İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2025

Akıllı Telefon Ekran Süresinin Azaltılmasının Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri: Randomize Kontrollü Bir Çalışma

Smartphone screen time reduction improves mental health: a randomized controlled trial

Okur sorusu

Akıllı telefon ekran süresini azaltmak üniversite öğrencilerinin ruh sağlığını nasıl etkiler?

Bu çalışmada, günlük akıllı telefon ekran süresini 3 hafta boyunca 2 saat veya altına düşüren sağlıklı üniversite öğrencilerinde depresif semptomların %27, algılanan stresin %16 ve uykusuzluk belirtilerinin %18 azaldığı, öznel iyi oluşun ise %14 arttığı gösterilmiştir.

Kaynak izi: (Pieh et al., 2025)

Öne çıkanlar

  • Üç haftalık ekran süresi kısıtlaması (günlük ≤ 2 saat), üniversite öğrencilerinde depresif semptomlar, stres ve uyku kalitesinde anlamlı iyileşme sağlamıştır.
  • Müdahale grubunda depresif semptomlarda %27, streste %16, uykusuzlukta %18 azalma ve iyi oluşta %14 artış kaydedilmiştir.
  • Müdahale sona erdikten sonra ekran süresi hızla başlangıç seviyesine yaklaşmış, bu da alışkanlıkların kalıcı değişimi için öz düzenleme zorluklarını ortaya koymuştur.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
C. Pieh ve 6 yazar
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2025
Örneklem
Giriş kriterlerini karşılayan, günlük akıllı telefon kullanımı en az 3 saat olan ve psikiyatrik tedavisi bulunmayan 111 sağlıklı üniversite öğrencisi (70 kadın, 41 erkek; yaş…
Veri kaynakları
ESMira mobil uygulaması aracılığıyla haftalık ekran süresi ekran görüntüleri yüklemesi ve t0 (başlangıç), t1 (3. hafta sonu) ve t2 (6. hafta takip) zaman noktalarında WHO-5,…
Analiz yöntemi
IBM SPSS Statistics Version 29 yazılımı kullanılarak gruplar arası başlangıç farkları t-testi ve ki-kare testi ile, müdahale etkileri ise tekrarlı ölçümler ANOVA (rm-ANOVA) ve…

İnceleme özeti

Günümüz toplumunda akıllı telefon kullanımı günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş, dünya genelinde milyarlarca insan bu cihazlar ve sosyal medya mecralarıyla etkileşim kurmaya başlamıştır. Literatürde akıllı telefon kullanımı ile ruh sağlığı arasındaki ilişki yoğun bir şekilde belgelenmiş olsa da mevcut çalışmaların büyük çoğunluğunun kesitsel doğası nedeniyle bu ilişkinin salt bir korelasyon mu yoksa nedensel bir etkileşim mi olduğu belirsizliğini korumaktadır. Önceki araştırmalar ekran süresindeki artışın psikolojik iyi oluşta düşüş, depresif semptomlar ve uyku kalitesinde bozulma ile ilişkili olduğunu gösterirken; alanın bu noktadaki temel sorunu, kontrollü müdahalelerin eksikliği nedeniyle ekran süresini azaltmanın bu semptomları doğrudan iyileştirip iyileştirmeyeceğinin deneysel olarak kanıtlanamamış olmasıdır. Bu çalışma, söz konusu nedensellik tartışmasına müdahale odaklı bir yanıt üretmek üzere tasarlanmıştır.

