Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadına yönelik şiddet, bireysel düzeydeki ihlallerin ötesinde, toplumsal yapıların derinliklerine nüfuz etmiş güç asimetrilerinin bir ürünüdir. Nepal gibi ataerkil normların egemen olduğu coğrafyalarda, kadınların eğitimi, mülk edinimi ve karar alma süreçlerindeki rolleri sistematik olarak kısıtlanmaktadır. Bu durum, kadının erkeğe bağımlı olarak konumlandırılmasına yol açarak şiddetin meşrulaştırılmasına zemin hazırlar. Literatürde şiddet genellikle münferit vakalar olarak ele alınsa da yapısal kökenleri ve tahakküm çabalarını inceleyen nitel çalışmalar güç ilişkilerini çözümlemek için hayati önem taşır. Bu makale, söz konusu güç dinamiklerini anlamlandırmak adına önemli bir akademik boşluğu doldurmaktadır.
Çalışmanın amacı, Nepal'in doğusundaki Morang bölgesinde yer alan Tharu etnik topluluğunda, kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği, şiddet ve seks ticareti konularındaki deneyimlerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel desenlerden yapılandırmacı temellendirilmiş kuram metodolojisi benimsenmiştir. Veriler, amaçlı örneklemeyle seçilen 16 erkek ve 20 kadından oluşan katılımcılarla, bir yıl boyunca tekrarlanan çok aşamalı odak grup görüşmeleri aracılığıyla toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen kayıtlar çözümlenerek satır satır kodlama sürecine tabi tutulmuş ve veriler sürekli karşılaştırma yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu yaklaşım, araştırmacılar ve katılımcılar arasındaki etkileşime dayanarak yerel topluluktaki gerçekliğin kavramlaştırılmasını sağlamıştır.
Bulgular, erkeklerin ayrıcalık ve gücü korumak için kullandıkları 'güç oyunu' kavramını teorik bir model olarak sunmaktadır. Kadınların tabi kılınması, erken yaşta başlayan ayrımcı sosyalleşme, kısıtlı yaşam fırsatları ve kadınların bu konumu içselleştirmesiyle gerçekleşmektedir. Alkol etkisinde fiziksel şiddet yaygın olup, cinsel şiddet toplumsal baskı nedeniyle gizlenmektedir. Çeyiz talepleri ve cadılık suçlamaları gibi sosyo-kültürel şiddet türleri ise kadınları maruz kaldıkları baskılara karşı tamamen savunmasız bırakmaktadır. Seks ticareti, yoksul kadınların daha iyi bir yaşam kurma hayallerinin insan tacirleri tarafından hileyle suistimal edilmesiyle ortaya çıkmakta ve yapısal eşitsizliği derinleştirmektedir.
Elde edilen teorik çerçeve, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve şiddet çalışmalarına önemli bir kavramsal katkı sunmaktadır. Çalışma, yasaların varlığının yerleşik inançları değiştirmeye yetmediğini, kültürel normların yasaların önüne geçebildiğini göstermektedir. Kadınların karşılaştığı baskıları aşma noktasında geliştirdikleri sessizlik sarmalı, yapısal şiddetin psikolojik boyutunu gözler önüne serer. Gelecekteki araştırmalar için yerel normların dönüştürülmesinde katılımcı yöntemlerin gücüne işaret eden araştırma, politika yapıcılar ve sivil toplum örgütleri için güç paylaşımını teşvik edecek stratejiler ve dönüştürücü sosyal müdahale tasarımları geliştirmede somut bir rehber niteliğindedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Nepal'in doğusunda yer alan Morang bölgesindeki Tharu etnik topluluğu.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Purpuzif örnekleme yöntemiyle seçilen ve hem erkek hem de kadın gruplarını içeren toplam 36 katılımcı.
- Veri toplama süreci
- Bir yıl boyunca farklı aralıklarla gerçekleştirilen altı aşamalı odak grup tartışmaları.
- Veri analiz yöntemi
- Satır satır kodlama, odaklanmış kodlama ve abdüktif akıl yürütme aşamalarını içeren yapılandırmacı temellendirilmiş teori analizi.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğiKadına yönelik şiddetGüç oyunuSeks ticaretiKadının tabi kılınması
01Katılımcılar, erkek ve kadın arasındaki güç oyunlarının eşitsizliği pekiştirdiğini ve kadınlar için şiddet olasılığını artırdığını belirtmektedir(Dahal et al., 2022).
02Kadınların boyunduruk altına girmesi, cinsiyet farkına dayalı uygulamalar, kısıtlı yaşam fırsatları ve bu farkındalığın içselleştirilmesi nedeniyle gerçekleşmektedir(Dahal et al., 2022).
03Seks ticareti, yoksulluk ve cehaletle birleşen dezavantajlı konumun bir sonuçu olarak ortaya çıkmakta ve eşitsizlik ile şiddetin bir dışavurumu olarak kendini göstermektedir(Dahal et al., 2022).
04Güç oyunu kavramı, erkeklerin şiddet kullanması ve eşitsizliği üretmesi için sosyal onay sağlayan, çeşitli düzeylerde işleyen bir mekanizma olarak geliştirilmiştir(Dahal et al., 2022).