Akademik arama
Arama sonuçları
“esenlik” için 5 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Kaygı ve Depresyonun Ötesinde Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Esenlik Değerlendirmesi: Bir Kapsam Belirleme İncelemesi
Tıp eğitimi boyunca öğrencilerin yoğun akademik yük ve klinik sorumluluklarla karşılaşması esenliklerini ciddi oranda bozmaktadır. Literatürde bu durum sıklıkla depresyon ve kaygı gibi klinik patolojiler üzerinden incelenmekte, ancak bu yaklaşım öğrencilerin bütüncül iyilik hallerini tanımlamakta yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda esenliği tükenmişlik, stresör kaynakları ve başa çıkma gibi çok boyutlu parametrelerle değerlendiren geçerli ölçme araçlarının sistematik olarak derlenmesi ihtiyacı bu incelemenin temel sorusunu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Güney Afrika Kamu Kurumunda Evden Çalışan Personel İçin Bir Esenlik Çerçevesinin Geliştirilmesi
COVID-19 pandemisi ile birlikte iş dünyasında evden çalışma (WFH) pratikleri hızla yaygınlaşmış ve bu durum çalışan esenliği üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Evden çalışma modeli çalışanlara esneklik ve özerklik sunarken, sosyal izolasyon, kaygı, rol belirsizliği ve azalan aidiyet hissi gibi çeşitli psikolojik zorlukları da beraberinde getirmiştir. Kamu sektörü, dijital dönüşüm ve teknolojik altyapı hazırlığı açısından genellikle özel sektörün gerisinde kaldığı için, bu ani geçişten en çok etkilenen alanlardan biri olmuştur. Dolayısıyla, kamu çalışanlarının özgün koşullarını ve kriz anlarındaki psikolojik ihtiyaçlarını dikkate alan bağlama duyarlı bir esenlik çerçevesinin geliştirilmesi, alan yazındaki en önemli tartışmalardan birini oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Stres Kaynaklı Sağlık Etkilerini Azaltarak Afet Dayanıklılığını Artırma Yaklaşımları
Afet yönetimi ve halk sağlığı literatüründe bireysel ve toplumsal dayanıklılık (resilience) kavramı uzun süredir temel bir hedef olarak öne çıkmaktadır. Ancak mevcut afet hazırlık, müdahale ve iyileştirme planları, insan sağlığı üzerindeki en kalıcı ve yıkıcı etkenlerden biri olan akut, kronik ve birikimli stresi doğrudan ele almakta yetersiz kalmaktadır. Afetlerin yol açtığı fiziksel, zihinsel ve sosyal yıkımlar; kardiyovasküler hastalıklardan travma sonrası stres bozukluğuna, madde bağımlılığından aile içi şiddete kadar geniş bir yelpazede sağlık sorunlarını tetiklemektedir. Bu durum, afet odaklı müdahalelerin kavramsal çerçevesini yalnızca fiziksel altyapının onarımıyla sınırlamayıp insan sağlığı ve esenliğini merkeze alan bütüncül bir yaklaşıma dönüştürme gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
İş ve Yaşam Dengesi Kavramının Etkili İşletme Yönetimi ve Çalışan Motivasyonundaki Rolü
Küreselleşen pazarlar, hızla gelişen teknolojiler ve artan rekabet ortamı, işletmelerde insan kaynakları yönetiminin önceliklerini yeniden şekillendirmektedir. Bu dönüşüm sürecinde çalışanların mesleki yükümlülükleri ile kişisel yaşamları arasındaki uyumu yakalaması, bireysel esenlik kadar örgütsel verimlilik ve bağlılık açısından da kritik bir eşik oluşturmaktadır. Geleneksel çalışma modellerinin ve aile yapıları ile iş gücüne katılım dinamiklerinin değişmesiyle birlikte, iş ve yaşam dengesi kavramı lüks bir yan hak olmaktan çıkıp temel bir yönetim aracı haline gelmiştir. Bu bağlamda, çalışanların motivasyonunu artırmak ve kurumsal sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla farklı demografik ve örgütsel değişkenlerin iş-yaşam dengesi üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerekmektedir.