Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpubh.2019.00206

Düşük Anne Sermayesi Kız Çocuklarında Yaşam Öyküsü Ödünleşimlerini Öngörüyor: Olumsuz Sonuçlar Bireylerde Neden Kümelenir?

Halk sağlığı ve gelişimsel epidemiyoloji alanında, bireylerde birden fazla olumsuz çıktının (kronik hastalıklar, riskli davranışlar, düşük eğitim düzeyi ve erken üreme) neden aynı anda kümelendiği sorusu önemli bir tartışma konusudur.

Yazar
Jonathan C. K. Wells et al.
Yayın
Tarih
2019
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Halk sağlığı ve epidemiyoloji alanında, bireylerin erken dönemde maruz kaldıkları çevresel risklerin yetişkinlikteki olumsuz sağlık ve davranışsal sonuçlarla ilişkisi uzun süredir tartışılmaktadır. Ancak obezite, sigara kullanımı, erken üreme ve okul terki gibi hem fizyolojik hem de davranışsal olumsuz çıktıların neden belirli bireylerde sistematik bir şekilde kümelendiği sorusu literatürde tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu çalışma, evrimsel yaşam öyküsü kuramını temel alarak, bireylerin kaynak tahsis mekanizmalarını ve bu çıktılar arasındaki ödünleşimleri incelemektedir. Anne fenotipinin ve sosyoekonomik kapasitesinin, fetüs ve bebek için koruyucu bir liman işlevi gördüğü ve anne sermayesindeki yetersizliklerin kız çocuklarının gelişimsel yörüngelerini kalıcı olarak değiştirdiği hipotezinden yola çıkılmaktadır.

Araştırmanın temel amacı, annenin somatik ve sosyal sermayesinin (boy, vücut kitle indeksi, eğitim ve gelir düzeyi) oluşturduğu birleşik 'anne sermayesi' indeksinin kız çocuklarının yaşam öyküsü stratejileri üzerindeki etkisini test etmektir. Bu amaç doğrultusunda, Brezilya'nın Pelotas kentinde 1993 yılında başlatılan geniş ölçekli ve prospektif bir doğum kohortundan elde edilen 2.091 anne-kız çiftinin verileri boylamsal yöntemle analiz edilmiştir. Kız çocuklarının 18 yaşındaki fiziksel büyümeleri, vücut kompozisyonları, kardiyometabolik risk faktörleri, eğitim durumları, çalışma statüleri ve riskli davranışları çok değişkenli lojistik regresyon modelleri ve doğrusal regresyon analizleri kullanılarak incelenmiştir.

Analiz sonuçları, düşük anne sermayesine maruz kalan kız çocuklarının biyolojik savunma ve erken üreme işlevlerine öncelik verdiğini, buna karşılık doğrusal büyüme ve eğitim gibi alanlardaki yatırımlarını azalttığını göstermektedir. Erken yaşta anne olan kız çocuklarının boylarının daha kısa olduğu, vücutlarında daha merkezi (abdominal) bir yağ dağılımı sergiledikleri, daha az eğitim yılı tamamladıkları ve sigara kullanımı gibi riskli davranışlara daha eğilimli oldukları tespit edilmiştir. Düşük anne sermayesi, kız çocuğunun erken yaşta doğum yapma, sigara içme ve şiddet suçuna karışma olasılığını güçlü bir şekilde öngörürken, yüksek anne sermayesi kız çocuklarının okulda kalma olasılığını ve yetişkinlik boyutunu olumlu yönde etkilemektedir.

