Kuramsal-kavramsal makale incelemesi

DOI: 10.3389/fpubh.2023.1137428

Gücünü Doğallaştırmasından Alan Bir Yapı: Sağlığın Yerleşimci Sömürgeci Belirleyicilerinin Kavramsal Çerçevesi

Halk sağlığı ve tıp literatüründe yerli halkların yaşadığı kronik sağlık eşitsizlikleri genellikle gözlemlenmekte, ancak bu eşitsizliklerin kök nedenleri tam olarak açıklanamamaktadır. Çoğu zaman sağlık farkları biyolojik indirgemecilik, ırksal esasçılık veya bireysel davranışsal faktörlerle gerekçelendirilmeye çalışılmaktadır.

Yazar
Bram Wispelwey et al.
Yayın
Frontiers in Public Health
Tarih
2023-07-11
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel Kuzey halk sağlığı ve tıp disiplinlerinde yerli halkların yerleşimci nüfuslara kıyasla daha erken yaşta ölmesi ve kronik hastalıklara daha sık yakalanması uzun süredir belgelenen bir olgudur. Ancak bu eşitsizlikler sıklıkla biyolojik indirgemecilik, genetik yatkınlık veya bireysel yaşam tarzı tercihleri gibi nedensellik modelleriyle açıklanmaya çalışılmış, böylece sömürgeci yapıların sorumluluğu gizlenmiştir. Son yıllarda sağlığın toplumsal ve yapısal belirleyicilerine dair ilginin artmasına rağmen, mevcut yapısal çerçeveler yerleşimci sömürgeciliği analitik bir değişken olarak büyük ölçüde dışarıda bırakmıştır. Bu çalışma, söz konusu eksikliğin yerli sağlığındaki nedensel mekanizmaların anlaşılmasını engellediğini belirterek halk sağlığında epistemolojik bir dönüşüm ihtiyacını ortaya koymaktadır.

Bu makalenin temel amacı, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığı şekillendiren temel ve özgün bir yapı olduğunu kuramsal olarak argümante etmek ve bu ilişkinin mevcut ampirik araştırma yöntemleriyle incelenebileceğini kanıtlamaktır. Kavramsal ve kuramsal bir inceleme tasarımına sahip olan çalışmada, nitel metin analizi ve disiplinlerarası sentez yöntemleri uygulanmıştır. Yazarlar, yerleşimci sömürgeciliğin geçmişte tamamlanmış bir olay değil, günümüzde de mülksüzleştirme ve mekânsal tecrit gibi mekanizmalarla devam eden kesintisiz bir toplumsal yapı olduğunu üç temel argüman etrafında çözümlemektedir. Çözümleme çerçevesi, yerli çalışmaları ile eleştirel halk sağlığı yaklaşımlarını birleştirerek somut epidemiyolojik hipotezler geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır.

Çalışmanın sunduğu temel önermelere göre, yerleşimci sömürgecilik 'yerliyi ortadan kaldırma mantığı' üzerinden hareket eder ve toprağı ele geçirme amacıyla zorunlu göç ettirme, mekânsal tecrit, kültürel asimilasyon, sakatlama ve çocuksuzlaştırma gibi stratejiler uygular. İkinci olarak, ırksallaştırma süreçlerinin yerleşimci sömürgeci hedeflere göre biçimlendiği gösterilmektedir; Afrika kökenlilerin emeği için dahil edici ırksallaştırmaya tabi tutulmasına karşılık yerli halklar toprakları için yok edici/dışlayıcı ırksallaştırmaya maruz kalmaktadır. Üçüncü olarak, yapısal ırkçılık araştırmalarında kullanılan çok boyutlu ve karma yöntemli metodolojik yeniliklerin, yerleşimci sömürgeciliğin sağlık üzerindeki karmaşık ve tarihsel etkilerini nicel ve nitel olarak ölçmede başarıyla kullanılabileceği ortaya konulmaktadır.

