktadır. Bireylerin psikolojik sorunlarla karşılaştıklarında profesyonel yardım alma kararları; toplumsal cinsiyet rolleri, sosyo-kültürel normlar, damgalanma kaygısı ve erişim imkânları gibi çok boyutlu etkenlerin etkileşimiyle şekillenmektedir. Uluslararası literatürde kadınların psikolojik yardım almaya erkeklerden daha yatkın olduğuna dair yaygın bir eğilim gözlenmekle birlikte, bu ilişkinin gelişmekte olan ve ataerkil sosyo-kültürel yapılara sahip ülkelerdeki dinamikleri henüz tam anlamıyla aydınlatılamamıştır. Türkiye bağlamında, depresyon veya psikolojik sıkıntı yaşayan bireylerin yardım arama tutumlarındaki cinsiyet farklılıklarının ulusal temsil gücüne sahip büyük ölçekli mikro verilerle incelenmesi, halk sağlığı politikalarının ve koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin hedefe yönelik tasarlanabilmesi açısından kritik bir araştırma ihtiyacı olarak öne çıkmaktadır.
Bu araştırma, Türkiye'de depresyon yaşayan bireylerin psikolojik yardım alma durumlarını belirleyen faktörleri cinsiyet ekseninde karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem kapsamında, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2016, 2019 ve 2022 yıllarında yürütülen Türkiye Sağlık Araştırması (TSA) mikro veri setleri birleştirilerek nicel ampirik bir model kurulmuştur. Örneklem tasarımı, kurumsal olmayan nüfusu kapsayan tabakalı iki aşamalı küme örneklemesi yöntemine dayanmaktadır. Bağımlı değişken; bireylerin son 12 ay içerisinde psikolog, psikoterapist veya psikiyatristten profesyonel yardım alıp almama durumunu ölçen ikili bir yapıda tanımlanmıştır. Bağımsız değişkenler arasında anket yılı, yaş grubu, eğitim düzeyi, çalışma durumu, genel sağlık durumu, kronik hastalık, hastaneden günübirlik hizmet alma, günlük fiziksel aktivite, tütün ve alkol kullanımı yer almaktadır. Kategori etkilerini belirlemek amacıyla kukla değişkenlerle yapılandırılan veri seti ikili lojistik regresyon modeli ile analiz edilmiş ve marjinal etkiler hesaplanmıştır.
Model tahmin sonuçları, psikolojik yardım arama davranışında cinsiyetin ve incelenen sosyo-demografik ile sağlık değişkenlerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar yarattığını göstermektedir. Genel modelde kadınların erkeklere kıyasla psikolojik yardım alma olasılıklarının %11,4 daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yaş değişkeni incelendiğinde, hem kadınlarda hem de erkeklerde 65 yaş altı tüm yaş gruplarının 65 yaş ve üzeri referans grubuna göre belirgin düzeyde daha fazla psikolojik yardım aldığı tespit edilmiştir. Eğitim düzeyi yükseldikçe yardım alma olasılığı artmakta; okuryazar olmayan, ilkokul ve ortaokul mezunu kadınlar üniversite mezunlarına kıyasla anlamlı derecede daha düşük yardım arama eğilimi sergilemektedir. Çalışan bireylerin çalışmayanlara göre yardım alma olasılığının hem kadınlarda (%22,1 azalma) hem erkeklerde (%21,9 azalma) düştüğü belirlenmiştir. Ayrıca hastaneden günübirlik hizmet alma, tütün kullanımı ve alkol tüketimi değişkenlerinin, özellikle erkeklerde psikolojik yardım alma olasılığını artırıcı yönde anlamlı marjinal etkilere sahip olduğu ortaya konmuştur.
