İçeriğe geç

Nicel araştırma makalesi incelemesi

Problemli Dijital Medya Kullanımı Olan Ergenler ve Ebeveynleri İçin Uygulama Tabanlı Bir Eğitim (Res@t digital): Küme Randomize Klinik Çalışma Protokolü

Ergenlerde dijital medya kullanım bozuklukları (DMUB), son yıllarda psikolojik sıkıntılar, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar ve aile içi çatışmalarla ilişkilendirilen küresel bir sorun haline gelmiştir.

Yazar
Kerstin Paschke et al.
Yayın
Frontiers in Psychiatry
Tarih
2024-01-24
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Dijital medya araçlarının ve çevrimiçi eğlence sektörünün hızla yaygınlaşması, özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde problemli kullanım örüntülerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. ICD-11 kapsamında tanımlanan Oyun Oynama Bozukluğu kriterlerinin yanı sıra, sosyal medya ve video akış hizmetlerinin de benzer bağımlılık yapıcı mekanizmalar barındırdığı bilinmektedir. Bu durum, gençlerde derin psikolojik sıkıntılara ve aile içinde ciddi işlevsellik kayıplarına yol açmaktadır. Literatürde bilişsel davranışçı terapi yöntemlerinin etkililiği bilinse de ergenler ile ebeveynlerini entegre bir biçimde hedef alan, kuramsal temelli ve klinik ortamlarda kolayca uygulanabilecek e-sağlık müdahalelerinin eksikliği önemli bir klinik boşluk yaratmaktadır.

Bu bilimsel protokol, problemli dijital medya kullanımı olan ergenlere ve ebeveynlerine yönelik geliştirilen 'Res@t digital' adlı mobil uygulama tabanlı müdahalenin etkililiğini ölçmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın tasarımı, Almanya genelinde geniş bir klinik ağda yürütülecek çok merkezli, prospektif, küme randomize kontrollü, değerlendirici-kör pre-post izleme çalışması olarak yapılandırılmıştır. Tedavi grubu mobil uygulamayı mutat klinik bakım ile birlikte alırken, bekleme listesindeki kontrol grubu yalnızca mutat klinik bakım alacaktır. Birincil sonlanım noktası olarak 10 haftalık süre sonunda ergenlerin dijital medya kullanım bozukluğu semptomlarındaki azalma; ergen, ebeveyn ve klinisyen ölçekleri aracılığıyla doğrulanacaktır.

Çalışmanın hipotezleri doğrultusunda, Res@t digital uygulamasının mutat tedaviyle birleştirilmesinin, sadece standart klinik bakım alan kontrol grubuna kıyasla dijital oyun, sosyal medya ve video akışı bozukluğu semptomlarını anlamlı derecede azaltacağı öngörülmektedir. Müdahale programı kapsamında ergenler için öz-denetim stratejileri, uyku hijyeni, duygularla başa çıkma ve sosyal ilişkiler modülleri sunulurken; ebeveynler için ebeveynlik stilleri, kural koyma ve stres yönetimi gibi seanslar tasarlanmıştır. Araştırmacılar, bu eş zamanlı ve birbiriyle ilişkili modüllerin ergenlerin ruh sağlığı sorunlarını hafifletirken, ebeveynlerin öz-yeterlilik algısını ve aile içi iletişimi geliştireceğini savunmaktadır.