Çalışmanın temel amacı, sağlıklı üniversite öğrencilerinde akıllı telefon ekran süresinin kısıtlanmasının ruh sağlığı göstergeleri üzerindeki etkilerini deneysel bir yaklaşımla incelemektir. Araştırmada randomize kontrollü bir tasarım kullanılmış; toplam 111 katılımcı müdahale ve kontrol gruplarına rastgele atanmıştır. Müdahale grubundan üç hafta boyunca günlük ekran sürelerini 2 saatin altına indirmeleri istenirken, kontrol grubu normal kullanım alışkanlıklarını sürdürmüştür. Ruh sağlığı çıktıları; depresyon (PHQ-9), iyi oluş (WHO-5), algılanan stres (PSQ-20) ve uykusuzluk şiddeti (ISI) ölçekleri kullanılarak başlangıçta, müdahale sonrasında ve 6 haftalık takip sürecinde ölçülmüştür. Analizlerde niyet edilen tedavi yaklaşımı uygulanarak zaman ve grup etkileşimleri varyans analizi (ANOVA) teknikleriyle titizlikle değerlendirilmiş ve fiziksel aktivite gibi karıştırıcı değişkenler kontrol edilmiştir.

Araştırma bulguları, üç haftalık ekran süresi kısıtlamasının ruh sağlığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu etkiler yarattığını ortaya koymuştur. Müdahale grubu, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında depresif semptomlarda yüzde 27 oranında bir azalma, öznel iyi oluş düzeyinde yüzde 14 oranında bir artış ve algılanan stres ile uykusuzluk şiddetinde belirgin iyileşmeler göstermiştir. Özellikle müdahale protokolüne tam uyum sağlayan ve ekran süresini kesin olarak sınırlandıran alt grupta, depresif semptomlardaki azalmanın yüzde 40 seviyelerine ulaşması ve etki büyüklüklerinin orta düzeyden büyük düzeye yükselmesi çalışmanın en dikkat çekici sonuçudur. Bununla birlikte, müdahale sona erdikten sonra ekran süresinin hızla başlangıç seviyelerine döndüğü gözlemlenmiş; uykusuzluk belirtileri hariç diğer göstergelerdeki iyileşmelerin takip sürecinde ilk haline yaklaştığı saptanmıştır.

Elde edilen sonuçlar, ekran süresi ile ruh sağlığı arasındaki ilişkinin sadece bir korelasyon olmadığını, doğrudan nedensel bir bileşene sahip olduğunu güçlü bir şekilde desteklemektedir. Yazarlar, ekran süresini azaltmanın yarattığı bu iyileşmelerin dijital detoksun klinik olmayan popülasyonlarda bile hızlı sonuçlar verebileceğini kanıtlamaktadır. Ancak takip sürecindeki geri dönüşler, akıllı telefonların sosyal bağlılık ve geride kalma korkusu gibi unsurlar nedeniyle gençler üzerindeki güçlü cazibesini sürdürdüğünü göstermektedir. Bu çalışma, literatürde ekran süresi yönetimi üzerine yapılacak gelecek araştırmalar için somut bir kanıt temeli oluşturmakta ve üniversite danışmanlık hizmetleri ile halk sağlığı politikaları için ekran süresi kısıtlamasının etkili bir psikolojik müdahale aracı olarak kullanılabileceğini akademik bir çerçevede önermektedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, dijital teknoloji etkileşimi ile psikolojik işlevsellik arasındaki ilişkiyi temel alan 'dijital detoks' kavramı ve ekran süresi süresinin ruh sağlığı çıktıları üzerindeki potansiyel nedensel etkisini test eden kuramsal bir çerçeveye dayanmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, ekran süresinin psikolojik iyi oluşta düşüşle ilişkili olduğunu gösteren geniş ölçekli kesitsel araştırmaları, sosyal medya kullanımının ruh sağlığını yordadığına dair boylamsal çalışmaları ve dijital detoks müdahalelerinin etkilerini inceleyen ancak yöntem bakımından kısıtlı kalan randomize kontrollü çalışmaları ele almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, sağlıklı üniversite öğrencilerinde akıllı telefon ekran süresini üç hafta boyunca günlük 2 saat veya altına düşürmenin stres, iyi oluş, depresif semptomlar ve uyku kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmaktır (Pieh et al., 2025).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, sağlıklı üniversite öğrencilerinde akıllı telefon ekran süresini 3 hafta boyunca günlük 2 saat veya altına düşürmenin ruh sağlığı göstergeleri (depresif semptomlar, stres, uyku kalitesi ve iyi oluş) üzerindeki etkilerini inceleyen, körleme yapılmamış, paralel gruplu bir randomize kontrollü deneysel araştırmadır (Pieh et al., 2025).

