Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.17484/yedi.1089750

Filmlerle Tarih Yazmak: İstanbul'un Fethi Konulu Filmlerin Karşılaştırmalı Bir Analizi

Sinema ve tarih ilişkisi, filmlerin tarihsel gerçekliği nasıl temsil ettiği ve kendilerinin de nasıl birer tarihsel kaynağa dönüştüğü temelinde tartışılmaktadır. Bu durum, aynı tarihsel olayın farklı dönemlerde çekilen filmlerde, o dönemin sosyo-politik yapısına göre neden farklı şekillerde temsil edildiği sorusunu beraberinde getirmektedir.

Yazar
Dilara BALCI GÜLPINAR
Yayın
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dergisi
Tarih
2022-11-30
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Sinema, izleyiciye hayal ettiği geçmiş deneyimini sunarak tarihle güçlü duygusal bağlar kurma potansiyeline sahip güçlü bir anlatı sanatıdır. Sinema ve tarih ilişkisi bağlamında üretilen tarihsel filmler, salt geçmişteki olayları nesnel biçimde aktarmaktan ziyade, üretildikleri dönemin toplumsal kaygılarını, siyasi yönelimlerini ve kültürel atmosferini yansıtmaktadır. Bu durum, tarihsel filmlerin aslında dönemin sosyo-politik gerçekliklerinin birer yansıması olduğunu ve her sinematografik temsilin kaçınılmaz olarak kendi çağının izlerini taşıdığını göstermektedir. Dolayısıyla, aynı tarihsel olayın farklı dönemlerdeki sinematografik temsilleri, o toplumun geçirdiği zihniyet dönüşümlerini okumak adına kritik bir araştırma problemi teşkil etmektedir.

Bu makale, İstanbul'un fethi gibi Türkiye'nin ulusal bellek ve kimliğinde merkezi bir konuma sahip olan tarihsel bir dönüm noktasının sinemadaki dönüşümünü çözümlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Aydın Arakon'un yönettiği İstanbul'un Fethi (1951), Faruk Aksoy'un yönettiği Fetih 1453 (2012) ve Ersin Pertan'ın yönettiği Kuşatma Altında Aşk (1997) filmleri karşılaştırmalı bir analiz yöntemiyle ele alınmıştır. Çalışmada, filmlerin üretildiği tarihsel dönemler, hedef kitle analizleri, gişe beklentileri ve prodüksiyon süreçleri nitel bir yaklaşımla incelenmiştir. Araştırma tasarımı, resmi tarih anlatısına sadık kalan popüler gişe yapımları ile Batı kaynaklarından yararlanan ve bağımsız fonlarla desteklenen modernist yapımların karşılaştırılmasına dayanmaktadır.

Yapılan incelemeler, her üç filmin de çekildikleri dönemin siyasal iklimini ve egemen kimlik tanımlarını belirgin şekilde yansıttığını ortaya koymaktadır. 1951 yapımı İstanbul'un Fethi, dinsel motiflerin son derece zayıf olduğu, buna karşın seküler bir ulus-devlet anlayışını ve Türk Tarih Tezi'ni destekleyen bir Türk milliyetçiliğini ön plana çıkarmaktadır. Buna mukabil 2012 yapımı Fetih 1453, politik İslam'ın ve muhafazakarlaşmanın yükselişine paralel olarak dinsel söylemleri merkeze almakta, fethi Müslüman-Hristiyan savaşı olarak konumlandırarak Osmanlı popülizmini yüceltmektedir. Eurimages destekli bağımsız bir yapım olan Kuşatma Altında Aşk (1997) ise resmi tarih anlatısının dışına çıkarak kuşatmayı Bizans'ın içindeki insani ve siyasi çatışmalar üzerinden, fetihten ziyade bir düşüş perspektifiyle sunmaktadır.

