704 makale incelemesinde başlık, yazar, anahtar kelime veya DOI ile arayın.
“Epidemiyoloji” için 17 makale incelemesi bulundu.
Zhejiang Eyaleti'nde 2012–2021 yılları arasında incelenen 308.326 dışkı örneğinde ortalama Salmonella pozitiflik oranı %3,65 olarak saptanmış; pozitif tespit oranı 2012'deki %1,69 seviyesinden 2020'de %6,80'e ve 2021'de %6,61'e yükselerek belirgin bir artış trendi sergilemiştir.
Sıcaklık artışının Batı Nil virüsü bulaşma potansiyeli (R0) üzerindeki etkisi doğrusal değil, tek modlu bir yapı sergilemektedir; bulaşma riski türlere göre değişmekle birlikte genellikle 23 ile 26 santigrat derece arasında zirve yapmakta, aşırı sıcaklıklar ise vektör ölümlerini artırarak riski düşürebilmektedir.
1990-2019 yılları arasında küresel NAFLD prevalansı %30.05 olarak saptanmış, bu oran 1990-2006 periyodundaki %25.26 düzeyinden 2016-2019 periyodunda %38.20 düzeyine ulaşarak %50.4 oranında anlamlı bir artış sergilemiştir.
Yapısal ırkçılık kavramı, sosyal epidemiyolojik araştırmalarda tarihsel bağlamları ve beyaz üstünlüğünü sürdürme amacını içeren politik bir çerçeveyle ele alınmalıdır.
Serada test edilen 42 soya fasulyesi cesidinden 14 tanesinin ToSRV enfeksiyonuna duyarli oldugu ve bu cesitlerdeki enfeksiyon oraninin yuzde 10 ile yuzde 40 arasinda değiştigi saptanmistir.
Sezgilerle celisen sahte bilimsel iddialar, zihnin epistemik teyit mekanizmalari tarafindan karantinaya alinarak metatemsilsel bir formatta saklanir ve bu sayede doğrudan davranışlari yonlendirmeleri sınırlandirilir.
Suriye nin Şam kentinde gerçekleştirilen iki aşamalı çalışmada genel popülasyonda modifiye ACR 2010 kriterlerine göre fibromiyalji prevalansı yüzde 11.8 (350/2966) olarak saptanmıştır.
İran'da genel popülasyonda insan trişinelloz vakaları oldukça nadir görülürken, tespit edilen az sayıdaki vaka ve seropozitiflik durumları temel olarak avcılık faaliyetleri ve denetimsiz yaban domuzu eti tüketimi ile doğrudan ilişkilidir.
Çin'de 2020 yılında 60 yaş ve üzeri yaşlı nüfusta öz bakım yetersizliği yaygınlığı %2,34 olarak gerçekleşmiş olup, bu oran 2010 yılındaki %2,95 seviyesine göre bir düşüş göstermiştir.
Savaşlar ve silahlı çatışmalar, sağlık altyapısını ve tanı-tedavi mekanizmalarını tahrip ederek tüberküloz, polio ve sıtma gibi kontrol altındaki bulaşıcı hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına ve endemik olmayan bölgelere yayılmasına neden olmaktadır.
Erzurum ve ilçelerinden toplanan 316 bal arısı örneğinde taranan 7 viral patojenden Deforme Kanat Virüsü (DWV) %3 oranında (10 örnek) ve Siyah Kraliçe Hücre Virüsü (BQCV) %1,6 oranında (5 örnek) tespit edilmiştir.
2021 yılında küresel düzeyde bakteriyel antibiyotik direnci ile ilişkili 4.71 milyon ölüm gerçekleştiği, bu ölümlerin 1.14 milyonunun doğrudan antibiyotik direncine atfedilebilir olduğu hesaplanmıştır.
2021 yılında inme küresel ölçekte en sık görülen üçüncü ölüm nedeni (7,3 milyon ölüm) ve dördüncü en sık DALY nedeni (160,5 milyon DALY) olarak kaydedilmiştir.
2021 yılında küresel çapta 529 milyon insan diyabetle yaşamakta olup, yaşa göre standartlaştırılmış küresel diyabet yaygınlığı yüzde 6,1 olarak gerçekleşmiştir.
Erken üreyen kız çocukları, üremeyen akranlarına kıyasla daha kısa boylu, daha yüksek beden kitle indeksine ve merkezi yağlanmaya sahip olup eğitim süreleri ortalama 2.4 yıl daha düşüktür.
Preeklampsi öyküsü olan kadınlar, normotansif gebelik geçirenlere kıyasla doğum sonrası ve ilerleyen yaşam dönemlerinde hemorajik ve iskemik inme açısından iki ila dört kat daha yüksek risk taşımaktadır; özellikle eklampsi intraparenkimal kanamaların en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.
Genel popülasyon birleşik analizinde erken menarş yaşı, geç menopoz yaşı, nulliparite (hiç doğum yapmamış olmak) ve 30 yaşından sonra ilk doğumu yapmış olmak meme kanseri riskini anlamlı düzeyde artırırken, daha genç yaşta ilk doğum yapmak ve parite varlığı riski düşürmektedir.