Evren veya inceleme alanı
Avusturya'daki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören sağlıklı üniversite öğrencileri popülasyonu.
Örneklem veya araştırma materyali
Giriş kriterlerini karşılayan, günlük akıllı telefon kullanımı en az 3 saat olan ve psikiyatrik tedavisi bulunmayan 111 sağlıklı üniversite öğrencisi (70 kadın, 41 erkek; yaş ortalaması = 22,68 ± 2,6); müdahale grubu n=58, kontrol grubu n=53.
Veri toplama süreci
ESMira mobil uygulaması aracılığıyla haftalık ekran süresi ekran görüntüleri yüklemesi ve t0 (başlangıç), t1 (3. hafta sonu) ve t2 (6. hafta takip) zaman noktalarında WHO-5, PHQ-9, PSQ-20 ve ISI ölçek yanıtları toplanmıştır. Ayrıca müdahale grubuna Fitbit Inspire 3 verilmiştir.
Veri analiz yöntemi
IBM SPSS Statistics Version 29 yazılımı kullanılarak gruplar arası başlangıç farkları t-testi ve ki-kare testi ile, müdahale etkileri ise tekrarlı ölçümler ANOVA (rm-ANOVA) ve Bonferroni düzeltmeli post-hoc testleri ile analiz edilmiştir. Eksik veriler maksimum olasılık tahmini ile ele alınmıştır.
akıllı telefon ekran süresidepresif semptomlaralgılanan stresöznel iyi oluşuyku kalitesiproblematik akıllı telefon kullanımı

Bulgular

  1. Müdahale grubundaki öğrencilerde depresif semptomlar 3 haftalık kısıtlama sonrasında başlangıç seviyesine kıyasla %27 oranında azalma kaydetmiştir (Pieh et al., 2025, s. 6).

  2. Üç haftalık akıllı telefon ekran süresi azaltımı müdahale grubunda öznel iyi oluş düzeyinde %14 oranında anlamlı bir artış sağlamıştır (Pieh et al., 2025, s. 6).

  3. Ekran süresinin günlük 2 saat ve altına düşürülmesi müdahale grubunun algılanan stres düzeylerinde %16 oranında gerilemeye yol açmıştır (Pieh et al., 2025, s. 6).

  4. Ekran süresini azaltan grupta uykusuzluk ve uyku kalitesi bozukluğu semptomları başlangıç ölçümüne göre %18 oranında düşüş göstermiştir (Pieh et al., 2025, s. 7).

Tartışma ve sonuç

Çalışma bulguları, üç hafta boyunca günlük akıllı telefon ekran süresini iki saat veya altına düşürmenin sağlıklı üniversite öğrencilerinin ruh sağlığı göstergeleri üzerinde anlamlı iyileşmeler sağladığını göstermektedir. Müdahale grubunda depresif semptomlar %27, algılanan stres %16 ve uykusuzluk belirtileri %18 oranında azalırken, öznel iyi oluş %14 oranında artış kaydetmiştir. Özellikle kısıtlama kuralına tam uyum sağlayan alt grupta etki büyüklükleri geniş düzeylere ulaşmıştır.

Yazarlar, elde edilen bu olumlu değişimlerin ekran süresindeki doğrudan azalmaya ve dijital aşırı uyarılmanın hafiflemesine bağlı olabileceğini belirtmektedir. Fiziksel aktivite düzeylerinde iki grup arasında anlamlı bir fark oluşmaması, ruh sağlığındaki gelişmelerin egzersiz artışından ziyade ekran süresinin azaltılmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Ancak müdahale bitiminde ekran süresinin hızla eski seviyesine dönmesi, genç yetişkinlerin dijital öz düzenleme sağlamada zorlandığına işaret etmektedir.

