İçeriğe geç

Sistematik derleme · 2026

Ebeveyn Tel Fobliği ile Çocuk ve Ergenlerde Patolojik Dijital Kullanım Arasındaki İlişki: Çin Örneklemleri Üzerine Bir Meta-Analiz

The association between parental phubbing and pathological digital use among children and adolescents: a meta-analysis of Chinese samples

Okur sorusu

Ebeveynlerin akıllı telefonla meşgul olması çocuk ve ergenlerde patolojik dijital kullanımı nasıl etkiler?

Bu meta-analitik çalışmada, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerde patolojik dijital kullanım arasında r = 0,308 düzeyinde orta şiddette, pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

Kaynak izi: (Feng & Li, 2026)

Öne çıkanlar

  • Ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerde patolojik dijital kullanım arasında orta düzeyde pozitif bir korelasyon (r = 0,308) mevcuttur.
  • Kullanılan ebeveyn tel fobliği ve patolojik dijital kullanım ölçekleri ile dijital kullanımın alt türleri ilişki şiddetini anlamlı şekilde düzenlemektedir.
  • En yüksek ilişki şiddeti akıllı telefon bağımlılığı alt grubunda (r = 0,331), en düşük ilişki ise oyun bağımlılığı alt grubunda (r = 0,205) gözlenmiştir.
  • Yaş grupları, cinsiyet oranı, tek çocuk durumu ve yerleşim yeri (kentsel/kırsal) değişkenleri ilişkide anlamlı bir düzenleyici rol oynamamaktadır.
Yayın türü
Sistematik derleme
Yazarlar
Li Feng ve Shuang-Long Li
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2026
Örneklem
Meta-analiz kriterlerine uygun bulunan, toplam 53.304 katılımcıyı kapsayan 50 bağımsız ampirik çalışma (50 etki büyüklüğü).
Veri kaynakları
Web of Science, Elsevier SD, SpringerLink, SAGE, CNKI ve Wanfang veri tabanlarında ebeveyn tel fobliği ve patolojik dijital kullanım terimleriyle PRISMA 2020 ilke ve…
Analiz yöntemi
Comprehensive Meta-Analysis V3.3 yazılımıyla rastgele etkiler modeli temelinde birleşik etki büyüklüğü (r) hesabı, Egger regresyon testi, huni grafiği, kırpma ve doldurma…

İnceleme özeti

Dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte çocuk ve ergenlerde gözlemlenen patolojik dijital kullanım, bireylerin akademik, sosyal ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Aile ortamı, ergenlerin davranışsal tutumlarının şekillenmesinde en doğrudan ve sürekli çevre olarak öne çıkmaktadır. Ebeveynlerin çocuklarıyla etkileşim halindeyken akıllı telefon veya diğer dijital cihazlarla aşırı meşgul olmaları biçiminde tanımlanan ebeveyn tel fobliği, çocukta duygusal ihmal ve reddedilme algısı yaratmaktadır. Ancak mevcut ampirik yazında ebeveyn tel fobliği ile patolojik dijital kullanım arasındaki ilişkinin gücü ve bu ilişkiyi şekillendiren düzenleyici faktörler konusunda tutarsız bulgular mevcuttur. Bu çalışma, alan bağlamındaki akademik belirsizlikleri gidermek ve genel etki büyüklüğünü belirlemek amacıyla yürütülmüştür.

Çalışmanın temel amacı, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerin patolojik dijital kullanımı arasındaki ilişkinin büyüklüğünü tespit etmek ve çelişkili araştırma sonuçlarının arkasındaki düzenleyici mekanizmaları incelemektir. Araştırmada Ebeveyn Kabul-Red Kuramı ve Telafi Edici İnternet Kullanımı Kuramı teorik çerçeve olarak benimsenmiştir. Çince ve İngilizce akademik veri tabanlarından PRISMA standartlarına uygun olarak 2015-2025 yılları arasında yayımlanmış 50 bağımsız ampirik çalışma (toplam 53.304 katılımcı) derlenmiştir. Rastgele etkiler modeli kullanılarak korelasyon katsayıları birleştirilmiş, yayın yanlılığı testleri, heterojenlik analizleri, alt grup analizleri ve meta-regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir.

