İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2017

Sosyal-Ekolojik Düzeyde Şiddet İlişkileri: Erken ve Geç Ergenlik Döneminde Akran Mağduriyeti, Zorbalık ve Depresyonu Yordamaya Yönelik Çoklu Aracılık Modeli

Violent relationships at the social-ecological level: A multi-mediation model to predict adolescent victimization by peers, bullying and depression in early and late adolescence.

Okur sorusu

Peru bağlamında okul çevresindeki yapısal şiddet algısı, ergenlerin zorbalık davranışlarını ve depresyon düzeylerini nasıl etkilemektedir?

Bu çalışma, Peru'daki 21.416 ergen üzerinde yaptığı incelemede, okul çevresinde algılanan şiddetin hem akran hem de öğretmen kaynaklı şiddeti doğrudan artırdığını göstermiştir. Bulgular, öğretmen ve akranlardan gelen şiddet deneyimlerinin zorbalık davranışındaki varyansın %90'ından fazlasını açıkladığını ve öğretmen şiddetinin yalnızlık aracılığıyla depresyonu yordayan en önemli unsur olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynak izi: (Oriol et al., 2017)

Öne çıkanlar

  • Okul çevresindeki şiddet algısı, öğretmenlerin ve öğrencilerin okul içindeki şiddet eğilimlerini tetiklemektedir.
  • Öğretmen kaynaklı şiddet, akran zorbalığına kıyasla ergenlerde depresyonun daha güçlü bir belirleyicisidir.
  • Zorbalık davranışlarındaki toplam değişkenliğin %90'ı destek figürlerinden gelen şiddetle açıklanabilmektedir.
  • Erken ergenlik dönemi, şiddet ilişkilerinin psikolojik etkilerine karşı geç ergenliğe göre daha hassas bir evredir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Xavier Oriol ve 5 yazar
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2017
Örneklem
Yaşları 13 ile 17 arasında değişen, yaş ortalaması 13.69 olan toplam 21.416 Peru vatandaşı ergen öğrenci.
Veri kaynakları
Katılımcı verileri, sınıf ortamında uygulanan Tekli Okul Refahı Anketi (CUBE), Öğretmen Şiddeti Ölçeği, Zorbalık Davranışı Ölçeği ve UCLA Yalnızlık Ölçeği'nin kısa versiyonu gibi…
Analiz yöntemi
Betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri SPSS 22.0 ile gerçekleştirilmiş; çoklu aracılık ve gruplar arası karşılaştırmalı yapısal eşitlik modelleri ise AMOS 18.0 yazılımı…

İnceleme özeti

Ergenlik dönemi, bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyal değişimleri eşzamanlı olarak yaşadığı, çevresel faktörlere ve sosyal etkileşimlere karşı hassasiyetinin en yüksek olduğu gelişimsel süreçlerden biridir. Sosyal-ekolojik kuramsal çerçeve, ergenlerin yaşadığı uyum sorunlarını, zorbalık davranışlarını ve depresif belirtileri yalnızca bireysel yatkınlıklarla değil, okul, aile, akran çevresi ve geniş toplumsal katmanlar arasındaki dinamik etkileşimlerle açıklamaktadır. Özellikle toplumsal düzeyde yapısal şiddetin var olduğu, ekonomik ve sosyal güvensizliğin hüküm sürdüğü coğrafyalarda, okulun konumlandığı mahallenin şiddet iklimi doğrudan eğitim kurumunun içerisine sızmaktadır. Bu durum, okul içindeki akran ilişkilerini ve öğretmen-öğrenci etkileşimini olumsuz etkileyerek koruyucu olması gereken sosyal destek mekanizmalarını birer risk unsuruna dönüştürmektedir. Dolayısıyla çevresel şiddet algısının okul içi şiddet örüntülerini nasıl şekillendirdiğini ve bu süreçlerin gençlerin ruh sağlığı üzerindeki dolaylı etkilerini araştırmak, hem gelişim psikolojisi hem de eğitim sosyolojisi açısından büyük önem taşımaktadır.