Araştırma bulguları, ataerkil toplumsal yapılarda erkeklerin psikolojik yardım aramayı bir zayıflık veya özsaygı tehdidi olarak algılamalarına dair literatürdeki teorik önermeleri destekler niteliktedir. Çalışan bireylerin ve yaşlı nüfusun profesyonel destekten uzak durma eğilimi, zaman kısıtları, toplumsal damgalanma çekincesi ve sağlık sistemine erişim engelleri çerçevesinde tartışılmıştır. TÜİK'in ulusal ölçekli veri setine dayanan bu kapsamlı çözümleme, Türkiye'de ruh sağlığı hizmetlerinin planlanması ve cinsiyete özgü müdahale stratejilerinin geliştirilmesi için somut ampirik kanıtlar sunmaktadır. Araştırmacıların literatür taramalarında; cinsiyet temelli sağlık davranışları, kamu sağlığı politikaları, lojistik regresyon modellemeleri ve gelişmekte olan ülkelerde ruh sağlığı hizmetlerine erişim konularında referans gösterilebilecek güçlü bir ampirik kaynak niteliği taşımaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışma, Türkiye'de depresyon deneyimleyen bireylerin psikolojik yardım alma durumlarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve sağlıkla ilgili faktörleri cinsiyet farklılıklarını dikkate alarak ikili lojistik regresyon analizi ile belirlemeyi amaçlamaktadır(Güney et al., 2024).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu araştırmada, Türkiye genelindeki sosyal ve demografik yapıyı yansıtan Türkiye Sağlık Araştırması verileri kullanılarak, depresyon yaşayan bireylerin psikolojik yardım arama tutumları ikili lojistik regresyon analizi yöntemiyle incelenmiştir(Güney et al., 2024).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, yardım arama davranışlarının bireysel, kişilerarası, toplumsal ve sosyal boyutlar dahil olmak üzere çeşitli etkenlerden etkilendiğini öne sürer. Bu doğrultuda Sosyal Ekolojik Model (Social Ecological Model) ile Fischer ve Turner'ın profesyonel yardım arama kararlarını açıklayan kuramsal yaklaşımı araştırmanın temel çerçevesini oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, psikolojik yardım arama davranışlarını inceleyen ulusal ve uluslararası literatürü ele almaktadır. Özellikle erkek rol çatışması ve damgalanma çekincesinin yardım aramayı engellediğini gösteren araştırmalar ile kadınların sağlık hizmeti kullanımındaki yüksek eğilimini belirten çalışmalar karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Türkiye'deki üniversite öğrencileri ve yetişkinler üzerindeki mevcut çalışmaların kısıtları vurgulanarak geniş ölçekli ülke temsiline sahip veri ihtiyacına dikkat çekilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Türkiye genelinde ikamet eden ve kurumsal nüfus dışında kalan tüm hanehalkı fertleri çalışmanın genel hedef evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- TÜİK tarafından 2016, 2019 ve 2022 yıllarında yürütülen Türkiye Sağlık Araştırması kapsamındaki mikro veri setlerinden elde edilen katılımcı örneklemi kullanılmıştır.
- Veri toplama süreci
- Türkiye İstatistik Kurumu tarafından tabakalı iki aşamalı küme örnekleme yöntemi kullanılarak yürütülen Türkiye Sağlık Araştırması aracılığıyla adreslerden derlenen mikro verilerden yararlanılmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Kategorik yapıdaki bağımlı değişkeni modellemek amacıyla ikili lojistik regresyon analizi uygulanmış, çoklu bağlantı sorunu varyans şişirme faktörü (VIF) ile test edilmiş ve marjinal etkiler hesaplanmıştır.
Araştırmanın Bulguları
Türkiye genelinde 65 yaş ve üstü referans grubuna kıyasla tüm genç yaş gruplarındaki kadınların psikolojik yardım alma olasılıklarının anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir(Güney et al., 2024).
Çalışan statüsündeki bireylerin, çalışmayan akranlarına kıyasla profesyonel psikolojik yardım alma eğilimlerinin hem genel örneklemde hem de erkekler özelinde daha düşük olduğu tespit edilmiştir(Güney et al., 2024).
Literatürdeki birçok önceki çalışma ile paralel şekilde, Türkiye'deki kadınların psikolojik yardım aramaya yönelik erkeklerden daha olumlu tutumlara sahip olduğu ortaya konmuştur(Güney et al., 2024).
Eğitim düzeyi yükseldikçe profesyonel psikolojik yardım arama eğiliminin arttığı, okuryazar olmayanların üniversite mezunlarına kıyasla anlamlı derecede daha az yardım aradığı saptanmıştır(Güney et al., 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Analiz bulguları, Türkiye genelinde cinsiyet faktörünün profesyonel psikolojik yardım arama davranışlarında belirleyici bir rol oynadığını net bir biçimde ortaya koymaktadır. Kadınların psikolojik destek almaya yönelik daha ılımlı ve açık tutumlar sergilediği görülürken, erkeklerin bu tür hizmetlere başvurma eğiliminin daha düşük seviyelerde kaldığı saptanmıştır.
Yazarlar bu durumu, Türkiye gibi ataerkil sosyal yapılarda erkeklerin güçlü görünme zorunluluğu hissetmesi ve psikolojik yardımı bir başarısızlık veya zayıflık işareti olarak algılamasıyla ilişkilendirmektedir. Erkeklerin yardım arama davranışının benlik saygısını zedeleyici bir unsur olarak görülmesi, profesyonel desteğe erişimi geciktirmekte veya tamamen engellemektedir.