Meta-analiz bulguları, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerdeki patolojik dijital kullanım arasında orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir (r = 0,308, %95 GA [0,280, 0,336]). Düzenleyici değişken analizleri, ebeveyn tel fobliği ölçme araçlarının, patolojik dijital kullanım ölçme araçlarının ve patolojik dijital kullanımın davranışsal alt türlerinin bu ilişkiyi anlamlı şekilde düzenlediğini ortaya koymuştur. Akıllı telefon bağımlılığı alt grubunda en yüksek etki büyüklüğü (r = 0,331) elde edilirken, bunu kısa video bağımlılığı (r = 0,246), internet bağımlılığı (r = 0,244) ve oyun bağımlılığı (r = 0,205) izlemiştir. Buna karşılık yaş grupları, erkek çocuk oranı, tek çocuk oranı ve kırsal-kent yerleşim yeri değişkenlerinin anlamlı bir düzenleyici etkisi saptanmamıştır.

Elde edilen bulgular, ebeveyn tel fobliğinin ergenlik dönemindeki patolojik dijital kullanım riskini artıran önemli bir ailevi faktör olduğunu doğrulamakta ve Ebeveyn Kabul-Red ile Telafi Edici İnternet Kullanımı Kuramlarına nicel destek sunmaktadır. Araştırma, ölçme aracı seçimlerinin ve bağımlılık alt türlerinin bulgular üzerindeki belirleyici rolünü göstererek literatürdeki tutarsızlıkların metodolojik kaynaklarını açıklığa kavuşturmaktadır. Gelecek araştırmalarda yerel ve aile içi dinamiklere duyarlı ölçme araçlarının tercih edilmesi gerekliliği vurgulanmakta; aile, okul ve klinik müdahale programları için ebeveyn ekran kullanımının düzenlenmesinin kritik önemi ortaya koyulmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma kuramsal temelini Ebeveyn Kabul-Red Kuramı (Parental Acceptance-Rejection Theory) ve Telafi Edici İnternet Kullanımı Kuramı (Compensatory Internet Use Theory) üzerine kurmaktadır. Ebeveyn kabul-red kuramına göre ebeveynin dijital cihazlarla meşgul olarak çocuğuna ilgisiz kalması duygusal reddedilme olarak algılanır. Telafi edici internet kullanımı kuramına göre ise gerçek yaşamda duygusal eksiklik ve reddedilme hisseden bireyler, bu olumsuz duyguları telafi etmek amacıyla dijital ortamlara yönelmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Literatürde ebeveyn tel fobliğinin ergenlerin dijital bağımlılık davranışları üzerindeki doğrudan etkilerine ilişkin zıt görüşler bulunmaktadır. Birçok görgül araştırma ebeveyn tel fobliğinin patolojik dijital kullanımı artırdığını savunurken, sınırlı sayıda çalışma bu doğrudan ilişkinin anlamsız olduğunu veya aracı değişkenlere bağlı olduğunu ileri sürmektedir. Ayrıca ölçme araçları ve bağımlılık türlerinin ilişkide yarattığı farklılıklar sistematik bir bütünlük içinde ele alınmamıştır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerdeki patolojik dijital kullanım arasındaki ilişkinin genel etki büyüklüğünü belirlemek, literatürdeki çelişkili sonuçların kaynaklarını ortaya çıkarmak ve ilgili düzenleyici mekanizmaları incelemektir (Feng & Li, 2026).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, ebeveyn kabul-red kuramı ve telafi edici internet kullanımı kuramı teorik çerçevesinde, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerdeki patolojik dijital kullanım arasındaki ilişkinin büyüklüğünü belirlemek amacıyla Çinli örneklemlere dayalı ampirik çalışmaları bir araya getiren bir meta-analiz tasarımı benimsemiştir (Feng & Li, 2026).

