İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2024

Z Kuşağının Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıklarının İncelenmesi

Examination of social media usage habits of generation Z

Okur sorusu

z kuşağı sosyal medya alışkanlıkları toplumsal sonuçları neler olabilir?

Araştırma sonuçunda, ilkokul dördüncü sınıf düzeyindeki çocukların sosyal medya kullanımının oldukça yaygın olduğu, bu platformların ağırlıklı olarak bilgi paylaşımı, iletişim ve eğlence amacıyla tercih edildiği ancak çocukların içerik üretme noktasında daha pasif kaldığı anlaşılmaktadır.

Öne çıkanlar

  • İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaklaşık yüzde elli altısı sosyal medya uygulamalarını aktif olarak kullandığını belirtirken, yüzde kırk dördü henüz bu uygulamaları kullanmadığını ifade etmiştir.
  • Sosyal medya kullanan dördüncü sınıf öğrencierinin yaklaşık üçte dördü bu platformları her gün düzenli olarak ziyaret etmekte ve günlük kullanım süresi genellikle bir ile iki saat arasında değişmektedir.
  • Öğrencilerin en çok tercih ettiği sosyal medya platformları sırasıyla YouTube, WhatsApp, TikTok ve Instagram iken, en az tercih edilenler Skype, Messenger ve Twitter olarak belirlenmiştir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Metin Elkatmış
Dergi / alan
Frontiers in Psychology · Sosyal Bilimler
Yıl
2024
Örneklem
Araştırmanın örneklemini, tabakalı ve tesadüfi örnekleme yöntemleriyle seçilen okullardan dördüncü sınıfları temsil eden toplam 654 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır.
Veri kaynakları
Veriler, ilgili literatür taranarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşü ile pilot uygulamalarla son şekli verilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak…
Analiz yöntemi
Elde edilen nitel ve nicel nitelikli veriler, benzer verilerin belirli kavram ve temalar altında gruplandırılmasını sağlayan içerik analizi tekniğiyle frekans ve yüzde değerleri…

İnceleme özeti

Dijital teknolojilerin ve internetin yaygınlaşması, bireylerin günlük yaşam pratiklerini kökten dönüştürmüş ve sosyal medyanın insan hayatının vazgeçilmez bir bileşeni haline gelmesini sağlamıştır. Geleneksel iletişim biçimlerinin dijital ortamlara taşındığı bu süreçte, çocuklar da erken yaşlardan itibaren teknolojinin etkilediği bir sosyal evrenin içine doğmaktadır. Alanyazında genellikle on dört ve on beş yaş üzeri grupların incelendiği görülürken, daha küçük yaş gruplarının dijital alışkanlıklarının ele alınması gerekliliği öne çıkmaktadır. Bu araştırma, Z kuşağı olarak adlandırılan ve teknolojiyle iç içe büyüyen ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım dinamiklerini inceleyerek erken çocukluk dönemindeki dijitalleşme olgusuna odaklanmaktadır.

Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesini temsil eden yedi farklı il merkezindeki devlet okullarında öğrenim gören dokuz ila on yaş aralığındaki 654 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde ilgili alanyazın taranarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri ile pilot uygulamalarla son şekli verilen görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, benzer temaların ve kavramların gruplandırılmasını sağlayan içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiş, böylece katılımcıların görüşleri frekans ve yüzde değerleriyle yapılandırılmıştır.

Araştırma bulguları, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaklaşık yarısının sosyal medya uygulaması kullandığını ve bu kullanımın oldukça yaygın olduğunu göstermiştir. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu sosyal medyayı düzenli olarak günlük temelde ziyaret etmekte, en çok YouTube, WhatsApp, TikTok ve Instagram gibi platformları tercih etmektedir. Öğrencilerin bu mecraları kullanma amaçlarının başında ödev ve projeler gibi bilgi paylaşımı, arkadaşlarla iletişim kurma ve oyun oynama gelmektedir. Öte yandan öğrencilerin önemli bir kısmının sosyal medyadaki içeriklere hiçbir zaman yorum yapmadığı ve çoğunlukla aile üyeleri ile yakın arkadaş çevreleriyle iletişim kurduğu tespit edilmiştir.