Sunulan çalışmada, Peru Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal düzeydeki okul şiddeti etki değerlendirme projesi kapsamında ulaşılan 21.416 ergen öğrenciden (13-17 yaş arası; ortalama yaş 13,69) elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma tasarımı nicel ampirik nitelikte olup, çoklu aracılık yapısal eşitlik modeli (SEM) kullanılarak yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde Cuestionario Único de Bienestar Escolar (CUBE), UCLA Yalnızlık Ölçeği kısa formu, California Okul İklimi ve Güvenliği Anketi ile CES-D Depresyon Ölçeği kısa formu gibi geçerliği ve güvenirliği doğrulanmış ölçme araçları kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi analizlerinde direkt ve dolaylı etkiler, Maximum Likelihood tahmini ve düzeltilmiş güven aralıklı bootstrap yöntemleri uygulanarak sınanmış; ayrıca erken ergenlik (13-14 yaş) ve geç ergenlik (15-17 yaş) grupları arasındaki yapısal farklılıkları belirlemek amacıyla çoklu grup analizi (multi-group SEM) gerçekleştirilmiştir.

Araştırma bulguları, okul çevresinde ve mahallede algılanan şiddetin hem okul içindeki akran şiddetini hem de öğretmenlerin uyguladığı şiddet davranışlarını çok güçlü biçimde yordadığını ortaya koymaktadır. Model sonuçlarına göre, öğretmen şiddeti ergenlerde yalnızlık duygusunu artırarak depresyonu tetikleyen ve akran mağduriyetini besleyerek saldırgan davranış gelişimini teşvik eden en baskın faktördür. Öğretmenlerden ve akranlardan kaynaklanan şiddete maruz kalma değişkenleri, zorbalık davranışındaki toplam varyansın %90'ından fazlasını açıklamaktadır. Öte yandan, akran mağduriyeti doğrudan depresyonu yordamamış, ancak yalnızlık değişkeninin depresyon üzerinde doğrudan ve güçlü bir etkisi tespit edilmiştir. Erken ve geç ergenlik modelleri karşılaştırıldığında, yapısal modelin her iki yaş grubunda da geçerli olduğu görülmekle birlikte, yordayıcı ilişkilerin ve katsayıların erken ergenlik döneminde geç ergenliğe kıyasla belirgin şekilde daha güçlü olduğu saptanmıştır.

