Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.1016/s1474-4422(24)00369-7Küresel, Bölgesel ve Ulusal İnme Yükü ve Risk Faktörleri, 1990-2021: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Bir Analiz
Küresel halk sağlığı ve nöroloji literatüründe inme, ölüm ve kalıcı sakatlığın önde gelen nedenlerinden biridir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yüksek gelirli ülkelerde elde edilen inme mortalitesindeki gerilemenin son yıllarda duraklaması ve genç nüfustaki insidans artışı önemli bir tartışma konusudur.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- GBD 2021 Stroke Risk Factor Collaborators.
- Yayın
- Tarih
- 2024-10-01
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Küresel halk sağlığı literatüründe inme ve kardiyovasküler hastalıkların yükü, epidemiyolojik geçiş süreçleri ve sosyo-demografik gelişmişlik düzeyleriyle yakından ilişkilidir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yüksek gelirli ülkelerde elde edilen yaşa göre standardize edilmiş inme mortalitesindeki belirgin gerileme, son 10-15 yılda duraklama hatta bazı bölgelerde yeniden yükselme eğilimine girmiştir. Genç yetişkin nüfusta artan yüksek tansiyon, obezite ve diyabet prevalansı ile çevre kirliliği ve iklim değişikliği gibi çevresel faktörler, inme epidemiyolojisinde yeni bir kriz alanına işaret etmektedir. Gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerde inme hizmetlerine erişim yetersizliği ve yetersiz birincil korunma stratejileri, küresel sağlık eşitsizliklerini daha da derinleştirmektedir. Bu çalışma, 1990 ile 2021 yılları arasındaki dönemi kapsayarak inmenin küresel, bölgesel ve ulusal düzeydeki güncel yükünü ve 23 farklı risk faktörünün bu yük üzerindeki etkisini kapsamlı bir biçimde çözümlemektedir.
Çalışmanın temel amacı, Küresel Hastalık Yükü 2021 (GBD 2021) metodolojisini kullanarak 204 ülke ve bölgede inme insidansı, prevalansı, ölümleri ve sakatlığa ayarlanmış yaşam yılları (DALY) ile bunlara atfedilebilir risk faktörlerini nicel olarak tahmin etmektir. İnme, Dünya Sağlık Örgütü'nün klinik kriterlerine göre tanımlanmış ve iskemik inme, intraserebral kanama ve subaraknoid kanama olmak üzere üç ana patolojik alt tipe ayrılmıştır. İncelemede 3736 yaşamsal kayıt, 147 sözel otopsi, 368 insidans, 346 prevalans ve 7753 risk faktörü maruziyet kaynağı da dahil olmak üzere binlerce veri seti kullanılmıştır. Ölüm tahminlerinde CODEm (Cause of Death Ensemble modelling) yazılımı kullanılırken, sakatlık ve insidans modellemelerinde Bayesçi DisMod-MR 2.1 yazılımından yararlanılmıştır. Risk faktörlerinin inme yüküne katkısı, kuramsal en düşük risk maruziyet düzeyleri (TMREL) referans alınarak nüfus atfedilen payları (PAF) hesaplamasıyla belirlenmiştir.
Elde edilen nicel bulgulara göre inme, 2021 yılında 7.3 milyon ölüm ile iskemik kalp hastalığı ve COVID-19'dan sonra üçüncü önde gelen ölüm nedeni, 160.5 milyon DALY ile ise dördüncü önde gelen sakatlık nedeni olmuştur. 1990-2021 döneminde yaşa göre standardize inme insidansı yüzde 21.8 ve DALY oranları yüzde 38.7 gerilemiş olsa da, nüfus büyümesi ve yaşlanma nedeniyle mutlak inme geçiren kişi sayısı yüzde 70.2, inme ölümleri ise yüzde 44.1 artmıştır. İnme yükünün yüzde 89.4'ü düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşmiştir. Bireysel risk faktörleri incelendiğinde, yüksek sistolik kan basıncı yüzde 56.8 ile inme DALY'lerinin en büyük belirleyicisi olmaya devam etmiştir. Bununla birlikte, 1990'dan 2021'e yüksek VKE'ye atfedilen DALY yükünde yüzde 88.2, yüksek ortam sıcaklığına atfedilen yükte yüzde 72.4, yüksek açlık kan şekerinde yüzde 32.1 ve şekerli içecek tüketiminde yüzde 23.4 oranında çarpıcı artışlar saptanmıştır.