Karşılaştırmalı analiz, popüler tarih filmlerinin yüksek prodüksiyon maliyetleri nedeniyle geniş kitleleri salonlara çekmek amacıyla toplumdaki egemen sosyo-politik değerleri yeniden üretmeye mecbur olduğunu doğrulamaktadır. Buna karşın, gişe baskısından ve devlet desteğinden bağımsız olarak uluslararası fonlarla üretilen filmlerin, egemen resmi tarih tezlerini eleştirebilme ve alternatif anlatılar sunabilme özgürlüğüne sahip olduğu görülmektedir. Bu bulgularla çalışma, sinema literatürüne sinemadaki tarih yazımının dönemsel ve ekonomik parametrelerle nasıl şekillendiğini gösteren somut bir katkı sunmaktadır. Araştırma, ulusal sinema tarihinin sosyo-politik dönüşümlerle olan organik bağını fethin temsilleri üzerinden göstererek alandaki teorik tartışmaları zenginleştirmektedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, İstanbul'un fethini konu alan üç Türk yapımı film üzerinden sinemadaki tarihsel temsillerin dönüşümünü, değişen sosyo-politik bağlamlar ve üretim süreçleri ışığında karşılaştırmalı olarak incelemektir(GÜLPINAR, 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu araştırma, tarihsel filmlerin geçmişi temsil etme biçimlerinin çekildikleri dönemin sosyo-politik konjonktürü ve yapım süreçleriyle ilişkisini, İstanbul'un fethini/düşüşünü konu edinen üç farklı dönem ve yapım modelindeki Türk filmi üzerinden karşılaştırmalı nitel analiz yöntemiyle inceleyen bir sinema ve tarih çalışmasıdır(GÜLPINAR, 2022).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Bu çalışma, tarihsel filmleri birer görsel-işitsel tarih yazımı biçimi olarak kabul eden Marc Ferro'nun sinema-tarih teorisine dayanmaktadır. Ayrıca E. H. Carr'ın şimdiki zaman ile geçmiş arasındaki kesintisiz diyalog yaklaşımı, Hayden White'ın tarihsel anlatının kurgusal ve edebi doğasına yönelik kavramsallaştırmaları ve Leger Grindon'ın popüler tarihsel filmlerin geçmişi güncel toplumsal bakış açılarıyla yeniden ürettiğine dair kuramsal yaklaşımları analizin temelini oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, erken Cumhuriyet döneminin seküler ulus-devlet kimliğini destekleyen ve İslamiyet öncesi dönemi yücelten 'Türk Tarih Tezi' çerçevesindeki anlatılardan, 1950'lerden itibaren yükselen muhafazakarlık ve 2000'li yıllarda AK Parti iktidarıyla somutlaşan neo-liberal politik İslam sentezine kadar uzanan sosyo-politik dönüşüm literatürünü ele almaktadır. Sinema çalışmalarında ise Yeşilçam'daki gayrimüslim öteki temsilleri, popüler tarihi epiklerin gişe odaklı doğası ve Eurimages gibi uluslararası ortak yapım fonlarının sansürden ve gişe kaygısından bağımsız alternatif anlatılar üretilmesine sağladığı imkânlar tartışılmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
İstanbul'un fethini/düşüşünü konu edinen ve Türkiye sinemasında üretilmiş olan tarihi filmler derlemi.
Örneklem veya araştırma materyali
Aydın Arakon'un yönettiği İstanbul'un Fethi (1951), Faruk Aksoy'un yönettiği Fetih 1453 (2012) ve Ersin Pertan'ın yönettiği Kuşatma Altında Aşk (1997) filmleri.
Veri toplama süreci
Filmlerin görsel-işitsel metinleri, senaryoları, karakter temsilleri, dinsel ve ulusal sembol kullanımları ile dönemin yapım koşullarına dair arşiv belgeleri, söyleşiler ve basın yansımalarının taranması.
Veri analiz yöntemi
Filmlerin ideolojik, dinsel ve ulusal söylem analizleri ile yapım modellerinin (popüler/gişe odaklı vs. bağımsız/fon destekli) karşılaştırmalı analizi; tarih yazımı kuramları çerçevesinde çözümlenmesi.
görsel-işitsel tarih yazımıtarihsel temsilresmi tarih anlatısıpolitik İslamTürk milliyetçiliğibağımsız sinemagişe sinemasıideolojik seçicilik

Araştırmanın Bulguları

01

1951 yapımı İstanbul'un Fethi filmi, Demokrat Parti'nin ilk iktidar yılında çekilmiş olmasına rağmen, dönemin Kemalist seküler tarih anlayışı ve Türk Tarih Tezi'nin etkisiyle dinsel sembollerden neredeyse tamamen arındırılmış, seküler bir Türk milliyetçiliği söylemi üzerine kurulmuştur(GÜLPINAR, 2022).