Bu araştırmanın bulguları, zorbalık ve okul şiddetiyle mücadelede yalnızca bireysel müdahalelerin yetersiz kalacağını, bütüncül ve sosyal-ekolojik bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini açıkça göstermektedir. Okul ortamının güvenliği ile öğretmenlerin sosyo-duygusal tutumları, öğrencilerin psikolojik dayanıklılığı ve depresyon riskinin azaltılmasında kritik birer kaldıraç işlevi görmektedir. Literatür açısından çalışma, yapısal şiddetin yoğun olduğu gelişmekte olan ülke bağlamlarında mesosistem düzeyindeki şiddet aktarımını çok geniş bir örneklem üzerinde kanıtlaması bakımından özgün bir katkı sunmaktadır. Gelecek araştırmalarda ve önleme programlarında, öğretmenlerin sınıf içi çatışma yönetimi becerilerinin artırılması ve okul-toplum işbirliğini esas alan mesosistem düzeyinde müdahale stratejilerinin geliştirilmesi, akran zorbalığı ve ergen depresyonunun önlenmesinde temel bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Bronfenbrenner'ın Sosyal-Ekolojik Modelini temel almaktadır. Bu modele göre ergen gelişimi, bireyin içinde yaşadığı mikro sistemler (aile, akran grupları, okul) ve bu sistemler arasındaki etkileşimleri simgeleyen mesosistem düzeyindeki ilişkiler tarafından şekillendirilir. Galtung'un Yapısal Şiddet Kuramı ile desteklenen yaklaşımda, çevresel şiddet koşullarının okul içi destek kaynaklarını (öğretmenler ve akranlar) koruyucu unsur olmaktan çıkarıp risk faktörüne dönüştürebileceği varsayılmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, akran zorbalığı ve ekolojik sistem analizi üzerine Hong ve Espelage'in literatürünü, öğretmen-öğrenci ilişkilerinin psiko-sosyal uyum üzerindeki etkilerine dair Pianta, Hamre ve Wang ile arkadaşlarının araştırmalarını ve Peru bağlamındaki yapısal şiddet ile okul ortamı arasındaki ilişkiyi inceleyen Galtung ve Merino çalışmalarını ele almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Peru'daki yapısal şiddet bağlamında okul çevresindeki şiddet algısının okul içi şiddet ve öğretmen şiddetine etkisini incelemek; bu şiddet ilişkilerinin yalnızlık aracılığıyla depresyonu, akran mağduriyeti aracılığıyla ise zorbalık davranışını yordayıp yordamadığını belirlemek ve erken ile geç ergenlik dönemleri arasındaki model farklılıklarını ortaya koymaktır (Oriol et al., 2017).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, yapısal şiddetin yoğun olduğu Peru bağlamında çevresel şiddet algısının okul içi dinamikler üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla nicel bir yaklaşım benimseyerek çoklu aracılık modeline dayalı yapısal eşitlik modellemesini kullanmıştır (Oriol et al., 2017).

Evren veya inceleme alanı
Peru'daki devlet okullarında eğitim gören ve 19 farklı bölgeyi temsil eden ergenlik dönemindeki öğrenciler.
Örneklem veya araştırma materyali
Yaşları 13 ile 17 arasında değişen, yaş ortalaması 13.69 olan toplam 21.416 Peru vatandaşı ergen öğrenci.
Veri toplama süreci
Katılımcı verileri, sınıf ortamında uygulanan Tekli Okul Refahı Anketi (CUBE), Öğretmen Şiddeti Ölçeği, Zorbalık Davranışı Ölçeği ve UCLA Yalnızlık Ölçeği'nin kısa versiyonu gibi standartlaştırılmış ölçme araçlarıyla toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri SPSS 22.0 ile gerçekleştirilmiş; çoklu aracılık ve gruplar arası karşılaştırmalı yapısal eşitlik modelleri ise AMOS 18.0 yazılımı kullanılarak test edilmiştir.
Çevresel şiddet algısıOkul içi şiddetÖğretmen şiddetiYalnızlıkAkran mağduriyetiDepresyonZorbalık davranışı

Bulgular

  1. Araştırmaya katılan ergenlerin %43'ü okul çevresini güvensiz bulmakta, %59 4'ü okulda sürekli şiddet davranışlarına tanık olmakta ve %49'u okullarında şiddet eğilimli çetelerin bulunduğunu rapor etmektedir. (Oriol et al., 2017).

  2. Öğretmenler tarafından uygulanan şiddet, ergenlerde yalnızlık hissi üzerinden gelişen depresyonun en güçlü yordayıcısı olarak saptanmış ve akran mağduriyetini de doğrudan teşvik ettiği belirlenmiştir (Oriol et al., 2017).

  3. Öğretmenler ve sınıf arkadaşları gibi temel destek figürlerinden kaynaklanan şiddete maruz kalma durumunun, zorbalık davranışındaki toplam varyansın %90'ından fazlasını açıkladığı sayısal olarak kanıtlanmıştır (Oriol et al., 2017).

  4. Erken ergenlik dönemindeki öğrencilerin şiddet döngülerine ve psikolojik olumsuzluklara karşı geç ergenlik dönemindeki bireylere kıyasla çok daha savunmasız olduğu ve modeldeki yordayıcı ilişkilerin bu grupta daha güçlü seyrettiği tespit edilmiştir (Oriol et al., 2017).

