İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2022

Çin'de Turizm Hareketliliğinin Turizm Ekonomik Büyümesine Katkısı: Mekansal Panel Veri ve LMDI Ayrıştırma Analizi

The contribution of tourism mobility to tourism economic growth in China

Okur sorusu

Çin eyaletlerinde turizm hareketliliği ekonomik büyümeyi nasıl etkilemekte ve bölgeler arası etkileşimde hangi sonuçları doğurmaktadır?

Çin'deki 31 eyaletin 2000-2018 verilerine dayanan bu çalışma, turizm hareketliliğindeki her %1'lik artışın ekonomik büyümede %0,62'lik pozitif bir yükselişe yol açtığını kanıtlamaktadır. Ancak hareketlilik artışı komşu eyaletler üzerinde negatif bir mekansal yayılma etkisi yaratarak yerel büyümeyi sınırlayan bir rekabet unsuru oluşturmakta ve toplam büyüme içindeki net katkısı %15,76 olarak ölçülmektedir.

Kaynak izi: (Liu et al., 2022) · (Liu et al., 2022)

Öne çıkanlar

  • Turizm hareketliliğinin turizm ekonomik büyümesine ortalama katkı oranı %15,76'dır.
  • Ulaşım altyapısı yatırımlarının turizme katkısında bir doygunluk/eşik etkisi mevcuttur.
  • Turizm hareketliliği komşu eyaletler arasında negatif mekansal yayılma ve rekabet yaratmaktadır.
  • Hava yolu trafiği (TA), turizm ekonomik büyümesi üzerinde doğrudan ve anlamlı bir pozitif etkiye sahiptir.
  • Kuzeybatı Çin, başlangıç seviyesi düşük olsa da en yüksek hareketlilik büyüme hızına sahip potansiyel bölgedir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Jun Liu ve 3 yazar
Dergi / alan
PLoS ONE · Sosyal Bilimler
Yıl
2022
Örneklem
Çin İstatistik Yıllığı, Ulusal Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İstatistik Bülteni ve Sivil Havacılık Havalimanı Üretim İstatistik Bülteni'nden elde edilen 2000-2018 (bazı analizlerde…
Veri kaynakları
Ulaşım altyapısı, turist sayıları, hava trafiği, turizm sektöründeki fiziksel ve beşeri sermaye yatırımları ile üçüncü sektöre ait katma değer verileri Çin Ulusal İstatistik…
Analiz yöntemi
Verilerin analizinde küresel ve yerel Moran's I endeksleri ile mekansal korelasyon test edilmiş; birim kök ve eşbütünleşme testlerinin ardından sabit etkili Mekansal Durbin Modeli…

İnceleme özeti

Turizm sektörü, modern ekonomilerde istihdam artışı, altyapı yatırımlarının tetiklenmesi ve döviz rezervlerinin birikimi yoluyla stratejik bir büyüme motoru işlevi görmektedir. Çin ekonomisi özelinde turizmin GSYH içindeki payı %11 gibi yüksek bir orana ulaşmış olsa da, COVID-19 salgını gibi kriz dönemleri turizm hareketliliğinin ekonomik sürdürülebilirlik açısından ne denli hassas bir faktör olduğunu yeniden gündeme getirmiştir. Mevcut literatür turizm ve büyüme arasındaki ilişkiyi çoğunlukla turist varış sayıları gibi tekil ve statik göstergeler üzerinden analiz etme eğilimindedir. Oysa ulaşım altyapısının kapasitesi ile turist akışının hızı arasındaki dinamik etkileşim, sektörün ekonomik verimliliğini belirleyen temel unsurdur. Bu araştırma, akışkanlar mekaniği teorisinden esinlenen bir yaklaşımla turizm hareketliliğini yeniden tanımlayarak, bu değişkenin bölgesel ekonomik büyüme üzerindeki etkisini mekansal bağımlılıkları dikkate alan bir çerçevede ele almaktadır.