Elde edilen sonuçlar, sosyal medya kullanımının günlük 30 dakikaya indirilmesinin depresyon ve yalnızlığı azalttığını bildiren Hunt ve arkadaşları (2018) tarafından yapılan çalışma ile uyumluluk göstermektedir. Gözlemsel araştırmalarda saptanan küçük etki büyüklüklerinin aksine bu deneysel çalışmada daha yüksek etki büyüklükleri elde edilmesi, deneysel müdahale tasarımının nedensel ilişkileri ortaya koymadaki gücünü vurgulamaktadır. Ayrıca dijital detoks literatüründeki çelişkili bulgulara karşın depresif semptomlardaki tutarlı gerileme doğrulanmıştır.

Sonuç olarak, akıllı telefon ekran süresinin sınırlandırılması kısa vadede ruh sağlığını destekleyen nedensel ve etkili bir yaklaşım sunmaktadır. Ancak müdahale sonrasında kullanım sürelerinin hızla eski düzeyine yükselmesi, bireysel öz düzenleme stratejilerinin tek başına sürdürülebilir olmadığını ve özellikle gençler için dijital platformlara yönelik daha kapsamlı yapısal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, ekran süresini azaltmanın depresif semptomlar üzerindeki olumlu etkisini, sosyal medya kullanımının günde 30 dakikayla sınırlandırılmasının depresyon ve yalnızlık düzeylerini düşürdüğünü saptayan Hunt ve arkadaşlarının (2018) bulguları ile karşılaştırarak sonuçların birbiriyle tutarlı olduğunu belirtmektedir (Pieh et al., 2025, s. 9).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, üç haftalık akıllı telefon ekran süresi kısıtlamasının depresif semptomlar, stres, uyku kalitesi ve iyi oluş üzerinde küçük ila orta düzeyde anlamlı iyileşmeler sağladığı ve bu durumun nedensel bir ilişkiye işaret ettiği sonuçuna varmaktadır. Bununla birlikte, müdahale sonrasında ekran süresinin hızla eski düzeyine dönmesi, gençlerin dijital kullanımlarını sürdürülebilir biçimde yönetmede yaşadıkları zorlukları ve daha güçlü yapısal düzenleme ihtiyacını öne çıkarmaktadır (Pieh et al., 2025, s. 10).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, akıllı telefon ekran süresi ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi nedensel bir perspektiften inceleyerek literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Önceki araştırmaların büyük bir kısmı kesitsel veya gözlemsel nitelikte olup korelasyonel ilişkileri ortaya koyarken, bu randomize kontrollü çalışma, ekran süresi azaltımının depresif semptomlar, stres, uyku kalitesi ve iyi oluş üzerindeki doğrudan etkilerini deneysel olarak göstermektedir. Makale, dijital detoks müdahalelerinin ruh sağlığı üzerindeki potansiyelini vurgulayarak, özellikle gençler arasında artan akıllı telefon kullanımıyla ilişkili psikolojik yükün hafifletilmesine yönelik somut bir strateji sunmaktadır. Ayrıca, müdahale sonrası ekran süresinin hızla artması gibi gözlemler, öz düzenleme zorluklarına ve sürdürülebilir değişim için ek stratejilerin gerekliliğine dikkat çekerek gelecekteki araştırma ve politika geliştirme çabalarına yön vermektedir.

