Sosyal Bilimler içinde 70 makale incelemesi yayımlandı.
Yöntemi, bulguları ve kaynaklarıyla Psikoloji ve Davranış Bilimleri araştırmalarını keşfet.
Mısır'daki üniversite öğrencileri arasında aleksitimi yaygınlığı yüzde 22 olarak saptanmıştır ve bu durum öğrencilerin yüzde 78'inin bu özellikten muaf olduğunu göstermektedir.
Ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerdeki patolojik dijital kullanım arasında genel olarak r = 0,308 (95% CI [0,280, 0,336]) değerinde orta düzeyde, istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmaktadır.
Ruh sağlığı hemşirelerinde şiddetli psikolojik sıkıntı oranı yüzde 6,4 iken genel hemşirelerde bu oran yüzde 3,4'tür. Bu bulgu, ruh sağlığı çalışanlarının diğer branşlara göre psikolojik açıdan daha kırılgan bir pozisyonda olduğunu ve özel destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu somutlaştırmaktadır.
Öğrenme uyumu, ortaokul öğrencilerinin öz-düzenlemeli öğrenme becerilerini doğrudan ve pozitif yönde anlamlı bir şekilde yordamaktadır (beta = 0.28, p < 0.001).
Müdahale grubundaki öğrencilerde depresif semptomlar 3 haftalık kısıtlama sonrasında başlangıç seviyesine kıyasla %27 oranında azalma kaydetmiştir.
Yapısal eşitlik modellemesi sonuçlarına göre, bakımevinde yaşayan yaşlı bireylerde algılanan yalnızlığın yaşam kalitesi üzerinde doğrudan istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır (beta = -0.083, p = 0.086).
Araştırmaya katılan ergenlerin %43'ü okul çevresini güvensiz bulmakta, %59.4'ü okulda sürekli şiddet davranışlarına tanık olmakta ve %49'u okullarında şiddet eğilimli çetelerin bulunduğunu rapor etmektedir.
Hiyerarşik regresyon analizi sonuçunda elde edilen nihai modele göre mağdur olma, cinsiyet, yaş, ergen-ebeveyn ilişkisi ve temel psikolojik ihtiyaçların engellenmesi değişkenleri ergenlerin zorbalık düzeyini bütünsel olarak yaklaşık %34 oranında açıklamaktadır.
Üniversite öğrencilerinin Kariyer Engelleri Ölçeği toplam puanı ile Yetişkinler İçin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği toplam puanı arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (r = 0,171, p < 0,001).
Katılımcılar arasında en sık bildirilen cinsel taciz davranışları %30,46 ile beden, görünüş veya cinsel yaşam hakkında rencide edici yorumlar, %22,36 ile cinsel içerikli şaka veya fıkralar ve %20,42 ile müstehcen bakış, jest veya vücut teşhiridir.
Algılanan örgütsel destek, öğretmenlerin kişilik özelliklerini (Beta = 0,617, p < 0,001, R² = 0,38), öz yeterliliklerini (Beta = 0,415, p < 0,001, R² = 0,42) ve iş doyumlarını (Beta = 0,345, p < 0,001, R² = 0,626) doğrudan ve pozitif yönde etkilemektedir.
Yapısal eşitlik modellemesi analizi sonuçunda, öz yetkinlik ile iş memnuniyeti arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir yordayıcı ilişki olduğu doğrulanmıştır.
Kurumsal dayanıklılık düzeyi, akademik personelin depreme hazırlık faaliyetlerine katılım düzeyini istatistiksel olarak anlamlı biçimde yordamakta ve bu iki değişken arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır.
Doğum öncesi anksiyete semptomları, annelerde babalara kıyasla istatistiksel olarak daha belirgin ve yüksek düzeyde gözlemlenmiştir; ancak doğum sonrası 8. haftada ölçülen ebeveyn-çocuk bağının kalitesi her iki ebeveyn grubunda da birbirine oldukça benzer ve paralel çıkmıştır.
Neoliberal ideolojinin getirdiği aşırı bireyselcilik ve tüketime dayalı homo economicus modeli, materyalist değerleri teşvik ederek bireysel tatminsizliğe, toplumsal yabancılaşmaya ve ekolojik yıkıma yol açmaktadır.
Tek bir kubitin Bloch küresi üzerindeki iki boyutlu karmaşık sayı uzayı, Clinton-Gore anketinde görülen sıra etkilerini ek bir karmaşıklık olmaksızın modellemek için tam olarak gereken serbestlik derecesini sağlamaktadır.
Hem anne hem de baba modellerinde, doğum sonrası sekizinci haftadaki ebeveyn-çocuk bağlanma düzeyinin, doğum öncesi depresif semptomlar ile doğum sonrası on dördüncü aydaki çocuk gelişimi arasındaki ilişkide küçük ama istatistiksel açıdan anlamlı bir aracı rol oynadığı saptanmıştır.
Çalışmada, oyun oynama bozukluğu için GADIS, sosyal medya kullanımı için SOMEDIS ve video akışı için STREDIS ölçeklerinin hem ergen hem de ebeveyn versiyonları entegre edilerek tanısal bütünlük ve duyarlılık sağlanmaktadır.
Allosentrik koordinat sistemi, çevreye dair 3D mekânsal bilgileri gözlemcinin hareketinden ve bakış açısından bağımsız olarak saklayarak uzun vadeli bellekte kararlı ve kalıcı bir referans çerçevesi sağlar.
Analiz sonuçları öğretmen tükenmişliğinin işten ayrılma niyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisi olduğunu kanıtlamıştır. Buna göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma yaşayan akademik personelin kurumdan ayrılma eğilimi doğrudan artış göstermektedir.
Sahte stimülasyon grubunda, telefon numaralarının son iki hanesi olarak belirlenen rastgele çıpalar ile ödeme istekliliği arasındaki korelasyonlar bazı ürünler için yüzde on düzeyinde anlamlı bulunmuştur.
Ergenlik döneminde başlayan esrar kullanımı, güncel kullanım düzeyi kontrol edildikten sonra bile yetişkinlikte daha yüksek anksiyete ve depresyon belirtileri ile anlamlı bir şekilde ilişkilidir.
Temas temelli eğitim oturumları, kontrol grubuna kıyasla damgalama puanlarında anlamlı bir düşüş sağlamıştır. Erken müdahale grubunda gözlemlenen bu azalma, geleneksel eğitim yöntemlerine göre daha etkili bir tutum değişikliği yaratıldığını göstermektedir.
Düzeltilmiş regresyon modelleri sonuçunda, başlangıçtaki toplam ekran süresi artışının ergenlik dönemindeki tüm CBCL DSM ölçek puanlarıyla ileriye dönük olarak anlamlı şekilde ilişkili olduğu ve bu ilişkiler arasında en yüksek katsayının depresif semptomlar üzerinde gerçekleştiği gözlenmiştir.