Bibliyometrik araştırma incelemesi
DOI: 10.3389/fpsyt.2022.1017506Sosyal Medya Bağımlılığı ve Problemli Sosyal Medya Kullanımı Araştırma Eğilimleri: Bibliyometrik Bir Analiz
Sosyal medyanın günlük yaşamdaki yaygınlaşması, bireylerin sosyal etkileşim biçimlerini kökten değiştirirken, aynı zamanda ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini de gündeme getirmiştir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Alfonso Pellegrino et al.
- Yayın
- Frontiers in Psychiatry
- Tarih
- 2022-11-10
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Dijital teknolojilerin ve sosyal ağ sitelerinin insanların günlük yaşamlarındaki hızlı yaygınlaşması, küresel düzeyde ciddi bir ruh sağlığı tartışmasını beraberinde getirmistir. Sosyal medyanın anlık iletişim ve bilgi paylaşımı gibi yadsınamaz avantajlarına rağmen, aşırı ve kontrolsüz kullanımın anksiyete, depresyon, yalnızlık, uyku kalitesinde düşüş ve beden imajı memnuniyetsizliği gibi çeşitli psikososyal sorunlarla ilişkili olduğu saptanmıştır. Literatürde habitual kullanımın patolojik bir bağımlılığa dönüşmesi süreci ve bu sürecin ergenler ile genç yetişkinlerin akademik ve sosyal gelişimlerini nasıl baltaladığı sıklıkla tartışılmaktadır. Ancak, bu alandaki bilimsel üretimin ulaştığı hacmi, teorik eğilimleri ve metodolojik boşlukları makro düzeyde ortaya koyan kapsamlı değerlendirmelerin eksikliği, araştırmacıların bütünsel bir bakış açısı geliştirmesini zorlaştırmaktadır.
Bu boşluğu doldurmayı hedefleyen bu çalışma, 2013-2022 yılları arasında sosyal medya bağımlılığı ve problemli sosyal medya kullanımı konularında yayınlanmış akademik çalışmaları sistematik ve nicel bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada yöntem olarak bibliyometrik analiz benimsenmiş olup, veriler Scopus veri tabanından 'social media addiction' ve 'problematic social media use' anahtar kelime dizgileri kullanılarak çekilmiştir. Yapılan filtrelemeler sonuçunda elde edilen 501 nitelikli yayın analize dahil edilmiştir. Elde edilen bibliyografik veriler, yayın hacmi, coğrafi dağılım, üretken yazarlar ve en çok atıf alan kaynaklar bazında performans analizine tabi tutulmuş, entelektüel yapıyı haritalandırmak için ise VOSviewer yazılımı aracılığıyla ortak atıf ve anahtar kelime eş-oluşum analizleri gerçekleştirilmiştir.
Analiz bulguları, alandaki bilimsel üretimin 2013'ten itibaren çok yavaş başladığını, ancak özellikle 2018 yılından sonra ivme kazanarak 2021 yılında 195 yayınla zirveye ulaştığını göstermektedir. Coğrafi açıdan en üretken ülkelerin sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Türkiye olduğu saptanmış ve bu üç ülkenin toplam üretimin yüzde kırk yedisini oluşturduğu belirlenmiştir. Yazar bazında M. D. Griffiths, C. Y. Lin ve A. H. Pakpour en üretken ve en çok atıf alan isimler olarak öne çıkmaktadır. Entelektüel yapı analizi, alanyazının 'Ruh Sağlığı ve Dijital Medya Bağımlılığı' ile 'Sosyal Medya Etkileri ve Siberpsikoloji' şeklinde iki ana tematik küme etrafında şekillendiğini doğrulamaktadır. Ayrıca, incelenen ampirik çalışmaların büyük çoğunluğunun kesitsel yöntemlere dayandığı ve örneklem olarak 19-25 yaş arası üniversite öğrencilerine odaklandığı saptanmıştır.
