Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.21009/jpud.v19i2.58780

Jember Bölgesinde Anne Eğitim Düzeyi Temelinde Annelerin Çocuk Oyunlarına Yönelik İnançları ile Çocukların Oyun Tercihleri Arasındaki İlişki

Erken çocukluk gelişiminde oyunun kritik rolü evrensel olarak kabul edilse de ebeveynlerin bu sürece yönelik bilişsel inançlarının çocukların somut oyun tercihleri üzerindeki etkisi karmaşık bir yapı sergilemektedir.

Yazar
Marisa Putri, Yuli Kurniawati Sugiyo Pranoto, Liftiah Liftiah
Yayın
JPUD - Jurnal Pendidikan Usia Dini
Tarih
2025-10-24
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Erken çocukluk dönemi, bireyin gelecekteki yaşam kalitesini belirleyen fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim süreçlerinin en yoğun yaşandığı evredir. Bu evrede oyun, sadece eğlenceli bir aktivite değil, aynı zamanda çocukların çevrelerini keşfetmeleri ve yaratıcılıklarını geliştirmeleri için en etkili öğrenme aracıdır. Literatürde ebeveyn inançlarının çocuk yetiştirme üzerindeki etkisi sıkça vurgulansa da, özellikle Batı dışı toplumlarda annelerin oyuna dair tutumlarının çocukların tercihleri üzerindeki etkisi tam olarak netleşmemiştir. Bu çalışma, Endonezya'daki kültürel bağlamda annelerin oyunu bir gelişim aracı olarak görüp görmediklerini ve bu algının çocukların oyun alanındaki somut yönelimlerine nasıl yansıdığını akademik bir sorun olarak ele almaktadır.

Araştırma, annelerin oyunun önemine dair inançları, çocukların oyun tercihleri ve anne eğitim düzeyi arasındaki ilişkiyi çözümlemek amacıyla nicel bir yaklaşım ve korelasyonel desen kullanılarak kurgulanmıştır. Endonezya'nın Jember bölgesinde 5-6 yaş arası çocuğu olan 125 anne ile yürütülen çalışmada veriler, Ebeveyn Oyun İnançları Ölçeği ve Oyun Etkinliği Anketi aracılığıyla çevrim içi ortamda toplanmıştır. Örneklem seçiminde bölgenin sosyoekonomik çeşitliliğini temsil edebilecek küme örnekleme tekniği tercih edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, anne eğitim düzeyi kontrol değişkeni olarak atanmış ve değişkenler arasındaki etkileşimleri saptamak için SPSS yazılımı kullanılarak kısmi korelasyon testleri uygulanmıştır.

Elde edilen bulgular, annelerin oyuna yönelik inançları ile çocukların oyun tercihleri arasında çok zayıf ve istatistiksel olarak anlamsız bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Anne eğitim düzeyinin anne inançları üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu saptanırken, aynı değişkenin çocukların oyun tercihleri üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığı görülmüştür. Eğitim düzeyi kontrol edildiğinde dahi, inanç ve tercih arasındaki bağın zayıf kalması dikkat çekicidir. Bu durum, çocukların oyun seçimlerinin annelerinin gelişimsel beklentilerinden ziyade, çocukların kendi mizaçları veya dijital araçlara erişim gibi farklı faktörler tarafından domine edildiğine işaret etmektedir. Veriler, annelerin büyük bir kısmının lise mezunu olduğunu ve oyunu desteklemelerine rağmen bunu davranışa dönüştürmede sınırlılık yaşadıklarını göstermektedir.

Sonuç olarak çalışma, anne eğitiminin ve teorik inançların tek başına çocukların oyun davranışlarını dönüştürmeye yetmediğini göstermekte, literatürdeki inanç-davranış tutarlılığına dair yerleşik kabulleri sörgülatmaktadır. Tartışma bölümünde, Endonezya gibi toplumlarda annelerin oyunun faydalarını bilmelerine rağmen akademik başarı baskısı nedeniyle uygulamada zorlandıkları vurgulanmaktadır. Bu analiz, gelecekteki müdahale programlarının sadece annelerin bilgi düzeyini artırmaya değil, aynı zamanda aktif ebeveyn katılımını ve oyun dostu fiziksel çevrelerin oluşturulmasını teşvik etmeye odaklanması gerektiğini literatüre katkı olarak sunmaktadır. Çalışma, ebeveynlerin çocukların aktif ve keşif odaklı oyun ihtiyaçlarını karşılayacak güvenli ortamlar sağlaması gerektiğini sonuçuna varmaktadır.