Tartışma ve sonuç bölümünde yazarlar, 2015 yılından itibaren inme insidansındaki düşüşün durakladığını ve 70 yaş altı nüfusta inme insidansı ile prevalansının arttığını vurgulamaktadır. Bu durum, özellikle metabolik ve çevresel risk faktörlerinin kontrol altına alınmasında mevcut birincil korunma stratejilerinin yetersiz kaldığını göstermektedir. Çalışma, ortam partikül madde kirliliği ile ev içi hava kirliliğinin subaraknoid kanama üzerindeki yüksek etkisini ilk kez bu denli geniş ölçekte göstererek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. Elde edilen bulgular, Türk araştırmacılar ve epidemiyologlar için ulusal inme önleme politikalarının güncellenmesi, hipertansiyon ve obeziteyle mücadele programlarının güçlendirilmesi ve sağlık kaynaklarının verimli tahsis edilmesi süreçlerinde güçlü bir kanıt zemini oluşturmaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın temel amacı, 1990-2021 yılları arasında 204 ülke ve bölgede inme insidansı, prevalansı, mortalitesi ve DALY yükü ile 23 bireysel risk faktörünün inmeye katkısını Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2021 metodolojisiyle nicel olarak tahmin etmektir(Collaborators., 2024, s. 952).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışmada, 1990-2021 yılları arasında 204 ülke ve bölgede inme insidansı, prevalansı, mortalitesi ve DALY yükü ile 23 bireysel risk faktörünün katkısını nicel olarak tahmin etmek amacıyla Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2021 standart epidemiyolojik modelleme ve Bayesian istatistiksel analiz yöntemleri uygulanmıştır(Collaborators., 2024).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, epidemiyolojik geçiş kuramı ve Küresel Hastalık Yükü (GBD) analitik çerçevesine dayanmaktadır. Popülasyon düzeyinde risk faktörlerine maruziyet ile karşı olgusal asgari risk düzeyleri (TMREL) arasındaki farkı nüfus atfedilen payları (PAF) üzerinden hesaplayan analitik bir model benimsenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Önceki GBD 2019 raporları inmenin dünya genelinde ikinci önde gelen ölüm nedeni olduğunu ve özellikle yüksek vücut kitle indeksinin en hızlı artan risk faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Mevcut literatür, 2010 yılı sonrasında gelişmiş ülkelerde kardiyovasküler ölüm oranlarındaki düşüşün yavaşladığı ve 55 yaş altı bireylerde inme insidansının arttığı yönündeki uyarılarla genişletilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 204 ülke ve bölgedeki küresel nüfus ile 1990-2021 yılları arasındaki epidemiyolojik veri kayıtları
- Örneklem veya araştırma materyali
- 3736 hayati kayıt, 147 sözel otopsi, 368 insidans, 346 prevalans, 229 aşırı mortalite ve 7753 risk faktörü maruziyet kaynağı
- Veri toplama süreci
- Hayati kayıt sistemleri, hastane sürveyans verileri, nüfus tabanlı epidemiyolojik taramalar ve uluslararası sağlık veri tabanlarından derlenen sekonder veriler
- Veri analiz yöntemi
- Ölüm sayıları için Cause of Death Ensemble modelling (CODEm), insidans ve prevalans için Bayesian DisMod-MR 2.1 yazılımı ve risk faktörleri için Population Attributable Fraction (PAF) hesaplamaları
Araştırmanın Bulguları
2021 yılında inme küresel ölçekte en sık görülen üçüncü ölüm nedeni (7,3 milyon ölüm) ve dördüncü en sık DALY nedeni (160,5 milyon DALY) olarak kaydedilmiştir(Collaborators., 2024).
