Anlatı derlemesi incelemesi
DOI: 10.3389/fpubh.2018.00373Stres Kaynaklı Sağlık Etkilerini Azaltarak Afet Dayanıklılığını Artırma Yaklaşımları
Afet yönetimi ve halk sağlığı literatüründe bireysel ve toplumsal dayanıklılık (resilience) kavramı uzun süredir temel bir hedef olarak öne çıkmaktadır. Ancak mevcut afet hazırlık, müdahale ve iyileştirme planları, insan sağlığı üzerindeki en kalıcı ve yıkıcı etkenlerden biri olan akut, kronik ve birikimli stresi doğrudan ele almakta yetersiz kalmaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Paul A. Sandifer et al.
- Yayın
- Tarih
- 2018
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Afet yönetimi ve kamu sağlığı disiplinlerinde, olağanüstü olayların bireyler ve topluluklar üzerinde yarattığı yıkıcı etkileri hafifletmek amacıyla dayanıklılık (resilience) kavramı merkezi bir konuma yerleşmiştir. Ancak mevcut acil durum ve afet yönetim planları, altyapı iyileştirmelerine ve fiziksel hasarların tazminine odaklanırken, afetzedelerde ortaya çıkan akut, kronik ve birikimli stres süreçlerini sıklıkla ihmal etmektedir. Doğal ve teknolojik kökenli felaketlerin ardından gözlemlenen psiko-sosyal çöküşler, kardiyovasküler rahatsızlıklar, travma sonrası stres bozukluğu ve toplumsal dokunun bozulması gibi olgular, stres faktörünün afet müdahale stratejilerine entegre edilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu makale, afetlerin insan sağlığı üzerindeki karmaşık etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alanın temel tartışmalarına katkı sunmaktadır.
Çalışmada, afetlerin insan sağlığı ve esenliği üzerindeki etkilerini analiz etmek ve stresin azaltılması yoluyla toplumsal dayanıklılığı geliştirmek amacıyla nitel bir hedefli literatür taraması (targeted literatüre review) yöntemi benimsenmiştir. Yazarlar, doğal kasırgalar (Katrina, Sandy, Harvey, Maria) ve teknolojik felaketler (Deepwater Horizon petrol sızıntısı) gibi büyük ölçekli olaylardan elde edilen ampirik verileri, kuramsal modelleri ve uygulayıcı deneyimlerini sentezlemiştir. İnceleme sürecinde Dünya Sağlık Örgütünün genişletilmiş sağlık tanımı ile Allostatik Yük biyobelirteç modeli teorik dayanak olarak kullanılmıştır. Bu doğrultuda çalışma, afet öncesi hazırlıktan iyileşme aşamasına kadar olan süreçte stres yönetiminin acil durum sistemlerine nasıl dahil edilebileceğini sistematik olarak çözümlemektedir.
Sentezlenen bulgular ve öneriler çerçevesinde, afet dayanıklılığını artırmak için sekiz stratejik eylem alanı belirlenmiştir. İlk olarak mevcut davranışsal ve fiziksel sağlık programlarının koordine edilmesi ve afet öncesi ile sonrası biyobelirteç verilerinin toplanarak sağlık durum tabanının (baseline) oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Erken müdahale eden bilim ve halk sağlığı ekiplerinin kapasitesinin artırılması, fırtına ve sel hasarlarını azaltmak için yeşil/doğal altyapıların kullanılması ve yerinden edilmiş nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak coğrafi kapsama genişletmesi önerilmiştir. Ayrıca stresin hafifletilmesinde doğa tabanlı tedavilerden ve ekoterapi fırsatlarından yararlanılması, afet mevzuatının davranışsal sağlığı kapsayacak şekilde gözden geçirilmesi ve tazminat ile konut süreçlerinin toplum katılımıyla adil biçimde yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak çalışma, afet yönetiminin odağını yalnızca fiziksel altyapı restorasyonundan çıkarıp insan sağlığı ve esenliğini birincil hedef haline getiren kavramsal bir dönüşüm önermektedir. Tartışma bölümünde, stresin doğrudan bir kişisel yaralanma ve toplumsal hasar unsuru olarak mevzuata dahil edilmemesinin, afet sonrası uzun vadeli iyileşmeyi engellediği ve toplumsal güveni erittiği gösterilmiştir. Akademik literatür taramaları açısından bu eser, ekolojik