Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1371/journal.pone.0275950

Türkiye de Kadınlara Yönelik Sözel ve Psikolojik Şiddet ve Belirleyicileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma

Kadına yönelik şiddet, hem temel insan hakları ihlali hem de küresel bir halk sağlığı sorunu olarak multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Mevcut literatür genellikle fiziksel ve cinsel şiddete odaklanırken, sözel ve psikolojik şiddetin karmaşık doğası ve ölçülmesindeki zorluklar bu alanın daha az incelenmesine neden olmuştur.

Yazar
Ömer Alkan et al.
Yayın
PLoS ONE
Tarih
2022-10-10
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Kadına yönelik şiddet, küresel ölçekte ciddi sağlık sorunlarına ve temel insan hakları ihlallerine yol açan toplumsal bir kriz olarak tanımlanmaktadır. Bu şiddet türleri arasında fiziksel olanlar kadar yıkıcı etkilere sahip olan sözel ve psikolojik şiddet, genellikle daha az rapor edilmekte ve toplumsal normlar tarafından örtbas edilebilmektedir. İncelenen bu çalışma, Türkiye bağlamında kadınların maruz kaldığı sözel ve psikolojik şiddetin belirleyicilerini ortaya koymayı amaçlayan geniş kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Araştırma, şiddeti sadece bireysel bir çatışma değil, sosyo-ekonomik değişkenlerle şekillenen sistematik bir sorun olarak ele alarak, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin önlenmesi için gereken müdahale alanlarını belirlemeye odaklanmaktadır.

Araştırmada yöntem olarak, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 2008 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması nın mikro veri setleri kullanılmıştır. Kesitsel bir tasarım benimseyen çalışma, 15-59 yaş aralığındaki kadınların verilerini ikincil analiz yöntemiyle incelemiştir. Bağımlı değişken olarak kadının sözel veya psikolojik şiddete en az bir kez maruz kalıp kalmama durumu belirlenmiş; bağımsız değişkenlerin etkisini ölçmek için ikili lojistik ve ikili probit regresyon modelleri uygulanmıştır. Bu metodolojik yaklaşım, örneklemin Türkiye genelini temsil etme gücünü artırırken, elde edilen sonuçların uluslararası düzeyde karşılaştırılabilir olmasını sağlamaktadır.

Bulgular, sözel ve psikolojik şiddetin diğer şiddet türleriyle doğrudan ilişkili olduğunu ve partner davranışlarının belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle partneri tarafından aldatılan, partneri alkol kullanan veya kumar oynayan kadınların şiddete maruz kalma olasılığının anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, fiziksel, ekonomik veya cinsel şiddet geçmişi olan kadınların eşzamanlı olarak sözel şiddete de maruz kaldığı görülmektedir. Demografik olarak 25-34 yaş grubu, düşük sağlık düzeyine sahip bireyler ve birinci derece akrabalarından şiddet görmüş kadınlar en yüksek risk altındaki grupları oluşturmaktadır. Eğitim seviyesi ile şiddet maruziyeti arasındaki ilişkinin beklentilerin aksine bazı kategorilerde artış göstermesi, şiddetin sosyo-kültürel derinliğini vurgulamaktadır.

