Bulgular, örgütsel desteğin iş-aile dengesi politikalarının erişilebilirliği ve çalışan bağlılığı üzerindeki merkezi etkisini ampirik olarak ortaya koymaktadır. İspanya turizm sektöründe, yönetimin ve iş arkadaşlarının sağladığı desteğin çalışanların kendilerini güvende hissederek mevcut haklarını kullanmalarını sağladığı görülmektedir.
Yazarlar, politikaların sadece yasal olarak var olmasının yetersiz olduğunu, asıl farkı yaratanın bu hakların kullanımı sırasında kariyer kaybı veya sosyal dışlanma gibi misillemelerle karşılaşılmaması olduğunu savunmaktadır. Bu erişilebilirlik algısı, çalışanın iş yükü altında ezilmesini önleyerek doğrudan iyi oluşuna katkı sağlar.
Tartışma bölümünde bu sonuçlar, Burke (2010) ve Roemer ile Harris (2018) gibi araştırmacıların örgütsel desteğin duygusal sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dair literatürdeki çalışmalarıyla uyum göstermektedir. Ancak bu çalışma, erişilebilirlik kavramını merkeze alarak mevcut literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
Sonuç olarak, turizm işletmelerinin personel devrini düşürmek ve motivasyonu artırmak için esnek çalışma modellerini örgütsel bir norm haline getirmesi önerilmektedir. Cinsiyet ve kıdem gibi unsurların bu süreçlerdeki etkisi göz önüne alınarak, her çalışan grubuna özgü destek mekanizmalarının geliştirilmesi kurumsal verimlilik için elzemdir.
Bu çalışma, Burke (2010) tarafından ortaya konan örgütsel desteğe sahip çalışanların daha yüksek duygusal iyi oluş düzeylerine sahip olduğu bulgusunu turizm sektörü bağlamında ampirik olarak desteklemektedir (Medina-Garrido et al., 2023).
Mukanzi ve Senaji (2017) tarafından önerilen iş-aile politikalarının bağlılığı artırdığı tezin aksine, bu çalışma erişilebilirliğin bağlılık üzerinde doğrudan etkisi olmadığını saptayarak literatüre yeni bir boyut katmıştır (Medina-Garrido et al., 2023).
Yazarların ulaştığı sonuç
Turizm sektörü yöneticileri, çalışanların refahını ve kurumsal bağlılığını artırmak için sadece iş-aile dengesi politikalarını hayata geçirmekle kalmamalı, aynı zamanda bu politikalara erişimi engelleyen kültürel bariyerleri ortadan kaldırmalıdır. Örgütsel destek, bu politikaların işlevsel hale gelmesinde ve çalışanların kuruma olan aidiyet hissinin güçlenerek fiziksel ve duygusal sağlıklarına olumlu yansımasında temel bir anahtar görevi görmekte ve personel sürdürülebilirliğini sağlamaktadır (Medina-Garrido et al., 2023).
Bu çalışma, turizm sektöründeki çalışanların iş-aile yaşam dengesi sorunlarını ve bu sorunların çözümü için uygulanan politikaların etkinliğini derinlemesine incelemektedir. Mevcut literatürde iş-aile politikalarının (İAP) varlığının çalışanların refahı üzerindeki etkileri genellikle ele alınmış olsa da, bu politikaların gerçekten erişilebilir olup olmadığı ve çalışanların bu hakları kullanırken herhangi bir olumsuz sonuçla karşılaşma endişesi taşıyıp taşımadığı gibi kritik bir boşluğu doldurmaktadır. Makale, örgütsel desteğin İAP erişilebilirliğini nasıl artırdığını ve bu erişilebilirliğin çalışanların örgütsel bağlılığı ve genel iyi oluşu üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini yapısal eşitlik modellemesi (PLS-SEM) kullanarak analiz etmektedir. Ayrıca, cinsiyet ve kıdem gibi demografik faktörlerin bu ilişkilerdeki düzenleyici rollerini inceleyerek literatüre zenginlik katmaktadır. Bu yaklaşım, sadece teorik bir katkı sunmakla kalmayıp, yöneticilere pratik insan kaynakları stratejileri geliştirmeleri için somut kanıtlar sağlamaktadır.
Çalışma, örgütsel destek, iş-aile politikaları ve çalışan iyi oluşu arasındaki pozitif korelasyonu vurgulayan mevcut teoriler üzerine inşa edilmiştir (örn., Burke, 2010; Roemer & Harris, 2018; Semlali & Hassi, 2016). Literatürü, iş-aile politikalarının sadece varlığını değil, aynı zamanda kritik bir boyut olan "erişilebilirliğini" de ele alarak genişletir ve sadece varlığın yeterli olmadığını savunur (Medina-Garrido vd., 2020; Medina-Garrido, Biedma-Ferrer ve Ramos-Rodríguez, 2021). Önceki çalışmalar, çalışanların bu politikaları kullanmaya çalışırken karşılaşabileceği potansiyel olumsuz sonuçları veya misillemeleri genellikle göz ardı etmiştir. Dahası, bazı çalışmalar cinsiyetin (Cukrowska-Torzewska, 2017; Poggesi vd., 2019) ve kıdemin (Salami, 2008) düzenleyici rolüne değinmiş olsa da, bu makale bu değişkenleri kapsamlı bir modelde birleştirerek İspanya turizm sektörü özelinde ampirik kanıtlar sunar. Örgütsel bağlılığın destek ve iyi oluş arasındaki aracı rolü de incelenerek, bu dinamiklerin daha önce kısmen ele alınan anlayışına yeni bir katman eklenmiştir (Mukanzi & Senaji, 2017).
Bu makale, özellikle turizm gibi hizmet yoğun sektörlerde iş-aile dengesi, çalışan iyi oluşu ve örgütsel destek üzerine odaklanan bir literatür taraması için değerli bir bakış açısı sunmaktadır. İş-aile politikalarını kullanmak için algılanan erişilebilirliğin ve misilleme içermeyen bir ortamın, bu politikaların sadece resmi varlığından daha kritik olduğuna dair ampirik kanıtlar sağlamaktadır. Bu ayrım, belirli politikaların neden uygulamada başarısız olduğunu anlamak için çok önemlidir. İnsan kaynakları yönetimi, örgütsel psikoloji veya turizm yönetimi üzerine incelemeler yapan araştırmacılar, politika uygulamasındaki nüanslı yaklaşımı ve örgütsel kültürün (algılanan destek aracılığıyla) politika etkinliğini ve nihayetinde çalışan iyi oluşu ve bağlılığını nasıl etkilediğine odaklanması nedeniyle bu çalışmayı temel bir referans olarak bulacaklardır. Cinsiyet ve kıdemin düzenleyici değişkenler olarak dahil edilmesi, farklı etkiler hakkında da bilgi sağlayarak, gelecekteki çalışmalarda daha hedefli politika önerilerine olanak tanır. Sağlam metodolojisi (PLS-SEM), bulgularının güvenilirliğini artırarak, meta-analizler veya karşılaştırmalı çalışmalar için güçlü bir referans olmasını sağlamaktadır.