Elde edilen bulgular, yaşam öyküsü kuramının öngördüğü 'geleceği indirgeme' (future discounting) mekanizmasını hem fizyolojik hem de davranışsal düzeyde doğrulamaktadır. Çalışma, olumsuz gelişimsel çıktıların bireylerde kümelenmesinin arkasında yatan nesiller arası dezavantaj döngüsünü açıklayarak literatüre çok önemli bir katkı sunmaktadır. Tartışma bölümünde, erken üreme ve düşük anne sermayesinin birleşik etkisinin, kız çocuklarında en kötü gelişimsel tablolarla sonuçlandığı vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, çocukluk ve ergenlik döneminde yapılacak müdahalelerin bu risk yörüngelerini değiştirmek için çok geç kalabileceği, en etkili halk sağlığı politikalarının kadınların hamile kalmadan önce anne sermayesini artırmaya yönelik uzun vadeli ve nesiller arası stratejiler olması gerektiği ortaya konmaktadır.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın amacı, annenin biyolojik ve sosyal kaynaklarını temsil eden birleşik anne sermayesi indeksinin, kız çocuklarının üreme, büyüme ve eğitim gibi yaşam öyküsü işlevleri arasındaki ödünleşimleri ve bu olumsuz sonuçların bireylerdeki kümelenmesini nasıl öngördüğünü açıklamaktır(Wells et al., 2019).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Araştırmada Nicel-ampirik tasarım benimsenmiş olup, Brezilya'nın Pelotas kentinde 1993 yılında başlatılan prospektif doğum kohortundan elde edilen 2.091 anne-kız çiftinin verileri yaşam öyküsü kuramı çerçevesinde analiz edilmiştir(Wells et al., 2019).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, evrimsel yaşam öyküsü kuramı (Life History Theory) ve 'kullanılabilir somatik kaynaklar' (disposable soma) hipotezini temel almaktadır. Bu kuram, organizmaların çevrelerindeki risk oranlarına göre kaynaklarını üreme, büyüme, savunma ve yaşamı sürdürme arasında nasıl ödünleşimlerle paylaştırdığını ve 'geleceği indirgeme' (future discounting) mekanizmasını açıklamaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Dunedin boylamsal kohortu gibi önceki çalışmalarda gözlenen, nüfusun küçük bir kesiminin toplumsal ve ekonomik yüklerin büyük kısmını oluşturması olgusuna ve çocukluk dönemi risklerinin yetişkinlik çıktılarını öngörmesine değinilmektedir. Ancak literatürde hem fizyolojik hem davranışsal özelliklerin neden aynı bireylerde kümelendiği ve anne fenotipinin nesiller arası aktarımdaki rolü yeterince açıklanmamıştır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Brezilya'nın Pelotas kentinde 1993 yılında doğan ve 18 yıllık izlem sürecinde verileri tamamlanan 2.091 anne-kız çifti.
Örneklem veya araştırma materyali
Annenin boyu, gebelik öncesi beden kitle indeksi, aile geliri ve eğitim düzeyinden oluşan birleşik anne sermayesi indeksi ile kız çocuklarının 18 yaştaki antropometrik, kardiyo-metabolik, eğitinsel ve davranışsal ölçümleri.
Veri toplama süreci
Hastanelerde doğumda yapılan anketler ve fiziksel ölçümler; 12. ay ev ziyaretleri; 15 ve 18 yaş takip ziyaretlerinde uygulanan anketler, venöz kan örnekleri, hava değişimli pletizmografi ve kan basıncı ölçümleri.
Veri analiz yöntemi
Bağımsız örneklem t-testleri, ki-kare testleri, çok değişkenli lojistik regresyon modelleri, koşullu büyüme z-skorları ve doğal logaritmik dönüştürülmüş değişkenler üzerinden yüzde fark tespiti.
anne sermayesiyaşam öyküsü kuramıerken üremegeleceği iskonto etmebüyüme ödünleşimimerkezi yağlanmaolumsuz çıktı kümelenmesi

Araştırmanın Bulguları

01

Erken üreyen kız çocukları, üremeyen akranlarına kıyasla daha kısa boylu, daha yüksek beden kitle indeksine ve merkezi yağlanmaya sahip olup eğitim süreleri ortalama 2.4 yıl daha düşüktür(Wells et al., 2019).

02

Düşük anne sermayesine maruz kalan kız çocuklarının 18 yaşına kadar üreme olasılığı yüksek anne sermayeli gruptakilere göre 3.2 kat daha fazladır(Wells et al., 2019).

03

Erken üreyen kız çocukları nüfusun yüzde 14.8 ini oluşturmalarına rağmen obezitenin yüzde 18 inden, sigara kullanımının yüzde 32 sinden ve okul terkinin yüzde 52 sinden sorumludur(Wells et al., 2019).

04

Bireylerin aile üyelerinin düşük vasıflı işlerde çalışması, gelecekteki kazanç erişimini geciktirdiği için uzatılmış eğitime daha az değer verilmesine yol açmaktadır(Wells et al., 2019).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Saha bulguları, erken üremenin ve düşük anne sermayesine maruz kalmanın kız çocuklarında büyüme yetersizliği, düşük eğitim seviyesi, obezite ve riskli davranışlar gibi birden fazla olumsuz çıktıyı aynı birey üzerinde kümelediğini açıkça göstermektedir.