02

2012 yapımı Fetih 1453 filmi, AK Parti iktidarının onuncu yılında popülarite kazanan Osmanlı popülizmini ve Sünni İslam merkezli muhafazakar kimlik inşasını yansıtarak, fethi Türk-Bizans savaşından ziyade Müslüman-Hristiyan savaşı olarak temsil etmiş ve yoğun dinsel motifler kullanmıştır(GÜLPINAR, 2022).

03

Ersin Pertan'ın Kuşatma Altında Aşk (1997) filmi, Eurimages fonu desteğiyle çekilmiş bağımsız bir yapım olması sayesinde gişe kaygılarından ve dönemin resmi tarih ideolojisinden sıyrılabilmiş, fethi Bizans'ın içerisinden ve 'ötekinin' gözünden bir düşüş anlatısı olarak kurabilmiştir(GÜLPINAR, 2022).

04

Popüler tarihi filmler, yüksek yapım bütçelerini amorti edebilmek ve geniş kitlelere ulaşabilmek için toplumdaki egemen sosyo-politik değerleri ve hedef kitlenin ulusal/dinsel hassasiyetlerini yeniden üreterek resmi tarih anlatılarına sadık kalma eğilimi göstermektedir(GÜLPINAR, 2022).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Tarihsel sinemada geçmişin yeniden inşası, hiçbir zaman nesnel ve ideolojiden bağımsız bir süreç olmamıştır. İncelenen çalışmada, sinematografik anlatıların çekildikleri dönemin toplumsal kaygılarından, politik konjonktüründen ve egemen sınıfın ideolojik tercihlerinden doğrudan etkilendiği, özellikle de aynı tarihsel olayı (İstanbul'un fethini) konu alan filmler arasındaki derin söylemsel farklılıklar üzerinden somutlaştırılmaktadır.

Çalışmanın bulguları, 1951 yapımı seküler-milliyetçi 'İstanbul'un Fethi' ile 2012 yapımı muhafazakar-İslamcı 'Fetih 1453' filmlerinin, çekildikleri dönemlerdeki egemen siyasi söylemleri nasıl sadakatle yansıttıklarını ortaya koymaktadır. Yazar, bu söylemsel dönüşümün arkasındaki temel dinamiği, Türkiye'deki sağ muhafazakarlaşma süreci ve izleyici kitlesinin dinsel duyarlılıklarının popüler sinema yapımcıları tarafından ticari birer sömürü aracına dönüştürülmesi olarak açıklamaktadır.

Bu durum, literatürdeki 'görsel-işitsel tarih yazımı' tartışmalarıyla doğrudan ilişkilidir; nitekim tarihsel filmler geçmişin kendisinden ziyade yapıldıkları anın kültürel ve politik atmosferini belgelerler. Popüler sinema endüstrisinin yüksek bütçeli yapımları amorti etmek adına resmi tarih tezlerini ve dinsel/ulusal mitolojileri parlatması, tarihsel gerçekliklerin ideolojik süzgeçlerden geçirilerek seçici bir şekilde kitlelere sunulmasına yol açmaktadır.

Buna karşın, uluslararası fonlarla (Eurimages gibi) desteklenen bağımsız sinema örneklerinin resmi ideolojiye karşı eleştirel bir direnç odağı oluşturabildiği görülmektedir. Gişe kaygısından bağımsızlaşan yönetmenlerin, egemen ulus-devlet anlatılarının dışına çıkarak 'ötekinin' mağduriyetini ve tarihsel karmaşıklıkları daha nesnel aktarabildiği tezi, sinema-tarih ilişkisi literatürüne çok boyutlu ve özgürleştirici bir katkı sunmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Hayden White'ın tarihçilerin geçmişin gerçekliğini olduğu gibi aktarmaktan ziyade belgeleri anlamlandırma çabasında oldukları ve tarihin kaçınılmaz olarak kurgusal/anlatısal nitelik taşıdığı yönündeki kuramsal yaklaşımını, sinemadaki tarihsel filmlerin de benzer şekilde kurgusal birer tarih yazımı pratiği olduğunu temellendirmek için kullanmaktadır(GÜLPINAR, 2022).