sistemler, kamu sağlığı ve afet yönetimi arasındaki disiplinlerarası bağı kuran temel bir referans niteliğindedir. Çalışma, gelecekteki ampirik araştırmalar ve tez çalışmaları için hem biyobelirteç odaklı nicel ölçümler hem de toplum katılımına dayalı nitel politika analizi alanlarında somut bir yol haritası sağlamaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın amacı, doğal ve teknolojik afetlerin insan sağlığı ile esenliği üzerindeki stres odaklı olumsuz etkilerini incelemek ve afet planlamasında stresin azaltılması yoluyla bireysel ve toplumsal dayanıklılığı artırmaya yönelik sekiz eylemsel öneri sunmaktır(Sandifer et al., 2018).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, seçilmiş akademik literatür ile kurumsal uygulama rehberlerinin sentezlendiği, nitel ve kuramsal bir değerlendirme yaklaşımını benimsemektedir(Sandifer et al., 2018).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Dünya Sağlık Örgütünün bütüncül sağlık tanımı ve Binyıl Ekosistem Değerlendirmesinin esenlik (well-being) çerçevesi temelinde şekillenmiştir. Ayrıca ekolojik dayanıklılık kuramı, toplumsal sermaye teorisi ve kronik stresin biyolojik yıpranma ölçütü olan Allostatik Yük (Allostatic Load) kavramı kuramsal omurgayı oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, sosyal bilimler afet araştırmaları literatürü (Perry, Gill ve Ritchie), ekolojik dayanıklılık çalışmaları (Holling, Darling ve Cote), toplumsal dayanıklılık modelleri (Patel ve ark., Kendra ve ark., COPEWELL modeli) ve petrol sızıntıları ile kasırgalar sonrası psiko-sosyal sağlık etkilerini inceleyen ampirik ve derleme çalışmaları bir araya getirmektedir.
Araştırmanın Bulguları
Afetlerin insan esenliği üzerindeki en yıkıcı ve kalıcı etkilerinin akut ve kronik stres kaynaklı olduğu ve bu stresin geleneksel afet planlarında çoğunlukla göz ardı edildiği gösterilmiştir(Sandifer et al., 2018).
Afet araştırmalarında sosyal aksamaların temel tanımlayıcı özellik olduğu ve bu durumun toplulukların direnç düzeyini doğrudan etkilediği literatür analiziyle ortaya konmuştur(Sandifer et al., 2018).
Afet yönetimi ve dayanıklılık çalışmalarının geliştirilmesi için stresin azaltılmasını hedefleyen sekiz eylemsel strateji belirlenmiş ve bu stratejilerin önemi tartışılmıştır(Sandifer et al., 2018).
Halk sağlığı krizlerine müdahalede ve afet sonrası araştırmalarda topluluk katılımının sağlanması, stresin azaltılması ve güvenin yeniden tesisi için vazgeçilmez bir unsurdur(Sandifer et al., 2018).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Afetlerin insan sağlığı üzerindeki en sinsi ve kalıcı etkilerinin akut ve kronik stresle ilişkili olduğu görülmektedir. Yapılan çalışmalar, bu stres türlerinin depresyon, anksiyete, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve intihar eğilimlerini tetiklediğini ortaya koymaktadır. Yazarlar, geleneksel afet planlarının fiziksel altyapıya odaklanırken bu görünmez tehdidi ihmal ettiğini belirtmektedir.
Afet türlerine göre stresin doğası değişmektedir; özellikle kurumsal ihmal veya teknolojik yetersizliklerden kaynaklanan teknolojik afetler, topluluklarda daha derin bir güvensizlik duygusu (recreancy) ve 'aşındırıcı topluluk' (corrosive community) yapıları oluşturur. Yazarlar, bu durumun hukuki süreçler ve tazminat belirsizlikleriyle birleşerek bireylerdeki allostatik yükü kronikleştirdiğini açıklamaktadır.
Literatürdeki toplumsal dayanıklılık modelleri incelendiğinde, sosyal sermayenin ön planda tutulduğu ancak halk sağlığı ve stres yönetiminin arka planda kaldığı gözlenmektedir. Çalışmada, allostatik yükün bir biyobelirteç olarak kullanılması ve afet öncesi-sonrası veri tabanlarının oluşturulması gerekliliği vurgulanarak mevcut kuramsal çerçevelerle pratik uygulama boşlukları arasında köprü kurulmaktadır.