Eğitim ve yaş değişkenlerinin etkisi ele alındığında, yüksek eğitim seviyesine sahip ve genç yaş gruplarındaki bireylerin psikolojik yardım almaya çok daha istekli oldukları gözlenmiştir. Literatürde yer alan benzer çalışmalarla uyumlu olan bu bulgu, eğitim düzeyinin artmasıyla birlikte ruh sağlığı okuryazarlığının geliştiğini ve damgalanma endişelerinin azaldığını göstermektedir.
Sonuç olarak, Türkiye'deki ruh sağlığı hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve toplumsal damgalamayı kırmak adına cinsiyete özel, kapsayıcı kamu politikalarının üretilmesi gerekmektedir. Özellikle erkeklerin ve düşük eğitimli kesimlerin yardım arama bariyerlerini aşmalarını sağlayacak bilinçlendirme çalışmaları ruh sağlığı sistemlerinin gelişimine katkı sunacaktır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Çalışmanın cinsiyet faktörünün yardım arama tutumlarındaki rolüne ilişkin bulguları, Koydemir ve meslektaşlarının Türkiye'deki gençlerin psikolojik yardım arama tutumları ve engellerine yönelik çalışmasındaki toplumsal damgalanma ve dışlanma korkusu bulgularıyla paralellik göstermektedir(Güney et al., 2024).
Çalışan bireylerin ve yaşlıların psikolojik yardım alma olasılıklarının daha düşük olduğuna dair elde edilen bulgular, Picco ve meslektaşlarının sosyo-demografik belirleyicilere odaklanan çalışmasındaki benzer düşük oranlı yönelimlerle uyumludur(Güney et al., 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırma sonuçunda, Türkiye'de psikolojik yardım arama davranışlarının cinsiyete göre farklılaştığı, kadınların erkeklere kıyasla daha olumlu yardım arama tutumlarına sahip olduğu ve bu yönelimlerin genç yaş, yüksek eğitim düzeyi, çalışmama durumu ve hastanede günübirlik tedavi alma gibi faktörlerle güçlü bir ilişki içinde olduğu ortaya konmuştur. Toplumsal ruh sağlığını korumak amacıyla, yardım arama davranışlarını kısıtlayan damgalanma endişelerinin giderilmesi ve cinsiyete özel stratejilerin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır(Güney et al., 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu araştırma, Türkiye'deki ruh sağlığı hizmetleri literatüründe, ulusal düzeyde temsil gücü yüksek Türkiye Sağlık Araştırması (TSA) mikro verilerini kullanarak cinsiyetler arası davranışsal farklılıkları lojistik regresyon modeliyle çözümleyen öncü çalışmalardan biridir. Geleneksel olarak küçük örneklemler veya sadece üniversite öğrencileri üzerinde yürütülen psikolojik yardım arama araştırmalarını, ülkenin genel sosyo-demografik yapısını yansıtacak biçimde genişleterek makro düzeyde bir perspektif sunmaktadır.
Çalışma, Fischer ve Turner'ın (1970) geliştirdiği profesyonel yardım arama modelleri ile Sosyal Ekolojik Model'i kuramsal temel olarak benimsemektedir. Önceki yerel çalışmaların (örneğin Koydemir ve diğerleri, 2010; Bilican, 2013) sınırlı örneklemle ulaştığı 'erkeklerin stigmatizasyon nedeniyle yardım aramaktan çekindiği' tezini, 2016, 2019 ve 2022 yıllarına yayılan geniş ampirik verilerle doğrulamakta ve eğitim düzeyi ile istihdam durumunun bu dinamiklerdeki rollerini netleştirmektedir.
Çalışma, Türkiye'de depresyon yaşayan bireylerin yardım arama davranışlarındaki cinsiyete özgü farklılıkları belirleyerek ulusal ruh sağlığı politikalarına doğrudan girdi sağlamaktadır. Literatürde eksikliği hissedilen, zaman serisi niteliğindeki geniş ölçekli mikro veri analizini sunarak, psikolojik yardım arama engellerinin yalnızca bireysel değil, kurumsal ve sosyo-ekonomik (çalışma statüsü, eğitim, günübirlik tedavi alma gibi) belirleyicilerini de ortaya koymaktadır.
Kaynakça
- Koydemir, S., Erel, O., Yumurtaci, D., & Sahin, G. N. (2010). Psychological help-seeking attitudes and barriers to help-seeking in young people in Turkey. International Journal for the Advancement of Counselling, 32, 274–289. https://doi.org/10.1007/s10447-010-9106-0
- Picco, L., Abdin, E., Chong, S. A., Pang, S., Shafie, S., Chua, B. Y., et al. (2016). Attitudes toward seeking professional psychological help: factor structure and socio-demographic predictors. Frontiers in Psychology, 7, 547. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2016.00547
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Türkiye'de toplumsal cinsiyet rolleri, erkeklerin profesyonel psikolojik yardım arama davranışlarını sınırlandırmakta ve damgalanma korkusunu artırmaktadır.