Tartışma ve sonuç bölümünde yazarlar, yerleşimci sömürgeciliği dekolonize etmeden yürütülecek ırkçılık karşıtı halk sağlığı politikalarının yetersiz kalacağını ve sömürgeci zararları yeniden üretebileceğini savunmaktadır. Sağlıkta hakkaniyetin sağlanabilmesi için yalnızca sağlık hizmetlerine erişimin düzenlenmesi yeterli olmayıp, yerli topraklarının iadesi, siyasi egemenliğin tanınması ve sömürgeci bilgi üretim paradigmalarının dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu çalışma, literatürde yerli sağlığı eşitsizliklerini doğallaştıran söylemleri kırarak araştırmacılara ampirik ve teorik çalışmalarda kullanabilecekleri analitik bir harita sunmakta ve gelecekteki tez ile makale araştırmalarına sağlam bir kavramsal zemin kazandırmaktadır.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın temel amacı, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığı diğer belirleyicilerden farklı ve temel yollarla biçimlendirdiğini kuramsal olarak kanıtlamak ve bu ilişkinin yaygın metodolojilerle ampirik olarak test edilebilir olduğunu göstermektir(Wispelwey et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışma, yerleşimci sömürgecilik kuramı, eleştirel ırk kuramı ve halk sağlığı literatürünü sentezleyen kuramsal ve kavramsal bir inceleme ve çerçeve geliştirme yaklaşımı benimsemektedir(Wispelwey et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Patrick Wolfe'un yerleşimci sömürgeciliği bir geçmiş olay değil, süregelen bir yapı ve 'yerliyi ortadan kaldırma mantığı' (logic of elimination) olarak tanımlayan kuramsal yaklaşımına dayanmaktadır. Ayrıca Nancy Krieger'ın ekososyal kuramı, yapısal ırkçılık çerçeveleri ve eleştirel ırk teorisi ile bütünleşerek yerli çalışmalarından beslenen geniş bir eleştirel halk sağlığı paradigması kurmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, halk sağlığındaki toplumsal ve yapısal sağlık belirleyicileri literatürünü (Virchow, CSDH/WHO, Bailey ve ark.), eleştirel ırk teorisi ve yapısal ırkçılık çalışmalarını, Patrick Wolfe ve Glen Coulthard'ın yerleşimci sömürgecilik kuramlarını ve yerli sağlığı eşitsizliklerine ilişkin ampirik ve teorik külliyatı bütüncül bir şekilde inceleyip eleştirmektedir.

Araştırmanın Bulguları

01

Yerleşimci sömürgecilik tamamlanmış tarihsel bir olay değil, günümüzde toplumsal, siyasal ve mekânsal ilişkileri düzenleyerek Yerli halkların sağlığını olumsuz etkilemeye devam eden kesintisiz ve yaşayan bir yapıdır(Wispelwey et al., 2023).

02

Yerleşimci sömürgecilik analizi, toplumsal grupların toprak veya iş gücü hedefli olarak nasıl ve neden farklı biçimlerde ırksallaştırıldığını açıklayarak ırkçılığın sağlık üzerindeki nedensel gücünü ve mekanizmalarını netleştirir(Wispelwey et al., 2023).

03

Zorunlu asimilasyon, mekânsal tecrit ve mülksüzleştirme gibi yerleşimci sömürgeci yok etme stratejilerinin Yerli topluluklar üzerindeki yıkıcı sağlık etkileri ampirik epidemiyolojik yöntemlerle ölçülebilir niteliktedir(Wispelwey et al., 2023).

04

Dekolonizasyon süreçlerini içermeyen ve yalnızca Yerli toplulukların egemenlik taleplerini göz ardı ederek uyum sağlamasını hedefleyen ırkçılık karşıtı politikalar yerleşimci sömürgeci zararları ortadan kaldırmada yetersiz kalır(Wispelwey et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Çalışmanın ortaya koyduğu temel bulgular, Yerli halklar ile yerleşimci nüfuslar arasındaki kalıcı sağlık eşitsizliklerinin yalnızca bireysel biyoloji, davranış veya sosyoekonomik düzeyle açıklanamayacağını, aksine doğrudan yerleşimci sömürgeci yapının devam eden yok etme mantığından kaynaklandığını göstermektedir.

Yazarlar bu durumu, yerleşimci sömürgeciliğin geçmişte tamamlanmış tekil bir tarihsel olay değil, günümüzde de toplumsal, hukuki ve mekânsal hiyerarşileri yeniden üreten canlı bir sistem olmasıyla açıklamaktadır. Bu sistem, topraksızlaştırma ve asimilasyon yoluyla Yerli nüfusun varlığını ve egemenliğini ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.

Tartışma bölümünde mevcut halk sağlığı ve epidemiyoloji literatürü eleştirilerek, sömürgeciliğin yalnızca genel bir 'ırkçılık' başlığı altında toplanmasının yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Paradies ve diğer araştırmacıların çalışmalarına atıfla, yapısal ırkçılık araştırmalarında geliştirilen çok boyutlu ve karma yöntemlerin yerleşimci sömürgecilik belirleyicilerini ölçmede de başarıyla uygulanabileceği ifade edilmektedir.

