Trişinelloz, dünya genelinde etoburlar ile yaban domuzları gibi rezervuar konaklarda sirküle olan ve enfekte etlerin çiğ veya az pişmiş tüketilmesiyle insanlara bulaşan küresel bir zoonozdur. Müslüman nüfusun yoğun olduğu İran ve Türkiye gibi ülkelerde domuz eti tüketiminin dini yasaklar nedeniyle son derece sınırlı olması, bu hastalığın bölgede ihmal edilmesine veya çok nadir görüldüğü algısına yol açmaktadır. Ancak vahşi yaşamda devam eden silvatik döngü, yasadışı yaban domuzu avcılığı ve et kaçakçılığı gibi kontrol dışı faaliyetler, bu ülkelerde de ciddi epidemiyolojik risklerin varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Alandaki en büyük sorun, her iki ülkede de Trichinella taksonlarının coğrafi dağılımına ilişkin güncel verilerin parçalı ve yetersiz olması, bunun da etkin kontrol ve önleme programlarının geliştirilmesini zorlaştırmasıdır.
Bu çalışmanın temel amacı, İran ve Türkiye'de insanlarda ve hayvanlarda görülen Trichinella enfeksiyonlarının epidemiyolojik tablosunu kapsamlı bir literatür taramasıyla ortaya koymaktır. Araştırmacılar, her iki ülkede 1960'lardan itibaren yayınlanmış vaka raporlarını, serolojik taramaları, trişinoskopi ve yapay sindirim yöntemleriyle yapılan saha çalışmalarını sistematik bir yaklaşımla analiz etmiştir. Çalışmada ayrıca parazitin tür düzeyinde tanımlanmasında tarihsel süreçte yaşanan taksonomik dönüşümler ve son yıllarda kullanılan çoklu PCR (multiplex PCR) gibi moleküler yöntemlerin tanısal rolü incelenmiştir. Bu metodolojik yaklaşımla, her iki ülkede sirküle olan baskın Trichinella türlerinin belirlenmesi ve gelecekteki sürveyans çalışmaları için stratejik odak noktalarının tanımlanması hedeflenmiştir.
Derlemenin bulguları, hem İran hem de Türkiye'de yaban hayatında Trichinella britovi türünün baskın olarak sirküle olduğunu ve her iki ülkede de geçmişte yaşanan insan trişinellozu salgınlarının temel kaynağının yaban domuzu eti tüketimi olduğunu göstermektedir. İran'da özellikle Hazar Denizi bölgesi ve kuzey eyaletlerinde yaban domuzları ile çakalların (Canis aureus) parazit döngüsünde anahtar gösterge hayvanlar olduğu; Türkiye'de ise İzmir'de 2003-2004 yıllarında meydana gelen ve 418 kişiyi etkileyen büyük salgının çiğ köfte yapımında yasadışı olarak kullanılan domuz etinden kaynaklandığı ve etkenin T. britovi olduğu doğrulanmıştır. Ayrıca Türkiye'de gri kurt (Canis lupus) popülasyonlarında da T. britovi varlığı saptanmıştır. Bu veriler, her iki ülkede de parazitin evcil döngüden ziyade yaban hayatında aktif olarak varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.
Elde edilen epidemiyolojik veriler ışığında çalışmada, trişinellozun önlenmesi ve kontrolü için disiplinler arası bir Tek Sağlık (One Health) yaklaşımının hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu tartışılmaktadır. Yazarlar, yasadışı yaban hayatı avcılığının önlenmesi, mezbaha tesislerinde domuz karkaslarının sistematik olarak taranması ve özellikle kırsal kesimdeki avcılar, çiftçiler ve tüketiciler için sağlık iletişim kampanyalarının düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu derleme, literatürde her iki komşu ülkenin verilerini bir araya getirerek bölgesel bir epidemiyolojik harita sunması bakımından yüksek değere sahiptir. Sonuç olarak çalışma, parazitin yaban hayatındaki sirkülasyonunun izlenmesi amacıyla daha geniş çaplı moleküler saha araştırmalarına ve halkın bilinçlendirilmesine yönelik kurumsal politikalara ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.
01İran'da genel popülasyonda insan trişinelloz vakaları oldukça nadir görülürken, tespit edilen az sayıdaki vaka ve seropozitiflik durumları temel olarak avcılık faaliyetleri ve denetimsiz yaban domuzu eti tüketimi ile doğrudan ilişkilidir(Borhani et al., 2023).
02Türkiye'de İzmir merkezli gerçekleşen geniş çaplı salgında, sığır eti içerisine yasa dışı şekilde domuz eti karıştırılarak hazırlanan çiğ köftelerin tüketilmesi sonuçu 418 kişide Trichinella britovi enfeksiyonu doğrulanmıştır(Borhani et al., 2023).
03İran'daki yaban hayatı incelemelerinde altın çakal (Canis aureus), leş yeme alışkanlığı ve yerleşim yerlerine yakın yaşama adaptasyonu sayesinde Trichinella britovi sirkülasyonunu izlemede anahtar indikatör tür olarak belirlenmiştir(Borhani et al., 2023).
04İran ve Türkiye'de domuz yetiştiriciliğinin son derece sınırlı olması ve toplumsal/dini alışkanlıklar nedeniyle domuz eti tüketiminin düşük kalması, insan trişinelloz vakalarının seyrek görülmesinin en temel epidemiyolojik etkenidir(Borhani et al., 2023).