Çalışmanın temel motivasyonu, Çin eyaletleri düzeyinde turizm hareketliliğinin gelişim seyrini haritalandırmak ve bu hareketliliğin turizm ekonomik büyümesi (TEG) üzerindeki somut etkisini metodolojik bir derinlikle kanıtlamaktır. Araştırma sürecinde 2000-2018 yıllarını kapsayan geniş bir veri seti kullanılarak Keşifsel Mekansal Veri Analizi (ESDA) ve mekansal Durbin modeli (SDM) gibi gelişmiş ekonometrik araçlar uygulanmıştır. Turizm hareketliliği değişkeni, turist sayısı ile ulaşım altyapısı uzunluğunun oranlanmasıyla elde edilen dinamik bir gösterge olarak kurgulanmıştır. Ayrıca, turizm gelirlerindeki değişimleri hareketlilik, trafik, endüstriyel yapı ve turist karşılama kapasitesi gibi alt bileşenlere ayırmak amacıyla Logaritmik Ortalama Divisia İndeksi (LMDI) yöntemi tercih edilmiştir. Bu hibrit metodolojik yaklaşım, hem coğrafi yakınlığın getirdiği etkileşimleri hem de ekonomik büyümenin içsel faktörlerini aynı anda değerlendirme imkânı sunarak analitik bir bütünlük sağlamaktadır.

Elde edilen ampirik bulgular, Çin genelinde turizm hareketliliğinin incelenen dönem boyunca istikrarlı ve hızlı bir artış sergilediğini, ancak bu büyümenin bölgesel bazda ciddi asimetriler barındırdığını ortaya koymaktadır. Doğu ve Kuzey Çin bölgeleri hareketlilik düzeyinde lider konumdayken, Kuzeybatı Çin gibi bölgelerin en yüksek büyüme hızına sahip potansiyel alanlar olduğu saptanmıştır. Ekonometrik regresyon sonuçları, turizm hareketliliğinin yerel ekonomik büyüme üzerinde doğrudan ve istatistiksel olarak anlamlı bir pozitif etki yarattığını doğrulamaktadır. Ancak dikkat çekici bir bulgu olarak, mekansal yayılma analizleri bir bölgedeki hareketlilik artışının komşu eyaletlerin turizm ekonomisi üzerinde negatif bir etki oluşturduğunu, yani bölgeler arası rekabetin işbirliğinden daha baskın olduğunu göstermiştir. LMDI ayrıştırma sonuçları ise turizm hareketliliğinin toplam turizm ekonomik büyümesine sağladığı net katkı oranını %15,76 olarak belirleyerek değişkenin sektörel gelişimdeki kritik rolünü verilerle tescil etmiştir.

Araştırmanın sonuçları, turizm planlaması ve bölgesel kalkınma stratejileri için çok boyutlu çıkarımlar sunmaktadır. Sadece turist sayısını artırmaya odaklanan geleneksel politikaların ötesine geçilerek, ulaşım altyapısı yatırımlarının turist akış hızıyla senkronize edildiği bir hareketlilik yönetiminin gerekliliği vurgulanmaktadır. Çalışma, turizm hareketliliğinin komşu bölgeler üzerindeki negatif dışsallığını saptayarak, sürdürülebilir kalkınma için bölgeler arası koordinasyonun önemine işaret etmektedir. Akışkanlar mekaniği prensiplerini turizm ekonomisine entegre ederek disiplinlerarası bir kuramsal katkı sunan bu makale, ulaşım yatırımlarının ekonomik getirisinin belirli bir 'eşik değerinden' sonra azaldığını gösteren bulgularıyla literatürde özgün bir konum edinmektedir. Bu yönüyle çalışma, turizm ekonomisi alanında yapılacak gelecek araştırmalar için hem metodolojik bir rehber hem de hareketlilik temelli politikalar geliştirmek isteyen karar vericiler için kuramsal bir dayanak oluşturmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, akışkanlar mekaniği prensiplerini turizm sistemine entegre eden yeni hareketlilik paradigması (new mobility paradigm) üzerine inşa edilmiştir. Turizm akışı bir sıvı akışına benzetilerek; turist sayısı debi, ulaşım altyapısı ise kesit alanı olarak tanımlanmıştır.