Çalışma, akıllı telefon kullanımının ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dair önceki gözlemsel çalışmalardan farklılaşmaktadır. Zira bu tür çalışmalar genellikle küçük etki büyüklükleri bildirirken (Vuorre vd., 2021; Orben vd., 2019; Przybylski vd., 2020), mevcut randomize kontrollü deneme daha büyük etki büyüklükleri saptamıştır, özellikle müdahaleye sıkıca bağlı kalan alt grupta. Bu durum, gözlemsel ve deneysel araştırma tasarımları arasındaki nedensel çıkarım farklılıklarını vurgulamaktadır. Ayrıca, çalışma, sosyal medya azaltımının depresif semptomlar üzerindeki olumlu etkilerini gösteren Hunt ve arkadaşları (2018) gibi önceki müdahale çalışmalarının bulgularını desteklemektedir. Fiziksel aktivite ile ekran süresi azaltımı arasındaki bağlantıyı araştırması yönüyle Pedersen ve arkadaşlarının (2022) çalışmasıyla benzerlik gösterse de, mevcut çalışmada bu bağlantı doğrulanmamış ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerin fiziksel aktiviteden bağımsız olduğu öne sürülmüştür. Makale, akıllı telefon bağımlılığı mekanizmaları için Andreassen (2015) tarafından ortaya konan teorik çerçevelerle de ilişki kurmaktadır.

Bu makale, akıllı telefon ekran süresi azaltımının ruh sağlığı üzerindeki nedensel etkilerini randomize kontrollü bir deneme ile göstererek literatür taramasına önemli bir katkı sağlamaktadır. Özellikle, depresif semptomlar, iyi oluş, stres ve uyku kalitesi gibi temel ruh sağlığı göstergelerindeki iyileşmeleri nicel olarak sunması, dijital detoks çalışmalarına güçlü bir deneysel dayanak oluşturur. Çalışma, sağlıklı genç yetişkin popülasyonunda dahi ekran süresini sınırlamanın faydalı olduğunu ortaya koyarak geniş bir kitlenin bu tür müdahalelerden yararlanabileceğini işaret etmektedir. Ayrıca, müdahale sonrası ekran süresinin hızlıca eski seviyesine dönmesi gibi gerçekçi gözlemler, müdahale tasarımlarının ve politika önerilerinin sürdürülebilirlik boyutunu göz önünde bulundurması gerektiğini vurgular. Bu yönüyle makale, sadece faydaları değil, aynı zamanda dijital alışkanlıkların yönetilmesindeki zorlukları da ele alarak gelecekteki araştırmalar için pratik ve teorik imalar sunmaktadır.

Sözlük

Randomized Controlled Trial (RCT) · Randomize Kontrollü Çalışma
Katılımcıların müdahale ve kontrol gruplarına rastgele atandığı deneysel araştırma deseni.
Intention-to-Treat (ITT) · Tedavi Niyetine Analiz
Tüm katılımcıların müdahaleye tam uyup uymadığına bakılmaksızın atandıkları ilk grup üzerinden değerlendirildiği analiz yaklaşımı.
Per-Protocol Analysis · Protokole Göre Analiz
Yalnızca deneysel müdahale kurallarına ve süre sınırlarına tam olarak uyan katılımcı verilerinin incelendiği alt grup analizi.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Literatür TaramasıAkıllı telefon ekran süresinin azaltılması, depresif semptomlar ve stres düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler sağlamaktadır.

Bu çalışma, randomize kontrollü deneme tasarımıyla akıllı telefon ekran süresi azaltımının depresif semptomları %27, stresi ise %16 oranında düşürdüğünü göstererek, dijital detoks müdahalelerinin ruh sağlığı üzerindeki nedensel etkilerine dair güçlü bir ampirik kanıt sunar. Literatür taramasında bu bulgular, dijital cihaz kullanımının ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı geliştirilebilecek stratejileri desteklemek amacıyla kullanılabilir (Pieh et al., 2025, s. 6).

Dijital İçerik Tüketiminin Genç Yetişkinlerin Ruh Sağlığı Üzerindeki Özel Etkileri: Bir Nitel Çalışma

Araştırma sorusu
Genç yetişkinlerde akıllı telefon kullanımında tüketilen farklı dijital içerik türleri (örn. bilgilendirici, eğlence, sosyal medya etkileşimi) ruh sağlığı göstergelerini (depresyon, stres, iyi oluş) nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, üniversite öğrencileri arasında yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yaparak dijital içerik türlerinin ruh sağlığı algıları üzerindeki etkilerini nitel olarak inceleyebilir. Görüşmelerde, katılımcıların en sık tükettikleri içerikler, bu içeriklerin ruh halleri üzerindeki anlık ve uzun vadeli etkileri ve ekran süresine ilişkin kişisel algıları araştırılabilir. Veri analizi, tematik analiz yöntemiyle gerçekleştirilerek içerik türleri ile ruh sağlığı arasındaki örüntüler ve nüanslar ortaya çıkarılabilir.