Yazar bu durumu evrimsel yaşam öyküsü kuramı ve geleceği iskonto etme mantığıyla açıklamaktadır. Çevresel veya biyolojik kısıtlılıklara maruz kalan bireyler, uzun vadeli büyüme ve hücresel bakıma yatırım yapmak yerine erken üreme ve savunma işlevlerine öncelik vermektedir.

Tartışma bölümünde bu mekanizma Dunedin kohort çalışması ve gelişimsel plastiklik literatürü ile ilişkilendirilmekte, annenin sunduğu güvenli limanın zayıflamasının sonraki kuşaklarda yaşam öyküsü ödünleşimlerini tetiklediği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, kuşaklar arası dezavantaj döngüsünün kırılması için müdahalelerin yalnız ergenlik dönemindeki davranış değişikliğine değil, gebelik öncesi dönemden başlayarak anne sermayesinin artırılmasına odaklanması gerektiği ifade edilmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar Dunedin izlem çalışmasındaki olumsuz sağlık ve sosyal sonuçların nüfusun yüzde 22 lik kesiminde kümelenmesi bulgusu ile Brezilya doğum kohortundaki bulguları karşılaştırmıştır. Pelotas kohortunda 18 yaşına kadar erken üreyen yüzde 14.8 lik kız çocuk grubunun okul terklerinin yüzde 52 sini ve sigara kullanımının yüzde 32 sini oluşturduğu gösterilerek olumsuz çıktılardaki gelişimsel kümelenme doğrulanmıştır(Wells et al., 2019).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Erken üremeyi önlemeye yönelik çabalar düşük anne sermayesinin olumsuz sonuçlarını azaltabilse de, kız çocuklarının uzun vadeli gelişimini ve sağlığını iyileştirmenin en etkili yolu gebelik öncesinden itibaren anne sermayesini artırmaktır. Kuşaklar arası dezavantaj döngüsünü kırmak için sağlık ve eğitim müdahaleleri çok kuşaklı bir perspektifle sürdürülmeli ve toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmalıdır(Wells et al., 2019).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, tıp ve sosyal bilimler arasındaki teorik kopukluğu gidererek hem fizyolojik hem de davranışsal olumsuz çıktıları ortak bir evrimsel mekanizma altında birleştiren öncü bir işlev görmektedir. Literatürde genellikle bağımsız ele alınan erken üreme, obezite, sigara kullanımı, şiddet suçları ve okul terki gibi durumlar, ilk kez bu çalışma sayesinde 'geleceği iskonto etme' ve 'yaşam öyküsü kuramı' ilkeleri çerçevesinde tek bir analitik modele entegre edilmiştir. Böylece çocuk sağlığı ve halk sağlığı politikalarında çok disiplinli bir perspektif sunmaktadır.

Çalışma, önceki araştırmaların post-natal çevresel risklere ve tekil yaşam öyküsü işlevlerine odaklanan kısıtlı yaklaşımlarını genişleterek pre-natal anne sermayesi kavramını merkeze almaktadır. Özellikle Barker'ın tutumlu fenotip hipotezi ve gelişimsel programlama modellerini, evrimsel ekolojinin kaynak tahsisi ve ödünleşim ilkeleriyle sentezlemektedir. Önceki literatürün ampirik olarak saptadığı fakat kuramsal olarak açıklamakta zorlandığı çoklu olumsuz davranışların bireylerde kümelenmesi olgusuna, transjenerasyonel bir 'güvenli liman' kavramlaştırmasıyla yanıt üretmektedir.

Halk sağlığı ve epidemiyoloji literatür taramaları için bu çalışmanın temel katkısı, kuşaklar arası eşitsizliklerin biyolojik ve davranışsal olarak nasıl aktarıldığına dair kapsamlı bir nedensel harita sunmasıdır. Sosyal eşitsizliklerin beden bulmuş hali olan 'anne sermayesi' kavramı aracılığıyla, yoksulluk ve kısıtlı imkânların sonraki kuşakta nasıl fizyolojik birer ödünleşime dönüştüğünü ampirik olarak kanıtlamaktadır. Bu durum, araştırmacılara tek boyutlu risk faktörleri yerine çok boyutlu ve transjenerasyonel bir analiz çerçevesi sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. Caspi, A., Houts, R. M., Belsky, D. W., Harrington, H., Hogan, S., Ramrakha, S., et al. (2017). Childhood forecasting of a small segment of the population with large economic burden. Nature Human Behaviour, 1, 0005.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Düşük anne sermayesi, sonraki nesilde erken üreme olasılığını artırmaktadır.