Makalenin ele aldığı literatür

Araştırma, Turizme Dayalı Ekonomik Büyüme Hipotezi (TLGH), uluslararası turizm talebini açıklayan çekim modelleri (gravity models) ve ulaşım altyapısının destinasyon erişilebilirliği üzerindeki etkilerini inceleyen geniş bir literatür grubunu temel almaktadır. Ayrıca, turizm karbon emisyonu analizlerinde kullanılan LMDI yöntemini ekonomik büyüme faktörlerini ayrıştırmak için kullanarak yöntemsel bir genişleme sağlamaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Çin'deki turizm hareketliliği seviyesini akışkanlar mekaniği prensipleriyle ölçmek, bu hareketliliğin zamansal ve mekansal evrimini analiz etmek ve turizm ekonomik büyümesi üzerindeki katkısını ekonometrik modellerle belirlemektir (Liu et al., 2022).

Yöntem ve yaklaşım

Bu araştirma, akışkanlar mekaniği teorisinden yararlanarak turizm hareketliliğini turist gelişleri ile ulaşım altyapısı uzunluğunun oranı üzerinden kavramsallaştıran ve ampirik olarak test eden nicel bir yaklaşıma sahiptir. Çin'in 31 eyaletini kapsayan 2000-2018 dönemine ait panel veriler; Mekansal Durbin Modeli (SDM), Logaritmik Ortalama Divisia Endeksi (LMDI) ve Keşifçi Mekansal Veri Analizi (ESDA) yöntemleriyle çözümlenerek turizm hareketliliğinin ekonomik büyüme üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya konulmuştur (Liu et al., 2022).

Evren veya inceleme alanı
Çin Halk Cumhuriyeti'nin ana karasında bulunan 31 eyalet, özerk bölge ve merkezi yönetime bağlı belediyeler çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Çin İstatistik Yıllığı, Ulusal Ekonomik ve Sosyal Kalkınma İstatistik Bülteni ve Sivil Havacılık Havalimanı Üretim İstatistik Bülteni'nden elde edilen 2000-2018 (bazı analizlerde 2004-2017) dönemine ait yıllık resmi veriler kullanılmıştır.
Veri toplama süreci
Ulaşım altyapısı, turist sayıları, hava trafiği, turizm sektöründeki fiziksel ve beşeri sermaye yatırımları ile üçüncü sektöre ait katma değer verileri Çin Ulusal İstatistik Bürosu ve CEIC veri tabanından derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Verilerin analizinde küresel ve yerel Moran's I endeksleri ile mekansal korelasyon test edilmiş; birim kök ve eşbütünleşme testlerinin ardından sabit etkili Mekansal Durbin Modeli uygulanmış ve LMDI yöntemiyle büyüme faktörleri ayrıştırılmıştır.
Tourism Mobility (TM)Tourism Economic Growth (TEG)Physical Capital (TP)Human Capital (TH)Air Passenger Traffic (TA)Logarithmic Mean Divisia Index (LMDI)Spatial Spillover Effect

Bulgular

  1. Çin'deki turizm hareketliliği uzun bir dönem boyunca hızlı büyümesini sürdürmüş, ancak bölgeler arasında büyüme hızı ve yoğunluğu açısından belirgin farklar gözlemlenmiştir Doğu ve Kuzey Çin bölgeleri en yüksek hareketlilik seviyelerine sahipken, Kuzeybatı Çin en düşük başlangıç seviyesinden en hızlı yıllık artış oranına ulaşan potansiyel bölge olarak tanımlanmıştır. (Liu et al., 2022).

  2. Ekonometrik model sonuçları, turizm hareketliliğinin turizm ekonomik büyümesi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğunu kanıtlamaktadır Sabit etkili panel veri modeline göre, hareketlilik düzeyindeki her yüzde 1'lik artış, turizm ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,62'lik bir büyümeyi beraberinde getirmektedir. (Liu et al., 2022).

  3. Turizm hareketliliği komşu eyaletler üzerinde negatif bir mekansal yayılma etkisi yaratmaktadır; bu durum belirli bir bölgedeki hareketlilik artışının çevre bölgelerden turist çekerek yerel turizm gelirlerini olumsuz etkileyebileceğine işaret etmektedir Bu bulgu, eyaletler arasında turizm gelişimi konusunda rekabetçi bir dinamik olduğunu doğrulamaktadır. (Liu et al., 2022).

  4. LMDI ayrıştırma analizi sonuçlarına göre, turizm hareketliliğinin turizm ekonomik büyümesine toplam katkı oranı yüzde 15,76 olarak hesaplanmıştır Ulaşım altyapısının biriktirme etkisi büyümede kritik bir rol oynasa da, altyapı belirli bir doygunluk noktasına ulaştığında ekonomik katkısının azalma eğilimine girdiği tespit edilmiştir. (Liu et al., 2022).