Sonuç olarak bu çalışma, Türkiye de sözel ve psikolojik şiddetin önlenmesine yönelik politikaların sadece fiziksel müdahalelerle sınırlı kalmaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yazarlar, 2014 verilerinin 2008 e oranla şiddet maruziyetinde bir artışa işaret ettiğini belirterek, özellikle riskli gruplara yönelik acil koruyucu önlemlerin alınması çağrısında bulunmaktadır. Literatür taraması bakımından bu çalışma, Türkiye genelini yansıtan temsil kabiliyeti yüksek veriler sunması ve sözel şiddetin görünmeyen boyutlarını ampirik verilerle kanıtlaması açısından özgün bir değer taşımaktadır. Gelecek araştırmalar için pandeminin şiddet üzerindeki etkileri gibi yeni çalışma alanları önerilirken, şiddetin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekliliği vurgulanmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye deki kadınların eşleri veya partnerleri tarafından uygulanan sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma durumlarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve partner kaynaklı faktörleri tespit etmektir(Alkan et al., 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu araştirma, Türkiye genelini temsil eden ikincil veri setleri üzerinden yürütülen, nicel ölçümlere dayalı kesitsel ve tanımlayici bir analitik yaklaşimdir(Alkan et al., 2022).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, şiddeti yalnızca fiziksel bir eylem olarak değil, bireyin ruhsal bütünlüğünü ve sosyal yaşamını tehdit eden sistematik bir baskı aracı olarak değerlendiren sosyal bilimler perspektifine dayanmaktadır. Şiddetin zaman ve sosyokültürel yapıya göre değişen, çok boyutlu ve karmaşık bir fenomen olduğu kabul edilerek, ekolojik model çerçevesinde bireysel, ilişkisel ve toplumsal faktörlerin etkileşimi analiz edilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Dünya Sağlık Örgütü nün küresel şiddet raporları ve Türkiye deki yerel düzeyde yapılmış çeşitli çalışmalar makalenin temelini oluşturmaktadır. Literatürde fiziksel ve cinsel şiddete kıyasla psikolojik şiddetin daha az bildirilmesi ve geleneksel/kültürel nedenlerle gizli tutulması sorunu tartışılmaktadır. Çalışma, özellikle Türkiye deki bölgesel farklılıkları, eğitim seviyesinin şiddet üzerindeki paradoksal etkilerini ve partner davranışlarının şiddeti tetikleyici rollerini inceleyen önceki araştırmalarla ilişki kurmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Türkiye deki hanehalklarinda yaşayan 15 ile 59 yaş araliğindaki kadın nüfusunu temsil eden veri tabani çalişmanin evrenini oluşturmaktadir.
Örneklem veya araştırma materyali
Araştirmanin örneklemi, 2008 yilinda görüşülen 12.795 kadın ile 2014 yilinda görüşülen 7.462 kadından oluşan kapsamli bir veri kümesinden meydana gelmektedir.
Veri toplama süreci
Veriler, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafindan Dünya Sağlik Örgütü standartlarina uygun olarak yürütülen Türkiye de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştirmasi kapsaminda yüz yüze anket yöntemiyle derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Bağimli değişkenin iki kategorili yapisi nedeniyle faktörlerin etkisini belirlemek amaciyla ikili lojistik (binary logistic) ve ikili probit regresyon analizleri uygulanmiştir.
Sözel şiddetPsikolojik şiddetLojistik regresyonAlkol ve kumarEkonomik şiddetFiziksel şiddetCinsel şiddetEğitim düzeyi

Araştırmanın Bulguları

01

Çalişmada kadınlarin eğitim seviyesi arttikça sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma olasiliklarinin yükseldiği, özellikle üniversite mezunu kadınlarin okuryazar olmayanlara göre daha yüksek risk taşidiği saptanmiştir(Alkan et al., 2022).

02

Eşin veya partnerin alkol kullanmasi, kumar oynamasi ve sadakatsizlik (aldatma) gibi olumsuz davranişlari, kadınin psikolojik şiddet görme riskini istatistiksel olarak anlamli ve yüksek düzeyde artirmaktadir(Alkan et al., 2022).

03

Çocukluk döneminde birinci derece akrabalarindan şiddet gören kadınlarin, yetişkinlik dönemindeki ilişkilerinde partnerleri tarafindan sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma ihtimallerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir(Alkan et al., 2022).

04

Farklı şiddet türlerinin birbiriyle ilişkili olduğu; fiziksel, cinsel ve ekonomik şiddete maruz kalan kadınlarin ayni zamanda sözel ve psikolojik şiddete de en yoğun şekilde maruz kalan grubu oluşturduğu görülmüştür(Alkan et al., 2022).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Yapilan analizler, sözel ve psikolojik şiddetin Türkiye de kadınlarin yaşami üzerinde kalici ve geniş çapli bir tehdit oluşturduğunu, özellikle 25-34 yaş grubundaki kadınlarin en savunmasiz kesimi temsil ettiğini göstermektedir. Yazarlar bu durumu, kadınin üretkenlik ve aile kurma süreçlerindeki konumuyla ilişkilendirmektedir.