Ende edilen sonuçlar, sosyal medya bağımlılığı literatürünün metodolojik ve coğrafi açılardan belirli sınırlılıklar içinde sıkıştığını tartışmaya açmaktadır. Özellikle küresel sosyal medya kullanım oranlarının çok yüksek olduğu Asya ve Güney Amerika gibi bölgelerin literatürde yeterince temsil edilmemesi önemli bir boşluk olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, araştırmaların ağırlıklı olarak Facebook ve Instagram platformları ile sınırlı kalması, TikTok ve YouTube gibi güncel mecraların etkilerinin göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Çalışma, gelecekteki araştırmaların boylamsal tasarımlara yönelmesi, algoritmik sistemlerin bağımlılık yapıcı mekanizmalarını incelemesi ve daha yaşlı yaş gruplarını kapsamasını önermektedir. Bu yönüyle çalışma, araştırmacılara ve politika yapıcılara alandaki bilimsel birikimin gelişim yönünü gösteren ve gelecekteki ampirik çalışmalar için somut bir yol haritası sunan değerli bir referans kaynağı teşkil etmektedir.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, 2013-2022 yılları arasında sosyal medya bağımlılığı ve problemli sosyal medya kullanımı alanında küresel düzeyde üretilen akademik yayınları bibliyometrik yöntemlerle analiz ederek araştırma eğilimlerini, öne çıkan yazarları, coğrafi dağılımı ve entelektüel yapıyı ortaya koymaktır(Pellegrino et al., 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, 2013-2022 yılları arasında sosyal medya bağımlılığı ve problemli sosyal medya kullanımı alanında yayınlanan akademik çalışmaları performans analizi ve bilim haritalama teknikleri kullanılarak inceleyen nicel bir bibliyometrik analiz yaklaşımı benimsemiştir(Pellegrino et al., 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, doğrudan yeni bir kuramsal model test etmek yerine, mevcut literatürün entelektüel yapısını ortaya koymak amacıyla ortak atıf ve kelime eş-oluşum analizlerini temel almaktadır. Yazarlar, davranışsal bağımlılık modellerini ve siberpsikoloji yaklaşımlarını analizlerinin kavramsal arka planı olarak kullanmış, siberpsikoloji ile mental sağlık ve dijital medya bağımlılığı olmak üzere iki temel entelektüel kümenin varlığını bu kuramsal çerçevede tartışmışlardır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, sosyal medya bağımlılığı alanındaki davranışsal bağımlılıklar, kişilik özellikleri (anksiyete, depresyon, dışa dönüklük, narsisizm), problemli sosyal medya kullanımı ve bunun uyku kalitesi, yaşam doyumu gibi psikososyal çıktılar üzerindeki etkilerini ele alan geniş bir literatürü kapsamaktadır. Bu bağlamda, Andreassen, Griffiths ve Lin gibi öncü araştırmacıların çalışmaları ve DSM-5 ölçütlerinin bu alandaki kullanımı eleştirel biçimde değerlendirilerek literatürdeki boşluklar tartışılmıştır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Scopus veri tabanından 'social media addiction' ve 'problematic social media use' anahtar kelimeleriyle taranan, İngilizce dilinde yayınlanmış 501 akademik makale, bildiri ve derlemeden oluşan yayın derlemi.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Scopus veri tabanından elde edilen ve yayın yılı, yazar, dergi, ülke, alıntı sayıları ile anahtar kelime verilerini içeren 501 adet akademik yayın verisi.
- Veri toplama süreci
- Mart 2022 tarihinde Scopus veri tabanından anahtar kelime araması ile 553 belgeye ulaşılmış, konu dışı ve İngilizce olmayan yayınlar elenerek 501 yayınlık nihayi veri seti elde edilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Yayınların yıllık hacmi ve coğrafi dağılımı için performans analizi; yazarlar, dergiler, eş-atıflar ve anahtar kelime eş-oluşum yapılarını görselleştirmek için VOSviewer yazılımı kullanılarak bilim haritalama analizi yapılmıştır.
Araştırmanın Bulguları
Sosyal medya bağımlılığı alanındaki akademik yayın üretimi 2013-2021 yılları arasında katlanarak artmış ve 2021 yılında 195 yayın ile zirve noktasına ulaşmıştır(Pellegrino et al., 2022).
Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Türkiye, alandaki toplam akademik üretimin yüzde 47'sini gerçekleştirerek en verimli üç ülke olarak öne çıkmıştır(Pellegrino et al., 2022).
Alandaki en çok atıf alan yayınlar arasında Andreassen ve arkadaşlarının çalışması 405 atıf ile ilk sırada yer alırken, en üretken yazarlar MD Griffiths, CY Lin ve AH Pakpour olmuştur(Pellegrino et al., 2022).
Anahtar kelime eş-oluşum analizine göre 'sosyal medya bağımlılığı' 178 frekans ile en sık tekrarlanan kavram olurken, bunu 'problemli sosyal medya kullanımı' ve 'internet bağımlılığı' takip etmiştir(Pellegrino et al., 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Bibliyometrik bulgular, sosyal medya bağımlılığı ve problemli sosyal medya kullanımı konularındaki akademik ilginin son on yılda ivme kazanarak özellikle 2018 yılından itibaren büyük bir ivmeyle büyüdüğünü göstermektedir. Bu durum, mobil teknolojilerin yaygınlaşması ve sosyal ağların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle açıklanmaktadır.
