Bilişsel bilimler alanında yapılan ampirik çalışmalar, insan karar verme süreçlerinin klasik olasılık kuramı ve Boole set teorisi ilkelerini sıklıkla ihlal ettiğini göstermektedir. Özellikle karar vericilere yöneltilen soruların sırasının nihai tercihleri köklü biçimde değiştirmesi olarak tanımlanan sıra etkileri ile belirsizlik durumunda rasyonel karar vermeyi engelleyen disjunction etkileri klasik mantıkla açıklanamamaktadır. Kuantum biliş teorisi, bu bilişsel anomalileri açıklamak için kuantum fiziğinin matematiksel aparatı olan vektör uzaylarını, süperpozisyonu ve iz düşüm işlemlerini kullanmaktadır. Ancak, bu modeller yakın zamana kadar yalnızca klasik bilgisayarlar üzerinde matematiksel simülasyonlar olarak kalmış, gerçek kuantum donanımlarında çalıştırılabilen devre düzeyinde tasarımlarla fiziksel olarak doğrulanmamıştır.
Bu çalışmanın temel amacı, klasik olmayan insan karar verme modellerini kuantum devreleri biçiminde temsil etmek ve bu devreleri gerçek kuantum işlemcileri üzerinde başarıyla koşturmaktır. Yazarlar, psikoloji literatüründe iyi bilinen Clinton-Gore sıra etkisi deneyi ile Tutsak İkilemi gibi disjunction senaryolarını ele alarak bunları temsil edecek kuantum devre mimarileri geliştirmişlerdir. Yöntem olarak, zihinsel durumlar kubit yazmaçlarında kodlanmış, bilişsel kararlar ve işlemler ise çeşitli kuantum kapıları (rotasyon kapıları, CNOT ve Hadamard) ile ölçüm operatörleri kullanılarak modellenmiştir. Geliştirilen bu özgün tasarımlar, 11 kubitlik IonQ kuantum donanımı üzerinde 10.000 tekrarlı deneyler yapılarak test edilmiş ve donanımsal sınırlamaları aşmak adına ancilla kubitleri ile takas mekanizmaları entegre edilmiştir.
Yapılan deneysel çalışmalar ve donanım testleri sonuçunda, tasarlanan kuantum devrelerinin insan bilişsel davranışlarını son derece yüksek bir doğrulukla simüle edebildiği görülmüştür. Tutsak İkilemi senaryosuna yönelik hazırlanan üç farklı devre (ortağın ihanet ettiği, iş birliği yaptığı veya kararın bilinmediği durumlar), teorik olarak öngörülen sırasıyla yüzde 82, yüzde 73 ve yüzde 64'lük olasılık dağılımlarını kuantum bilgisayarı üzerinde neredeyse sıfıra yakın hata payıyla yeniden üretmiştir. Sıra etkilerini modelleyen tek kubitlik devrelerde ise, karmaşık sayılarla ifade edilen faz açısının sisteme dahil edilmesi sayesinde, sorular arasındaki öznel ilişkiler ve bağlamsallık başarıyla modellenmiş ve klasik modellerin aksine ardışık iz düşümler arasındaki komütatif olmayan sıra bağımlılığı tam olarak yansıtılmıştır.
Elde edilen bulgular, kuantum biliş teorisi ile kuantum programlama arasındaki matematiksel ortaklığın, yapay zeka ve insan biliş modellerinin simülasyonunda yeni bir çığır açabileceğini tartışmaktadır. Çalışma, insan beyninin biyolojik düzeyde kubitler veya kuantum devreleri kullandığını iddia etmemekte, ancak kuantum mekaniğinin olasılıksal dilinin bilişsel süreçleri modellemede sunduğu matematiksel avantajın kuantum donanımlarla birleştirilebileceğini göstermektedir. Bu doğrultuda, literatürde ilk kez disjunction ve sıra etkilerini kapsayan modüler kuantum devre bileşenleri tanımlanmış ve kuantum bilgisayarlarının gelecekteki daha karmaşık bilişsel ağların ve yapay zeka tabanlı karar destek sistemlerinin geliştirilmesinde temel yapı taşları olarak kullanılabileceği kanıtlanmıştır.
Araştırma Tasarımı
- Örneklem veya araştırma materyali
- IonQ firmasınca üretilen ve 11 adet hapsedilmiş itriyum (Ytterbium-171) iyonu kullanan kuantum işlemci donanımı ve bilişsel modellerin klasik veri setleri.
- Veri toplama süreci
- Kuantum devre tasarımlarının Qiskit platformu üzerinden 10.000 döngü (shot) çalıştırılarak elde edilen olasılıksal ölçüm sonuçlarının kaydedilmesiyle gerçekleştirilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Gerçek kuantum bilgisayardan elde edilen durum olasılığı frekanslarının, psikoloji literatüründeki deneysel verilerle ve klasik Bayesian modellerle karşılaştırmalı istatistiksel analizidir.
Kubit (Qubit)Kuantum Sıra Etkisi (Order Effect)Kuantum Girişim Etkisi (Interference Effect)Tutsak İkilemi (Prisöner's Dilemma)Ancilla KubitiQQ-Eşitliği (QQ-Equality)
01Tek bir kubitin Bloch küresi üzerindeki iki boyutlu karmaşık sayı uzayı, Clinton-Gore anketinde görülen sıra etkilerini ek bir karmaşıklık olmaksızın modellemek için tam olarak gereken serbestlik derecesini sağlamaktadır(Widdows et al., 2023).
02Hadamard, faz dönüşü ve kubit takası (swap) kapılarından oluşan özgün bir devre mimarisi kombinasyonu, bilişsel bilimdeki disjunction girişim etkilerini kuantum bilgisayarlarında ilk kez başarıyla modellemiştir(Widdows et al., 2023).
03Kuantum donanımında yürütülen Tutsak İkilemi devre simülasyonları, literatürdeki beklenen olasılıkları (%82, %73 ve %64) en fazla %0.37 düzeyinde bir sapma ile son derece yüksek doğrulukla üretmiştir(Widdows et al., 2023).
04Geliştirilen kuantum devre yapısı, Clinton-Gore sıra etkisinde Clinton lehine ortaya çıkan güvenilirlik artışının Gore aleyhine yaşanan düşüşe eşit olduğunu gösteren 'QQ-eşitliği' simetrisini korumaktadır(Widdows et al., 2023).