Küresel inme yükünün ezici çoğunluğu düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşmiş; yeni vakaların yüzde 83,3'ü ve DALY'lerin yüzde 89,4'ü bu bölgelerde tespit edilmiştir(Collaborators., 2024).
İskemik inme tüm yeni vakaların yüzde 65,3'ünü oluştururken, intraserebral kanama vakaların yüzde 28,8'ini oluşturmasına rağmen DALY yükünün yüzde 49,6'sından sorumlu bulunmuştur(Collaborators., 2024).
İnme DALY yükünü etkileyen 23 bireysel risk faktörü arasında en yüksek katkıyı yüzde 56,8 ile yüksek sistolik kan basıncı, ardından yüzde 16,6 ile ortam parçacık kirliliği sağlamıştır(Collaborators., 2024).
1990-2021 yılları arasında yüksek beden kitle indeksine bağlı DALY katkısı yüzde 88,2, yüksek ortam sıcaklığına bağlı katkı ise yüzde 72,4 oranında artış göstermiştir(Collaborators., 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
2021 yılı GBD verileri, inmenin küresel düzeyde üçüncü en sık ölüm nedeni ve dördüncü en büyük DALY kaynağı olduğunu, inme yükünün yüzde 89,4'ünün ise düşük ve orta gelirli ülkelerde yoğunlaştığını ortaya koymaktadır. Yaşa göre standartlaştırılmış oranlarda 1990'dan bu yana düşüş görülse de mutlak vaka ve ölüm sayılarındaki artış belirgindir.
Yazar grubu, mutlak inme yükündeki bu artışı küresel nüfusun yaşlanması ve büyümesinin yanı sıra mevcut birincil korunma stratejilerinin yetersizliğine bağlamaktadır. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hipertansiyon tanı, tedavi ve kontrol oranlarının düşük kalması intraserebral kanama oranlarının yüksekliğini açıklamaktadır.
Elde edilen bulgular, genç yetişkinlerde inme insidansının arttığını gösteren önceki epidemiyolojik çalışmalarla örtüşmektedir. Ayrıca, yüksek BMI, obezite, diyabet ve ortam kirliliğinin artan etkileri literatürdeki çevresel ve metabolik risk faktörlerinin artan rolüne dair kanıtları güçlendirmektedir.
Yazar, geleneksel doktor odaklı klinik müdahalelerin tek başına inme artışını durduramayacağını vurgulayarak, toplum genelinde vergilendirme ve mevzuat düzenlemeleri, hemşire odaklı görev değişimi ve uzaktan sağlık platformlarının entegrasyonu gibi yenilikçi politikaların acilen uygulanması gerektiğini belirtmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, 1990-2021 yılları arasında yaşa göre standartlaştırılmış inme insidansı, prevalansı ve DALY oranlarındaki düşüş eğiliminin ve bölgesel eşitsizliklerin önceki GBD 2019 analiziyle tutarlı olduğunu göstermiştir(Collaborators., 2024).