Evren veya inceleme alanı
1 Ekim 2015 ile 1 Ekim 2025 tarihleri arasında Çin ve İngilizce akademik veri tabanlarında yayımlanan, Çinli çocuk ve ergen örneklemlerini kapsayan ampirik yayınlar derlemi.
Örneklem veya araştırma materyali
Meta-analiz kriterlerine uygun bulunan, toplam 53.304 katılımcıyı kapsayan 50 bağımsız ampirik çalışma (50 etki büyüklüğü).
Veri toplama süreci
Web of Science, Elsevier SD, SpringerLink, SAGE, CNKI ve Wanfang veri tabanlarında ebeveyn tel fobliği ve patolojik dijital kullanım terimleriyle PRISMA 2020 ilke ve standartlarına göre yürütülen sistematik literatür taraması.
Veri analiz yöntemi
Comprehensive Meta-Analysis V3.3 yazılımıyla rastgele etkiler modeli temelinde birleşik etki büyüklüğü (r) hesabı, Egger regresyon testi, huni grafiği, kırpma ve doldurma (trim-and-fill) yöntemi, Rosenthal güvenli N hesabı, Q ve I2 heterojenlik testleri, alt grup ve meta-regresyon analizleri.
Ebeveyn tel fobliği (Parental phubbing)Patolojik dijital kullanım (Pathological digital use)Akıllı telefon bağımlılığı (Smartphone addiction)İnternet bağımlılığı (Internet addiction)Oyun bağımlılığı (Gaming addiction)Kısa video bağımlılığı (Short-form video addiction)Ebeveyn kabul-red kuramı (Parental acceptance-rejection theory)Telafi edici internet kullanımı kuramı (Compensatory Internet use theory)

Bulgular

  1. Ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerdeki patolojik dijital kullanım arasında genel olarak r = 0,308 (95% CI [0,280, 0,336]) değerinde orta düzeyde, istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmaktadır (Feng & Li, 2026).

  2. Ebeveyn tel fobliği ölçüm araçları ile patolojik dijital kullanım ölçüm araçları, iki değişken arasındaki ilişkinin şiddetini anlamlı düzeyde düzenlemektedir (Feng & Li, 2026).

  3. Patolojik dijital kullanımın alt türleri ilişkide anlamlı farklılık göstermekte; en yüksek korelasyon akıllı telefon bağımlılığında (r = 0,331), en düşük korelasyon ise oyun bağımlılığında (r = 0,205) gözlenmektedir (Feng & Li, 2026).

  4. Yaş grupları, erkek çocuk oranı, tek çocuk oranı ve kırsal-kentsel yerleşim yeri değişkenlerinin ebeveyn tel fobliği ile patolojik dijital kullanım arasındaki ilişkide anlamlı bir düzenleyici rolü bulunmamaktadır (Feng & Li, 2026).

Tartışma ve sonuç

Sentezlenen 50 ampirik çalışmanın verileri, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerde patolojik dijital kullanım arasında orta düzeyde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon bulunduğunu kanıtlamaktadır. Elde edilen r = 0,308 birleşik etki büyüklüğü, ebeveynlerin dijital cihazlarla aşırı meşguliyetinin çocukların dijital bağımlılık eğilimleriyle güçlü bir paralellik gösterdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Yazarlar bu pozitif ilişkiyi ebeveyn kabul-red kuramı ve telafi edici internet kullanımı kuramı çerçevesinde açıklamaktadır. Ebeveyn tel fobliği bir tür duygusal ihmal ve reddedilme olarak algılanmakta, yüz yüze etkileşimde duygusal gereksinimleri karşılanmayan çocuklar yaşadıkları olumsuz duygusal boşluğu ve yalnızlığı dijital ortamlara yönelerek telafi etme yoluna gitmektedir.

Tartışma bölümünde elde edilen bulgular literatürdeki teorik ve ampirik çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Patolojik dijital kullanım alt türlerinde (akıllı telefon, kısa video, internet ve oyun) gözlenen belirgin etki büyüklüğü farklılıklarının, teknoloji aracılı bağımlılıkların tamamen homojen tek bir yapı olmadığını savunan Baggio ve arkadaşlarının (2018) ağımsal modeliyle tam bir uyum içinde olduğu gösterilmiştir.

Çalışmanın kapsamı ve sınırlılıkları değerlendirildiğinde, yüksek çalışmalar arası heterojenlik nedeniyle birleşik etki büyüklüğünün dikkatle yorumlanması gerektiği vurgulanmaktadır. İncelemenin Çinli öğrenci örneklemleriyle sınırlı olması, nedensellik kurulamaması ve klinik tanı almamış topluluk örneklemlerine dayanması nedeniyle sonuçların farklı kültürel bağlamlara aktarılmasında ihtiyatlı olunması önerilmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Teknoloji aracılı bağımlılık davranışlarının homojen tek bir yapı oluşturmak yerine ilişkili fakat bağımsız yapılardan meydana geldiğini savunan Baggio ve arkadaşlarının (2018) ağımsal yaklaşımıyla uyumlu olarak; bu meta-analizde de patolojik dijital kullanım alt türleri (akıllı telefon, kısa video, internet ve oyun bağımlılığı) arasında etki büyüklüğü açısından anlamlı düzeyde farklılıklar saptanmış ve bu durum çalışmanın literatürdeki bulgularıyla doğrulanmıştır (Feng & Li, 2026).