Bu protokolün sunduğu klinik müdahale modeli, dijital medya bağımlılığıyla mücadelede bütüncül ve ölçeklenebilir e-sağlık çözümlerinin literatürdeki önemini gözler önüne sermektedir. Geliştirilen programın ampirik olarak test edilmesi, yerel sağlık hizmetleri üzerindeki yükün azaltılmasına ve tedavi için sıra bekleyen ailelere esnek, düşük maliyetli ve güvenli bir alternatif sunulmasına katkı sağlayacaktır. Araştırma, klinik ortamlarda yüz yüze terapiyi destekleyici bir harmanlanmış tedavi (blended therapy) unsuru olarak dijital uygulamaların potansiyelini ortaya koyması açısından gelecekteki ergen psikiyatrisi ve bağımlılık çalışmaları için önemli bir referans kaynağı teşkil etmektedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, ayaktan tedavi ortamında problemli dijital medya kullanımı olan ergenler ve ebeveynleri için geliştirilen mobil uygulama tabanlı Kaynak Güçlendirici Eğitimin (Res@t digital) klinik etkililiğini küme randomize kontrollü bir tasarım ile değerlendirmektir(Paschke et al., 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, problemli dijital medya kullanımı olan ergenler ve ebeveynleri için geliştirilen Res@t digital uygulamasının etkililiğini, mutat tedavi ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amacıyla tasarlanmış çok merkezli, prospektif, küme randomize kontrollü, değerlendirici-kör bir klinik araştırma protokolüdür(Paschke et al., 2024).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Bu protokolde önerilen müdahale, Kielholz ve Ladewig tarafından geliştirilen 'Bağımlılık Üçlüsü Modeli' (Triad Model of Addiction) üzerine inşa edilmiştir. Bu biyopsikososyal model; bireysel, sosyal ve aracı odaklı faktörlerin etkileşimini, öğrenme mekanizmalarını, stres yönetimini ve bilgi işleme süreçlerini ergenlerin dijital medya kullanım davranışları bağlamında ele almaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Literatürde dijital medya kullanım bozuklukları (DMUB) için en etkili müdahale biçimi olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, ergenleri ve ebeveynlerini eşzamanlı olarak hedef alan kuramsal model tabanlı e-sağlık müdahalelerinin bulunmadığı, mevcut ampirik çalışmaların bu tür bütüncül yaklaşımlardan yoksun olduğu ve klinik uygulamalarda aile katılımını entegre eden standardize edilmiş dijital protokollerin eksikliği vurgulanmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Almanya genelinde, Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre 10 ile 19 yaşları arasında olan, ICD-11 kriterlerine göre oyun oynama bozukluğu, sosyal medya kullanım bozukluğu veya video akış bozukluğu tanısı almış ergenler ve onların ebeveynleri veya birincil bakım verenleridir.
Örneklem veya araştırma materyali
Güç analizine göre, yüzde 77 istatistiksel güç ve yüzde 5 hata payı ile her iki grupta 667'şer olmak üzere toplamda 1.334 ergen-ebeveyn çiftinin araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmektedir.
Veri toplama süreci
Veriler, ergen ve ebeveyn bildirimlerine dayalı GADIS-A/P, SOMEDIS-A/P ve STREDIS-A/P gibi standart ölçekler ile klinisyenlerin kriter listeleri kullanılarak, tarama, başlangıç, 10. hafta (müdahale sonrası) ve 20. haftada (izlem) ISO sertifikalı Embloom çevrimiçi platformu üzerinden dijital olarak toplanacaktır.
Veri analiz yöntemi
Eksik verilerin rastgele eksiklik varsayımı altında doğrusal karma modeller yardımıyla düzeltileceği bir niyet analizine dayanacaktır; ayrıca R yazılımı kullanılarak duyarlılık, alt grup ve körlenmiş ara analizler gerçekleştirilecektir.
Dijital Medya Kullanım BozukluklarıBilişsel Davranışçı TerapiOyun Oynama BozukluğuSosyal Medya Kullanım BozukluğuVideo Akış BozukluğuEbeveyn Öz-YeterliliğiUmut Verici E-Sağlık Müdahaleleri

Araştırmanın Bulguları

01

Çalışmada, oyun oynama bozukluğu için GADIS, sosyal medya kullanımı için SOMEDIS ve video akışı için STREDIS ölçeklerinin hem ergen hem de ebeveyn versiyonları entegre edilerek tanısal bütünlük ve duyarlılık sağlanmaktadır(Paschke et al., 2024).