Bu iddia, çalışmada elde edilen kadınların erkeklere kıyasla daha olumlu yardım arama tutumlarına sahip olduğu ve lojistik regresyon modelinde cinsiyet değişkeninin anlamlı bir belirleyici çıktığı bulgusuyla desteklenecektir(Güney et al., 2024).
Geleneksel Erkeklik Rolleri ve Ruh Sağlığı Okuryazarlığının Erkeklerin Psikolojik Yardım Arama Engelleri Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Türkiye'de yaşayan farklı sosyo-ekonomik düzeydeki erkeklerde geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve damgalanma algısı profesyonel psikolojik yardım arama niyetini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Karma yöntemli araştırma tasarımı uygulanacaktır. Nicel aşamada, veri doygunluğuna/güç analizine göre belirlenen en az 384 yetişkin erkekten geçerliği doğrulanmış ölçeklerle anket verisi toplanacaktır; nitel aşamada ise odak grup görüşmeleriyle derinlemesine analiz yapılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede, erkeklerin ataerkil yapı ve benlik saygısının zedelenmesi korkusu nedeniyle psikolojik yardım aramaya daha az eğilimli olduğu yönündeki saptama bu çalışmanın ampirik çıkış noktasını oluşturmaktadır(Güney et al., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Çalışma hayatında aktif rol alan bireyler, yoğun çalışma temposu veya sosyo-ekonomik engeller nedeniyle psikolojik yardım almaya daha az eğilimlidir.
Çalışan bireylerin, çalışmayanlara kıyasla hem genel modelde hem de erkekler özelinde psikolojik yardım alma olasılığının daha düşük olduğunu gösteren marjinal etkiler tablosu veri olarak kullanılacaktır(Güney et al., 2024).
Günübirlik Sağlık Hizmeti Alan Hastalarda Psikososyal Destek İhtiyacı ve Yardım Arama Davranışı: Boylamsal Bir Çalışma
- Araştırma sorusu
- Günübirlik hastane hizmeti (day service) alan hastaların tedavi süreçlerinde psikolojik yardım alma durumları ve bu süreçteki psikososyal destek ihtiyaçları zaman içinde nasıl değişmektedir?
- Yöntem taslağı
- Boylamsal (longitudinal) gözlemsel desen kullanılacaktır. Güç analiziyle belirlenen örneklem büyüklüğündeki hastalar, hastaneden günübirlik hizmet aldıkları andan itibaren 6 ay boyunca belirli aralıklarla anket ve ölçeklerle izlenecektir. Veriler tekrarlı ölçüm analizleriyle incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin Table 2 ve Table 3'teki analizlerinde, hastanede günübirlik hizmet almanın psikolojik yardım arama olasılığını hem kadınlarda hem de erkeklerde anlamlı şekilde artırdığı bulgusu bu araştırmanın temel gerekçesidir(Güney et al., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Ruh sağlığı alanındaki yardım arama davranışları, demografik özelliklerden toplumsal stigma düzeyine kadar çok katmanlı faktörlerden etkilenmektedir.
Sosyal Ekolojik Model'in Türkiye bağlamındaki geçerliliğini savunurken, demografik, ekonomik ve sağlık durumu değişkenlerinin anlamlılığını gösteren istatistiksel sonuçlar temel dayanak yapılacaktır(Güney et al., 2024).
Eğitim Düzeyi ve Ruh Sağlığı Okuryazarlığının Psikolojik Yardım Arama Tutumları Üzerindeki Medyatör Rolü
- Araştırma sorusu
- Ruh sağlığı okuryazarlığı ve damgalanma algısı, eğitim düzeyi ile psikolojik yardım arama tutumları arasındaki ilişkide aracı (mediator) bir rol oynamakta mıdır?
- Yöntem taslağı
- Nicel ilişkisel tarama modeli benimsenecektir. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecek olan farklı eğitim seviyelerindeki bireylerden Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği ve Yardım Arama Tutumları Ölçeği ile veri toplanacak, analizler Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile gerçekleştirilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede, eğitim düzeyi düşük olan (okuryazar olmayan, ilkokul mezunu vb.) bireylerin üniversite mezunlarına kıyasla anlamlı derecede daha az psikolojik yardım aradığına dair net istatistiksel kanıtlar sunulmuştur(Güney et al., 2024).