Roberts ve David (2016) tarafından romantik partnerler için geliştirilen özgün tel fobliği ölçeğinin doğrudan ebeveyn bağlamına taşınmasının ölçüm kesinliğini düşürdüğü; Ding ve arkadaşları (2020) tarafından Çinli ailelerin ebeveyn-çocuk etkileşimine özgü olarak yerelleştirilen ölçeğin ise daha yüksek korelasyon katsayısı üreterek ölçek yapısının düzenleyici rolünü açıkça ortaya koyduğu tartışılmıştır (Feng & Li, 2026).

Tek çocuk olma durumunun ebeveyn tel fobliği ve patolojik dijital kullanım arasındaki ilişkide anlamlı bir düzenleyici etki göstermemesi, aile işlevsizliği ile internet bağımlılığı arasındaki ilişkide tek çocuk olan ve olmayan gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığını gösteren Wang ve arkadaşlarının (2024) ampirik çalışmasıyla paralellik taşımaktadır (Feng & Li, 2026).

Yazarların ulaştığı sonuç

Meta-analiz sonuçları, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerde patolojik dijital kullanım arasında istatistiksel olarak anlamlı ve orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, gözlenen yüksek düzeydeki çalışmalar arası heterojenlik, elde edilen genel etki büyüklüğünün tüm araştırma bağlamlarına koşulsuz olarak genellenemeyeceğini ve ölçme araçları ile davranışsal alt türlerin bu ilişkide belirleyici birer düzenleyici olduğunu göstermektedir (Feng & Li, 2026).

Literatürdeki yeri

Bu meta-analiz çalışması, ebeveyn tel fobliği ile çocuk ve ergenlerdeki patolojik dijital kullanım arasındaki ilişkiyi inceleyen mevcut ampirik yazındaki çelişkili bulguları bütüncül bir nicel sentezle çözüme kavuşturma işlevi görmektedir. Alan literatüründe bazı araştırmalar ebeveyn tel fobliğinin ergen bağımlılık davranışlarını doğrudan ve güçlü biçimde tetiklediğini savunurken, diğer bazı çalışmalar doğrudan etkinin önemsiz olduğunu ve ara değişkenlerin şart olduğunu öne sürmektedir. Çalışma, 50 bağımsız araştırmayı ve 53.304 kişilik geniş örneklem kütlesini bir araya getirerek ilişkinin genel etki büyüklüğünün orta düzeyde ve pozitif olduğunu kesinleştirmekte, böylece alan literatüründeki temel tartışmaya amprik bir nokta koymaktadır.

Çalışma, önceki literatürde sıklıkla başvurulan ebeveyn kabul-red kuramı ile telafi edici internet kullanımı kuramını ampirik düzeyde doğrulamakta ve genişletmektedir. Önceki tekil çalışmaların örneklem sınırlılıkları veya ölçek farklılıkları nedeniyle ulaştığı tutarsız sonuçları sistematik heterojenlik analizleriyle incelemektedir. Ebeveyn tel fobliği ölçüm araçları ile patolojik dijital kullanımın davranışsal alt türlerinin (akıllı telefon, kısa video, internet ve oyun bağımlılığı) ilişki şiddeti üzerindeki düzenleyici rollerini kanıtlayarak, Baggio ve arkadaşlarının teknoloji aracılı bağımlılıkların homojen tek bir yapı oluşturmayıp bağımsız alt boyutlardan meydana geldiği yönündeki ağımsal kuramsal modelini desteklemektedir.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu sentez, ebeveyn-çocuk etkileşimindeki dijital teknoloji kökenli duygusal ihmalin çocukların dijital bağımlılık gelişimine etkisini genel geçer bir korelasyon katsayısı (r = 0,308) ile belgelemektedir. Ayrıca kentsel-kırsal yerleşim, yaş grubu, cinsiyet dağılımı ve tek çocuk olma durumu gibi demografik değişkenlerin bu ilişkide anlamlı bir düzenleyici etkisinin bulunmadığını ampirik olarak kanıtlayarak, literatürdeki gereksiz demografik varsayımları elemekte ve araştırmacıların doğrudan ölçme araçları ile bağımlılık alt türlerine odaklanmaları gerektiğini göstermektedir.