Tartışma ve sonuç

Çin genelinde turizm hareketliliğinin ekonomik büyüme üzerinde belirgin bir pozitif etkisi olduğu, ampirik modellerle net bir şekilde ortaya konulmuştur. Akışkanlar mekaniği prensiplerine dayalı olarak geliştirilen hareketlilik endeksi, turist gelişlerinin ulaşım kapasitesiyle bütünleştiğinde ekonomik verimliliği doğrudan artırdığını göstermektedir. Yazarlar, hareketlilikteki her artışın turizm gelirlerini yaklaşık yüzde 0,62 oranında yukarı çektiğini vurgulayarak, turizmin durağan bir sektörden ziyade dinamik bir akış süreci olarak yönetilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Analizler, turizm hareketliliğinin sadece yerel bir fayda sağlamadığını, aynı zamanda komşu bölgelerle etkileşime girdiğini ancak bu etkileşimin rekabetçi doğası gereği negatif bir yayılma etkisi yarattığını göstermektedir. Belirli bir eyaletteki ulaşım iyileştirmeleri ve pazarlama faaliyetleri, turistleri komşu bölgelerden çekerek orada bir 'saptırma' etkisi yaratabilmektedir. Bu durum, yazar tarafından turizm gelişiminde eyaletler arası koordinasyonun ve makro düzeyde planlamanın önemini vurgulayan bir gerekçe olarak sunulmaktadır.

LMDI ayrıştırma sonuçları, ulaşım altyapısının biriktirme etkisinin büyümedeki payının zamanla azaldığını ve bir 'eşik değerine' ulaştığını işaret etmektedir. Başlangıç aşamalarında yol uzunluğu ve erişilebilirlik büyümeyi hızlandırırken, altyapı gelişimini tamamlamış bölgelerde bu faktörün marjinal katkısı düşmektedir. Bu bulgu, literatürdeki ulaştırma yatırımlarının turizme etkisi tartışmalarına yeni bir boyut kazandırarak, yatırım politikalarının bölgenin olgunluk aşamasına göre farklılaşması gerektiğini kanıtlamaktadır.

Tartışma bölümünde, turizm uzmanlaşması ve resepsiyon etkisinin kırılma noktalarıyla ilişkisi, önceki literatürle (özellikle Zuo ve Huang'ın çalışmalarıyla) uyumlu şekilde değerlendirilmiştir. Turist sayısının yerel nüfus içindeki ağırlığının artması belirli bir noktaya kadar büyümeyi desteklese de, kalite ve kişi başı tüketim artırılmadığı sürece sadece niceliksel artışın ekonomik verimliliği sınırlandırabileceği sonuçuna varılmaktadır. Bu durum, turizm politikasının 'nicelikten niteliğe' evrilmesi yönündeki akademik görüşleri ampirik olarak pekiştirmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarın turizm hareketliliğinin doğrudan pozitif etkisi ve hava trafiğinin katkısına dair bulguları, Yang ve Wong'un turizm akışlarındaki mekansal yayılma etkilerini vurgulayan çalışmalarıyla paralellik göstermektedir (Liu et al., 2022).

Çalışmanın 'resepsiyon etkisi' ve turist sayısının yerleşik nüfusa oranı üzerinden yaptığı analiz, Zuo ve Huang'ın Çin'de turizm odaklı büyüme hipotezindeki kırılma noktalarına dair tespitlerini desteklemektedir (Liu et al., 2022).