Yazarlar, 70 yaş altındaki bireylerde inme insidans ve prevalansındaki artış eğilimini, genç yetişkinlerde vasküler risk faktörlerinin arttığını bildiren önceki sistematik derleme bulgularıyla doğrulamaktadır(Collaborators., 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Önleme stratejilerinin yetersizliği ve sağlık hizmetlerindeki bölgesel eşitsizlikler nedeniyle küresel inme yükü hızla artmaktadır. Nüfus düzeyindeki kanıta dayalı önleme politikaları, birinci basamakta görev değişimi ve dijital sağlık platformları acilen yaygınlaştırılmadığı takdirde inme yükü artmaya devam ederek sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğini tehdit edecektir(Collaborators., 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, küresel nöroloji ve halk sağlığı literatüründe 1990-2021 yılları arasındaki 32 yıllık dönemde 204 ülke ve bölgedeki inme yükünü ve 23 bireysel risk faktörünün katkısını kapsamlı bir şekilde haritalandıran temel bir epidemiyolojik referans işlevi görmektedir. GBD 2021 metodolojisini kullanarak inmenin üç ana patolojik alt tipini (iskemik inme, intraserebral kanama ve subaraknoid kanama) ayrı modeller halinde değerlendirmekte ve mutlak vaka sayılarındaki artış ile yaşa göre standartlaştırılmış oranlardaki durağanlaşmayı ortaya koymaktadır. Bütüncül veri kümesi sayesinde kanıta dayalı sağlık planlaması, kaynak tahsisi ve ulusal koruyucu hekimlik politikalarının oluşturulmasında bir mihenk taşı niteliğindedir.
Önceki GBD 2019 inme araştırmasıyla karşılaştırıldığında bu çalışma, 2019-2021 yıllarına ait yeni veri kaynaklarını sisteme dahil ederek geçmişe dönük tüm tahminleri yeniden hesaplamış ve literatüre yeni bir boyut kazandırmıştır. Önceki çalışmada yalnızca yüksek beden kitle indeksinin artış hızı vurgulanırken, bu inceleme yüksek ortam sıcaklığı, yüksek açlık plazma glukozu, şekerli içecek tüketimi ve çevre kirliliği gibi metabolik ve iklimsel faktörlerin inme DALY yükündeki hızlanan rolünü ilk kez nicel olarak kanıtlamıştır. Ayrıca 70 yaş altı genç ve orta yaş nüfusta inme insidansı ve prevalansında gözlenen artış eğilimini ortaya koyarak önceki literatürün yaşlı nüfusa odaklanan genel varsayımlarını genişletmiştir.
Sistematik literatür taramalarında ve nörolojik epidemiyoloji incelemelerinde bu çalışma, küresel inme yükünün gelir grupları ve sosyo-demografik gelişmişlik indeksine (SDI) göre nasıl heterojen bir dağılım gösterdiğini kanıtlamak için bir sentez zemini sunar. İntraserebral kanamanın düşük ve orta gelirli ülkelerde yüksek gelirli ülkelere kıyasla iki kat daha yüksek orana sahip olduğunu göstererek, hipertansiyon kontrolü ve birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yetersizlikleri literatürdeki tartışmaların merkezine yerleştirir. Ayrıca hava kirliliğinin subaraknoid kanama DALY yüküne tütün kullanımı kadar yüksek oranda katkı sağladığını göstererek çevre sağlığı ile nörolojik hastalıklar arasındaki bağı literatür taramaları için vazgeçilmez bir teorik kaynağa dönüştürür.
Kaynakça
- Feigin, V. L., Stark, B. A., Johnson, C. O., Roth, G. A., Bisignano, C., Abady, G. G., ... & Murray, C. J. (2021). Global, regional, and national burden of stroke and its risk factors, 1990–2019: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2019. The Lancet Neurology, 20(10), 795-820.
- Béjot, Y., Bailey, H., Delpont, B., & Giroud, M. (2016). Epidemiology of stroke in young adults: a systematic review. Stroke, 47(11), 2704-2711.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Giriş ve Problem Durumu
İnme küresel düzeyde dördüncü en büyük DALY nedeni ve üçüncü en sık ölüm nedeni olup mutlak yükü düşük ve orta gelirli ülkelerde yoğunlaşmaktadır.
Tez veya makalelerin giriş bölümünde küresel hastalık yükü ve problemin büyüklüğü tanımlanırken makalenin sunduğu 160,5 milyon DALY ve 7,3 milyon ölüm verisi kanıt olarak aktarılabilir(Collaborators., 2024).