Eğitim düzeyi ile şiddet maruziyeti arasinda saptanan doğru orantili ilişki, literatürdeki yaygin beklentilerin aksine bir tablo çizmektedir. Araştirmacilar bu bulguyu, eğitimli kadınlarin şiddeti tanımlama ve raporlama konusundaki farkindaliklarinin daha yüksek olmasiyla açiklayarak konunun derinlemesine incelenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Tartişma bölümünde, partnerin madde kullanimi ve kumar gibi bağimlilik yaratan davranişlarinin şiddeti tetikleyen ana unsurlar olduğu literatürle karşilaştirmali olarak sunulmuştur. Bu tür davranişlarin aile içindeki gerilimi artirarak doğrudan sözel tacize dönüşmesi küresel trendlerle paralellik göstermektedir.

Sonuç olarak, farklı şiddet türlerinin birbirini beslediği ve sistematik bir yapi oluşturduğu vurgulanmaktadir. Yazarlar, kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnizca fiziksel zarar odakli bir yaklaşimin yetersiz kalacağini, sözel ve psikolojik boyutlarin da yasal ve sosyal politikalara entegre edilmesi gerektiğini savunmaktadir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Sahra Alti Afrika daki bulgularla benzer şekilde şiddetin kuzey ve tarim ağirlikli bölgelerde daha yaygin olabileceğine değinerek bölgesel farklıliklarin altini çizmektedir(Alkan et al., 2022).

Pakistan daki araştirmalarla tutarli olarak, geleneksel ve kültürel faktörlerin bazi şiddet vakalarinin gizli kalmasina neden olabileceği tartışılmaktadır(Alkan et al., 2022).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Araştirma, Türkiye de sözel ve psikolojik şiddetin önlenmesi için özellikle riskli gruplara yönelik acil ve hedef odakli politikalara ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Alkol kullanan, kumar oynayan veya aldattiği tespit edilen partnerlerin bulunduğu haneler ile daha önce farklı şiddet türlerine maruz kalmiş kadınlarin korunmasi önceliklendirilmelidir. Şiddetin sistematik doğasi gereği, sözel tacizlerin daha ağır şiddet türlerinin habercisi olabileceği göz önünde bulundurulmalidir(Alkan et al., 2022).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, literatürde çoğunlukla ikincil planda kalan veya fiziksel şiddetin gölgesinde incelenen sözel ve psikolojik şiddet olgusunu merkezine alarak geniş ölçekli ulusal verilerle ampirik bir temel sunmaktadır. Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede hane halkı dinamiklerini, bölgesel farklılıkları ve bireysel özellikleri eş zamanlı olarak değerlendiren kapsamlı bir risk analizi işlevi görmektedir. Araştırma, literatürde dağınık halde bulunan sosyo-ekonomik değişkenlerin sözel taciz üzerindeki net etkilerini ortaya koyarak kavramsal çerçevenin olgunlaşmasına katkı sağlamaktadır.

Önceki çalışmalar genellikle kadına yönelik şiddeti fiziksel veya cinsel boyutlarıyla sınırlı tutmuş ya da yerel örneklemler üzerinden değerlendirmeler yapmıştır. Bu çalışma, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından yürütülen ulusal araştırmaların mikro veri setlerini ikili lojistik ve probit regresyon yöntemleriyle analiz ederek önceki dar kapsamlı bulguları genişletmektedir. Aynı zamanda, eğitim düzeyi veya bölgesel faktörler gibi konularda literatürde var olan çelişkili veya tartışmalı sonuçlara yeni ve istatistiksel olarak doğrulanmış bir perspektif kazandırmaktadır.

Literatür taraması yapılırken, bu çalışma araştırmacılara kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel bir eylem olmadığını, aksine sözel ve psikolojik boyutun sistematik şiddet ağının merkezinde yer aldığını kanıtlayan güçlü ampirik kanıtlar sağlamaktadır. Derleme veya sistematik inceleme hazırlayan araştırmacılar için makale, risk faktörlerinin sınıflandırılması ve modelleme yaklaşımları açısından metodolojik bir referans noktası oluşturmaktadır. Özellikle politika odaklı literatür taramalarında, risk gruplarının önceliklendirilmesi gerektiği argümanını desteklemek üzere stratejik bir veri kaynağı işlevi görmektedir.

