Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.1186/s41927-022-00294-8

Şam Suriye de Genel Popülasyonda Fibromiyalji Prevalansı ve Risk Faktörleri Topluma Dayalı Bir Olgu Kontrol Çalışması

Fibromiyalji, yaygın kas-iskelet sistemi ağrıları, yörgünluk, uyku bozuklukları ve bilişsel işlev bozuklukları ile seyreden kronik ve yüksek yüklü bir sendromdur. Hastalığın etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte fiziksel ve duygusal stresörlerin tetikleyici rol oynadığı bilinmektedir.

Makalenin anahtar kelimeleri

Yazar
Mhd Amin Alzabibi et al.
Yayın
BMC Rheumatology
Tarih
2022-10-31
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Fibromiyalji, vücutta yaygın hassasiyet ve kronik ağrının yanı sıra dinlendirici olmayan uyku, yörgünluk ve 'fibro sis' olarak adlandırılan bilişsel bozukluklarla karakterize karmaşık bir klinik tablodur. Hastalığın etiyolojisinde genetik yatkınlık, nöroendokrin düzensizlikler ile ağır fiziksel ve psikolojik stresörler öne çıkmaktadır. Savaş ve toplumsal kriz durumları, popülasyonda psikolojik travmayı ve somatik semptomları artıran en kritik çevresel etkenlerden biridir. On yılı aşkın süredir devam eden savaş ortamında yaşayan Suriye popülasyonunda fibromiyalji yükü ve hastalıkla ilişkili risk faktörleri daha önce kapsamlı bir epidemiyolojik çalışmayla değerlendirilmemiştir. Bu doğrultuda çalışma, Şam kentindeki genel popülasyonda fibromiyalji sıklığını ve belirleyicilerini ortaya koyarak literatürdeki bu önemli boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

Çalışma, iki aşamalı topluma dayalı kesitsel ve olgu-kontrol deseninde kurgulanmıştır. Birinci aşamada Nisan-Mayıs 2021 tarihleri arasında kolayda örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak Şam sakinlerine çevrim içi ve yüz yüze yöntemlerle anket uygulanmıştır. Anket sosyodemografik özellikleri ve Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) 2010 modifiye fibromiyalji kriterlerini içermektedir. Toplam 2966 katılımcı analize dahil edilmiş; modifiye ACR 2010 kriterlerini karşılayan 350 birey 'olgu' olarak tanımlanmıştır. İkinci aşamada, romatolojik hastalığı bulunmayan 1400 birey yaş gruplarına göre frekans eşleştirmesi yapılarak 'kontrol' grubu olarak rastgele seçilmiştir (1:4 oranı). Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra risk faktörlerini belirlemek amacıyla ikili lojistik regresyon analizi uygulanmıştır.

Araştırma sonuçunda 2966 katılımcının 350 sinde (%11.8) modifiye ACR 2010 kriterlerine göre fibromiyalji tespit edilmiştir. Bu oran genel popülasyonda bildirilen en yüksek prevalans değerlerinden biridir. Kriterleri karşılayan olguların 239 u (%68.3) kadınlardan oluşmakta, yalnızca 29 u (%8.2) daha önce bir hekim tarafından fibromiyalji tanısı aldığını belirtmektedir. Lojistik regresyon analizine göre kadın cinsiyet (OR = 1.31), sağlık sigortasına sahip olma (OR = 1.96), majör depresif bozukluk tanısı bulunması (OR = 2.62), irritabl bağırsak sendromu (OR = 1.80) ve huzursuz bacak sendromu (OR = 1.72) fibromiyalji olasılığını anlamlı derecede artırmaktadır. Çalışan bireylerde ise çalışmayanlara kıyasla fibromiyalji görülme olasılığının daha düşük olduğu (OR = 0.76) saptanmıştır.