Genç Yetişkinlerde Hipertansiyon Tanı-Tedavi Uyumunun İnme İnsidansına Etkisi: Karma Yöntem Araştırması
- Araştırma sorusu
- 70 yaş altı nüfusta arterial hipertansiyon tanı ve tedavi kontrol yetersizlikleri, erken yaşta gelişen iskemik inme insidansını nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Nicel boyutta kohort takibi ve güç analiziyle belirlenecek örneklem büyüklüğüne sahip kayıt verileri analiz edilir; nitel boyutta ise veri doygunluğuna ulaşılana kadar genç inme hastaları ve birinci basamak hekimleriyle derinlemesine görüşmeler yapılır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede 70 yaş altı bireylerde inme insidansı ve prevalansının arttığı, bunun en temel nedeninin ise kontrolsüz hipertansiyon ve genç erişkinlerdeki tedavi eksiklikleri olduğu vurgulanmaktadır(Collaborators., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması ve Teorik Çerçeve
Değiştirilebilir metabolik risk faktörleri ve çevresel hava kirliliği, inmeye bağlı yeti yitimi yükünün (DALY) ezici çoğunluğundan sorumludur.
Kronik hastalıkların epidemiyolojisi ve risk faktörleri incelenirken, yüksek sistolik kan basıncı ve ortam parçacık kirliliğinin inme DALY'leri üzerindeki belirleyici rolünü gerekçelendirmek için kullanılır(Collaborators., 2024).
Kentsel Hava Kirliliği ve Ortam Sıcaklığının Subaraknoid Kanama Acil Başvurularıyla İlişkisi: Zaman Serisi Analizi
- Araştırma sorusu
- Ortam parçacık kirliliği (PM2.5) ve sıcaklık dalgalanmaları, acil servislere yapılan subaraknoid kanama başvuruları üzerinde anlamlı bir kısa vadeli etkiye sahip midir?
- Yöntem taslağı
- Çok merkezli acil servis verileri ve meteoroloji/hava kalitesi istasyon kayıtları kullanılarak ekolojik zaman serisi ve çapraz katmanlı regresyon analizi uygulanır.
Makaleyle bağlantısı: Makale, hava kirliliği ve sıcaklık artışının subaraknoid kanama DALY yüküne sigara kullanımı kadar yüksek katkı sağladığını ilk kez küresel düzeyde göstermiştir(Collaborators., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma ve Sağlık Politikaları Önerileri
Geleneksel klinik koruma yöntemleri inme yükünü azaltmada yetersiz kalmakta; toplum düzeyinde vergilendirme, görev değişimi ve tele-sağlık müdahaleleri gerekmektedir.
Araştırmanın tartışma veya politika önerileri kısmında, inme önleme stratejilerinin niteliğini dönüştürmek için nüfus ölçekli yenilikçi uygulamaların zorunluluğunu desteklemek amacıyla alıntılanır(Collaborators., 2024).
Birinci Basamakta Hemşire Odaklı Tele-Sağlık Müdahalelerinin İnme Risk Faktörleri Kontrolüne Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
- Araştırma sorusu
- Birinci basamakta aile sağlığı hemşireleri tarafından yürütülen dijital izlem ve mobil sağlık müdahaleleri, yüksek riskli hastaların kan basıncı ve BKI değerlerinde anlamlı bir iyileşme sağlar mı?
- Yöntem taslağı
- Güç analiziyle hesaplanmış müdahale ve kontrol gruplarına sahip yarı deneysel pretest-posttest araştırma deseni uygulanır; klinik parametreler ve tedavi uyum ölçekleri karşılaştırılır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarlar tartışma ve sonuç bölümlerinde doktor odaklı sistemlerin yetersiz kaldığını belirterek hemşirelere görev değişimi ve mobil sağlık platformlarının yaygınlaştırılmasını acil çözüm olarak önermektedir(Collaborators., 2024).