Besin güvencesizliği, dünya genelinde giderek artan ve özellikle üniversite öğrencileri gibi hassas gruplar arasında daha yüksek oranlarda görülen kritik bir halk sağlığı meselesidir. Yetersiz finansal kaynaklar, ders yoğunluğu ve yemek hazırlığına ayrılan sınırlı zaman gibi faktörler, öğrencilerin yeterli ve besleyici gıdaya erişimini zorlaştırmaktadır. Bu durum, sadece fiziksel sağlık üzerinde değil, aynı zamanda ruhsal iyi oluş ve uyku düzeni üzerinde de önemli olumsuz etkilere yol açabilir. Mevcut literatürde besin güvencesizliği, mental sağlık sorunları ve uyku kalitesi arasındaki bağlantılar ayrı ayrı ele alınsa da, bu dinamiklerin üniversite öğrencileri özelinde eş zamanlı olarak incelendiği bütünleşik çalışmalara olan ihtiyaç devam etmektedir.
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde besin güvencesizliğinin yaygınlığını tespit etmeyi ve bu durumun mental sağlık ve uyku kalitesi üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Nevşehir'de bulunan bir öğrenci yurdunda Ocak-Aralık 2022 tarihleri arasında kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışma olarak yürütülen araştırmada, kronik hastalığı olmayan 370 öğrenciye anket uygulanmıştır. Öğrencilerin sosyodemografik özellikleri ve antropometrik ölçümleri alınmış; besin güvencesizliği 'Hane Halkı Besine Ulaşılabilirlik Ölçeği Kısa Formu', mental sağlık 'Warwick-Edinburg Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMİOÖ)' ve uyku kalitesi 'Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ)' ile değerlendirilmiştir. Ayrıca, besin tüketimlerini belirlemek amacıyla üç günlük besin tüketim kayıtları toplanmıştır.
Çalışmanın bulgularına göre, öğrencilerin %42,7'sinin besin güvencesizliği yaşadığı, bunların %33,5'inin orta düzeyde ve %8,9'unun şiddetli besin güvencesizliği ile karşı karşıya olduğu tespit edilmiştir. Besin güvencesizliği ile mental sağlık puanı arasında negatif yönlü (r= -0,132; p<0,05), PUKİ skoru arasında ise pozitif yönlü (r=0,219; p<0,05) istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu durum, besin güvencesizliği arttıkça mental sağlığın kötüleştiğini ve uyku kalitesinin düştüğünü göstermektedir. Ayrıca, besin güvencesi olmayan öğrencilerin enerji, yağ, A vitamini, karoten, K vitamini, sodyum, potasyum, magnezyum, fosfor ve çinko gibi birçok besin ögesi tüketiminin besin güvencesi olan öğrencilerden daha az olduğu belirlenmiştir.
Tartışma bölümünde, üniversite öğrencilerindeki besin güvencesizliği prevalansının literatürdeki diğer çalışmalarla benzerlik gösterdiği ve düşük aile geliri, üniversiteye uzaklık, zaman kısıtlamaları gibi faktörlerle ilişkili olduğu belirtilmiştir. Araştırma, besin güvencesizliğinin obezite ile ilişkisini açıklayan önceki çalışmaların çelişkili sonuçlarına değinirken, kendi bulgularında besin güvencesizliği ile vücut ağırlığı arasında bir düşüş eğilimi gözlemlemiştir. Diyet kalitesinin düşmesi, çeşitli besin ögesi eksiklikleri ve bunların mental sağlık ve uyku kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri literatürdeki bilgilerle desteklenmiştir. Bu çalışma, Türkiye'de besin güvencesizliği, mental sağlık ve uyku kalitesini birlikte ele alan sınırlı sayıdaki araştırmalardan biri olarak literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır, özellikle öğrencilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik somut politika önerileri sunması açısından değerlidir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışma, besin güvencesizliğinin bireylerin fizyolojik ve psikolojik iyi oluşu üzerindeki etkilerini inceleyen halk sağlığı ve beslenme bilimleri alanındaki mevcut ampirik kanıtlar çerçevesinde konumlanmaktadır. Açıkça belirtilmiş spesifik bir kuramsal çerçeve bulunmamakla birlikte, çalışmanın temel varsayımı, besin güvencesizliğinin, yetersiz besin alımına ve düşük diyet kalitesine yol açarak mental sağlık sorunlarını ve uyku bozukluklarını tetiklediği yönündedir. Bu varsayım, beslenme durumunun genel sağlık üzerindeki çok boyutlu etkilerini vurgulayan sağlık modelleriyle örtüşmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, besin güvencesizliğinin tanımını, küresel yaygınlığını ve fiziksel sağlık üzerindeki bilinen etkilerini (diyabet, hipertansiyon, obezite gibi hastalıklar) ele alan literatürü incelemektedir. Özellikle üniversite öğrencileri arasında besin güvencesizliğinin nedenleri ve genel popülasyona kıyasla daha yüksek yaygınlığına dair mevcut çalışmaları değerlendirmektedir. Çalışma aynı zamanda besin güvencesizliğinin mental sağlık ve uyku kalitesi üzerindeki etkilerini ayrı ayrı inceleyen önceki araştırmalara atıfta bulunarak, bu üç parametrenin birlikte değerlendirildiği çalışmaların sınırlı olduğunu ve bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı amaçladığını belirtmektedir.