Küresel kamu sağlığı gündeminde intihar riski ve kadın sağlığı, sosyoekonomik eşitsizlikler ile toplumsal cinsiyet temelli şiddetin kesişim noktasında yer almaktadır. Kadınların intihar eğilimleri sadece bireysel ruh sağlığı değişkenleriyle açıklanamamakta, eş veya partner tutumları, hanehalkı refahı ve çevresel şiddet faktörleriyle doğrudan ilişki göstermektedir. Türkiye'de kadın intiharlarının bölgesel dağılımı ve şiddet türleriyle bağıntısı üzerine literatürde çeşitli yerel çalışmalar bulunsa da ülke genelini temsil eden kapsamlı veri setleriyle yapılmış modellemelere olan ihtiyaç devam etmektedir. Bu çerçevede araştırma, Türkiye genelinde kadınların intihar eğilimini şekillendiren çok katmanlı risk unsurlarını ampirik bir yaklaşımla çözümlemeyi hedeflemektedir.
Araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen 2014 yılı Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması'nın kesitsel verileri kullanılmıştır. Analiz kapsamında evli, ilişkisi olmuş veya halen ilişkisi devam eden 15-49 yaş aralığındaki 6.458 kadına ait veriler değerlendirmeye alınmıştır. Kadınların daha önce intihar etmeyi düşünüp düşünmedikleri veya intihar girişiminde bulunup bulunmadıkları bağımlı değişken olarak tanımlanmış, ikili lojistik regresyon analizi yürütülmüştür. Modeldeki karmaşık örneklem tasarımı ve ağırlıklandırma yapıları dikkate alınarak kategorik ve sıralı değişkenler ikili (dummy) değişkenlere dönüştürülmüş, değişkenler arası çoklu doğrusal bağıntı riski VIF istatistikleriyle denetlenmiştir.
Elde edilen lojistik regresyon ve marjinal etki bulguları, kadınların intihar eğilimi üzerinde çok sayıda sosyodemografik ve şiddet odaklı değişkenin istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Yaş grupları açısından 15-24, 25-34 ve 35-44 yaş aralığındaki kadınların 45-54 yaş grubuna kıyasla daha yüksek intihar eğilimine sahip olduğu saptanmıştır. Sağlık durumunun kötü olması, çocuk sahibi olmamak, eşin işsiz olması ve düşük hanehalkı geliri intihar riskini artırmaktadır. Ayrıca eş veya partner tarafından uygulanan ekonomik (%27,6), duygusal (%36,3), fiziksel (%33,3) ve cinsel şiddet (%49,3) ile partner dışı kişilerden görülen şiddet türleri ve eşin arkadaş görüşmelerini engellemesi veya giyimine müdahale etmesi gibi kısıtlayıcı tutumlar intihar olasılığını belirgin biçimde yükseltmektedir.
Araştırmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde, ulaşılan ampirik bulgular ulusal ve uluslararası literatürle karşılaştırılarak kamu politikaları açısından stratejik öneriler geliştirilmiştir. Yazar değerlendirmelerine göre, Türkiye'de kadına yönelik şiddeti ve intihar davranışlarını önlemeye yönelik müdahalelerde özellikle 15-24 yaş grubundaki, Güney Anadolu'da ikamet eden, lise mezunu, sağlık durumu zayıf, çocuğu bulunmayan ve şiddet maruziyeti yüksek kadınlara öncelik verilmesi gerekmektedir. Bütüncül halk sağlığı politikalarının yalnızca bireysel psikolojik desteği değil, adli süreçlerin şeffaflaştırılması, toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalık kampanyaları, kadınların kurumsal istihdama katılımının desteklenmesi ve ev içi bireysel silahsızlanmanın teşvik edilmesi gibi yapısal adımları içermesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Türkiye genelinde evlenmiş, ilişkisi olmuş veya halen bir ilişkisi bulunan 15-49 yaş arası kadınlar evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Örneklem, 2014 araştırmasında mülakatı tamamlanan 7.462 kadından, hane halkı bilgisi eksik olan ve hiç ilişkisi bulunmayan kadınların çıkarılmasıyla elde edilen 6.458 kadından oluşmaktadır.
- Veri toplama süreci
- Veriler, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 8 Nisan - 11 Temmuz 2014 tarihleri arasında DSÖ etik ilkelerine uygun olarak yürütülen yüz yüze anket görüşmeleriyle toplanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Örneklem ağırlıkları ve karmaşık örneklem tasarımı dikkate alınarak Stata 15 programında kikare bağımsızlık testi, ikili lojistik regresyon analizi ve marjinal etkiler hesaplanmıştır.
İntihar eğilimiEş/partner şiddetiSosyoekonomik durumSağlık algısıKontrol edici davranışlar
01Genel sağlık durumunu mükemmel veya iyi olarak algılayan kadınların intihar eğilimi, sağlık durumu kötü veya çok kötü olan kadınlara göre %84 oranında daha düşüktür(Kılıçarslan et al., 2024).
02Eş veya partneri tarafından cinsel şiddete maruz bırakılan kadınların intihar eğilimi, şiddete maruz kalmayan kadınlara kıyasla %49,3 oranında daha yüksektir(Kılıçarslan et al., 2024).
03Çocuk sahibi olmak koruyucu bir faktör olarak öne çıkmakta, tek çocuğu olan kadınların intihar eğilimi hiç çocuğu olmayanlara göre %27,9 oranında daha az gerçekleşmektedir(Kılıçarslan et al., 2024).
04Eşi veya partneri kamuda çalışan kadınların intihar eğilimi, eşi işsiz olan kadınlara kıyasla %33,1 oranında daha düşük seviyede seyretmektedir(Kılıçarslan et al., 2024).