Yazarların ulaştığı sonuç

Turizm hareketliliği, Çin'in turizm ekonomisini canlandıran temel bir katalizör işlevi görmekte olup, özellikle ulaşım altyapısının genişletilmesi ve turist akış hızının artırılması sürdürülebilir büyüme için kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte, ulaşım altyapısındaki eşik etkisi göz önünde bulundurulduğunda, gelişmiş bölgelerin salt fiziksel yatırım yerine turist başına harcamayı artırmaya odaklanması; az gelişmiş bölgelerin ise komşu bölgelerle rekabeti yöneterek entegre ulaşım ağları kurması önerilmektedir (Liu et al., 2022).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, turizm ekonomisi literatüründe turist hareketliliğini statik bir sayısal veri olmanın ötesine taşıyarak, akışkanlar mekaniği disiplininden ödünç alınan prensiplerle dinamik bir yapıya kavuşturmaktadır. Turizm sisteminin temel bileşenleri olan kaynak pazarlar, koridorlar ve varış noktaları arasındaki etkileşimi akış hızı ve ulaştırma altyapısı kapasitesi üzerinden tanımlayan yazar, geleneksel modellerin turist gelişlerine odaklanan tek boyutlu yaklaşımını dönüştürmektedir. Özellikle hareketliliğin durduğu kriz dönemlerinin ekonomik sonuçlarını kuramsal bir çerçeveye oturtarak, turizm ekonomisinin sürdürülebilirliğini ulaşım altyapısının verimliliği ve turist akışının hızıyla doğrudan ilişkilendiren özgün bir metodolojik katkı sunmaktadır.

Yazarlar, turizm akışlarını geleneksel olarak açıklayan yerçekimi modellerinin turist gelişlerini tek başına ele alma kısıtlılığını, ulaştırma altyapısının ağırlıklı uzunluğunu denkleme dahil ederek aşmaktadır. Prideaux (2005) gibi araştırmacıların ulaştırma altyapısının destinasyon gelişimindeki kritik rolüne dair tespitlerini genişleten çalışma, ulaştırmayı sadece bir destekleyici faktör değil, hareketlilik endeksinin (TM) ayrılmaz bir bileşeni olarak konumlandırmaktadır. Ayrıca, Zuo ve Huang (2017) tarafından ortaya atılan turizm odaklı büyüme hipotezini, mekansal bir perspektifle yeniden sınayarak literatürdeki bölgesel rekabet ve yayılma etkisi tartışmalarına yeni bir ampirik veri seti eklemektedir.

Makale, bölgesel kalkınma ve turizm planlaması üzerine hazırlanan literatür taramalarına ulaşım altyapısının marjinal faydasının belirli bir doygunluktan sonra azalabileceğini gösteren eşik etkisi kavramıyla katkı sunmaktadır. Çin eyaletleri arasındaki turizm etkileşimini analiz ederek, yerel büyümenin komşu bölgeler üzerinde yarattığı negatif mekansal yayılmayı (rekabet etkisi) ortaya koyması, literatürde sıklıkla varsayılan pozitif sinerji iddialarına karşı dengeleyici bir argüman oluşturmaktadır. LMDI yöntemiyle turizm gelirlerindeki değişimi beş farklı bileşene ayırması, araştırmacıların turizm büyümesini sadece talep artışıyla değil, altyapı birikimi ve endüstriyel yapısal değişimle bütüncül bir şekilde değerlendirmesine olanak tanımaktadır.

Sözlük

Tourism Mobility (TM) · Turizm Hareketliliği
Akışkanlar mekaniği prensibiyle, turist geliş sayısının ulaşım altyapısı uzunluğuna oranı olarak tanımlanan hareketlilik göstergesi.
Spatial Spillover Effect · Mekansal Yayılma Etkisi
Bir bölgedeki turizm veya ekonomik gelişimin çevre bölgeler üzerinde yarattığı dolaylı, pozitif veya negatif etkiler.
LMDI Method · LMDI Yöntemi
Logaritmik Ortalama Divisia Endeksi; bir bağımlı değişkendeki değişimi farklı faktörlerin katkılarına ayrıştıran analiz tekniği.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal ÇerçeveTurizm, statik turist varış sayılarından ziyade, ulaşım altyapısı ve akış hızının birleşimi olan dinamik bir hareketlilik sürecidir.

Makalede sunulan akışkanlar mekaniği temelli TM formülü, turizmi dinamik bir sistem olarak tanımlayan bölümlerde referans gösterilebilir (Liu et al., 2022).