Elde edilen sonuçlar, çocukların dijital dünyada erken yaşlardan itibaren yer aldığını ancak içerik üretme noktasında daha çok tüketim odaklı ve pasif bir tutum sergilediklerini ortaya koymaktadır. Yazar, bu bulguları önceki ulusal ve uluslararası araştırmalarla karşılaştırarak çocukların sosyal medya kullanım sürelerinin küresel eğilimlerle benzerlik gösterdiğini vurgulamıştır. Çalışma, çocukların çevrimiçi ortamlarda karşılaşabilecekleri siber zorbalık ve bağımlılık gibi risklere dikkat çekerek ebeveynlerin ve eğitimcilerin rehberlik rolünün önemine işaret etmektedir. Bu doğrultuda, çocukların dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi ve bilinçli teknoloji kullanımı konusunda desteklenmesi gerektiği sonuç bölümünde ayrıntılı olarak tartışılmıştır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Araştırma, teknolojinin bireylerin yaşam biçimlerini ve alışkanlıklarını dönüştürdüğü kuramsal temel üzerine kurulmuştur. Hegel'in bireylerin kendi çağlarının birer ürünü olduğu düşüncesinden hareketle, Z kuşağı kavramı; doğuştan dijital ortamlarda yer alan, teknolojik araçlarla erken yaşlardan itibaren iç içe büyüyen bir kohort olarak ele alınmıştır. Dijital yerliler olarak nitelendirilen bu kuşak, iletişim ve etkileşim pratiklerini geleneksel mecralardan dijital ağlara taşımıştır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, ulusal ve uluslararası alanyazında çocukların internet ve sosyal medya kullanımına yönelik yapılmış olan ampirik araştırmalarla doğrudan ilişki kurmaktadır. Bu kapsamda Türkiye İstatistik Kurumu verileri, Pew Research Center raporları ve çocukların dijital okuryazarlığı ile sosyal ağ katılımını inceleyen çeşitli akademik çalışmalar sentezlenmiştir.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, Z kuşağı kapsamında yer alan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını, tercih ettikleri platformları, kullanım sürelerini, günlük ziyaret sıklıklarını ve kullanım amaçlarını ayrıntılı bir şekilde belirlemektir (Elkatmış, 2024).

Yöntem ve yaklaşım

Bu araştırma, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını, tercih ettikleri platformları ve kullanım amaçlarını inceleyen nicel yaklaşımlı tarama modeline dayalı ampirik bir çalışmadır (Elkatmış, 2024).

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesini temsil eden yedi farklı il merkezindeki devlet okullarında öğrenim gören 2021-2022 eğitim-öğretim yılı dördüncü sınıf öğrencileri.
Örneklem veya araştırma materyali
Araştırmanın örneklemini, tabakalı ve tesadüfi örnekleme yöntemleriyle seçilen okullardan dördüncü sınıfları temsil eden toplam 654 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır.
Veri toplama süreci
Veriler, ilgili literatür taranarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşü ile pilot uygulamalarla son şekli verilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen nitel ve nicel nitelikli veriler, benzer verilerin belirli kavram ve temalar altında gruplandırılmasını sağlayan içerik analizi tekniğiyle frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir.
Sosyal medya kullanım süresiGünlük kullanım sıklığıTercih edilen platformlarKullanım amaçlarıİçeriklere yorum yapma davranışıİletişim kurulan kişiler

Bulgular

  1. İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaklaşık yüzde elli altısı sosyal medya uygulamalarını aktif olarak kullandığını belirtirken, yüzde kırk dördü henüz bu uygulamaları kullanmadığını ifade etmiştir (Elkatmış, 2024).

  2. Sosyal medya kullanan dördüncü sınıf öğrencierinin yaklaşık üçte dördü bu platformları her gün düzenli olarak ziyaret etmekte ve günlük kullanım süresi genellikle bir ile iki saat arasında değişmektedir (Elkatmış, 2024).

  3. Öğrencilerin en çok tercih ettiği sosyal medya platformları sırasıyla YouTube, WhatsApp, TikTok ve Instagram iken, en az tercih edilenler Skype, Messenger ve Twitter olarak belirlenmiştir (Elkatmış, 2024).

  4. Öğrenciler sosyal medya platformlarını en yüksek oranda ödev ve proje gibi bilgi paylaşımı, arkadaşlarıyla iletişim kurma ve oyun oynama amacıyla tercih etmektedirler (Elkatmış, 2024).

  5. Katılımcı öğrencilerin çoğunluğu sosyal medyadaki paylaşımlara hiçbir zaman yorum yapmadığını belirtmiş, iletişim kurdukları kişilerin ise çoğunlukla aile bireyleri ile okul ve mahalle arkadaşları olduğu saptanmıştır (Elkatmış, 2024).

