İklim değişikliği farkındalığı, modern dünyada bireyler üzerinde yoğun bir duygusal baskı oluşturarak öfke, umutsuzluk ve kaygı gibi tepkileri tetiklemektedir. Geleneksel klinik psikoloji ve psikiyatri modelleri, bireyi sosyal ve materyal bağlamından soyutlayan neoliberal bir perspektifi benimseyerek bu tepkileri genellikle 'ruhsal bozukluk' olarak sınıflandırmaktadır. Ancak bu bireyci yaklaşım, iklim krizinin temelinde yatan sistemsel sorunları göz ardı etmekte ve bireysel tatminsizliği, sosyal izolasyonu ve ekolojik yıkımı pekiştiren bir döngüye hizmet etmektedir. Yazarlar, iklim psikolojisi alanının yalnızca patolojiye ve kriz kaynaklı sıkıntılara odaklanmak yerine, esenliğin bu krizin ortasında nasıl yeniden inşa edilebileceğine dair bir perspektif değişikliğine ihtiyaç duyduğunu savunmaktadır.
Çalışma, nitel bir perspektif sunan kuramsal bir inceleme (perspective) niteliğinde olup, iklim krizine yönelik psikolojik tepkileri anlamlandırmak için Güç Tehdit Anlam Çerçevesi (PTMF) ile GENIAL esenlik modelini sentezlemektedir. Yöntemsel olarak, mevcut literatürdeki boşlukları belirlemek amacıyla disiplinlerarası bir analiz yürütülmüş; pozitif psikoloji, çevre psikolojisi ve toplum psikolojisi arasındaki kuramsal bağlar güçlendirilmiştir. Yazarlar, neoliberal iktisat modellerinin 'homo economicus' varsayımının insan doğasını basitleştirdiğini ve tüketim odaklı bir mutluluk anlayışıyla hem bireye hem de gezegene zarar verdiğini ileri sürmektedir. Bu bağlamda çalışma, esenliği bireysel, kolektif ve gezegensel düzeylerde birbirine bağlı bir sistem olarak yeniden tanımlayan bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Makalenin temel önermelerinden biri, esenliğin yalnızca bireysel bir iç durum değil, güç ilişkileri ve çevresel bağlantılarla şekillenen dinamik bir süreç olduğudur. PTMF çerçevesinde yapılan analizler, iklim kaygısının bir hastalık olmadığını, aksine asimetrik güç dinamikleri ve ekolojik tehditler karşısında verilen rasyonel ve anlamlı bir tepki olduğunu ortaya koymaktadır. Yazarlar, sürdürülebilir esenliğin ancak bireyin kendisiyle, toplumuyla ve doğayla olan bağlantılarını (connection) güçlendirmesiyle mümkün olabileceğini göstermektedir. GENIAL modeli üzerinden sunulan örnekler, doğa temelli müdahalelerin ve farkındalık uygulamalarının hem bireysel sağlığı iyileştirebileceğini hem de çevre dostu davranışları teşvik ederek gezegensel esenliğe katkı sağlayabileceğini vurgulamaktadır.
Sonuç olarak çalışma, iklim psikolojisinin patoloji odaklılıktan sıyrılarak daha bütünsel ve pozitif bir dönüşüm geçirmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu dönüşüm, büyüme sonrası (post-growth) bir toplumun inşasında psikologların ve ruh sağlığı çalışanlarının sadece tedavi edici değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümü kolaylaştırıcı roller üstlenmesini gerektirmektedir. Makale, Martin Seligman'ın 1999 yılında pozitif psikoloji için yaptığı çağrıya benzer şekilde, iklim psikolojisi için de esenlik ve insan güçlerine odaklanan yeni bir vizyon sunmaktadır. Literatüre yapılan bu katkı, iklim kriziyle mücadelede duygusal dayanıklılığı artırmak ve sürdürülebilir bir gelecek için içsel gelişim hedeflerini (IDGs) merkeze alan müdahalelerin geliştirilmesi gerektiğini göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Makale, esenliği çok boyutlu ve sistemik bir olgu olarak ele alan iki temel çerçeveye dayanmaktadır: Güç Tehdit Anlam Çerçevesi (PTMF) ve GENIAL modeli. PTMF, psikolojik sıkıntıları patolojize etmek yerine güç dinamikleri, tehditler ve anlamlandırma süreçleri üzerinden okumayı sağlarken; GENIAL modeli birey, topluluk ve doğa arasındaki karşılıklı bağımlılığı sistem kuramı çerçevesinde analiz etmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, neoliberalizmin psikolojik etkileri üzerine yapılan eleştirel çalışmalar (Adams, Weintrobe, Boyle), materyalizm ve esenlik ilişkisi (Kasser, Dittmar), pozitif psikolojinin üçüncü dalga yaklaşımları (Lomas, Kemp) ve büyüme sonrası ekonomi modelleri (Jackson, Raworth) gibi disiplinlerarası bir literatürü temel almaktadır. Ayrıca, iklim kaygısı ve psikososyal savunma mekanizmaları üzerine geliştirilen güncel iklim psikolojisi literatürüyle doğrudan etkileşim kurmaktadır.
01Neoliberal ideolojinin getirdiği aşırı bireyselcilik ve tüketime dayalı homo economicus modeli, materyalist değerleri teşvik ederek bireysel tatminsizliğe, toplumsal yabancılaşmaya ve ekolojik yıkıma yol açmaktadır(Isham et al., 2023).
02Güç Tehdit Anlam Çerçevesi (PTMF), iklim krizine verilen psikolojik tepkileri bireysel bir patoloji veya yalnızca iklim kaygısı olarak görmek yerine, asimetrik güç ilişkileri ve sosyo-politik bağlam içinde anlamlandırmayı sağlar(Isham et al., 2023).
03GENIAL modeli, esenliği benlik, topluluk ve doğa arasındaki bağlantılar üzerinden tanımlayarak, bireyin kendi esenliğini artırırken aynı zamanda kolektif ve gezegensel ölçekte olumlu değişimleri tetikleyebileceğini gösterir(Isham et al., 2023).
04Büyüme sonrası (post-growth) yaklaşımları, sürekli ekonomik büyüme yerine insani esenliği, sosyal adaleti ve çevresel yenilenmeyi öncelerken, insanların daha az kaynak tüketerek daha esen bir yaşam sürebileceğini ortaya koyar(Isham et al., 2023).