Makaleyle bağlantısı: Mevcut makale, ekran süresinin süresi kadar tüketilen içeriğin ve kullanım şeklinin (Verduyn vd., 2017; Weinstein, 2018) de ruh sağlığı ile ilişkili olduğunu belirtmektedir. Ancak, makale ekran görüntülerinde yalnızca kullanım süresini ölçtüğü için içerik türüne dair detaylı bir analiz yapamamıştır. Bu araştırma önerisi, bu sınırlılıktan hareketle, farklı içerik türlerinin genç yetişkinlerin ruh sağlığı üzerindeki özel ve subjektif etkilerini derinlemesine anlamayı hedeflemektedir (Pieh et al., 2025, s. 9).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaAkıllı telefon ekran süresi azaltımının ruh sağlığı üzerindeki etkileri, fiziksel aktivite düzeyindeki değişimlerden bağımsız olarak ortaya çıkabilmektedir.

Makale, müdahale grubunda fiziksel aktivite düzeylerinin istatistiksel olarak değişmediğini belirtirken, ruh sağlığı göstergelerinde iyileşme kaydedildiğini bulmuştur. Bu bulgu, dijital detoks çalışmalarında ruh sağlığı sonuçlarının fiziksel aktivite gibi diğer yaşam tarzı faktörlerinden bağımsızlığını tartışmak için kullanılabilir. Bu, ekran süresi ile ruh sağlığı arasındaki ilişkinin doğrudan bir nedensellik içerdiğini öne süren argümanları güçlendirir (Pieh et al., 2025, s. 9).

Akıllı Telefon Kullanımında Öz Düzenleme Becerilerinin Geliştirilmesine Yönelik Bir Müdahale Programının Etkililiği

Araştırma sorusu
Genç yetişkinlerde akıllı telefon ekran süresi öz düzenleme becerilerini artırmaya yönelik bilişsel-davranışçı tabanlı bir müdahale programı, uzun vadeli ruh sağlığı sonuçları üzerinde ne gibi etkilere sahiptir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, üniversite öğrencilerini randomize olarak bir müdahale grubuna ve bir kontrol grubuna atayarak bir randomize kontrollü deneme (RCT) deseni kullanabilir. Müdahale grubu, altı hafta boyunca haftalık oturumlar şeklinde bilişsel yeniden yapılandırma, tetikleyici yönetimi ve alternatif davranış geliştirme tekniklerini içeren bir öz düzenleme programı alabilir. Kontrol grubu ise yalnızca bilgilendirici materyallerle desteklenir. Ekran süresi objektif olarak (uygulama verileriyle) ve öz raporlama yoluyla, ruh sağlığı göstergeleri (PHQ-9, WHO-5, PSQ-20, ISI) ise başlangıçta, müdahale sonrası ve 3-6 ay sonra takipte değerlendirilir. Veriler tekrarlı ölçümler ANOVA ile analiz edilebilir.

Makaleyle bağlantısı: Mevcut makale, müdahale sonrası ekran süresinin hızla başlangıç seviyesine döndüğünü ve bunun gençlerin akıllı telefon kullanımını yönetmede zorlandığını gösterdiğini (Pieh vd., 2025; s. 9) belirtmektedir. Etkili öz düzenleme becerilerinin psikolojik iyi oluşu artırabileceği (Reinecke vd., 2022) yönündeki literatür bilgisi göz önüne alındığında, bu araştırma, sürdürülebilir bir değişim sağlamak için bireysel öz düzenleme stratejilerini hedefleyen yapılandırılmış müdahalelerin geliştirilmesine odaklanmaktadır (Pieh et al., 2025, s. 9).