Sonuç olarak, Yerli sağlığını iyileştirmeye yönelik müdahalelerin yalnızca sağlık hizmetlerine erişimi artırmakla sınırlı kalmaması gerektiği; gerçek bir çözümün toprağın iadesini, Yerli öz yönetim hakkını ve yerleşimci devlet yapılarının dekolonizasyonunu kapsayan köklü bir siyasal ve toplumsal dönüşümden geçtiği vurgulanmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Çalışmada, Paradies'in sömürgeciliğin tarihsel süreçteki karmaşıklığı nedeniyle doğrudan ölçülemeyebileceği yönündeki tereddütüne karşı çıkılmakta; sömürgeciliğin geçmiş bir olay değil güncel bir yapı olduğu vurgulanarak epidemiyolojik olarak incelenebileceği savunulmaktadır(Wispelwey et al., 2023).

Elias ve arkadaşlarının Kanada'daki Yerli konut okullarının kuşaklararası travma ve intihar riski üzerindeki nicel etkilerini gösteren çalışması, yerleşimci sömürgeci yok etme mekanizmalarının doğrudan ölçülebilir sağlık sonuçları ürettiğine kanıt olarak tartışılmaktadır(Wispelwey et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazarlar, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığın en üst düzeydeki temel belirleyicisi olarak kabul edilmesinin halk sağlığı disiplininde epistemolojik bir dönüşüm gerektirdiğini vurgulamaktadır. Tam anlamıyla sağlık adaletine ulaşmak, yalnızca sağlık hizmetlerinin eşit dağıtılmasıyla değil, toprağın iadesini, Yerli egemenliğinin tanınmasını ve yerleşimci egemenlik yapıları ile epistemik şiddetin ortadan kaldırılmasını içeren kapsamlı bir dekolonizasyon süreciyle mümkündür(Wispelwey et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, halk sağlığı ve tıp literatüründe sıklıkla göz ardı edilen yerleşimci sömürgecilik kavramını yapısal bir sağlık belirleyicisi olarak merkeze almaktadır. Literatürde Yerli halkların sağlık sorunlarının genetik, kültürel ya da bireysel davranışsal faktörlerle açıklanmaya çalışılmasına güçlü bir kuramsal alternatif sunar. Makale, yerleşimci sömürgeci yapıların günümüzde de etkin olduğunu savunarak, tarihsel travma tartışmalarını günümüzün somut yok etme ve mülksüzleştirme teknolojileri üzerinden test edilebilir bir zemine taşımaktadır. Böylece, sağlık eşitsizliklerinin kökenlerini açıklamada sömürgecilik çalışmalarını disiplinler arası bir araç olarak konumlandırır.

Çalışma, sömürgeciliğin sağlık üzerindeki etkilerini inceleyen ancak bunları genellikle geçmişte kalmış tarihsel olaylar olarak ele alan önceki çalışmalardan ayrışmaktadır. Kirmayer ve Gone gibi araştırmacıların tarihsel travma modellerine değer atfetmekle birlikte, transjenerasyonel bağların ölçülmesindeki metodolojik zorluklara dikkat çekmektedir. Paradies (2016) tarafından savunulan sömürgeciliğin doğrudan ölçülemeyeceği fikrini esneterek, yapısal ırkçılık literatüründe (örneğin Bailey vd., 2017) kullanılan çok boyutlu ve karma yöntemlerin bu alana da uyarlanabileceğini öne sürer. Böylece önceki kuramsal çıkmazları metodolojik bir köprüyle aşmaktadır.

Halk sağlığı literatür taramalarında ırkçılık, ayrımcılık ve sosyoekonomik adaletsizlikler sıklıkla genel başlıklar altında toplanmaktadır. Bu makale, yerleşimci sömürgeciliği bu kavramlardan ayırarak ona özgün ve kurucu bir konum kazandırmaktadır. Sömürgeci yok etme mantığının (eliminasyon) mekânsal tecrit, zorunlu asimilasyon ve unchilding gibi farklı boyutlarını kavramsallaştırarak araştırmacılara zengin bir analitik araç seti sunmaktadır. Literatür taraması yapan araştırmacıların, ırkçılık karşıtlığı ile dekolonizasyon arasındaki kritik ayrımı kavramalarını sağlayarak daha doğru ve hedefli politikalar üretilmesine katkıda bulunur.

Kaynakça

  1. Paradies, Y. (2016). Colonisation, racism and indigenous health. Journal of Population Research, 33(1), 83-96. https://doi.org/10.1007/s12546-016-9159-y
  2. Elias, B., Mignone, J., Hall, M., Hong, S. P., Hart, L., & Sareen, J. (2012). Trauma and suicide behaviour histories among a Canadian indigenous population: An empirical exploration of the potential role of Canada's residential school system. Social Science & Medicine, 74(10), 1560-1569. https://doi.org/10.1016/j.socscimed.2012.01.026
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Yerli halklar ile yerleşimci nüfuslar arasındaki kronik sağlık eşitsizlikleri biyolojik esasçılıkla açıklanamaz.