Elde edilen bulgular, kronik savaş stresi, ekonomik çöküş ve zorunlu göç gibi psikososyal etkenlerin fibromiyalji prevalansını küresel ortalamaların belirgin şekilde üzerine çıkardığını göstermektedir. Şam da saptanan yüzde 11.8 lik sıklığa rağmen hastaların yüzde 90 dan fazlasının tanı almamış olması, sağlık sisteminde farkındalık ve tanısal kapasite eksikliğine işaret etmektedir. Yazarın ulaştığı sonuçlar, bölgedeki birinci basamak sağlık çalışanlarının eğitilmesi ve toplum ruh sağlığı odaklı müdahalelerin geliştirilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çalışma, çatışma bölgelerinde yürütülecek kronik ağrı ve somatizasyon araştırmaları için yöntemsel ve epidemiyolojik bir referans niteliği taşımaktadır.

Araştırmanın amacı

Suriye nin Şam kentinde genel popülasyonda fibromiyalji prevalansını modifiye ACR 2010 tanı kriterlerine göre saptamak ve sosyodemografik özellikler ile psikiyatrik ve gastrointestinal komorbiditelerin fibromiyalji riski üzerindeki etkilerini olgu-kontrol tasarımıyla incelemektir(Alzabibi et al., 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışma, Suriye nin Şam kentinde genel popülasyonda fibromiyalji prevalansını ve ilişkili risk faktörlerini belirlemek amacıyla tasarlanmış iki aşamalı, topluma dayalı bir olgu-kontrol araştırmasıdır(Alzabibi et al., 2022, s. 2).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) 2010 modifiye fibromiyalji tanı kriterleri temeline dayanmaktadır. Bu çerçevede Yaygın Ağrı İndeksi (WPI) ve Semptom Şiddet Skoru (SSS) kullanılarak hastaların öz bildirim yoluyla kliniği değerlendirilmiş, ayrıca biyopsikososyal stres modeli kapsamında savaş koşullarının yarattığı kronik stresin somatizasyon ve nörosensöriyel hassasiyet üzerindeki etkisi epidemiyolojik değişkenlerle ilişkilendirilmiştir.

Makalenin ele aldığı literatür

Makalede dünyadaki farklı fibromiyalji prevalans çalışmaları ele alınmıştır. Japonya (yüzde 2.1), Kanada (yüzde 3.3), Almanya (yüzde 3.8), Avrupa geneli (yüzde 4.7) ve komşu ülke Lübnan (yüzde 7.0) verileri karşılaştırma zemini olarak sunulmuştur. Ayrıca ACR 1990, ACR 2010 ve AAPT tanı kriterlerinin karşılaştırıldığı epidemiyolojik literatür ile psikiyatrik ve gastrointestinal komorbiditeleri kapsayan önceki çalışmalar referans alınmıştır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Suriye nin Şam kentinde yaşayan 18 yaş ve üzeri yetişkin nüfus.
Örneklem veya araştırma materyali
Dahil edilme kriterlerini karşılayan ve en az 5 yıldır Şam da ikamet eden 2.966 katılımcı (1.315 erkek, 1.651 kadın); ikincil aşamada modifiye ACR 2010 kriterlerini karşılayan 350 olgu ve yaş gruplarına göre eşleştirilmiş 1.400 kontrol grubu.
Veri toplama süreci
1 Nisan - 1 Mayıs 2021 tarihleri arasında çevrim içi sosyal medya platformları (Google Form) ve Şam daki iki büyük kamu hastanesinin polikliniklerinde yüz yüze dağıtılan yapılandırılmış öz-bildirim anketi.
Veri analiz yöntemi
SPSS 25.0 yazılımı kullanılarak tanımlayıcı frekans dağılımları ve değişkenlerin fibromiyalji olasılığı üzerindeki etkilerini (OR, %95 GA) saptamak amacıyla ikili lojistik regresyon (binomial logistic regression) analizi yürütülmüştür.
Fibromiyalji PrevalansıModifiye ACR 2010 KriterleriMajör Depresif Bozuklukİrritabl Bağırsak SendromuHuzursuz Bacak SendromuSosyodemografik Değişkenler

Araştırmanın Bulguları

01

Suriye nin Şam kentinde gerçekleştirilen iki aşamalı çalışmada genel popülasyonda modifiye ACR 2010 kriterlerine göre fibromiyalji prevalansı yüzde 11.8 (350/2966) olarak saptanmıştır(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

02

Tanı kriterlerini karşılayan 350 fibromiyalji hastasının yalnızca 29 unun (%8.2) daha önce bir hekim tarafından teşhis edildiği, geriye kalan vakaların ise daha önce tanı almadığı tespit edilmiştir(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

03

Yapılan lojistik regresyon analizine göre majör depresif bozukluk tanısı (OR = 2.62), irritabl bağırsak sendromu (OR = 1.80) ve huzursuz bacak sendromu (OR = 1.72) fibromiyalji olasılığını anlamlı derecede artırmaktadır(Alzabibi et al., 2022).