Yazarlar, yayınların coğrafi dağılımındaki dengesizliğe dikkat çekerek en yüksek sosyal medya kullanıcı sayısına sahip olan Asya ülkelerinin akademik üretimde henüz ön sıralarda yer almadığını belirtmektedir. Bu tablonun temel nedeni, bu bölgelerde sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik farkındalık ve araştırma altyapısının henüz yeterli düzeye ulaşmamış olmasıdır.
Tartışma bölümünde, mevcut literatürün ağırlıklı olarak 19-25 yaş arası lisans öğrencilerine, Facebook ve Instagram platformlarına ve kesitsel nicel tasarımlara sıkıştığı tespiti yapılmaktadır. Yazarlar, bu durumun nedensellik ilişkilerini açıklamada yetersiz kaldığını ve genel nüfusa genelleme yapmayı zorlaştırdığını dile getirmektedir.
Sonuç olarak, gelecekteki araştırmaların DSM-5 temelli tanı araçlarının geliştirilmesine, öneri algoritmalarının alışkanlık oluşturmadaki rolüne ve gençlerin yanı sıra yaşlı nüfusu da içeren farklı yaş gruplarına odaklanması gerektiği ifade edilmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, akıllı telefon veya dijital oyun bağımlılığı üzerine yapılan önceki bibliyometrik çalışmaların genellikle tek bir ekran etkinliğine veya tek bir platforma odaklandığını, mevcut çalışmanın ise tüm sosyal medya platformlarını kapsayarak daha geniş bir entelektüel harita sunduğunu belirtmektedir(Pellegrino et al., 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazarlar, sosyal medya bağımlılığı araştırmalarının çoğunlukla Batılı ülkelerde, kesitsel yöntemlerle ve üniversite öğrencileri üzerinde yürütüldüğünü, gelecekte Doğu Asya ve Güney Amerika gibi bölgelerde, farklı yaş gruplarını kapsayan boylamsal ve algoritmik odaklı çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaktadır(Pellegrino et al., 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, 2013-2022 yılları arasında sosyal medya bağımlılığı ve problemli sosyal medya kullanımı konularında üretilen akademik çalışmaları sistematik ve kantitatif bir çerçevede haritalandıran makro düzeyde bir fener görevi görmektedir. Alanyazındaki yayınların tarihsel gelişimini, coğrafi dağılımını, en verimli yayınevlerini ve en üretken yazarları sınıflandırarak araştırmacılara alanın genel bir portresini sunar. Çalışma, iki farklı entelektüel kümenin (dijital medya bağımlılığı/psikiyatri odaklı klinik yaklaşım ile siber-psikoloji/kullanıcı iyi oluşu odaklı davranışsal yaklaşım) sınırlarını çizerek, literatürdeki kavramsal ayrışmayı netleştirmektedir.
Önceki bibliyometrik ve sistematik derleme çalışmaları genellikle tek bir sosyal medya platformuna (yalnızca Facebook veya Instagram gibi) ya da ekran başında gerçekleştirilen tekil bir etkinliğe (yalnızca dijital oyun veya mesajlaşma gibi) odaklanmıştır. Bu çalışma ise tüm sosyal medya ağlarını ve tüm ekran süresi faaliyetlerini analiz kapsamına dahil ederek daha bütüncül ve genişletilmiş bir perspektif sunmaktadır. Geçmiş çalışmalarda sıklıkla ele alınan 'Facebook depresyonu', 'gelişmeleri kaçırma korkusu' (FOMO) ve 'sosyal karşılaştırma eğilimi' (SCO) gibi kavramların alanyazında nasıl bir ağ oluşturduğunu somut verilerle ortaya koyarak önceki birikimi ileriye taşımaktadır.
Çalışma, Scopus veri tabanından süzülen 501 nitelikli yayını VOSviewer yazılımı kullanarak citation, co-citation ve anahtar kelime eş-oluşum analizine tabi tutmuş ve literatürdeki metodolojik tıkanıklıkları gün yüzüne çıkarmıştır. Mevcut araştırmaların çok büyük bir kısmının 19-25 yaş aralığındaki üniversite öğrencilerine sıkıştığını, ampirik çalışmaların neredeyse tamamının kesitsel nicel tasarımlarla yürütüldüğünü ve nedensellik bağlamının zayıf kaldığını ortaya koyarak gelecekteki derleme ve birincil araştırmalar için kritik bir metodolojik yol haritası sunmuştur.
