Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.3389/fmed.2023.1088507

İran ve Türkiye'deki Hayvan ve İnsanlarda Trichinella Enfeksiyonları

Trişinelloz, dünya genelinde Trichinella cinsine ait nematod larvalarının enfekte ettiği et ürünlerinin tüketilmesiyle insanlara bulaşan önemli bir zoonotik hastalıktır.

Yazar
Mehdi Borhani et al.
Yayın
Frontiers in Medicine
Tarih
2023-02-02
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Trişinelloz, dünya genelinde etoburlar ile yaban domuzları gibi rezervuar konaklarda sirküle olan ve enfekte etlerin çiğ veya az pişmiş tüketilmesiyle insanlara bulaşan küresel bir zoonozdur. Müslüman nüfusun yoğun olduğu İran ve Türkiye gibi ülkelerde domuz eti tüketiminin dini yasaklar nedeniyle son derece sınırlı olması, bu hastalığın bölgede ihmal edilmesine veya çok nadir görüldüğü algısına yol açmaktadır. Ancak vahşi yaşamda devam eden silvatik döngü, yasadışı yaban domuzu avcılığı ve et kaçakçılığı gibi kontrol dışı faaliyetler, bu ülkelerde de ciddi epidemiyolojik risklerin varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Alandaki en büyük sorun, her iki ülkede de Trichinella taksonlarının coğrafi dağılımına ilişkin güncel verilerin parçalı ve yetersiz olması, bunun da etkin kontrol ve önleme programlarının geliştirilmesini zorlaştırmasıdır.

Bu çalışmanın temel amacı, İran ve Türkiye'de insanlarda ve hayvanlarda görülen Trichinella enfeksiyonlarının epidemiyolojik tablosunu kapsamlı bir literatür taramasıyla ortaya koymaktır. Araştırmacılar, her iki ülkede 1960'lardan itibaren yayınlanmış vaka raporlarını, serolojik taramaları, trişinoskopi ve yapay sindirim yöntemleriyle yapılan saha çalışmalarını sistematik bir yaklaşımla analiz etmiştir. Çalışmada ayrıca parazitin tür düzeyinde tanımlanmasında tarihsel süreçte yaşanan taksonomik dönüşümler ve son yıllarda kullanılan çoklu PCR (multiplex PCR) gibi moleküler yöntemlerin tanısal rolü incelenmiştir. Bu metodolojik yaklaşımla, her iki ülkede sirküle olan baskın Trichinella türlerinin belirlenmesi ve gelecekteki sürveyans çalışmaları için stratejik odak noktalarının tanımlanması hedeflenmiştir.

Derlemenin bulguları, hem İran hem de Türkiye'de yaban hayatında Trichinella britovi türünün baskın olarak sirküle olduğunu ve her iki ülkede de geçmişte yaşanan insan trişinellozu salgınlarının temel kaynağının yaban domuzu eti tüketimi olduğunu göstermektedir. İran'da özellikle Hazar Denizi bölgesi ve kuzey eyaletlerinde yaban domuzları ile çakalların (Canis aureus) parazit döngüsünde anahtar gösterge hayvanlar olduğu; Türkiye'de ise İzmir'de 2003-2004 yıllarında meydana gelen ve 418 kişiyi etkileyen büyük salgının çiğ köfte yapımında yasadışı olarak kullanılan domuz etinden kaynaklandığı ve etkenin T. britovi olduğu doğrulanmıştır. Ayrıca Türkiye'de gri kurt (Canis lupus) popülasyonlarında da T. britovi varlığı saptanmıştır. Bu veriler, her iki ülkede de parazitin evcil döngüden ziyade yaban hayatında aktif olarak varlığını sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.

