Kadın futbolu son yirmi yılda küresel düzeyde büyük bir gelişim göstermiş ve katılımcı sayısı hızla artmıştır; ancak spor bilimleri alanındaki yetenek tespiti, seçimi ve altyapı gelişim süreçlerine yönelik akademik araştırmalar hala büyük ölçüde erkek sporculara odaklanmaktadır. Kadın sporcuların altyapıdan A takıma geçiş süreçlerindeki dinamikler ve bu süreçleri olumsuz etkileyebilecek sistematik yanlılıklar henüz yeterince aydınlatılamamıştır. Sporcuların doğum tarihlerinin yıl içindeki dağılımından kaynaklanan bağıl yaş etkisi, görece erken doğan sporculara fiziksel ve psikososyal avantajlar sağlarken, geç doğan yeteneklerin elenmesine yol açabilmektedir. Kadın futbolunda bağıl yaş etkisinin varlığı ve bunun kariyer geçişleri üzerindeki uzun vadeli yansımaları konusundaki literatürün sınırlı ve çelişkili olması, ulusal düzeydeki elit kadın futbol gelişim sistemlerinin derinlemesine incelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, İtalyan kadın milli futbol takımları bünyesinde altyapı yaş gruplarından A milli takım seviyesine geçiş oranlarını belirlemek, bağıl yaş etkisinin yaygınlığını oyun pozisyonları bazında nicelleştirmek ve doğum çeyreğinin bu geçiş oranları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada İtalya Futbol Federasyonu veri tabanından elde edilen ve U17, U19 ile A Milli takım düzeyinde seçilmiş olan toplam 774 kadın futbölçunun doğum tarihi, mevkisi ve kariyer bilgileri analiz edilmiştir. Altyapıdan yetişkin düzeyine geçiş oranlarının ve doğum çeyreği dağılımlarının belirlenmesinde geriye dönük ve ileriye dönük analizler uygulanmış, elde edilen verilerin dağılım özellikleri ki-kare uyum iyiliği testi, Cramer's V etki büyüklüğü analizi ve odds oranları hesaplanarak istatistiksel olarak değerlendirilmiştir.
Araştırma bulguları, altyapı milli takımlarına seçilen kadın futbölçuların yalnızca %17,4'ünün A milli takıma yükselebildiğini, buna karşın A milli takım seviyesine ulaşan oyuncuların %31,2'sinin altyapı milli takımlarında hiç yer almadığını ortaya koymuştur. Bağıl yaş etkisi analiz edildiğinde, U17 ve U19 takımlarında yılın ilk çeyreğinde doğan (Q1) oyuncuların lehine anlamlı derecede çarpık bir dağılım tespit edilmiş, U17 kategorisinde Q1 doğumlu sporcuların seçilme olasılığının Q4 doğumlulara göre iki kat daha fazla olduğu görülmüştür. Pozisyonel bazda yapılan incelemede, RAE'nin özellikle U17 savunma ve orta saha oyuncularında belirgin olduğu, ancak A milli takım seviyesinde bu etkinin kaybolduğu saptanmıştır. Ayrıca, altyapıdan A takıma geçiş sürecinde en yüksek dönüşüm oranını yılın son çeyreğinde doğan (Q4) görece küçük oyuncuların (%25,0) sergilediği belirlenerek 'ezilen hipotezi' kısmen desteklenmiştir.
Elde edilen sonuçlar, altyapı milli takımlarında elde edilen uluslararası deneyimin A milli takıma seçilmek için mutlak bir ön koşul olmadığını, ancak bu deneyime sahip olmanın A takıma seçilme olasılığını artırdığını göstermektedir. Altyapı seviyesindeki belirgin bağıl yaş etkisinin yetişkin düzeyinde ortadan kalkması ve geç doğan oyuncuların daha yüksek dönüşüm oranlarına sahip olması, bu oyuncuların fiziksel dezavantajlarını telafi etmek için üstün teknik ve psikososyal beceriler geliştirdiğine işaret etmektedir. Bu durum, yetenek seçimi süreçlerinde mevcut fiziksel performansa dayalı anlık değerlendirmeler yerine uzun vadeli gelişim potansiyelinin göz önüne alınması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Çalışma, kadın futbolunda cinsiyete ve sosyo-kültürel bağlama özgü dinamiklerin anlaşılmasına katkı sunarak, literatürde erkek modellerinin doğrudan kadın sistemlerine uygulanmasının yarattığı hatalı yaklaşımları düzeltmeye yönelik önemli bir ampirik referans sağlamaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, spor gelişiminde kronolojik yaş gruplandırmasının yarattığı biyolojik ve psikososyal avantaj/dezavantajları açıklayan 'Bağıl Yaş Etkisi' (Relative Age Effect) kuramsal zeminine dayanmaktadır. Ayrıca, geç doğan (Q4) sporcuların akranlarına kıyasla maruz kaldıkları fiziksel dezavantajları telafi etmek amacıyla daha üstün teknik, taktik ve psikolojik beceriler geliştirdiğini ve uzun vadede daha başarılı geçiş oranlarına ulaştığını savunan 'Ezilen Hipotezi' (Underdog Hypothesis) çalışmanın temel kuramsal çerçevesini oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, erkek futbolunda yaygın olarak belgelenmiş olan ancak kadın futbolunda sonuçları oldukça çelişkili ve sınırlı kalan bağıl yaş etkisi literatürünü ele almaktadır. Özellikle kadın sporcuların kariyer yörüngelerini ve altyapıdan elit düzey yetişkin kategorisine geçiş oranlarını boylamsal veya geriye dönük veri setleriyle analiz eden çalışmaların eksikliğine dikkat çekilmektedir. Fransa, Almanya, İsviçre ve ABD gibi farklı ülkelerin kadın futbol altyapı sistemlerinden elde edilen çelişkili bulgular ile FIFA Dünya Kupası ve Olimpiyat turnuvalarındaki dağılımlar literatür bağlamında tartışılmaktadır.