Kaynakça
- Khan, N. F., & Khan, M. N. (2021). A bibliometric analysis of peer-reviewed literature on smartphone addiction and future research agenda. Asia-Pacific Journal of Business Administration, 14(2), 199-201. https://doi.org/10.1108/APJBA-09-2021-0430
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Sosyal medya bağımlılığı literatürünün metodolojik kısıtlılıkları ve örneklem tekdüzeliği.
Araştırmacı, kendi tez çalışmasında mevcut literatürün ağırlıklı olarak kesitsel çalışmalara dayandığını ve 19-25 yaş aralığındaki üniversite öğrencilerine sıkıştığını bu çalışmanın bibliyometrik bulgularıyla kanıtlayabilir(Pellegrino et al., 2022).
Sosyal Medya Tavsiye Algoritmalarının Alışkanlık Oluşumu Üzerindeki Boylamsal Etkisi
- Araştırma sorusu
- TikTok ve Instagram Reels platformlarının etkileşim odaklı sıralama algoritmaları, genç yetişkinlerde boylamsal süreçte problemli sosyal medya kullanımını nasıl tetiklemektedir?
- Yöntem taslağı
- Türkiye'deki farklı üniversitelerden seçilen 18-24 yaş arası gençlerle yürütülecek boylamsal bir panel çalışmasıdır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecektir. Katılımcıların ekran süreleri ve standartlaştırılmış anket verileri altı ay boyunca üç dalga halinde toplanacak, analizde Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) kullanılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların, mevcut literatürün kesitsel tasarımlara sıkıştığı ve algoritmaların (engagement-based ranking) bağımlılık süreçlerindeki etkisinin araştırılması gerektiği yönündeki gelecek araştırma çağrısından türetilmiştir(Pellegrino et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Sosyal medya bağımlılığı yayınlarının küresel coğrafi dağılımındaki asimetrik yapı.
Kullanıcı sayısının çok yüksek olduğu Asya ülkelerinin aksine, akademik üretimin yüzde 47 gibi ezici bir oranla ABD, İngiltere ve Türkiye'de yoğunlaştığını tartışmak için bu makalenin coğrafi haritalama verilerine başvurulabilir(Pellegrino et al., 2022).
Yaşlı Yetişkinlerde Sosyal Medya Bağımlılığı ve Yaşam Memnuniyeti İlişkisi
- Araştırma sorusu
- 50 yaş ve üzeri bireylerde Facebook ve WhatsApp bağımlılığının düzeyi, genç yetişkinlerle karşılaştırıldığında yaşam memnuniyetini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 50 yaş üzeri 400 katılımcıyı kapsayan ilişkisel bir araştırma tasarımıdır. Örneklem genişliği istatistiksel güç analizi gereksinimlerine göre doğrulanacaktır. Veriler Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği kullanılarak toplanacak ve regresyon analizleriyle incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan, mevcut literatürün neredeyse tamamen 19-25 yaş arası lisans öğrencilerine odaklanmış olması ve yaşlı nüfusun ihmal edilmiş olması yönündeki metodolojik kısıtlılıktan hareketle tasarlanmıştır(Pellegrino et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Gelişmekte olan bölgelerde ve az temsil edilen coğrafyalarda sosyal medya bağımlılığı araştırması yapmanın gerekliliği.
Tez yazarı, kendi yerel çalışmasının literatürdeki coğrafi boşluğu doldurma yönündeki özgün değerini, makaledeki az temsil edilen bölgelere yönelik küresel araştırma çağrısıyla temellendirebilir(Pellegrino et al., 2022).
DSM-5 Kriterlerine Göre Sosyal Medya Bozukluğunun Klinik Tanı Geçerliliği
- Araştırma sorusu
- DSM-5 İnternet Oyun Oynama Bozukluğu kriterlerinden uyarlanan ölçekler, klinik popülasyonda problemli sosyal medya kullanımını ne ölçüde doğru sınıflandırmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Psikiyatri kliniklerine başvuran hastalar ile sağlıklı kontrollerden oluşan arındırılmış bir örneklem grubunda yürütülecek tanısal geçerlilik araştırmasıdır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ve alıcı işletim karakteristiği (ROC) analizi gereksinimlerine göre belirlenecektir. DSM-5 uyarlamalı tanısal görüşmeler gerçekleştirilerek ROC analizleri yapılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların gelecek araştırma önerilerinde ısrarla belirttiği, literatürdeki tarama araçlarının ve klinik tanı kriterlerinin (screening instruments/diagnostic criteria) yetersizliği ve standardizasyon eksikliği problemine odaklanır(Pellegrino et al., 2022).