Sözlük

Parental phubbing · Ebeveyn tel fobliği
Ebeveynlerin çocuklarıyla etkileşim halindeyken dikkatlerini akıllı telefon veya diğer dijital cihazlara vererek çocuklarını ihmal etmesi davranışı.
Pathological digital use · Patolojik dijital kullanım
Kişinin günlük işlevselliğini ve psikolojik iyilik halini olumsuz etkileyen, zorlantılı ve bağımlılık benzeri dijital cihaz veya internet kullanımı.
Parental acceptance-rejection theory · Ebeveyn kabul-red kuramı
Çocukluktaki ebeveyn kabulü veya reddinin bireylerin duygusal gelişimini ve davranışsal kalıplarını yaşam boyu nasıl şekillendirdiğini açıklayan kuram.
Compensatory Internet use theory · Telafi edici internet kullanımı kuramı
Bireylerin gerçek yaşamda karşılaştıkları psikolojik sorunlar veya duygusal eksiklikleri gidermek amacıyla internete yöneldiklerini öne süren kuramsal yaklaşım.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Giriş ve Problem DurumuEbeveynlerin dijital cihazlarla aşırı meşgul olarak çocuklarını ihmal etmesi (ebeveyn tel fobliği), çocuk ve ergenlerde patolojik dijital kullanım riskini orta düzeyde ve anlamlı biçimde artırmaktadır.

Tez giriş bölümünde aile içi dijital etkileşim eksikliğinin ergen davranışı üzerindeki olumsuz etkilerini ve problemin önemini temellendirmek amacıyla meta-analitik birleşik etki büyüklüğü atıf gösterilerek kullanılabilir (Feng & Li, 2026).

Ebeveyn Tel Fobliği ile Ergenlerin Akıllı Telefon Bağımlılığı Arasındaki Boylamsal İlişkide Duygu Düzenleme Güçlüğünün Aracılık Rolü

Araştırma sorusu
Ebeveyn tel fobliği ergenlerin akıllı telefon bağımlılığı düzeylerini iki dalgalı boylamsal süreçte nasıl tahmin etmektedir ve bu ilişkide ergen duygu düzenleme güçlüğü aracılık etmekte midir?
Yöntem taslağı
İki dalgalı boylamsal nicel araştırma deseni uygulanacaktır. Katılımcılar ortaokul ve lise öğrencilerinden oluşacak, örneklem büyüklüğü minimum %80 güç analizi gereksinimine göre belirlenecektir. Veriler 6 ay arayla Ebeveyn Tel Fobliği Ölçeği, Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği ve Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği ile toplanacak, analizde yapısal eşitlik modellemesi ve çapraz gecikmeli panel analizi yaklaşımı benimsenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Meta-analiz yazarlarının kesitsel araştırmaların nedensellik kuramadığı yönündeki sınırlılık vurgusundan ve boylamsal tasarımlarla ilişkisel yönün doğrulanması yönündeki gelecek araştırma çağrısından türetilmiştir (Feng & Li, 2026).

Tez veya makalede kullanım · Tartışma ve Ölçüm Araçlarının DeğerlendirilmesiEbeveyn tel fobliğini ölçmede romantik partner ölçeklerinden uyarlanan araçlar yerine doğrudan ebeveyn-çocuk etkileşim bağlamına özgü yerelleştirilmiş ölçeklerin kullanılması ölçüm hassasiyetini ve ilişki şiddetini artırmaktadır.

Tezin tartışma bölümünde yöntemsel sınırlılıklar veya ölçek seçimi gerekçelendirilirken, bağlama özgü ölçme araçlarının sunduğu yüksek ölçüm doğruluğunu desteklemek için alıntılanabilir (Feng & Li, 2026).