Yazar, Marc Ferro'nun ulus-devletlerin utanç verici anıları unuttururken gurur verici zaferleri kolektif belleğe kazıma eğiliminde oldukları yönündeki tezine dayanarak, popüler filmlerin geniş kitlelere ulaşmak için resmi tarihi kaynak aldığını ve gurur verici geçmişi sürekli hatırlatarak ulusal/dinsel duygulara hitap ettiğini savunmaktadır(GÜLPINAR, 2022).

Yazar, E.H. Carr'ın tarihin geçmiş ile bugün arasında bitmeyen bir diyalog olduğu yönündeki ünlü tanımına atıfta bulunarak, sinemadaki tarihsel temsillerin de sabit kalmadığını, bugünün kültürel ve politik merceğinden bakılarak her dönem yeniden üretildiğini ve dolayısıyla organik bir değişim içinde olduğunu tartışmaktadır(GÜLPINAR, 2022).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Tarihsel filmlerin sunduğu geçmiş temsilleri, çekildikleri dönemin sosyo-politik konjonktürü, hakim ideolojileri ve prodüksiyon modelleri ile doğrudan ilişkilidir. Gişe başarısı hedefleyen popüler filmler, kitleleri cezbetmek amacıyla egemen ulusal ve dinsel söylemleri (milliyetçi ya da İslamcı vurguları) dönemsel olarak yeniden üretirken; uluslararası fonlarla desteklenen bağımsız yapımlar gişe kaygısı taşımadıkları için resmi tarih anlatısının dışına çıkabilmekte ve 'ötekinin' perspektifinden daha eleştirel, çoğulcu ve nesnel tarihsel anlatılar sunabilmektedir(GÜLPINAR, 2022).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Çalışma, sinemanın sadece geçmişi yansıtan bir ayna değil, yapıldığı dönemin siyasal ve toplumsal atmosferini belgeleyen görsel-işitsel bir tarih yazımı aracı olduğu teorisini savunmaktadır. Tarihsel filmlerin ikonografik ve anlatısal yapılarının, ekonomik kısıtlamalar ve hedef kitlenin beklentileri doğrultusunda nasıl dönüştüğünü kuramsal bir çerçeveye oturtur. Özellikle popüler sinemanın yüksek bütçeli yapısı nedeniyle resmi tarih anlatısına duyduğu bağımlılığı, İstanbul'un fethi gibi sembolik bir olay üzerinden somutlaştırarak literatürdeki temsil tartışmalarına metodolojik bir karşılaştırma sunar.

Bu araştırma, Marc Ferro'nun filmi bir tarihsel belge olarak gören yaklaşımı ve Hayden White'ın tarih yazımını bir kurgu türü olarak tanımlayan teorileri üzerine inşa edilmiştir. Yazar, bu temel kuramları Türkiye'nin özgün sosyo-politik dönüşümüne uygulayarak, 1950'lerin seküler milliyetçiliğinden 2000'lerin politik İslamcı söylemine geçişi sinematografik verilerle destekler. Önceki çalışmaların aksine, fethi konu alan filmleri sadece içerik açısından değil, prodüksiyon modelleri ve finansman kaynaklarının anlatı üzerindeki belirleyici etkisi üzerinden de analiz ederek literatürdeki boşluğu doldurur.

Makale, sinemada tarihsel temsilin doğrusal bir gelişim değil, siyasi konjonktürle paralel bir döngüsellik içinde olduğunu kanıtlamaktadır. 1951, 1997 ve 2012 yapımı üç filmi karşılaştırarak, popüler sinemanın ticari başarı için egemen ideolojiyi nasıl 'yeniden ürettiğini' ve uluslararası fonların (Eurimages) bu egemen anlatıya karşı nasıl bir direnç alanı yarattığını gösterir. Bu yönüyle, literatür taramalarında film analizi ile siyaset bilimi ve ekonomi-politik yaklaşımların sentezlenmesi gerektiğini vurgulayan disiplinler arası bir perspektif sunmaktadır.