Elde edilen epidemiyolojik veriler ışığında çalışmada, trişinellozun önlenmesi ve kontrolü için disiplinler arası bir Tek Sağlık (One Health) yaklaşımının hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu tartışılmaktadır. Yazarlar, yasadışı yaban hayatı avcılığının önlenmesi, mezbaha tesislerinde domuz karkaslarının sistematik olarak taranması ve özellikle kırsal kesimdeki avcılar, çiftçiler ve tüketiciler için sağlık iletişim kampanyalarının düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu derleme, literatürde her iki komşu ülkenin verilerini bir araya getirerek bölgesel bir epidemiyolojik harita sunması bakımından yüksek değere sahiptir. Sonuç olarak çalışma, parazitin yaban hayatındaki sirkülasyonunun izlenmesi amacıyla daha geniş çaplı moleküler saha araştırmalarına ve halkın bilinçlendirilmesine yönelik kurumsal politikalara ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, coğrafi ve sosyoekonomik açıdan yakın bağlara sahip komşu ülkeler olan İran ve Türkiye'deki hem insan hem de hayvan popülasyonlarında görülen Trichinella sp. enfeksiyonlarının epidemiyolojik profilini kapsamlı bir derleme aracılığıyla incelemek, mevcut yayılım alanlarını haritalandırmak ve bu zoonotik hastalığın önlenmesi ile kontrol altına alınması için uygulanabilecek stratejilere bilimsel bir zemin kazandırmaktır(Borhani et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, İran ve Türkiye'deki insan ve hayvan popülasyonlarında Trichinella türlerinin epidemiyolojisini, yayılımını ve zoonotik risklerini inceleyen mevcut alan yazını sentezleyen nitel bir derleme (narrative review) yaklaşımı benimsemiştir(Borhani et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, insan, evcil hayvan, yaban hayatı ve değişen ekosistemler arasındaki etkileşimleri inceleyen Tek Sağlık (One Health) yaklaşımını kuramsal temel olarak benimsemektedir. Zoonotik patojenlerin yaban hayatından evcil döngüye sıçlaması ve insan faaliyetlerinin bu paraziter akış üzerindeki etkileri, parazit epidemiyolojisi ilkeleri çerçevesinde ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Yazarlar, 1960'lardan günümüze kadar hem İran hem de Türkiye'de gerçekleştirilmiş olan trişinelloz vaka raporlarını, saha taramalarını ve moleküler epidemiyolojik çalışmaları ele almaktadır. Özellikle her iki ülkede daha önce Trichinella spiralis olarak raporlanan izolatların, multispecies (çoklu tür) kavramının gelişmesiyle birlikte moleküler yöntemlerle Trichinella britovi olarak yeniden tanımlanmasına yönelik literatür tartışılmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
İran ve Türkiye coğrafyasında 1961 ile 2021 yılları arasında insanlarda ve vahşi/evcil hayvanlarda gerçekleştirilmiş Trichinella tespiti, vaka bildirimleri ve epidemiyolojik saha araştırmalarını kapsayan literatür külliyatı.
Trichinella britoviTrichinella spiralisZoonotik enfeksiyonlarTek Sağlık (One Health)Silvatik döngüYaban domuzu (Sus scrofa)Altın çakal (Canis aureus)

Araştırmanın Bulguları

01

İran'da genel popülasyonda insan trişinelloz vakaları oldukça nadir görülürken, tespit edilen az sayıdaki vaka ve seropozitiflik durumları temel olarak avcılık faaliyetleri ve denetimsiz yaban domuzu eti tüketimi ile doğrudan ilişkilidir(Borhani et al., 2023).

02

Türkiye'de İzmir merkezli gerçekleşen geniş çaplı salgında, sığır eti içerisine yasa dışı şekilde domuz eti karıştırılarak hazırlanan çiğ köftelerin tüketilmesi sonuçu 418 kişide Trichinella britovi enfeksiyonu doğrulanmıştır(Borhani et al., 2023).

03

İran'daki yaban hayatı incelemelerinde altın çakal (Canis aureus), leş yeme alışkanlığı ve yerleşim yerlerine yakın yaşama adaptasyonu sayesinde Trichinella britovi sirkülasyonunu izlemede anahtar indikatör tür olarak belirlenmiştir(Borhani et al., 2023).

04

İran ve Türkiye'de domuz yetiştiriciliğinin son derece sınırlı olması ve toplumsal/dini alışkanlıklar nedeniyle domuz eti tüketiminin düşük kalması, insan trişinelloz vakalarının seyrek görülmesinin en temel epidemiyolojik etkenidir(Borhani et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Derlenen araştırma verileri, İran ve Türkiye'de insan trişinelloz vakalarının genel popülasyonda oldukça düşük oranlarda seyrettiğini, ancak kaçak avcılık veya denetimsiz et sunumu gibi durumlarda bölgesel salgınların meydana gelebildiğini göstermektedir.