Araştırmanın amacı

Jember bölgesindeki 5-6 yaş arası çocukların annelerinin oyuna yönelik inançları ile çocukların oyun tercihleri arasındaki ilişkiyi, anne eğitim düzeyini kontrol ederek incelemektir(Putri et al., 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Jember bölgesindeki 5-6 yaş grubu çocukların anneleri üzerinde yürütülen bu araştırma, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla nicel yaklaşım ve ilişkisel tasarım çerçevesinde kurgulanmıştır. Değişkenlerin doğrudan manipüle edilmediği bu desende, anne inançları, çocukların oyun tercihleri ve anne eğitim düzeyi arasındaki korelasyonel bağlar SPSS 25 programı aracılığıyla kısmi korelasyon testleri kullanılarak çözümlenmiştir(Putri et al., 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, oyunun bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimi destekleyen bir araç olduğunu savunan yapılandırmacı yaklaşımları temel almakta ve ebeveyn inançlarının çocuk yetiştirme pratiklerini şekillendirdiği varsayımına dayanmaktadır. Özellikle Fogle ve Mendez tarafından geliştirilen ebeveyn oyun inançları kuramı, akademik odaklılık ile oyun desteği arasındaki dengeyi anlamak için kuramsal bir zemin oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Araştırma, ebeveynlerin oyuna bakış açılarının çocukların sosyal yeterliliği üzerindeki etkisini inceleyen güncel literatürü ele almaktadır. Özellikle Çin ve Amerikan kültürlerindeki farklılıkları gösteren çalışmalar ile dijital cihaz kullanımının geleneksel oyun tercihlerini nasıl dönüştürdüğüne dair tartışmalar makalenin literatür temelini oluşturmaktadır. Ayrıca anne eğitiminin çocuk gelişimine dair bilgi düzeyini nasıl etkilediği tartışılmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Endonezya'nın Jember Regency bölgesinde yaşayan ve 5-6 yaş aralığında çocuğu olan tüm anneler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Küme alan örnekleme yöntemiyle seçilen 125 anne araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Örneklemde yer alan annelerin %60,8'i lise mezunudur ve gözlemlenen çocukların %51,2'si kız, %48,8'i erkektir.
Veri toplama süreci
Veriler, Google Formlar üzerinden çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmıştır. Ölçme araçları olarak Fogle ve Mendez tarafından geliştirilen Ebeveyn Oyun İnançları Ölçeği (PPBS) ile Finegan ve ark. tarafından geliştirilen Oyun Etkinliği Anketi (PQ) kullanılmıştır.
Veri analiz yöntemi
Toplanan veriler SPSS 25 yazılımında tanımlayıcı analizler ve kısmi korelasyon testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizde anne eğitim düzeyi kontrol değişkeni olarak işleme alınmış ve sonuçlar r ile p değerleri üzerinden raporlanmıştır.
Maternal beliefs about the importance of playChildren's play preferencesMaternal educational backgroundPartial correlationEarly childhood development

Araştırmanın Bulguları

01

Annelerin oyunun önemine yönelik inançları ile çocukların oyun tercihleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü bir ilişki saptanmamıştır; korelasyon katsayısı r eşittir 0,073 ve anlamlılık düzeyi p eşittir 0,422 olarak belirlenmiştir(Putri et al., 2025).

02

Anne eğitim düzeyi ile anne inançları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunurken, eğitim düzeyinin çocukların oyun tercihleri üzerinde doğrudan ve anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır(Putri et al., 2025).

03

Anne eğitim düzeyi istatistiksel olarak kontrol edildiğinde dahi, anne inançları ile çocuk oyun tercihleri arasındaki ilişki çok zayıf ve anlamsız kalmaya devam etmiştir; bu durum eğitimin bu ilişkide baskın bir belirleyici olmadığını gösterir(Putri et al., 2025).

04

Ebeveyn inançları değişkeni içinde oyun desteği göstergesi, akademik odak göstergesine göre daha yüksek çıkmıştır; ancak lise mezunu çoğunluktaki annelerin akademik başarıya yönelik çevresel baskılardan hala etkilendiği görülmüştür(Putri et al., 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Araştırma bulguları, annelerin oyunun çocuk gelişimi için faydalı olduğuna dair inançlarının çocukların oyun tercihlerini doğrudan belirlemediğini ortaya koymaktadır. Yazara göre bu durum, anne inançlarının tek başına çocuğun davranış dünyasını şekillendirmeye yetmediğini ve oyun tercihlerinde bireysel ilgi alanları veya akran etkisi gibi farklı faktörlerin daha baskın olabileceğini göstermektedir.