02

Res@t digital programı, bilişsel davranışçı terapi ilkelerine dayalı olarak ergenler için dokuz haftalık seanslar ve 15. haftada bir pekiştirme seansı içerecek şekilde yapılandırılmış olup günlük kullanım kayıtları ve farkındalık egzersizleriyle desteklenmektedir(Paschke et al., 2024).

03

Örneklem büyüklüğü planlamasında, heterojen klinik ortamlar göz önünde bulundurularak 50 farklı klinikten ortalama 27'şer çiftin katılımı öngörülmüş ve olası kayıplara karşı muhafazakar bir yaklaşımla başlangıçta 13.340 hastanın taranması hedeflenmiştir(Paschke et al., 2024).

04

Birincil etkililik analizi, tüm randomize edilen katılımcıları kapsayan niyet analizi yaklaşımına dayanmakta olup, müdahale ve kontrol grupları arasındaki değişimler doğrusal karma modeller ve yüzde 5 iki yönlü anlamlılık düzeyi ile test edilecektir(Paschke et al., 2024).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Mobil tabanlı sağlık müdahalelerinin klinik ortamlarda kullanılabilirliği, özellikle ergenler gibi dijital mecralarla yoğun etkileşim içinde olan ve geleneksel yüz yüze terapilere karşı direnç gösterebilen hassas gruplar için kritik bir boşluğu doldurmaktadır. Res@t programının hem ergen hem de ebeveyn modüllerini içermesi, tedavi uyumunu artırırken aile içi çatışmaları azaltmayı hedefleyen yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır.

Araştırmacılar, dijital müdahalelerin etkililiğinin yalnızca hastanın katılımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, ebeveynlerin de sürece aktif olarak dahil edilmesinin uzun vadeli davranışsal değişiklikleri pekiştireceğini savunmaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen ebeveyn modülleri, sınır koyma, kural uygulama ve olumlu pekiştirme stratejileriyle aile dinamiklerini yeniden yapılandırarak tedavinin kalıcılığını desteklemektedir.

Literatürde yer alan benzer e-sağlık müdahaleleriyle yapılan karşılaştırmalar, rehberlik eşliğinde yürütülen dijital programların, rehberliksiz olanlara kıyasla daha yüksek etkililik ve daha düşük bırakma oranları sergilediğini doğrulamaktadır. Res@t programının mutat psikiyatrik tedaviyle harmanlanmış bir biçimde sunulması, klinisyen desteğiyle dijital esnekliği bir araya getirerek bu olumlu etkiyi maksimize etmeyi amaçlamaktadır.

Sonuç olarak, bu küme randomize kontrollü klinik çalışma protokolü, ayaktan psikiyatrik tedavi hizmetlerine erişimde yaşanan lojistik ve finansal zorlukları aşmak için uygulanabilir bir alternatif sunmaktadır. Araştırma tamamlandığında elde edilecek ampirik kanıtlar, dijital medya kullanım bozukluklarının erken dönemde kontrol altına alınması ve kronikleşmesinin önlenmesi adına uluslararası literatüre yön verecek niteliktedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, kaygı bozuklukları bağlamında yüz yüze müdahaleler ile dijital müdahalelerin tedavi etkililiği arasında anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koyan önceki meta-analitik bulgulara atıfta bulunarak, Res@t digital gibi mobil tabanlı e-sağlık uygulamalarının doğrudan klinik ortamlardaki tedavi boşluklarını doldurma potansiyelini desteklemektedir(Paschke et al., 2024).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazarlar, Res@t digital uygulamasının problemli dijital medya kullanımı olan ergenler ve ebeveynleri için geliştirilen, doğrudan klinik bakım sistemine entegre edilmiş ilk model ve uygulama tabanlı, etkililiği küme randomize kontrollü bir tasarımla sınanan müdahale protokolü olduğunu vurgulamaktadır. Programın başarılı bir şekilde değerlendirilmesi durumunda, kronikleşmeyi önleme, yerel sağlık kaynaklarını destekleme ve maliyet etkin bir tedavi seçeneği sunma potansiyeline sahip olduğu sonuçuna varılmaktadır(Paschke et al., 2024).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu protokol çalışması, literatürde dijital medya kullanım bozukluklarına (DMUB) yönelik kanıta dayalı müdahale eksikliğini gidermek amacıyla metodolojik bir yol haritası sunmaktadır. Ergenlik döneminin nörobiyolojik ve psikososyal hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak, ICD-11 kriterlerine dayalı tanısal araçları ve uygulama tabanlı bir müdahale modelini akademik tartışmaya açmaktadır. Özellikle oyun oynama bozukluğu için geliştirilen çerçeveyi sosyal medya ve video akış platformlarına genişletmesi, dijital bağımlılıklar literatüründe kavramsal bir kapsayıcılık sağlamaktadır. Çalışma, klinik ortamlarda yürütülecek büyük ölçekli müdahaleler için standartlaştırılmış bir uygulama rehberi işlevi görmektedir.