Tartışma ve sonuç

Araştırma bulguları, ilkokul dördüncü sınıf düzeyindeki çocukların yarısından fazlasının sosyal medya uygulamalarını aktif olarak kullandığını ve bu alışkanlığın erken yaşlarda başladığını göstermektedir. Bu durum, dijital teknolojilerin çocukların yaşam evrenini ne denli kuşattığını ve geleneksel iletişim biçimlerinin yerini çevrimiçi mecralara bıraktığını açıkça ortaya koymaktadır.

Yazar, elde edilen veriler ışığında çocukların sosyal medyayı yalnızca eğlence aracı olarak görmediğini, aynı zamanda ödev, proje ve bilgi paylaşımı gibi akademik ve işlevsel amaçlarla da yoğun bir şekilde kullandığını açıklamaktadır. Buna karşın öğrencilerin içeriklara yorum yapma ve paylaşımda bulunma oranlarının düşük olması, çocukların bu platformlarda daha çok tüketici konumunda kaldığına işaret etmektedir.

Literatürdeki ulusal ve uluslararası çalışmalarla karşılaştırıldığında, bu araştırmanın sonuçları farklı coğrafyalarda yaşayan çocukların da benzer yaşlarda sosyal medya kullanmaya başladığını ve YouTube ile WhatsApp gibi görsel ağırlıklı platformları önceliklendirdiğini doğrulamaktadır. Yazar, bu durumun hem fırsatlar barındırdığını hem de siber zorbalık ve bağımlılık gibi riskler taşıdığını vurgulamaktadır.

Sonuç olarak, çocukların dijital dünyadaki varlığının yadsınamaz bir gerçeklik olduğu, bu nedenle ebeveynlerin ve eğitimcilerin çocukların çevrimiçi alışkanlıklarını yakından izlemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Çocukların sosyal medyayı güvenli, dengeli ve kişisel gelişimlerini destekleyecek biçimde kullanabilmeleri için bilinçli rehberlik faaliyetlerinin hayati önem taşıdığı sonuçuna varılmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazar, dördüncü sınıf öğrencilerinin günlük sosyal medya kullanım sürelerine ilişkin elde ettiği bulguların, Güney tarafından ortaokul öğrencileri üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarıyla büyük ölçüde örtüştüğünü ve çocukların erken yaşlardan itibaren bu platformlarla yoğun bir etkileşim içinde olduğunu vurgulamaktadır (Elkatmış, 2024).

Yazar, araştırma kapsamında elde edilen günlük kullanım sıklığı verilerinin TÜİK tarafından yayımlanan çocuklarda bilişim teknolojileri kullanım oranlarıyla paralellik gösterdiğini, dijital araçların çocukların günlük rutinlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtmektedir (Elkatmış, 2024).

Yazarların ulaştığı sonuç

Araştırma sonuçunda, ilkokul dördüncü sınıf düzeyindeki çocukların sosyal medya kullanımının oldukça yaygın olduğu, bu platformların ağırlıklı olarak bilgi paylaşımı, iletişim ve eğlence amacıyla tercih edildiği ancak çocukların içerik üretme noktasında daha pasif kaldığı anlaşılmaktadır (Elkatmış, 2024).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, alanyazında genellikle ortaokul, lise ve üniversite düzeyindeki bireyler üzerine yoğunlaşan dijital alışkanlıklar literatürüne erken çocukluk döneminden adım atılması gerektiğine işaret eden kuramsal ve ampirik bir işlev üstlenmektedir. İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım dinamiklerini yedi coğrafi bölgeyi temsil eden geniş bir örneklem üzerinden incelemesi, literatürdeki yaş sınırı varsayımlarını sörgülayan kritik bir boşluğu doldurmaktadır. Böylece makale, çocukların dijital dünyadaki erken katılım süreçlerinin anlaşılmasına özgün bir veri tabanı sağlamaktadır.

Çalışma, önceki ulusal ve uluslararası araştırmaların elde ettiği bulgularla büyük ölçüde paralellik gösterirken, özellikle TikTok gibi görece yeni platformların ilkokul öğrencileri arasındaki yayılım hızını belgelemesi bakımından öncül çalışmalardan ayrılmaktadır. Alanyazındaki Cagiltay ve arkadaşları ile Livingstone ve ekibinin çocukların dijital katılımına yönelik tespitlerini teyit etmekte; buna ek olarak çocukların sosyal medyayı yalnızca tüketim odaklı değil, aynı zamanda ödev ve bilgi paylaşımı gibi işlevsel amaçlarla da kullandığını göstererek önceki çalışmaların kapsamını genişletmektedir.