Yazarlar bu durumu her iki ülkede nüfusun büyük çoğunluğunun dini inançları gereği domuz eti tüketmemesiyle açıklamaktadır; ancak yabani carnivorlar ve yaban domuzları arasında parazit sirkülasyonunun aktif biçimde devam ettiği vurgulanmaktadır.

Tartışma bölümünde, Türkiye'deki büyük çiğ köfte salgınına dair verilerle İran'daki yüksek riskli avcı gruplarında yapılan serolojik taramalar karşılaştırılarak silvatik siklusun insan sağlığı üzerindeki potansiyel riskleri detaylandırılmıştır.

Sonuç olarak, bölgede domuz çiftliklerinin yaygın olmaması hastalığın epidemiyolojisini sınırlandırsa da yasa dışı avcılığın önlenmesi, halk sağlığı eğitimleri ve Tek Sağlık çerçevesinde disiplinler arası iş birliğinin kurulması zorunlu görülmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Akkoç ve arkadaşlarının 2009 çalışmasındaki İzmir çiğ köfte salgını verilerini inceleyerek, bölgedeki baskın suşun Trichinella britovi olduğunu doğrulamış ve domuz çiftliklerinin bulunmadığı Müslüman toplumlarda dahi denetimsiz gıda zinciri kırılmalarının geniş çaplı zoonotik salgınlara yol açabileceğini literatürdeki diğer vaka örnekleriyle karşılaştırarak açıklamıştır(Borhani et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

İran ve Türkiye'de insan trişinelloz vakalarının düşük düzeyde kalması temel olarak dini ve kültürel beslenme alışkanlıklarına bağlı olsa da yaban hayatındaki Trichinella britovi varlığı zoonotik tehdidin sürdüğünü göstermektedir. Yasa dışı avcılığın engellenmesi, kaçak et ticaretinin denetlenmesi ve Tek Sağlık çerçevesinde yürütülecek toplum eğitimi ve disiplinler arası iş birliği, enfeksiyonun kontrol altına alınmasında hayati rol oynamaktadır(Borhani et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu derleme, İran ve Türkiye gibi coğrafi ve sosyokültürel olarak yakın ancak literatürde verileri parçalı olan iki ülkeyi merkeze alarak zoonotik bir tehdit olan trişinellozun epidemiyolojik profilini sentezlemektedir. Çalışma, özellikle Müslüman çoğunluğa sahip toplumlarda nadir görüldüğü varsayılan bu hastalığın, yasa dışı avcılık ve denetimsiz et tüketimi gibi yollarla hala halk sağlığı riski taşıdığını kanıtlamaktadır. Veteriner hekimlik ve insan tıbbı arasındaki boşluğu dolduran bu yayın, bölgedeki silvatik döngünün insan sağlığı üzerindeki potansiyel yansımalarını bütüncül bir bakış açısıyla sunarak akademik literatürde kapsamlı bir referans kaynağı işlevi görmektedir.

Yazarlar, 19. yüzyıldan itibaren belgelenmiş olan silvatik döngü verilerini modern moleküler taksonomi anlayışıyla yeniden değerlendirmektedir. Geçmişte bölgedeki tüm vakaların Trichinella spiralis olarak sınıflandırılma eğilimini eleştirel bir süzgeçten geçirerek, güncel genetik veriler ışığında Trichinella britovi'nin baskın tür olduğunu ortaya koymaktadırlar. Önceki çalışmalarda bireysel vaka raporları olarak sunulan veriler, bu çalışmada karşılaştırmalı bir analize tabi tutulmuş ve her iki ülkenin ortak epidemiyolojik dinamikleri üzerinden kuramsal bir çerçeveye oturtulmuştur. Bu yönüyle çalışma, sadece veri aktarımı yapmamakta, aynı zamanda taksonomik hataların düzeltilmesi sürecine de ışık tutmaktadır.