Metin, kuramsal temellerini Kielholz ve Ladewig tarafından geliştirilen Bağımlılık Üçlüsü Modeli'ne dayandırmakta ve bu modeli modern dijital patolojilere uyarlamaktadır. Geleneksel bilişsel davranışçı terapi (BDT) yaklaşımlarının etkililiğini kabul etmekle birlikte, bu müdahalelerin dijital ortama aktarılmasındaki model eksikliğini vurgulayarak önceki çalışmalardan ayrılmaktadır. Mevcut literatürdeki 'rehberli' dijital müdahalelerin, rehberliksiz olanlara göre daha başarılı olduğu bulgusuna dayanarak, programı mutat psikiyatrik bakım (TAU) ile harmanlamaktadır. Ayrıca, ergen odaklı çalışmaların ebeveyn boyutunu ihmal etme eğilimine karşılık, ebeveyn öz-yeterliliğini merkeze alan bir modül ekleyerek aile sistemik yaklaşımını literatüre entegre etmektedir.

Literatür taramaları için bu çalışma, DMUB tanılama süreçlerinde öz-bildirim ile ebeveyn değerlendirmesi arasındaki tutarsızlıkları ele alan metodolojik bir derinlik sunmaktadır. GADIS, SOMEDIS ve STREDIS gibi ölçeklerin klinik geçerlilik süreçlerini sentezleyerek araştırmacılara güvenilir ölçme araçları tanıtmaktadır. Küme randomize tasarımın, tedavi kirlenmesini önlemedeki kritik rolünü açıklayarak müdahale araştırmalarında yöntem seçimine ilişkin önemli bir emsal oluşturmaktadır. Son olarak, dijital bağımlılıkların yalnızca oyunla sınırlı olmadığını, video akışı ve sosyal medyanın da benzer bağımlılık yapıcı mekanizmalarla (pekiştirme, ödül sistemi) incelenmesi gerektiğini göstererek alanın kapsamını genişletmektedir.

Kaynakça

  1. Pauley, D., Cuijpers, P., Papola, D., Miguel, C., Karyotaki, E. (2021). Two decades of digital interventions for anxiety disorders: a systematic review and meta-analysis of treatment effectiveness. Psychological Medicine, 53(1), 1-13. https://doi.org/10.1017/S0033291721001999
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Giriş

Dijital medya kullanım bozuklukları, ICD-11 kriterleri doğrultusunda oyun dışında sosyal medya ve video akışını da kapsayan geniş bir yelpazede ele alınmalıdır.

Yazarın oyun oynama bozukluğu kriterlerini diğer dijital mecralara uyarladığı metodolojik yaklaşım ve yaygınlık verileri alıntılanabilir(Paschke et al., 2024).