Anne eğitim düzeyi ile inançlar arasındaki anlamlı ilişki literatürle uyumlu olsa da, bu durumun oyun tercihlerine yansımaması Endonezya'nın sosyo-kültürel yapısıyla ilişkilendirilmektedir. Jember gibi bölgelerde lise mezunu annelerin akademik odaklı eğitim beklentileri, çocukların özgür oyun tercihlerini destekleme konusunda bir bariyer oluşturabilmekte ve bu da teorik inanç ile pratik uygulama arasındaki kopukluğu açıklamaktadır.

Tartışma bölümünde vurgulandığı üzere, annelerin çoğunluğu oyunun önemini kavrasa da çocukların oyun süreçlerine aktif olarak dahil olmadıklarını beyan etmişlerdir. Bu bulgu, literatürdeki önceki çalışmalarla karşılaştırıldığında, özellikle Endonezya gibi toplumlarda toplumsal cinsiyet rollerinin ve babanın oyun dışı kalmasının aile içi oyun dinamiklerini annenin inançlarından bağımsız hale getirdiğini işaret etmektedir.

Sonuç olarak yazar, dijital çağın getirdiği ekran süresi ve geleneksel oyun tercihlerindeki değişimlerin anne inançlarının ötesinde bir etki yarattığını savunmaktadır. Gelecekteki müdahale programlarının sadece bilgi aktarımı yerine, dijital ebeveynlik eğitimi ve ebeveyn-çocuk etkileşimini artıracak oyun temelli pratik destekleri kapsaması gerektiği literatüre temel bir öneri olarak sunulmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Fogle ve Mendez'in çalışması yüksek eğitimli ebeveynlerin oyuna yönelik daha destekleyici inançlara sahip olduğunu belirtirken, Jember çalışması bu bulguyu kısmen desteklemekte ancak eğitimin oyun tercihini doğrudan şekillendirmediğini vurgulamaktadır(Putri et al., 2025).

Stipek ve ark. ebeveyn eğitiminin çocuk gelişimi ve oyun hakkındaki görüşleri doğrudan belirlediğini savunurken, incelenen makale Jember bağlamında eğitim düzeyinin inançları etkileşe de çocuk tercihlerine yansımadığını göstermektedir(Putri et al., 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Jember bölgesindeki 5-6 yaş çocuk annelerinin oyuna dair olumlu inançları olsa bile, bu inançların çocukların fiili oyun tercihlerine yansıması çok zayıf düzeydedir. Bu durum, çocuk gelişimine yönelik müdahale programlarının sadece annelerin bilgi ve inançlarını artırmaya odaklanmaması, ebeveynlerin çocukların oyunlarına aktif katılımını teşvik eden somut uygulamaları da içermesi gerektiğini kanıtlamaktadır(Putri et al., 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, erken çocukluk eğitiminde ebeveyn bilişlerinin çocukların eylemsel tercihleri üzerindeki belirleyiciliğini sörgülayan eleştirel bir pozisyondadır. Mevcut literatürde genellikle ebeveyn inançlarının çocuk davranışlarını doğrudan şekillendirdiği varsayılırken, bu araştırma Endonezya'nın yerel örneklemi üzerinden bu ilişkinin her zaman doğrusal olmadığını kanıtlamaktadır. Özellikle kuramsal inanç ile pratik uygulama arasındaki boşluğu vurgulayarak, aile içi oyun dinamiklerinin sadece eğitim düzeyi veya genel tutumlarla açıklanamayacağını, daha karmaşık sosyo-kültürel faktörlerin devrede olduğunu göstermektedir.

Araştırma, Fogle ve Mendez tarafından geliştirilen ebeveyn oyun inançları ölçeği ile Finegan ve arkadaşlarının oyun tercihi anketini temel alarak Batı literatüründe oluşturulmuş ölçme araçlarını Güneydoğu Asya bağlamına taşımaktadır. Önceki çalışmaların aksine, bu çalışma anne eğitim düzeyini kontrol değişkeni olarak kullanarak, eğitimin inançları artırsa bile bu durumun çocukların fiziksel veya yaratıcı oyun tercihlerine doğrudan sirayet etmediğini göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, Fogle (2006) ve Stipek (1992) gibi yazarların eğitimli ebeveynlerin daha destekleyici olduğu yönündeki bulgularını doğrulamakla birlikte, bu desteğin somut oyun seçimlerine yansımadığı noktasında literatürden farklılaşmaktadır.

Çalışma, oyun araştırmaları literatürüne 'inanç-davranış tutarsızlığı' bağlamında önemli bir veri seti sunmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde akademik odaklı eğitim sisteminin, annelerin oyuna dair olumlu inançlarını baskıladığını veya uygulama aşamasında sınırladığını ortaya koymaktadır. Yazın taramalarında bu makale, ebeveyn katılımı programlarının sadece bilgilendirme odaklı değil, aynı zamanda çocukla birlikte oyun oynama becerilerini de içermesi gerektiğini savunan argümanları desteklemek için kullanılabilir. Ayrıca Jember bölgesine özgü demografik verilerle, bölgesel farklılıkların literatürdeki genel geçer kabulleri nasıl esnetebileceğini göstermektedir.

