Mesleki eğitim sistemlerinin kalitesini artırmak ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, büyük ölçüde bu süreçte görev yapan öğretmenlerin mesleki bağlılıklarına ve iş doyumlarına bağlıdır. Ancak toplumsal yapıdaki bazı önyargılar ve bölgesel ekonomik eşitsizlikler nedeniyle mesleki eğitim öğretmenleri diğer branşlardaki meslektaşlarına kıyasla sıklıkla dezavantajlı konumlarda kalmaktadır. Bu durum, özellikle ekonomik açıdan gelişmemiş bölgelerde çalışan öğretmenlerin motivasyonunu olumsuz etkilemekte ve mesleki doyum problemlerini derinleştirmektedir. Yazında daha önceki araştırmalar genellikle tekil faktörlere odaklanmış, okul iklimi gibi dışsal örgütsel koşullar ile öğretmen öz yeterliği gibi içsel psikolojik unsurların etkileşimini yeterince kapsamlı bir şekilde incelememiştir. Bu eksiklikten hareketle bu çalışma, mesleki eğitim öğretmenlerinin çalışma yaşamındaki deneyimlerini çok boyutlu bir perspektiften ele alarak önemli bir teorik ve pratik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Araştırmanın metodolojik tasarımında, Çin'in batısındaki on iki farklı ilden tabakalı ve kolayda örnekleme yöntemleriyle seçilen mesleki eğitim kurumlarında görev yapan 1035 öğretmen dahil edilmiştir. Veri toplama sürecinde, ön test uygulamalarıyla güvenirlik ve geçerliği test edilerek revize edilen ve beşli Likert derecelendirmesine sahip anketler COVID-19 salgını koşulları nedeniyle çevrim içi ortamda dağıtılmıştır. Toplanan verilerin analizinde açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi ile değişkenler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri test etmek amacıyla yapısal eşitlik modellemesi ve Bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin iç tutarlılık katsayıları ve yapı geçerliği endeksleri, verilerin analiz için yüksek düzeyde güvenilir ve elverişli olduğunu kanıtlamıştır.
Elde edilen ampirik bulgular, öğretmenler tarafından algılanan okul ikliminin iş doyumunu doğrudan pozitif yönde yordadığını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, algılanan okul iklimi öğretmen öz yeterliğini de anlamlı ve pozitif bir şekilde etkilemektedir. Öz yeterlik inançlarının iş doyumunu doğrudan yordadığı ve okul iklimi ile iş doyumu arasındaki ilişkide kısmi bir aracı rol üstlendiği tespit edilmiştir. Demografik ve mesleki değişkenler açısından yapılan incelemelerde ise yaş, mesleki kıdem, okul konumu, okul türü, kadro durumu ve hiyerarşik niteliklerin iş doyumunu anlamlı düzeyde farklılaştırdığı görülmüştür. Özellikle kırsal kesimde çalışan, sözleşmeli statüde bulunan veya mesleki kıdeminin son yıllarında olan öğretmenlerin doyum düzeylerinin diğer gruplara göre daha düşük olduğu belirlenmiştir.
Bu sonuçlar, okul ikliminin ve öz yeterlik inançlarının mesleki eğitim öğretmenlerinin kurumsal bağlamdaki deneyimlerini şekillendirmede kritik birer mekanizma olduğunu göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgular, Sosyal Bilişsel Kuram'ın öngörüleri ile tam bir uyum sergilemekte ve dışsal çevre ile içsel psikolojik süreçlerin ortak etkisini doğrulamaktadır. Yazarın sonuç ve tartışma bölümlerinde vurguladığı üzere, ekonomik olarak dezavantajlı bölgelerdeki okullarda demokratik karar alma süreçlerinin desteklenmesi, iş birliğine dayalı bir okul ikliminin inşası ve öğretmenlerin öz yeterlik algılarının güçlendirilmesi iş doyumunu artırmada hayati önem taşımaktadır. Bu doğrultuda çalışma, hem okul yöneticilerine pratik yönetim stratejileri sunmakta hem de ilgili devlet kurumlarına mesleki eğitim politikalarını iyileştirmede ampirik temel sağlamaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışmanın kuramsal temeli, Albert Bandura tarafından geliştirilen ve bireysel biliş, davranış ile dışsal çevrenin karşılıklı olarak birbirini etkilediğini savunan Sosyal Bilişsel Kuram ve bu kurama dayanan Üçlü Karşılıklılık Sistemine dayanmaktadır. Ayrıca bireylerin çevre algılarının tutum ve davranışlarını şekillendirdiğini öngören algı-tutum-davranış teorisi ile desteklenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, örgütsel iklim ve okul iklimi kavramlarının eğitim alanındaki tarihsel gelişimini, öğretmen iş doyumunun kuramsal boyutlarını ve öz yeterlik inançlarının mesleki pratikler ile öğrenci çıktıları üzerindeki rolünü inceleyen ulusal ve uluslararası geniş bir literatürü ele almaktadır. Özellikle Batı merkezli çalışmaların yanı sıra Doğu Asya bağlamındaki kültürel dinamikleri ve mesleki eğitime atfedilen toplumsal değerleri tartışmaya açmaktadır.