Ergenlerde Video Akışı Bozukluğu ve Uyku Kalitesi Arasındaki İlişkinin Aktigrafi ile İncelenmesi

Araştırma sorusu
Sorunlu video akışı kullanımı (PVS) düzeyleri, ergenlerin nesnel uyku parametreleri ve gündüz uykululuğu ile nasıl bir ilişki içindedir?
Yöntem taslağı
Kesitsel ve gözlemsel bir tasarım; örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenen en az 150 ergen. STREDIS-A ölçeği ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI) yanında 7 günlük aktigrafi kaydı ile veri toplanmalı, değişkenler arası regresyon analizi yapılmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede belirtilen video akışı bozukluğu (VSD) kavramı ve buna bağlı uyku sorunları (PSQI/ESS-CHAD kullanımı) bu araştırma için ampirik bir çıkış noktası sunmaktadır(Paschke et al., 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · Kuramsal Çerçeve

Ergenlerde bağımlılık yapıcı dijital davranışların yönetimi, bilişsel kontrol sisteminin henüz gelişim aşamasında olması nedeniyle özel bir klinik yaklaşım gerektirir.

Metindeki nöronal yeniden yapılanma süreci ve ödül sistemi ile bilişsel kontrol arasındaki dengesizlik tartışması kuramsal temelde kullanılabilir(Paschke et al., 2024).

Res@t Digital Ebeveyn Modülünün Ebeveyn Öz-Yeterliliği ve Aile İletişimi Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Dokuz haftalık dijital ebeveyn eğitim modülü, ebeveynlerin öz-yeterlilik puanlarında ve aile içi iletişim kalitesinde anlamlı bir artış sağlamakta mıdır?
Yöntem taslağı
Ön-test son-test kontrol gruplu deneysel tasarım. Müdahale grubuna Res@t-P modülleri uygulanırken kontrol grubuna yalnızca bilgilendirici broşür verilmeli. FSW (Öz-Yeterlilik) ve FCS (Aile İletişimi) ölçekleri kullanılmalı, analizde ANCOVA tercih edilmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın belirttiği ebeveyn modüllerinin (Res@t-P) aile odaklı müdahale tasarımı ve ebeveyn öz-yeterliliğinin ikincil sonuç olarak ölçülmesi bu öneriyi temellendirir(Paschke et al., 2024).

03

Tez veya makalede kullanım · Yöntem

Klinik müdahale araştırmalarında 'tedavi as usual' (TAU) kirlenmesini önlemek için küme randomize tasarım tercih edilmesi metodolojik bir gerekliliktir.

Çalışmanın 50 farklı klinikte uyguladığı küme randomizasyon ve tabakalama stratejisi, benzer araştırmalar için yöntem referansı olarak sunulabilir(Paschke et al., 2024).

Dijital Medya Kullanımında Kural Koyma Stratejilerinin Ergenlerin Öz-Kontrol Becerileri Üzerindeki Aracı Rolü

Araştırma sorusu
Ebeveynlerin uyguladığı dijital medya kuralları, ergenlerin öz-kontrol stratejileri ile sorunlu kullanım düzeyleri arasındaki ilişkide düzenleyici bir role sahip midir?
Yöntem taslağı
Nicel korelasyonel araştırma. Veri doygunluğu hedeflenerek ulaşılan geniş bir ergen-ebeveyn örneklemi. 'Media Rules' ve GADIS-A ölçekleri kullanılmalı, yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile aracılık ve düzenleyicilik etkileri test edilmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 3. ve 6. seanslarında işlenen öz-kontrol stratejileri ve kuralların uygulanması bölümleri, bu araştırmanın değişken seçimini doğrudan desteklemektedir(Paschke et al., 2024).

Sosyal BilimlerPsikoloji ve Davranış Bilimleri

Pekin Pekin'de COVID-19 Salgını Sürecinde Lisans Hemşirelik Öğrencilerinin Ruh Sağlığı Üzerine Çevrim İçi Bilinçli Farkındalık Müdahalesinin Etkisi: Randomize Kontrollü Bir Çalışma

Kovid-19 küresel salgını sürecinde yükseköğretim öğrencilerinin ve özellikle hemşirelik lisans öğrencilerinin yaşadığı ruh sağlığı sorunları uluslararası literatürde geniş biçimde tartışılmaktadır. Yoğun akademik baskı, klinik uygulama…

Zhenwei Dai, Shu Jing, Hao Wang · 2022İncele