Bu makale, annenin fiziksel ve sosyoekonomik kaynaklarının kısıtlı olmasının kız çocuklarında erken yaşta üreme stratejilerini tetiklediğine dair ampirik kanıt olarak literatür taramasında kullanılabilir(Wells et al., 2019).

Türkiye'de Anne Sermayesinin Kız Çocuklarının Yaşam Öyküsü Kararları ve Eğitim Yörüngelerine Etkisi

Araştırma sorusu
Annenin eğitim ve gelir seviyesini içeren anne sermayesi, Türkiye'deki kız çocuklarının lise terk oranlarını ve evlilik yaşlarını nasıl öngörmektedir?
Yöntem taslağı
Türkiye'de sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan en az 500 anne-kız diyadını içeren kesitsel bir araştırma tasarlanacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecektir. Veriler sosyoekonomik anketler ve eğitim geçmişi formları ile toplanacak, lojistik regresyon analizi ile incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin anne sermayesinin kız çocuklarının okul terk oranları ve erken üreme kararları üzerindeki güçlü dose-response etkisine yönelik bulgularından yola çıkılarak Türkiye bağlamında benzer bir davranışsal ödünleşim mekanizması test edilmek istenmektedir(Wells et al., 2019).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Kız çocuklarının erken yaşta üreme kararı, doğrudan anne yörüngesinden bağımsız bir fizyolojik ödünleşimdir.

Diyad analizlerinde genetik veya doğrudan davranışsal aktarımın ötesinde, kız çocuklarının kendi büyüme kısıtlılıklarının erken üremeyi bağımsızca öngördüğünü göstermek için tartışmada kullanılabilir(Wells et al., 2019).

Erken Büyüme Kısıtlılığı Yaşayan Kadınlarda Adipozite Dağılımı ve Kardiyometabolik Risk Profili

Araştırma sorusu
Bebeklik döneminde düşük boy ve kilo artışı gösteren genç kadınlarda, yetişkinlikteki merkezi yağ dağılımı kardiyometabolik risk belirteçleriyle nasıl ilişkilidir?
Yöntem taslağı
Hastanelerin çocuk poliklinik arşivlerinden bebeklik dönemi büyüme verilerine ulaşılan, şu an 18-25 yaşlarında olan genç kadınlar davet edilecektir. Katılımcı sayısı veri doygunluğuna ve güç analizine göre belirlenecektir. Bel çevresi ölçümü ve kan lipid profili analiz edilecek, doğrusal regresyon modelleri kurulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan, erken büyüme kısıtlılığının yetişkinlikte daha merkezi bir adipozite dağılımı (subscapular/triceps oranı) ve daha az sağlıklı bir kolesterol profili ile sonuçlandığına dair fizyolojik bulgudan türetilmiştir(Wells et al., 2019).

03

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Sınırlı kaynaklara ve düşük vasıflı aile işlerine sahip olan bireyler uzun vadeli eğitime daha az değer vermektedir.

Geleceği iskonto etme kavramının sosyoekonomik kısıtlılıklar altında nasıl rasyonel bir davranışsal stratejiye dönüştüğünü açıklayan teorik çerçevenin kurulmasında kullanılabilir(Wells et al., 2019).

Geleceği İskonto Etme Eğiliminin Ergen Sağlık Davranışları Üzerindeki Rolü: Evrimsel Bir Yaklaşım

Araştırma sorusu
Gençlerin algıladığı çevresel risk seviyesi ile geleceği iskonto etme eğilimleri ve sigara kullanımı gibi riskli sağlık davranışları arasında nasıl bir ilişki vardır?
Yöntem taslağı
Farklı sosyoekonomik bölgelerdeki okullardan seçilen ergenlerle anket çalışması yapılacaktır. Çevresel risk algısı ölçeği ve zaman tercihi (geleceği iskonto etme) ölçeği uygulanacaktır. Veriler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) kullanılarak analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmada tartıştığı, kısıtlı çevresel şartlarda yaşayan bireylerin uzun vadeli sağlık yatırımlarını rasyonel olarak azaltıp sigara gibi riskli davranışlara yöneldiği kuramsal çıkarımına dayanmaktadır(Wells et al., 2019).