Çalışmanın literatür taramasına en özgün katkısı, baskın inanç sisteminin domuz eti tüketimi üzerindeki kısıtlayıcı etkisinin epidemiyolojik tabloyu nasıl şekillendirdiğini sosyo-tıbbi bir perspektifle açıklamasıdır. Türkiye'deki 2004 İzmir salgını gibi büyük ölçekli olayları ve İran'daki seropozitif avcı gruplarını karşılaştırarak, kültürel alışkanlıkların hastalığın kontrolünde nasıl hem bir koruyucu kalkan hem de bir kör nokta oluşturabileceğini tartışmaktadır. Ayrıca, altın çakal gibi spesifik yaban hayatı türlerinin parazit sirkülasyonu için indikatör olarak kullanılmasını önermesi, gelecek saha araştırmaları için yöntemsel bir yol haritası sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Akkoc, N., Kuruuzum, Z., Akar, S., Yuce, A., Onen, F., Yapar, N., ... & Pozio, E. (2009). A large-scale outbreak of trichinellosis caused by Trichinella britovi in Turkey. Zoonoses and Public Health, 56(2), 65-70.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Giriş ve Kavramsal Çerçeve

Müslüman ülkelerde beslenme alışkanlıkları trişinelloz riskini minimize etmektedir.

Dini yasakların domuz eti tüketimini engellemesiyle insan vakalarının nadirliği arasındaki ilişkiyi kurmak için kullanılır(Borhani et al., 2023).

Altın Çakalların (Canis aureus) Trichinella Sirkülasyonunda Biyo-indikatör Olarak Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Farklı habitatlarda yaşayan altın çakalların kas dokularındaki Trichinella larva yükü çevresel enfeksiyon riskini ne düzeyde yansıtmaktadır?
Yöntem taslağı
İran'ın kuzey ve güney bölgelerinden ölü bulunan veya avlanan altın çakallardan kas örnekleri toplanacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecek, yapay sindirim yöntemi ve multiplex PCR analizleri ile tür tespiti yapılarak habitatlar arası karşılaştırma yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede altın çakalın scavenging davranışı nedeniyle ideal bir indikatör olduğu belirtilmiş, ancak bu sirkülasyonun habitatlar arası farkı açık bir araştırma alanı olarak bırakılmıştır(Borhani et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Yaban hayatındaki parazit sirkülasyonu için altın çakal önemli bir indikatör türdür.

Yaban hayatı rezervuarlarının izlenmesinde hangi türlere odaklanılması gerektiğini gerekçelendirmek için kullanılır(Borhani et al., 2023).

Yüksek Riskli Avcı Gruplarında Trişinelloz Farkındalığı ve Seroprevalans İlişkisi

Araştırma sorusu
Yaban domuzu avlayan avcıların paraziter hastalıklar konusundaki bilgi düzeyleri ile seropozitiflik oranları arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?
Yöntem taslağı
Kesitsel bir çalışma tasarımıyla, İran'daki yaban domuzu avcılığı yapan topluluklara anket uygulanacak ve eş zamanlı olarak ELISA yöntemiyle anti-Trichinella IgG taraması yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile hesaplanacak ve lojistik regresyon ile risk faktörleri belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışma, İran'daki insan vakalarının çoğunlukla yaşlı avcı erkeklerde görüldüğünü ve farkındalık eksikliğinin temel risk olduğunu tespit etmiştir(Borhani et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Gıda güvenliği ihlalleri Müslüman ülkelerde bile büyük trişinelloz salgınlarına yol açabilir.

Türkiye'deki İzmir salgını örneği üzerinden denetimsiz et ticaretinin risklerini vurgulamak için kullanılır(Borhani et al., 2023).

İran ve Türkiye'deki Trichinella britovi İzolatlarının Genetik Çeşitliliğinin Haritalandırılması

Araştırma sorusu
İran ve Türkiye yaban hayatından elde edilen T. britovi izolatları arasında filogenetik bir yakınlık ve ortak bir bulaş rotası mevcut mudur?
Yöntem taslağı
Her iki ülkeden toplanan yaban hayatı izolatlarından DNA ekstraksiyonu yapılacak, 5S ve ITS2 sekans analizleri gerçekleştirilecektir. Elde edilen veriler filogenetik ağaç oluşturularak karşılaştırılacak ve iki ülke arasındaki parazit akışı moleküler düzeyde incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarlar, mevcut verilerin parçalı olduğunu ve tüm ülkeyi kapsayan tür düzeyinde moleküler çalışmalara ihtiyaç olduğunu açıkça çağrı yaparak belirtmişlerdir(Borhani et al., 2023).