Sonuç olarak, afet hazırlık planlarında doğa tabanlı çözümlerin ve ekoterapinin kullanılması, hem fiziksel koruma sağlamakta hem de maruz kalınan psikolojik travmaları hafifletmektedir. Yazarlar, afet hukukunun ve müdahale çerçevelerinin stres kaynaklı kişisel yaralanmaları kapsayacak şekilde revize edilmesini ve yerel toplulukların katılımıyla adil süreçler işletilmesini önermektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Çalışmada, Gill ve Ritchie tarafından geliştirilen doğal ve teknolojik afet karşılaştırma matrisi kullanılarak her iki afet türünün toplumsal, bireysel ve kronik stres düzeyindeki farklı etkileri literatür temelinde doğrulanmış ve genişletilmiştir(Sandifer et al., 2018).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Afet yönetiminde nihai başarının anahtarı, insan sağlığı ve esenliğini en merkeze koyan, stresi kısa ve uzun vadeli etkilerin temel kök nedeni olarak tanımlayan bir yaklaşımın benimsenmesidir. Önerilen sekiz eylemsel adımın afet hazırlık ve müdahale planlarına dahil edilmesi, bireysel ve toplumsal düzeyde uyum sağlayıcı dayanıklılığı artırarak gelecekteki çok boyutlu krizlere karşı daha dirençli yapılar oluşturulmasını sağlayacaktır(Sandifer et al., 2018).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, afet yönetimi literatüründe sıklıkla fiziksel altyapı ve lojistik çerçevesinde ele alınan dayanıklılık kavramını, halk sağlığı ve stres yönetimi perspektifinden yeniden tanımlayan kuramsal bir incelemedir. Afetlerin ardından ortaya çıkan zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarını, akut ve kronik stresin bir sonuçu olarak analiz eden yayın, mevcut afet hazırlık ve müdahale planlarındaki kritik bir boşluğu doldurmaktadır. Çalışma, afet sonrası süreçlerde sadece acil tıbbi müdahalenin değil, uzun vadeli stres azaltma stratejilerinin de dayanıklılığın ayrılmaz bir parçası olduğunu savunarak afet yönetimi disiplinine çok disiplinli bir perspektif kazandırmaktadır.
Yazarlar, Holling'in ekolojik dayanıklılık kavramından yola çıkarak bu terimi toplumsal ve bireysel sağlık bağlamına taşımıştır. Ritchie ve Gill tarafından geliştirilen teknolojik afet tipolojilerini ve recreancy kavramını temel alarak, kurumsal başarısızlıkların toplumsal stresi nasıl kronikleştirdiğini açıklamışlardır. Ayrıca McEwen tarafından literatüre kazandırılan allostatik yük kuramını, afet etkilerini ölçmek için somut bir fizyolojik gösterge olarak sisteme dahil etmişlerdir. Bu yönüyle çalışma, ekoloji, sosyoloji ve tıp alanındaki öncül teorileri sentezleyerek afet biliminde yeni bir operasyonel çerçeve sunmaktadır.
Makale, literatürdeki afet sonrası iyileştirme çalışmalarının 'zaman içinde sönümlenen ilgi' kısıtını aşmak için sekiz maddelik somut bir eylem planı sunarak literatüre pratik bir katkı sağlamaktadır. Doğal altyapının sadece fiziksel koruma değil, aynı zamanda ekoterapi yoluyla psikolojik iyileşme aracı olarak kullanılması önerisi, çevre psikolojisi ile afet yönetimini birleştiren yenilikçi bir yaklaşımdır. Ayrıca afet hukuku ve tazminat süreçlerinin (Stafford Act ve OPA 90 gibi) stres üzerindeki etkilerini tartışmaya açarak, mevzuat düzenlemelerinin halk sağlığı üzerindeki dolaylı etkilerine dair farkındalık yaratmaktadır.