Kaynakça

  1. White, H. (2000). An old question raised again: is historiography art or science? (Response to Iggers). Rethinking History, 4(3), 391-406.
  2. Ferro, M. (2003). The use and abuse of history. Routledge.
  3. Carr, E. H. (1990). What is history? Penguin Books.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Popüler tarihsel filmler çekildikleri dönemin toplumsal kaygılarını ve ideolojik yapısını yansıtan birer belgedir.

Yazarın tarihsel filmi bir 'görsel-işitsel tarih yazımı' olarak tanımladığı ve McMahon (2017) referansıyla desteklediği kısımlar, filmlerin tarihsel kaynak olarak kullanımına temel oluşturur(GÜLPINAR, 2022).

Milli Mücadele Filmlerinde 'Öteki' Temsilinin Dönüşümü

Araştırma sorusu
1950'lerden 2010'lara Kurtuluş Savaşı konulu filmlerde gayrimüslim azınlıkların temsili sosyo-politik değişimlerden nasıl etkilenmiştir?
Yöntem taslağı
Makalenin karşılaştırmalı analiz yöntemi temel alınarak, her on yıla ait en az bir popüler Milli Mücadele filmi seçilir. Bu filmlerdeki karakter analizleri ve diyaloglar, o dönemin tarih ders kitaplarındaki resmi anlatılarla nitel içerik analizi yöntemiyle karşılaştırılır.

Makaleyle bağlantısı: Gülpınar'ın 1951 ve 2012 filmlerini karşılaştırarak ulaştığı 'toplumsal değerler değiştikçe tarihsel temsil de değişir' bulgusu bu araştırmanın teorik zeminini oluşturmaktadır(GÜLPINAR, 2022).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve

Türkiye'de tarih yazımı 2000'li yıllardan itibaren seküler milliyetçilikten Sünni İslam merkezli bir Osmanlı popülizmine evrilmiştir.

Fetih 1453 filminin analizinde kullanılan 'Osmanlı popülizmi' ve 'politik İslam' kavramları, kültürel alanın dönüşümünü açıklamak için kullanılabilir(GÜLPINAR, 2022).

TRT ve Bağımsız Yapımlarda Osmanlı İmparatorluğu: Söylem Karşılaştırması

Araştırma sorusu
Devlet televizyonu tarafından fonlanan dönem dizileri ile bağımsız festivallerde gösterilen dönem filmleri arasındaki ideolojik farklılıklar nelerdir?
Yöntem taslağı
Makalenin Eurimages vs. ticari yapım kıyaslamasından hareketle, son beş yıla ait iki devlet destekli dizi ve iki bağımsız film seçilir. Anlatı yapısı, görsel metaforlar ve dinsel sembolizm düzeyleri karşılaştırmalı söylem analiziyle incelenir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın 'prodüksiyon modeli anlatıyı belirler' tezi ve bağımsız sinemanın resmi ideolojiye direnme imkânı bulduğu tespiti bu önerinin çıkış noktasıdır(GÜLPINAR, 2022).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Bağımsız yapım modelleri ve uluslararası fonlar, resmi tarih anlatısına karşı eleştirel bir duruş sergilenmesini mümkün kılar.

Kuşatma Altında Aşk filminin Eurimages desteğiyle resmi tarih dışı bir anlatı kurabilmesi, prodüksiyon ve ideoloji ilişkisi tartışmalarında kanıt olarak sunulabilir(GÜLPINAR, 2022).

Tarihsel Filmlerde 'Görsel Gerçeklik' ve İzleyici Algısı

Araştırma sorusu
Günümüz Türkiye izleyicisi, popüler tarihsel filmlerdeki dinsel ve milliyetçi anachronism öğelerini nasıl anlamlandırmaktadır?
Yöntem taslağı
Makalede belirtilen 'izleyici beklentilerinin karşılanması' argümanını sınamak için, Fetih 1453 benzeri bir film izletilen farklı siyasi eğilimdeki gruplarla odak grup görüşmeleri yapılır. Veriler tematik içerik analiziyle çözümlenerek veri doygunluğuna ulaşılır.

Makaleyle bağlantısı: Aksoy'un izleyicinin beklentilerini karşılamak için film yaptığına dair açıklamaları ve sinemadaki dinsel coşku aktarımları bu araştırmanın gerekçesidir(GÜLPINAR, 2022).