04

Cinsiyet ve istihdam durumu analizinde kadınların erkeklere göre 1.31 kat daha yüksek fibromiyalji riskine sahip olduğu, çalışan bireylerde ise fibromiyalji olasılığının anlamlı şekilde azaldığı (OR = 0.76) gösterilmiştir(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Şam genel popülasyonunda modifiye ACR 2010 tanı kriterleri uygulanarak gerçekleştirilen taramada fibromiyalji prevalansı yüzde 11.8 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada tanı kriterlerini karşılayan 350 bireyin sadece 29 unun (%8.2) hekim teşhisine sahip olduğu, çoğunluğunun kadınlar (%68.3) ve işsiz bireylerden oluştuğu görülmektedir. Bu bulgular, bölgede fibromiyalji yükünün toplum genelinde beklenenin üzerinde olduğunu ve vakaların büyük bir kısmının teşhis edilmeden yaşamını sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.

Yazarlar yüksek prevalansı ve düşük tanı oranlarını Suriye de on yılı aşkın süredir devam eden savaş ortamının yarattığı ağır psikolojik baskı, yerinden edilme ve ekonomik çöküş ile açıklamaktadır. İşsizliğin yaşam stresini artırması, sağlık altyapısının tahrip olması ve halkın temel sağlık hizmetlerine erişimdeki kısıtlılıkları hastaların tıbbi yardım arayışını engellemektedir. Ayrıca hekimlerin fibromiyalji klinik tablosuna dair bilgi eksikliği vakaların gözden kaçmasına neden olmaktadır.

Bulgular komşu ülke Lübnan da yapılan ve teşhis edilmemiş vaka oranının yüksekliğini vurgulayan çalışma ile paralellik gösterirken, ABD ve Norveç teki literatürle de uyumludur. Ancak ABD araştırmalarında anksiyete de anlamlı bir risk faktörü iken bu çalışmada yalnızca majör depresif bozukluk, irritabl bağırsak sendromu ve huzursuz bacak sendromu belirleyici risk faktörleri olarak öne çıkmıştır. Çalışan bireylerde fibromiyalji olasılığının düşük çıkması ise iş ortamının bir düzen sağlama işleviyle açıklanmıştır.

Sonuç olarak, savaş sonrası ve kriz dönemlerindeki toplumlarda fibromiyaljinin getirdiği yeti yitimi hem bireysel hem de ekonomik açıdan büyük bir yük oluşturmaktadır. Sağlık profesyonellerine ve kamuoyuna yönelik farkındalık ve eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların doğru tanıya ulaşmasını sağlayarak gereksiz ilaç kullanımını ve sağlık harcamalarını azaltacaktır. Gelecekte yürütülecek uzun soluklu izlem çalışmaları tedavilerin etkinliğini ve üretkenlik kayıplarını netleştirmelidir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar Lübnan da gerçekleştirilen çalışmaya atıfta bulunarak fibromiyalji hastalarının çoğunun önceden hekim tanısı almadığını ve teşhis edilmemiş vakaların oranının yüksek olduğunu belirtmekte, Suriye ve Lübnan daki tanısal yetersizlik benzerliğini vurgulamaktadır(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

Amerika Birleşik Devletleri nde yapılan araştırmada fibromiyalji hastalarında hem depresyon hem de anksiyete anlamlı risk faktörleri olarak saptanmışken bu çalışmada yalnızca majör depresyon ile anlamlı ilişki kurulmuş, anksiyete ilişkisi ise istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır(Alzabibi et al., 2022).