Kaynakça
- Gill, D. A., & Ritchie, L. A. (2018). Contributions of technological and natech disaster research to the social science disaster paradigm. In Handbook of Disaster Research (pp. 40-60). Springer, Cham.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve
Afet dayanıklılığı sadece fiziksel altyapıyla değil, bireylerin maruz kaldığı kümülatif stres seviyesiyle doğrudan ilişkilidir.
Makalenin stres ve dayanıklılık arasındaki bağlantıyı kuran teorik modeli, tezin kavramsal çerçevesini oluşturmak için kullanılacaktır(Sandifer et al., 2018).
Afet Bölgesindeki Yerel Balıkçı Topluluklarında Allostatik Yükün Boylamsal Analizi
- Araştırma sorusu
- Bir çevre felaketi sonrasında yerel kaynaklara bağımlı topluluklarda, allostatik yük seviyeleri ekonomik tazminat süreçlerinin hızıyla nasıl bir korelasyon gösterir?
- Yöntem taslağı
- Nicel-boylamsal tasarım. Afet sonrası ilk ay, altıncı ay ve ikinci yılda belirlenmiş bir balıkçı kohortundan kortizol, kolesterol ve kan basıncı gibi biyobelirteç verileri toplanmalıdır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenmeli, kontrol grubu olarak afet dışı bölgedeki benzer demografik özelliklere sahip bir topluluk seçilmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin 2. önerisinde vurgulanan 'afet öncesi ve sonrası biyobelirteç verilerinin toplanması' çağrısından türetilmiştir. Özellikle eko-bağımlı toplulukların savunmasızlığı vurgulanmaktadır(Sandifer et al., 2018).
Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması
Afetler doğalarına göre doğal, teknolojik, natech ve techna olarak dört ana grupta sınıflandırılabilir ve her grubun psikososyal etkisi farklıdır.
Gill ve Ritchie'ye atıfla sunulan afet tipolojisi, tezin ilgili bölümlerinde tanımlayıcı bir sınıflama olarak kullanılabilir(Sandifer et al., 2018).
Afet Mağduru Çocuklarda Park Rx ve Doğa Temaslı Müdahalelerin Travma Sonrası Gelişim Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Afet sonrası geçici barınma alanlarında uygulanan yapılandırılmış Park Rx (Doğa Reçetesi) programı, çocukların travma sonrası stres seviyelerini standart psikososyal destek programlarına göre anlamlı düzeyde azaltır mı?
- Yöntem taslağı
- Randomize kontrollü deneysel çalışma. Deney grubuna haftalık 120 dakikalık rehberli doğa yürüyüşleri ve bahçecilik aktiviteleri (ekoterapi) uygulanırken, kontrol grubuna sadece rutin klinik destek verilmelidir. Veriler standartlaştırılmış çocuk travma ölçekleri ile toplanmalı, örneklem büyüklüğü etik sınırlar dahilinde veri doygunluğu gözetilerek belirlenmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların 6. önerisinde belirttiği 'ekoterapi ve doğa tabanlı tedavilerin afet müdahale planlarına dahil edilmesi' gerekliliğinden yola çıkılmıştır(Sandifer et al., 2018).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Doğal altyapı projeleri (sulak alanlar, kumullar), afet riskini azaltmanın yanı sıra toplumsal iyileşme için ekoterapötik alanlar sunar.
Kentsel planlama veya çevre yönetimi odaklı tezlerde, yeşil altyapının sağlık üzerindeki çift yönlü faydasını desteklemek için kullanılır(Sandifer et al., 2018).
Teknolojik Afet Sonrası Toplumsal Güven ve Recreancy Algısının Yerel Yönetişim Memnuniyeti ile İlişkisi
- Araştırma sorusu
- Bir endüstriyel kaza sonrası bireylerin kurumsal başarısızlık (recreancy) algısı, afet sonrası iyileşme sürecindeki sosyal sermaye birikimini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Karma yöntem araştırması. Nicel aşamada geniş ölçekli bir anket uygulanarak recreancy ve sosyal sermaye ölçekleri arasındaki ilişki ölçülmeli; nitel aşamada ise odak grup görüşmeleriyle 'aşındırıcı topluluk' (corrosive community) dinamikleri derinlemesine incelenmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan Ritchie ve ark. (2013) temelli 'recreancy' ve 'corrosive community' tartışmalarından türetilmiş bir yönetişim analizidir(Sandifer et al., 2018).