Kaynakça

  1. Muluneh, M. D., Stulz, V., Francis, L., & Agho, K. (2020). Gender based violence against women in Sub-Saharan africa: a systematic review and meta-analysis of cross-sectional studies. International Journal of Environmental Research and Public Health, 17(3), 903.
  2. LaBore, K., Ahmed, T., Rizwan-ur-Rashid, & Ahmed, R. (2021). Prevalence and predictors of violence against women in Pakistan. Journal of Interpersonal Violence, 36(13-14), NP7246-NP63.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Sözel ve psikolojik şiddetin fiziksel şiddet kadar yaygın ve yıkıcı bir halk sağlığı sorunu olduğu

Araştırmanın giriş ve literatür bölümlerinde, sözel şiddetin kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik iyilik halini tehdit eden boyutunu vurgulamak için temel bir kaynak olarak kullanılabilir(Alkan et al., 2022).

Kentsel ve Kırsal Alanlarda Sözel Şiddet Algısının Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi

Araştırma sorusu
Kentsel ve kırsal kesimde yaşayan evli kadınların sözel ve psikolojik şiddete maruz kalma olasılıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Nicel kesitsel araştırma deseni kullanılarak, evren büyüklüğüne göre güç analizi ile belirlenecek yeterli örneklem hacminden anket yöntemiyle veri toplanacaktır. Elde edilen veriler ikili lojistik regresyon modeliyle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin bölgesel değişkenleri ve yerleşim yerlerini modele dahil eden ampirik yaklaşımından ve bulgularında yer alan bölgesel yayılım tartışmalarından türetilmiştir(Alkan et al., 2022).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Alkol kullanımı ve sadakatsizlik gibi partner özelliklerinin psikolojik şiddet riskini artırdığı

Kavramsal çerçevede hane içi şiddet davranışlarını tetikleyen risk faktörlerini sınıflandırırken modelin bağımsız değişkenlerini temellendirmek amacıyla gösterilebilir(Alkan et al., 2022).

Partnerlerin Madde ve Alkol Kullanım Alışkanlıklarının Ev İçi Psikolojik Şiddete Etkisi

Araştırma sorusu
Eşlerin alkol ve kumar alışkanlıkları ile kadınların psikolojik şiddet mağduriyeti arasında nasıl bir nedensellik ilişkisi bulunmaktadır?
Yöntem taslağı
Tarama modeline dayalı bu araştırmada, veri doygunluğu gözetilerek formüle edilen yarı yapılandırılmış ölçekler aracılığıyla elde edilen veriler çok değişkenli probit analizi yardımıyla test edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale bulgularında partnerin alkol kullanımı ve kumar oynamasının şiddet riskini doğrudan artırdığına dair sunulan istatistiksel kanıtlardan doğrudan esinlenilmiştir(Alkan et al., 2022).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Farklı şiddet türlerinin birbiriyle doğrudan ilişkili ve sistematik bir yapı oluşturduğu

Tartışma bölümünde elde edilen bulguların ulusal düzeydeki diğer ampirik sonuçlarla kıyaslanması ve sistematik şiddet argümanının savunulması için kanıt sunar(Alkan et al., 2022).

Çocukluk Dönemi Aile İçi Şiddet Deneyimlerinin Yetişkinlikteki İlişki Dinamiklerine Etkisi

Araştırma sorusu
Birinci derece akrabalarından şiddet gören bireylerin yetişkinlik ilişkilerinde sözel şiddet yaşama olasılığı nedir?
Yöntem taslağı
Geçmişe dönük tarama deseniyle tasarlanacak bu araştırmada, örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analizi ile hesaplanacak, veriler yüz yüze görüşme formuyla toplanıp ki-kare ve lojistik regresyonla incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın sonuç bölümünde vurgulanan birinci derece akraba şiddetinin ilerleyen yaşlardaki şiddet olasılığını artırdığı yönündeki bulgudan türetilmiştir(Alkan et al., 2022).