Norveç te irritabl bağırsak sendromu hastaları üzerinde yürütülen çalışmada fibromiyalji ile yüksek oranda birliktelik bildirildiği gibi bu çalışmada da irritabl bağırsak sendromu varlığının fibromiyalji riskini 1.8 kat artırdığı gösterilerek sindirim sistemi komorbiditelerinin uyumu doğrulanmıştır(Alzabibi et al., 2022).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Şam popülasyonunda modifiye ACR 2010 kriterlerine göre fibromiyalji prevalansı oldukça yüksek düzeyde (%11.8) tespit edilmiş olup hastaların yalnızca küçük bir kısmı (%8.2) daha önce hekim tanısı almıştır. Toplumda ve sağlık çalışanları arasında fibromiyalji farkındalığının yetersiz olması, teşhis edilmemiş vakaların artmasına ve hastaların etkili tedaviden mahrum kalmasına yol açmaktadır; bu nedenle erken tanı ve semptom odaklı yönetim için yaygın farkındalık programlarının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir(Alzabibi et al., 2022, s. 7).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, savaş ve ağır sosyoekonomik kriz ortamlarında yaşayan genel popülasyonlardaki kronik ağrı yükünü belgeleme işlevini üstlenmektedir. Literatürde genellikle istikrarlı toplumlarda yürütülen epidemiyolojik çalışmalara karşılık, bu araştırma on yılı aşkın süredir devam eden bir çatışma ortamının sivil nüfus üzerindeki somut yansımalarını kronik bir hastalık olan fibromiyalji üzerinden okumaktadır. Şam kentinde yaşayan ve ağır psikolojik stres faktörlerine maruz kalan bireylerde hastalığın yaygınlığını saptayarak, kriz bölgelerinde yürütülecek halk sağlığı planlamalarına ve klinik tarama stratejilerine ampirik veri sağlamaktadır.

Çalışma, önceki literatürde yer alan ve fibromiyalji prevalansını farklı ülkelerde yüzde 2 ile 7 arasında gösteren uluslararası araştırmalarla doğrudan ilişki kurmaktadır. Kanada, Japonya ve özellikle komşu Lübnan'daki COPCORD tabanlı çalışmalarla karşılaştırmalar yapılmaktadır. Yazarlar, bu araştırmada elde edilen yüzde 11.8'lik yüksek prevalans oranını, önceki çalışmalarda vurgulanan stresörlerin hastalığı tetikleme rolü teorisiyle bağdaştırmaktadır. Önceki araştırmaların öne sürdüğü kadın cinsiyet ve psikiyatrik komorbiditelerin risk faktörü olduğu yönündeki hipotezleri doğrulamakta, sosyoekonomik faktörlerin etkilerini Suriye'nin özgün koşulları altında tartışmaktadır.

Bu çalışma, travma ve kronik stres altında yaşayan popülasyonlarda fibromiyalji epidemiyolojisine dair sistematik derlemelere benzersiz bir veri katkısı sunmaktadır. Literatür taraması yapan araştırmacılar için kriz bölgelerindeki teşhis edilmemiş vaka oranlarının ve hekim farkındalığı yetersizliğinin boyutunu gösteren temel bir referanstır. Ayrıca, depresyon gibi komorbiditelerin kronik ağrı ile ilişkisini analiz ederken, yalnızca psikiyatrik bozuklukların değil, irritabl bağırsak sendromu ve huzursuz bacak sendromu gibi patolojilerin de fibromiyalji klinik yönetimine dahil edilmesi gerektiğini kanıtlaması bakımından literatüre zengin bir sentez olanağı sunar.

Kaynakça

  1. Moukaddem, A., Chaaya, M., Slim, Z. F. N., Jaffa, M., Sibai, A. M., & Uthman, I. (2017). Fibromyalgia: epidemiology and risk factors, a population-based case-control study in Lebanon. International Journal of Rheumatic Diseases, 20(2), 169-176. https://doi.org/10.1111/1756-185X.12900
  2. Weir, P. T., Harlan, G. A., Nkoy, F. L., Jones, S. S., Hegmann, K. T., Gren, L. H., & Lyon, J. L. (2006). The incidence of fibromyalgia and its associated comorbidities: a population-based retrospective cohort study based on International Classification of Diseases, 9th Revision codes. Journal of Clinical Rheumatology, 12(3), 124-128.
  3. Vandvik, P. O., Lydersen, S., & Farup, P. G. (2006). Prevalence, comorbidity and impact of irritable bowel syndrome in Norway. Scandinavian Journal of Gastroenterology, 41(6), 650-656.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Savaş ve ağır toplumsal kriz yaşayan popülasyonlarda fibromiyalji gibi kronik somatik ağrı sendromlarının prevalansı olağan dışı düzeyde yüksek seyretmektedir.

