İşletmelerin finansal sürdürülebilirliklerini korumaları ve kriz dönemlerinde operasyonel etkinliklerini sürdürebilmeleri için likit varlık yönetimi hayati bir öneme sahiptir. Finans literatüründe, nakit ve nakit benzeri varlıkların en likit araçlar olarak öne çıkması, bu kaynakların optimum düzeyde tutulmasını gerektiren teorik ve pratik tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Aşırı nakit bulundurmanın getirdiği alternatif maliyetler ile yetersiz nakit bulundurmanın yaratacağı likidite riskleri arasındaki hassas dengenin kurulması, finans yöneticilerinin en önemli sorumluluklarındandır. Bu doğrultuda, ülke ekonomisine fon sağlayan stratejik bir alan olan sigorta sektöründeki şirketlerin nakit bulundurma politikalarını belirleyen unsurların saptanması, sektörel dinamiklerin ve finansal risklerin anlaşılması açısından çözülmesi gereken önemli bir araştırma sorunudur.
Bu çalışmanın temel amacı, Borsa İstanbul bünyesinde sigortacılık sektöründe işlem gören firmaların nakit bulundurma düzeylerini etkileyen finansal ve operasyonel faktörlerin belirlenmesidir. Belirtilen amaç doğrultusunda, sektörde faaliyet gösteren ve tam verisine ulaşılan 6 sigorta şirketinin 2012 yılının birinci çeyreği ile 2020 yılının ikinci çeyreği arasındaki dönemleri kapsayan üçer aylık finansal verileri kullanılmıştır. Analiz sürecinde öncelikle serilerin durağanlık özellikleri LLC panel birim kök testi kullanılarak sınanmıştır. Değişkenlerin durağan hale getirilmesinin ardından, oluşturulan iki farklı model çerçevesinde en küçük kareler regresyon analizi uygulanmıştır. Model seçiminde yatay kesit bağımlılığının kontrolü için Breusch-Pagan LM testinden ve sabit ile tesadüfi etkiler arasındaki tercih için Hausman testinden yararlanılmıştır.
Yapılan ampirik analizler sonuçunda elde edilen bulgular, sigorta şirketlerinin nakit tutma politikaları üzerinde farklı değişkenlerin anlamlı etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Regresyon analizi çıktılarına göre, şirketlerin aktif kârlılığı, toplam borç seviyesi ve net satış rakamları nakit bulundurma oranı üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel açıdan anlamlı etkilere sahiptir. Buna karşılık, firma büyüklüğü değişkeninin nakit bulundurma düzeyi üzerinde negatif yönlü ve istatistiksel olarak son derece anlamlı bir etki yarattığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, özsermaye kârlılığı ile net kâr değişkenlerinin nakit bulundurma oranları üzerindeki negatif etkilerinin istatistiksel olarak anlamsız olduğu ve bu değişkenlerin nakit yönetim politikaları üzerinde rastlantısal bir seyir izlediği belirlenmiştir.
Çalışmadan elde edilen sonuçlar, finans literatüründeki ihtiyat ve işlem güdüsüyle nakit bulundurma teorilerini destekler niteliktedir. Firma büyüklüğünün negatif etkisi, büyük ve kurumsal şirketlerin borç bulma kolaylığı ve yüksek kredibiliteleri sayesinde daha az nakit tutma eğiliminde olduklarını göstermektedir. Toplam borç ile nakit seviyesi arasındaki pozitif ilişki ise firmaların borç veren kurumlar nezdinde kredibilitelerini artırmak ve ödeme güçlerini kanıtlamak amacıyla likiditelerini yüksek tuttuklarına işaret etmektedir. Aktif karlılığın pozitif etkisi ise otofinansman gücünün nakit birikimine katkısını doğrulamaktadır. Bu çalışma, özellikle sigorta sektörü özelinde gerçekleştirilen ampirik analizi ve sunduğu dönemsel kanıtları ile ulusal yazındaki nakit yönetimi literatürüne önemli bir katkı sağlamakta, gelecekteki sektörel karşılaştırmalı çalışmalar için güçlü bir referans oluşturmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çallışmanın kuramsal altyapısı, işletmelerin nakit bulundurma kararlarını açıklayan klasik nakit yönetimi yaklaşımları çerçevesinde şekillenmiştir. İhtiyat, işlem ve spekülasyon güdüleriyle nakit tutulması teorilerine dayanarak, şirket yöneticilerinin finansal yükümlülükleri yerine getirme ile nakit bulundurmanın getirdiği alternatif maliyetlerden kaçınma arasındaki optimizasyon çabası ele alınmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışmada kurumsal nakit bulundurma politikalarını belirleyen faktörler üzerine ulusal ve uluslararası literatür kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Ferreira ve Vilela (2004), Gill ve Shah (2012) gibi uluslararası çalışmaların yanı sıra Türkiye bağlamında sigorta sektörünün karlılık ve sermaye yapısını ele alan Akel vd. (2010), Doğan (2013) gibi ampirik araştırmalar ile farklı imalat ve KOBİ sektörlerinde nakit tutma dinamiklerini çalışan Yücel (2016), Topaloğlu (2018), Yıldız (2020) ve Yiğit (2020) gibi güncel literatüre atıfta bulunularak konunun arka planı zenginleştirilmiştir.