Turizm Hareketliliğinde Çıkış Akışlarının Etkisi: Genişletilmiş Bir TM Modeli

Araştırma sorusu
Turist çıkış akışlarının (outflow) dahil edildiği bir hareketlilik endeksi, turizm ekonomik büyümesi tahminlerini ne yönde etkiler?
Yöntem taslağı
Makalenin sınırlılıklar bölümünde belirtilen eksiklikten yola çıkarak, giriş ve çıkış turist sayıları ile ulaştırma altyapısı kapasitesinin birleştirildiği yeni bir endeks oluşturulacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecek eyalet verileri üzerinden panel regresyon analizi uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazar, çalışmanın kısıtlılıklarında turist çıkış verilerinin toplanmasındaki zorluk nedeniyle sadece giriş verilerine odaklanıldığını ve bunun bilimsel rasyonaliteyi geliştirmek için bir fırsat olduğunu belirtmiştir (Liu et al., 2022).

Tez veya makalede kullanım · YöntemBölgesel turizm verileri analiz edilirken, komşu bölgelerin etkilerini kontrol eden mekansal ekonometrik modeller kullanılmalıdır.

Çalışmanın Moran's I testleri ve mekansal Durbin modeli (SDM) sonuçları, turizm verilerindeki mekansal bağımlılığı meşrulaştırmak için kanıt sunar (Liu et al., 2022).

Akıllı Ulaşım Sistemlerinin Turizm Akış Hızı ve Verimliliği Üzerindeki Rolü

Araştırma sorusu
Dijital ulaşım altyapısı ve akıllı yönetim sistemleri, fiziksel yol uzunluğundan bağımsız olarak turizm hareketliliğini nasıl etkiler?
Yöntem taslağı
Akışkanlar mekaniği modelindeki 'ortalama hız' bileşeni, akıllı ulaşım indeksleri (ITS) kullanılarak operasyonelleştirilecektir. Veriler veri doygunluğuna ulaşan nitel görüşmeler ve ikincil istatistiklerle desteklenerek mekansal ekonometrik modellerle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale, hareketliliği (TM) belirleyen ana faktör olarak ulaşım altyapısının uzunluğunu almıştır; ancak teknolojik gelişmelerin akış hızı üzerindeki etkisi modelin gelecekteki genişleme alanı olarak vurgulanmıştır (Liu et al., 2022).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaUlaştırma altyapısı yatırımlarının turizm büyümesine katkısı, altyapı doygunluğuna ulaşıldığında azalma eğilimi gösterir.

LMDI analiziyle ortaya konulan altyapı eşik etkisi bulgusu, yatırım politikalarının tartışıldığı bölümlerde destekleyici veri olarak kullanılır (Liu et al., 2022).

Bölgesel Turizm Rekabetinde Negatif Yayılma Etkilerinin Sınır Ötesi Analizi

Araştırma sorusu
Komşu destinasyonlardaki ulaştırma iyileştirmeleri, yerel turizm gelirleri üzerinde hangi eşik noktasından sonra negatif bir saptırma etkisi yaratır?
Yöntem taslağı
Mekansal Durbin Modeli kullanılarak, komşu eyaletlerin ulaştırma yatırımları ile yerel turizm gelirleri arasındaki ilişki zamansal gecikmeli olarak incelenecektir. Analiz, makaledeki negatif mekansal yayılma bulgusunun sektörel dinamiklerini test edecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın bulgularında ortaya çıkan 'komşu bölgelerdeki hareketlilik artışının yerel büyümeyi olumsuz etkilemesi' iddiası, bu önerinin temel hareket noktasını oluşturmaktadır (Liu et al., 2022).

Kaynakça

  1. Yang, Y., Wong, K. K. F. (2012). A spatial econometric approach to model spillover effects in tourism flows. Journal of Travel Research, 51(6), 768-778.
  2. Zuo, B., Huang, S. (2017). Revisiting the tourism-led economic growth hypothesis: the case of China. Journal of Travel Research, 57(2), 151-163.

Bu konudaki diğer çalışmalar

İşletme, Ekonomi ve İletişimNicel araştırma · 2022

Dijital ekonomi ve küresel değer zinciri yeşil yenilikçiliği nasıl etkiler?

Küresel değer zinciri eklemlenmesi ve dijital ekonominin gelişimi, eyalet düzeyinde yeşil yenilikçilik üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir teşvik edici etkiye sahiptir. Eyaletlerin küresel üretim ağlarına entegrasyonu arttıkça yeşil teknoloji patenti üretimi belirgin biçimde yükselmektedir.

Hui Pan ve 4 yazar · Frontiers in Environmental Science · Sosyal Bilimler