Literatür taraması yapan araştırmacılara çocukluk döneminde dijitalleşme, platform tercihleri ve günlük kullanım süreleri ekseninde kapsamlı bir zemin sunmaktadır. Çalışma, özellikle YouTube ve WhatsApp gibi mecraların küçük yaş gruplarındaki merkezi konumunu kanıtlayan bulgularıyla, araştırmacıların dijital iletişim ekosistemindeki değişimleri doğru okumasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca çocukların içerik üretmekten ziyade tüketici konumunda kaldığını gösteren veriler, gelecek taramalarda dijital okuryazarlık ve pasif kullanım temalarının ele alınması için sağlam bir dayanak oluşturmaktadır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · introductionIlkokul dönemindeki çocuklar sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanmaktadır.

Z kuşağı tanımının ve erken çocuklukta dijital tanisyan nesil olgusunun giriş bölümünde temellendirilmesinde kullanılır (Elkatmış, 2024).

Ilkokul Öğrencilerinin Dijital Tüketim Alisikliklari ve Akademik Başarı İlişkisi

Araştırma sorusu
Ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin günlük sosyal medya kullanım süresi akademik başarı algılarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Evren, yedi coğrafi bölgedeki devlet okullarından güç analiziyle belirlenecek örneklemdendir; veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanıp içerik analiziyle çözümlenir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede öğrencilerin sosyal medyayı bilgi paylaşımı ve ödev amacıyla kullandığının belirlenmesi, bu kullanımın akademik boyutunun derinlemesine araştırılması gerekliliğinden türetildi (Elkatmış, 2024).

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewÇocuklar sosyal medyayı ağırlıklı olarak ödev ve iletişim amaçlı tercih etmektedir.

Litaretur taramasında çocukların dijital araç kullanım amaçlarini sınıflandıran alt başlıkta doğrudan referans olarak verilir (Elkatmış, 2024).

Çocukların Dijital Mecralarda İçerik Uretmeme Eğilimlerinin Incelenmesi

Araştırma sorusu
Ilkokul öğrencilerinin sosyal medya platformlarında paylaşım ve yorum yapmaktan kacinmalarinin temel nedenleri nelerdir?
Yöntem taslağı
Çalışma grubu veri doygunluğuna ulaşıncaya kadar seçilen ilkokul öğrencilerinden oluşur; veriler görüşme yoluyla toplanarak tematik içerik analiziyle değerlendirilir.

Makaleyle bağlantısı: Araştırma bulgularında öğrencilerin büyük çoğunluğunun paylaşımlara hiç yorum yapmadiginin saptanması üzerine bu pasifliğin nedenlerini araştırmak amacıyla tasarlanmıştır (Elkatmış, 2024).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaÖğrencilerin büyük bölümü sosyal medya içeriklerine yorum yapmamaktadır.

Tartışma bölümünde çocukların dijital mecralarda üretici değil tüketici konumunda kaldığını açıklamak üzere işlenir (Elkatmış, 2024).

Z Kuşağı Çocukların Sosyal Medya Platform Tercihlerinin Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Ilkokul öğrencilerinin YouTube ve WhatsApp platformlarını diğer mecralara göre daha yoğun tercih etmelerinin faktörleri nelerdir?
Yöntem taslağı
Örneklem, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki okullardan tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenir; veriler görüşme formuyla derlenip frekans ve yüzde dağılımlarıyla çözümlenir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede öğrencilerin en çok YouTube ve WhatsApp platformlarını kullandığının tespit edilmesi, bu tercihin arkasındaki dinamiklerin incelenmesi ihtiyacından doğmuştur (Elkatmış, 2024).

Kaynakça

  1. Güney, Z. (2020). Çocukların sosyal medya kullanımı üzerine bir araştırma. Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 11, 188-199.
  2. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) (2021). Çocukların Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması, 2021.

Bu konudaki diğer çalışmalar

İşletme, Ekonomi ve İletişimNitel araştırma · 2019

Sosyal medya toplumsal hareketlerde nasıl bir rol oynuyor?

15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Twitter kullanımında olağanüstü bir artış yaşanmış, günlük ortalama 5,6 milyon olan tweet sayısı 15 Temmuz'da 6,8 milyona, 16 Temmuz'da ise yaklaşık %223 artarak 18,6 milyona ulaşmıştır. Bu artış dijital platformların anlık kriz iletişimindeki kitlesel rolünü ortaya koymaktadır.

Semra Demirdiş · Sosyal Bilimler