Şam kentinde savaş koşulları altında yaşayan popülasyonda saptanan yüzde 11.8'lik yüksek prevalans verisi, savaşın kronik somatizasyon üzerindeki etkilerini desteklemek için kullanılacaktır(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

Kriz Dönemi Toplumlarında Kronik Ağrı ve İş Kaybı İlişkisi

Araştırma sorusu
Ekonomik kriz yaşayan bir bölgede fibromiyalji tanısı alan bireyler ile sağlıklı kontroller arasında iş gücü kaybı ve maliyet farkı nasıldır?
Yöntem taslağı
Olgu-kontrol tasarımı kullanılacaktır. Güç analiziyle belirlenen örneklem büyüklüğüne göre belirlenecek fibromiyalji hastaları ve sağlıklı kontroller, standardize üretkenlik kaybı ölçekleri ile değerlendirilerek lojistik regresyonla analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma kısmında yer alan işsizlik ile fibromiyalji arasındaki ilişki ve yazarın gelecek araştırmalara yönelik maliyet-üretkenlik kaybı analizi çağrısından türetilmiştir(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Klinik ortamda modifiye tanı kriterlerini karşılayan fibromiyalji hastalarının büyük çoğunluğu teşhis edilmemiş durumdadır.

Şam çalışmasında kriterleri karşılayan hastaların sadece yüzde 8.2'sinin daha önce hekim tanısı almış olması, klinik taramalarda gizli vaka yükünü tartışırken kanıt sunacaktır(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

Birinci Basamak Hekimlerinin Fibromiyalji Tanı Kriterlerini Uygulama Düzeyleri

Araştırma sorusu
Kamu hastanelerinde görev yapan aile hekimlerinin modifiye ACR 2010 fibromiyalji tanı kriterlerine dair bilgi ve klinik uygulama düzeyleri nedir?
Yöntem taslağı
Tanımlayıcı kesitsel anket çalışması. Kamu hastanelerindeki hekimlerden veri doygunluğu gözetilerek örneklem seçilecek, yapılandırılmış bilgi testleri uygulanarak betimsel istatistiklerle analiz yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmada saptanan yüzde 91.8'lik teşhis edilmemiş vaka oranının arkasındaki hekim farkındalığı eksikliği sınırlılığından yola çıkılarak kurgulanmıştır(Alzabibi et al., 2022, s. 5).

03

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Suriye'deki savaşın yarattığı derin ekonomik, sosyal ve eğitimsel zorluklar popülasyon üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir.

Savaşın yarattığı psikolojik tahribatın ve sosyoekonomik zorlukların fibromiyalji tetiği olarak kavramsallaştırılmasında bu çalışmanın arka plan verileri kullanılabilir(Alzabibi et al., 2022, s. 2).

Depresyon ve İrritabl Bağırsak Sendromu Komorbiditeli Fibromiyalji Hastalarında Klinik Şiddet

Araştırma sorusu
Eşlik eden majör depresyon ve irritabl bağırsak sendromu varlığı, fibromiyalji hastalarının semptom şiddet skorlarını (SSS) nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Prospektif kohort çalışması. Modifiye ACR 2010 kriterlerine göre yeni tanı alan hastalar, eşlik eden komorbiditelerine göre gruplandırılacak ve altı ay boyunca semptom şiddeti yönünden izlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın regresyon analizinde majör depresif bozukluk ve irritabl bağırsak sendromunun fibromiyalji olasılığını en çok artıran iki faktör olarak bulunmasından esinlenmiştir(Alzabibi et al., 2022, s. 5).