Kaynakça

  1. Fogle, L. M., & Mendez, J. L. (2006). Assessing the play beliefs of African American mothers with preschool children. Early Childhood Research Quarterly, 21(4), 507-518.
  2. Stipek, D., Milburn, S., Clements, D., & Daniels, D. H. (1992). Parents’ Beliefs About Appropriate Education For Young Children. Journal of Applied Developmental Psychology, 13(3), 293-310.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Ebeveynlik ve Çocuk Gelişimi Literatürü

Annelerin eğitim düzeyi arttıkça çocuk oyunlarına yönelik olumlu inançları da artmaktadır ancak bu durum her zaman somut davranışa dönüşmez.

Makalenin anne eğitim düzeyi ile inançlar arasındaki anlamlı korelasyon bulgusu, ebeveyn eğitiminin bilişsel düzeydeki başarısını vurgulamak için referans gösterilebilir(Putri et al., 2025).

Okul Öncesi Çocuklarda Baba Katılımının Oyun Tercihleri ve Sosyal Beceri Gelişimi Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Babaların oyuna aktif katılımı, çocukların oyun tercihlerinde anne inançlarından daha belirleyici bir rol oynamakta mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel desenli bu araştırmada, Jember çalışmasındaki ölçeklere ek olarak 'Baba Katılım Ölçeği' kullanılmalıdır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenmiş en az 200 baba-çocuk çiftinden oluşmalı ve veriler yapısal eşitlik modellemesiyle analiz edilmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma kısmında babaların Endonezya toplumundaki geleneksel rolleri nedeniyle oyun sürecinden dışlandığı ve bu durumun bir sınırlılık olduğu belirtilmektedir(Putri et al., 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Eğitimde Kuram ve Uygulama Tartışmaları

Ebeveynlerin oyunun faydalarına dair teorik bilgileri ile çocukların serbest oyun tercihlerini destekleme pratikleri arasında kopukluk bulunmaktadır.

Tartışma bölümünde, inançların tek başına davranış değişikliği yaratmadığına dair bir kanıt olarak makalenin temel korelasyon sonuçu kullanılabilir(Putri et al., 2025).

Dijital Oyun Çağında Ebeveyn Denetimi ve Geleneksel Oyun Tercihlerinin Dönüşümü

Araştırma sorusu
Annelerin dijital ebeveynlik öz-yeterlilikleri, çocukların fiziksel oyunlar yerine ekran tabanlı oyunları tercih etmesini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Karma yöntem araştırması tasarlanmalıdır. Nicel aşamada dijital okuryazarlık ölçekleri uygulanmalı, nitel aşamada ise veri doygunluğuna ulaşana kadar annelerle odak grup görüşmeleri yapılarak 'ekran süresi yönetimi' derinlemesine incelenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Yazar, dijital çağın geleneksel oyun tercihlerini kaydırdığını ve gelecek araştırmaların 'dijital ebeveynlik eğitimi' üzerine yoğunlaşması gerektiğini vurgulamıştır(Putri et al., 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Erken Çocukluk Program Geliştirme

Çocuklar doğal olarak fiziksel hareketlilik ve keşif içeren aktif ve macera odaklı oyun türlerine eğilim göstermektedir.

Programların içeriğinde çocukların doğal tercihlerine uygun alanlar yaratılması gerektiğini savunurken makaledeki bulgu göstergesi kullanılabilir(Putri et al., 2025).

Kentsel ve Kırsal Alanlarda Fiziksel Çevrenin Çocuk Oyun Tercihleri Üzerindeki Karşılaştırmalı Etkisi

Araştırma sorusu
Çocukların aktif ve macera oyunlarına olan eğilimi, yaşadıkları çevredeki fiziksel oyun imkânlarının varlığına göre anlamlı farklılık göstermekte midir?
Yöntem taslağı
Karşılaştırmalı-betimsel bir çalışma yürütülmelidir. Kentsel ve kırsal bölgelerden seçilen anaokullarındaki çocuklar gözlemlenmeli ve oyun alanlarının niteliği ile Finegan'ın oyun tercihi anketi sonuçları arasındaki ilişki ANOVA testi ile incelenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde, anne eğitiminden ziyade fiziksel çevrenin ve oyun tesislerinin ulaşılabilirliğinin oyun tercihlerinde daha kritik bir faktör olabileceği hipotezi öne sürülmüştür(Putri et al., 2025).