Tartışma ve sonuç

Betimsel veriler, Peru'daki ergenlerin yaklaşık yarısının okul çevresini tehlikeli bulduğunu ve yaygın bir çeteleşme riskiyle karşı karşıya olduğunu göstererek yapısal şiddetin boyutlarını ortaya koymaktadır.

Yazarlar bu durumu, çevresel şiddetin sadece dışsal bir faktör olmadığını, aksine okul içindeki öğretmen ve akran ilişkilerini şiddet ekseninde dönüştüren temel bir risk zemini oluşturduğunu belirterek açıklamaktadır.

Elde edilen bulgular literatürdeki ekolojik yaklaşımlarla ilişkilendirilmiş ve özellikle öğretmen şiddetinin, akran mağduriyetinden daha fazla agresif davranışı tetiklediği vurgulanarak destek figürlerinin negatif etkisine dikkat çekilmiştir.

Sonuç olarak, erken ergenlikteki fiziksel ve psikolojik geçişlerin bu şiddet sarmalını daha yıkıcı hale getirdiği, bu nedenle koruyucu müdahalelerin öğretmen eğitimi ve okul iklimi odaklı olması gerektiği savunulmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Çalışmanın öğretmen-öğrenci etkileşimine dair bulguları, Wang ve arkadaşlarının öğretmenlerle kurulan pozitif bağların depresyonu önlemede tampon görevi gördüğü teziyle, şiddet içeren ilişkilerin risk oluşturması noktasında örtüşmektedir (Oriol et al., 2017).

Yazarların ulaştığı sonuç

Peru'daki okul ortamlarında gözlemlenen yapısal şiddetin yüksek prevalansı, okul içindeki zorbalık ve mağduriyet döngülerini kolaylaştırmakta; bu durum mezosistem düzeyinde öğretmenlerin şiddeti önlemede ve ağ iş birliğinde oynadığı kritik rolün önemini ortaya koymaktadır (Oriol et al., 2017).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, sosyal-ekolojik yaklaşım çerçevesinde yapısal şiddetin yüksek olduğu toplumsal bağlamlarda okul çevresi şiddetinin okul içi dinamiklere ve ergenlerin psikososyal uyum süreçlerine etkisini bütüncül bir yapusal eşitlik modeliyle ortaya koymaktadır. Literatürde genellikle bireysel veya tekil akran ilişkileri düzeyinde ele alınan zorbalık ve mağduriyet olgularını, öğretmen şiddeti ve çevresel güvensizlik gibi üst sistem değişkenleriyle bütünleştiren bir işlev üstlenmektedir. Peru genelindeki geniş bir ergen örnekleminden elde edilen verilerle, öğretmen şiddeti ile akran mağduriyetinin etkileşimli biçimde zorbalık davranışını ve yalnızlık kanalıyla depresyonu nasıl tetiklediğini ampirik olarak göstermekte, ergenlik aşamalarının duyarlılık düzeylerini kıyaslamaktadır.

Önceki literatür, okullardaki akran zorbalığını ve mağduriyeti ağırlıklı olarak mikro sistem düzeyindeki akran etkileşimleriyle açıklamaktaydı. Bu çalışma, Bronfenbrenner'ın ekolojik sistemler kuramını ve Galtung'un yapısal şiddet teorisini temel alarak, okulun bulunduğu çevredeki suç ve çeteleşme faktörlerinin mezosistem düzeyinde öğretmen ve öğrenci davranışlarına nasıl dönüştüğünü kanıtlayarak literatürü genişletmektedir. Wang ve arkadaşlarının öğretmen destekleyici ilişkilerine dair bulgularıyla uyumlu biçimde, öğretmenlerin olumsuz şiddet davranışlarının koruyucu kalkanı ortadan kaldırarak depresyon ve yalnızlığı artıran temel bir risk faktörüne dönüştüğünü göstererek önceki teorik çerçevenin kapsayıcılığını derinleştirmektedir.