Yerli halkların maruz kaldığı kronik sağlık sorunlarının kökenlerinin biyolojik veya genetik yetersizliklerden ziyade sistematik ve kurumsal sömürgeci politikalardan kaynaklandığını savunmak için makalenin giriş kısmındaki analizlerden yararlanılacaktır(Wispelwey et al., 2023).

Zorunlu Mekansal Tecrit ve Allostatik Yuk: Yerlesimci Somurgeci Politikalarin Fizyolojik Stress Belirtecleriyle İlişkisi

Araştırma sorusu
Zorunlu rezervasyonlarda veya tecrit edilmiş bölgelerde yasayan Yerli nufusun allostatik yuk seviyeleri ile sitematik mülksüzleştirme deneyimleri arasinda nasıl bir ilişki vardir?
Yöntem taslağı
Yerli topluluklarda veri doygunlugu sağlanana kadar yurutulecek nitel gorusmeler ile kortizol ve inflamatuar markerlerin ölçuldugu sağlık taramalarini birlestiren karma yöntemli bir tasarim. Katılımcıların mulksuzlestirme gecmisi anketlerle sörgülanacaktir.

Makaleyle bağlantısı: Makale, sömürgeci yok etme tekniklerinin (fiziksel tecrit ve mülksüzleştirme gibi) stres yollarını aşırı aktive ettiğini ve bunun allostatik yük üzerinden kronik hastalıklara yol açtığını savunmaktadır(Wispelwey et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Yerleşimci sömürgecilik geçmişte tamamlanmış bir tarihsel olay değil, yaşayan bir yapıdır.

Tezin kavramsal çerçevesinde, sömürgeciliğin günümüz toplumsal kurumlarını, hukuk kurallarını ve mekânsal ilişkilerini belirleyen dinamik bir sistem olduğunu savunmak amacıyla Patrick Wolfe'un 'yapı, olay değil' aksiyomunun makaledeki kullanımı temel alınacaktır(Wispelwey et al., 2023).

Kusakgiller Boyu Yatili Okul Gecmisinin Gençlerdeki Psikososyal Sağlık Üzerindeki Etkileri

Araştırma sorusu
Kuşaklararası yatılı okul deneyimine maruz kalma düzeyi, günümüz Yerli gençlerinin depresyon ve intihar eğilimi riskini ne ölçüde etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Güç analiziyle belirlenmiş yeterli örneklem büyüklüğüne sahip Yerli genç nüfustan toplanan anket verilerinin kullanıldığı, yapılandırılmış geriye dönük kohort çalışması. Kuşaksal yatılı okul geçmişi bağımsız değişken, psikososyal test skorları bağımlı değişken olarak analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Elias ve arkadaşlarının (2012) Kanada'daki yatılı okul geçmişinin çok kuşaklı etkileri üzerine yaptığı ampirik çalışmaya atıfta bulunularak geliştirilmiştir(Wispelwey et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Çoklu kuşaklar boyu süren sömürgeci asimilasyon politikalarının psikososyal travma etkileri günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Elde edilen ampirik psikolojik bulguların tartışılmasında, Kanada ve ABD'deki yatılı okul sistemleri gibi asimilasyon araçlarının kuşaklararası travma ve intihar eğilimleri üzerindeki etkilerine dair makalede sunulan literatür verileri ve ampirik bulgular kullanılacaktır(Wispelwey et al., 2023).

Gida Egemenliginin Geri Kazanimi: Toprak Bağlantisi ve Geleneksel Beslenmenin Diyabet Prevalansi Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Geleneksel tarım topraklarına erişimi korunan veya iade edilen Yerli toplulukların tip 2 diyabet ve obezite prevalansı, pazar bazlı diyetlere bağımlı olan topluluklara göre anlamlı düzeyde düşük müdür?
Yöntem taslağı
Geleneksel gıda egemenliğini uygulayan topluluklar ile sömürgeci gıda yardımlarına bağımlı olan topluluklar arasında yapılacak, güç analiziyle doğrulanmış örneklem büyüklüğüne sahip kesitsel-karşılaştırmalı epidemiyolojik çalışma. Klinik ölçümler ve beslenme anketleri veri seti olarak kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Pima Yerlilerinin Meksika ve ABD'deki farklı beslenme ve diyabet oranları ile Missouri Nehri kabilelerinin baraj projeleri sonrası diyabete yakalanma süreçlerine dair makaledeki analizlerden türetilmiştir(Wispelwey et al., 2023).