Tez veya makalede kullanım · YöntemAkıllı telefon kullanımının günlük 2 saat ile sınırlandırılması, genç yetişkinlerde uygulanabilir bir dijital detoks müdahale süresi olarak değerlendirilebilir.

Çalışma, sağlıklı üniversite öğrencilerine 3 hafta boyunca günde 2 saat veya altında akıllı telefon ekran süresi hedefi belirleyerek başarılı bir müdahale gerçekleştirmiştir. Bu süre zarfında ruh sağlığı göstergelerinde anlamlı iyileşmeler gözlemlenmiştir. Bu bilgi, benzer bir popülasyonda ekran süresi kısıtlamasına dayalı bir müdahale tasarımı geliştiren tez/makale araştırmaları için spesifik bir zaman limiti ve hedef değeri belirlemede rehberlik edebilir (Pieh et al., 2025, s. 3).

Farklı Yaş Gruplarında Akıllı Telefon Ekran Süresi Azaltımının Ruh Sağlığı Üzerindeki Karşılaştırmalı Etkileri

Araştırma sorusu
Ortaokul öğrencileri, üniversite öğrencileri ve orta yaş yetişkinlerinde akıllı telefon ekran süresini azaltmaya yönelik aynı müdahale programının depresyon, stres, iyi oluş ve uyku kalitesi üzerindeki etkileri yaş gruplarına göre nasıl farklılaşmaktadır?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, üç farklı yaş grubundan (örn. 12-14 yaş, 18-24 yaş, 35-45 yaş) katılımcıları içeren çok merkezli randomize kontrollü bir deneme taslağı kullanabilir. Her yaş grubu içinde, katılımcılar müdahale (günde ≤2 saat ekran süresi) ve kontrol gruplarına atanır. Müdahale üç hafta sürer ve ruh sağlığı göstergeleri (PHQ-9, WHO-5, PSQ-20, ISI) başlangıçta, müdahale sonrası ve 6 hafta takipte ölçülür. Ekran süresi objektif olarak (uygulama veya cihazın kendi verileriyle) takip edilir. Veri analizi, tekrarlı ölçümler ANOVA ile grup ve zaman etkileşimlerini değerlendirerek yaş grupları arasındaki farklılıkları ortaya çıkarabilir.

Makaleyle bağlantısı: Mevcut çalışma, örnekleminin yaş, eğitim düzeyi ve nispeten düşük ruh sağlığı başlangıç değerleri açısından genel popülasyonu temsil etmediğini bir sınırlılık olarak belirtmektedir (Pieh vd., 2025; s. 10). Bu araştırma önerisi, bu sınırlılıktan yola çıkarak, farklı yaş gruplarının dijital cihazlarla olan ilişkilerinin ve müdahale yanıtlarının nasıl değiştiğini anlamayı hedeflemektedir. Bu tür bir çalışma, akıllı telefon kullanımının etkilerini yaşa özgü faktörler bağlamında daha genellenebilir sonuçlar elde etmeye yardımcı olacaktır (Pieh et al., 2025, s. 10).

Kaynakça

  1. Hunt, M. G., Marx, R., Lipson, C., & Young, J. (2018). No more FOMO: Limiting social media decreases loneliness and depression. Journal of Social and Clinical Psychology, 37(10), 751-768.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Psikoloji ve Davranış BilimleriNicel araştırma · 2024

Ergenlerde ekran süresi artışı ruh sağlığını ve gelişimi nasıl etkiliyor?

Düzeltilmiş regresyon modelleri sonuçunda, başlangıçtaki toplam ekran süresi artışının ergenlik dönemindeki tüm CBCL DSM ölçek puanlarıyla ileriye dönük olarak anlamlı şekilde ilişkili olduğu ve bu ilişkiler arasında en yüksek katsayının depresif semptomlar üzerinde gerçekleştiği gözlenmiştir.

Jason M. Nagata ve 6 yazar · BMC Public Health · Sosyal Bilimler