Literatür taramaları ve teorik incelemeler açısından bu eser, gelişmekte olan ve yapısal şiddetle yüzleşen ülkelerdeki okulların sadece şiddetin yaşandığı değil, çevresel şiddetin yeniden üretildiği mekanlar olduğunu gösteren metodolojik ve ampirik bir referans oluşturmaktadır. Zorbalık ve depresyon araştırmalarında doğrudan akran ilişkilerinin ötesine geçilerek yetke figürü olan öğretmenlerin rolünün ve okul çevresi güvenlik algısının kapsama dahil edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca erken ergenlik dönemindeki geçiş süreçlerinin psikososyal risklere karşı hassasiyetini nicel kanıtlarla teyit ederek, okul temli önleme programlarının yaş gruplarına göre farklılaştırılması gerekliliğini literatüre kazandırmaktadır.

Sözlük

Mesosystem · Mezosistem
Bireyin gelişimini etkileyen aile, okul ve akran grubu gibi farklı mikro sistemler arasındaki etkileşimleri kapsayan yapı.
Structural Violence · Yapısal Şiddet
Toplumun sosyal, politik ve ekonomik örgütlenmesine gömülü olan ve bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamasını engelleyen sistemik baskı.
Multi-mediation Model · Çoklu Aracılık Modeli
Bir bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisinin birden fazla aracı değişken üzerinden eş zamanlı incelendiği istatistiksel model.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveOkul çevresinde algılanan yapısal şiddet ve güvensizlik, okul içindeki şiddet iklimini ve öğretmenlerin agresif tutumlarını doğrudan artırmaktadır.

Bu çalışma, Galtung'un yapısal şiddet kuramı ile Bronfenbrenner'ın ekolojik yaklaşımını birleştirerek çevresel risklerin okul içi mezosisteme yansımasını ampirik veriyle desteklemektedir (Oriol et al., 2017).

Sosyoekonomik Düzeyi Düşük Bölgelerdeki Ortaokullarda Öğretmen Tutumları ve Okul İkliminin Akran Zorbalığı Üzerindeki Etkisi: Boylamsal Bir İnceleme

Araştırma sorusu
Öğretmenlerin sınıf içi agresif veya destekleyici tutumları, ortaokul öğrencilerinin akran zorbalığı ve mağduriyet düzeylerini iki yıllık süreçte nasıl değiştirmektedir?
Yöntem taslağı
İki dalgalı panel boylamsal desen. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecek 1.200 ortaokul öğrencisi ve ders öğretmenleri. Veriler CUBE tabanlı Öğretmen Şiddeti Ölçeği ve Akran Mağduriyeti Ölçeği ile toplanacak, analizde çapraz gecikmeli yapısal eşitlik modeli (cross-lagged SEM) kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma kısmında belirtilen, kestirimsel ilişkilerin zaman içerisindeki seyrini ve kalıcılığını izlemek için boylamsal araştırmalara duyulan ihtiyaç çağrısından türetilmiştir (Oriol et al., 2017).

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewÖğretmen ve akran gibi temel destek kaynaklarından gelen şiddet davranışları, ergenlerdeki zorbalık davranışının varyansının %90'ından fazlasını açıklamaktadır.

Zorbalığın oluşumunda yetke ve akran çevrelerinin birleşik etkisini sayısal olarak göstermek ve literatürdeki akran odaklı tek boyutlu modelleri genişletmek için kullanılır (Oriol et al., 2017).