Aile İçi Ekransız Zaman Dilimleri Müdahale Programının Ergenlerin Kısa Video Bağımlılığı Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi

Araştırma sorusu
Ebeveynlere yönelik uygulanan ekransız etkileşim zaman dilimi müdahalesi ergenlerin algıladıkları ebeveyn tel fobliğini ve kısa video bağımlılığı düzeylerini anlamlı düzeyde azaltmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni benimsenecektir. Çalışma grubu, okul psikolojik danışmanlığına başvuran ergenlerin ebeveynlerinden oluşacaktır. Katılımcı sayısı güç analizi ile saptanacaktır. 8 haftalık aile içi ekransız etkileşim eğitimi verilecek, ölçümler müdahale öncesi, sonrası ve 3 aylık izleme aşamasında Kısa Video Bağımlılığı Ölçeği ile gerçekleştirilerek tekrarlı ölçümler ANOVA ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin pratik çıkarımlar bölümünde yazarlar tarafından ebeveynlerin rol model olarak aile içi ekransız zaman dilimleri belirlemesi gerektiği yönündeki somut uygulama önerisinden türetilmiştir (Feng & Li, 2026).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve ve Bağımlılık Alt TürleriPatolojik dijital kullanım tek bir homojen yapı olmayıp; akıllı telefon, oyun, internet ve kısa video bağımlılığı gibi davranışsal alt türler ebeveyn tel fobliği ile farklı düzeylerde ilişki sergilemektedir.

Bağımlılık kavramının boyutlandırıldığı teorik alt yapıda, farklı dijital mecraların farklı psikolojik işlevler gördüğünü ve ebeveyn ihmaliyle ilişkilerinin tür bazında değiştiğini savunmak için kullanılabilir (Feng & Li, 2026).

Yerelleştirilmiş Ebeveyn Tel Fobliği Ölçeği ile Partner Uyarlaması Ölçeğin Ölçüm Hassasiyetinin Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Çinli/Türk ergen gruplarında doğrudan ebeveyn bağlamı için geliştirilen ölçek ile romantik partner ölçeğinden uyarlanan aracın yapı geçerliği ve kestirim gücü arasında anlamlı bir fark var mıdır?
Yöntem taslağı
Yöntemsel nicel araştırma deseni benimsenecektir. Ortaokul ve lise öğrencilerinden veri toplanacaktır. Örneklem büyüklüğü faktör analizi gereksinimlerine göre veri doygunluğu gözetilerek güç analiziyle belirlenecektir. Katılımcılara her iki ebeveyn tel fobliği ölçeği ile dijital bağımlılık ölçekleri eş zamanlı uygulanacak; doğrulayıcı faktör analizi, Madde Tepki Kuramı (IRT) ve regresyon karşılaştırmaları yürütülecektir.

Makaleyle bağlantısı: Meta-analiz bulgularında ebeveyn tel fobliği ölçüm araçlarının ilişki şiddetini anlamlı düzeyde düzenlediği ve bağlama özgü yerel ölçeklerin daha yüksek ölçüm hassasiyeti sunduğu yönündeki tespitten türetilmiştir (Feng & Li, 2026).

Kaynakça

  1. Baggio, S., Starcevic, V., Studer, J., Simon, O., Gainsbury, S. M., Gmel, G., et al. (2018). Technology-mediated addictive behaviors constitute a spectrum of related yet distinct conditions: a network perspective. Psychology of Addictive Behaviors, 32(5), 564–572. https://doi.org/10.1037/adb0000379
  2. Roberts, J. A., & David, M. E. (2016). My life has become a major distraction from my cell phone: Partner phubbing and relationship satisfaction among romantic partners. Computers in Human Behavior, 54, 134–141. https://doi.org/10.1016/j.chb.2015.07.058
  3. Wang, E., Zhang, J., Dong, Y., Xiao, J., Qu, D., Shan, H., et al. (2024). Vicious circle of family dysfunction and adolescent internet addiction: Do only child and non-only child exhibit differences? Current Psychology, 43, 827–838. https://doi.org/10.1007/s12144-023-04350-5

Bu konudaki diğer çalışmalar

Eğitim BilimleriNicel araştırma · 2025

Çocukların oyun tercihleri süreçleri kimleri etkiliyor?

Annelerin oyunun önemine yönelik inançları ile çocukların oyun tercihleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü bir ilişki saptanmamıştır; korelasyon katsayısı r eşittir 0,073 ve anlamlılık düzeyi p eşittir 0,422 olarak belirlenmiştir.

Marisa Putri ve 2 yazar · JPUD - Jurnal Pendidikan Usia Dini · Sosyal Bilimler