Okul Çevresi Güvenlik Algısı ve Erken Ergenlerde Yalnızlık Aracılığıyla Depresyonun Yordanması: Çok Düzeyli Yapısal Model

Araştırma sorusu
Mahalle düzeyindeki suç oranları ve güvenlik algısı, öğrencilerin yalnızlık hissi üzerinden depresif belirtilerini ne derece yordamaktadır?
Yöntem taslağı
Çok düzeyli nicel araştırma deseni. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle hesaplanan 40 farklı okuldan 2.500 erken ergen. Veriler UCLA Yalnızlık Ölçeği Kısa Formu ve CES-D Depresyon Ölçeği ile toplanacak, analiz çok düzeyli yapısal eşitlik modeli (MSEM) ile gerçekleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede şiddet içeren çevre ile depresyon arasında yalnızlığın tam aracı rol üstlendiğine ilişkin ampirik bulgudan ve çok düzeyli analiz önerisinden türetilmiştir (Oriol et al., 2017).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaErken ergenlik dönemindeki ergenler, geç ergenlik dönemindekilere kıyasla şiddet iklimine ve buna bağlı psikososyal uyumsuzluklara karşı daha yüksek duyarlılık göstermektedir.

Ergenlik aşamalarına göre değişen psikososyal kırılganlıkları ve gelişimsel geçiş süreçlerinin zorbalık üzerindeki etkilerini tartışırken referans verilir (Oriol et al., 2017).

Öğretmenlere Yönelik Sosyo-Duygusal Becerileri Geliştirme Eğitimi Müdahalesinin Sınıf İklimi ve Mağduriyet Oranlarına Etkisi

Araştırma sorusu
Öğretmenlere verilen sosyo-duygusal destek ve şiddetsiz iletişim eğitimleri, ergenlerin sınıf içi mağduriyet algısını ve yalnızlık düzeylerini düşürmede etkili midir?
Yöntem taslağı
Yarı deneysel ön test-son test kontrol gruplu araştırma deseni. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenen 20 deney ve 20 kontrol okulu. Veriler nicel ölçekler ve sınıf gözlem formlarıyla toplanacak, tekrarlı ölçümler için ANCOVA analizi uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde yer alan, zorbalık ve mağduriyeti önlemede öğretmenlerin sosyo-duygusal becerilerini artırmaya yönelik spesifik eğitimlerin zorunluluğu vurgusundan türetilmiştir (Oriol et al., 2017).

Kaynakça

  1. Wang, M. T., Brinkworth, M., & Eccles, J. (2013). Moderating effects of teacher-student relationship in adolescent trajectories of emotional and behavioral adjustment. Dev Psychol, 49(4), 690-705.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Psikoloji ve Davranış BilimleriNicel araştırma · 2024

Ergenlerde ekran süresi artışı ruh sağlığını ve gelişimi nasıl etkiliyor?

Düzeltilmiş regresyon modelleri sonuçunda, başlangıçtaki toplam ekran süresi artışının ergenlik dönemindeki tüm CBCL DSM ölçek puanlarıyla ileriye dönük olarak anlamlı şekilde ilişkili olduğu ve bu ilişkiler arasında en yüksek katsayının depresif semptomlar üzerinde gerçekleştiği gözlenmiştir.

Jason M. Nagata ve 6 yazar · BMC Public Health · Sosyal Bilimler

Psikoloji ve Davranış BilimleriNicel araştırma · 2025

Doğum Öncesi Anksiyetenin 14. Ayda Çocuk Gelişimiyle İlişkisi ve Ebeveyn-Çocuk Bağının Aracı Rolü: DREAM Kohort Çalışması

Doğum öncesi anksiyete semptomları, annelerde babalara kıyasla istatistiksel olarak daha belirgin ve yüksek düzeyde gözlemlenmiştir; ancak doğum sonrası 8. haftada ölçülen ebeveyn-çocuk bağının kalitesi her iki ebeveyn grubunda da birbirine oldukça benzer ve paralel çıkmıştır.

Anna C. von Olberg ve 4 yazar · BMC Pregnancy and Childbirth · Sosyal Bilimler