Akademik arama

Arama sonuçları

öğrenci” için 24 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Çin'de COVID-19 Kısıtlamalarının Kaldırılmasından Sonra Ortaokul ve Lise Öğrencilerinde Akademik Başarı ve Ruh Sağlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte eğitim sistemlerini köklü biçimde değiştirmiş ve yüz yüze eğitimden evden çevrim içi öğrenmeye geçiş, öğrencilerin öğrenme süreçleri ile psikolojik durumları üzerinde belirgin etkiler yaratmıştır. Mevcut literatürde yer alan akademik başarı ve ruh sağlığı odaklı çalışmaların büyük bölümü üniversite veya tıp ve hemşirelik öğrencilerine yoğunlaşırken, ortaokul ve lise düzeyindeki ergenlerin kısıtlamaların kaldırılması sonrasındaki durumunu inceleyen ampirik araştırmalar son derece sınırlıdır. Çin'in 7 Aralık 2022 tarihinde pandemi kısıtlamalarını esnetmesinin ardından öğrencilerin okula dönüş sürecindeki akademik performans değişimleri ile depresyon, anksiyete ve internet bağımlılığı gibi ruh sağlığı sorunları arasındaki ilişki geniş ölçekli araştırma ihtiyacını ortaya koymaktadır.

akademik başarıruh sağlığıöğrencilerCOVID-19Çin

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Türkiye'de COVID-19 Pandemisinin İkinci Dalgasında Üniversite Öğrencilerinde Stres, Anksiyete, Depresyon ve TSSB Yordayıcıları ve Yaygınlığı

COVID-19 pandemisi küresel ölçekte toplum sağlığını tehdit ederken, yükseköğretim öğrencileri akademik zorluklar, sosyal izolasyon, ekonomik belirsizlikler ve mezuniyet sonrası istihdam kaygıları nedeniyle ruh sağlığı bozulmalarına karşı oldukça hassas bir grup haline gelmiştir. Pandeminin ilk dalgasında ortaya çıkan akut kaygılar, sürecin uzaması ve ikinci dalganın yaşanmasıyla birlikte yerini kronik stres, yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) bırakmıştır. Literatürde, salgının farklı evrelerinde öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve manevi faktörlerin boylamsal ya da tekrarlanan kesitler halinde nasıl bir değişim gösterdiği sorusu önem kazanmaktadır.

depresyonanksiyeteTSSB—travma sonrası stres bozukluğustresCOVID-19

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

İranlı Hemşirelik Öğrencilerinde Algılanan Mesleki Kimlik ve İlişkili Faktörler: Kesitsel Bir Çalışma

Hemşirelik mesleğinin küresel ölçekte karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri hemşire eksikliği ve öğrencilerin meslekte tutulmasıdır. Mesleki kimlik, hemşirelik disiplininin norm, değer ve özelliklerinin benimsenmesiyle bireyin bir hemşire gibi düşünmesi, hissetmesi ve davranması sürecidir. Bu kimliğin olumlu düzeyde gelişmesi, öğrencilerin klinik performansını, ruh sağlığını, bakım kalitesini ve iş doyumunu doğrudan etkilemektedir. Doğulu toplumlarda sosyokültürel dinamiklerin mesleki kimlik algısı üzerindeki etkileri yeterince incelenmediğinden, bu çalışmada İran bağlamında hemşirelik öğrencilerinin mesleki kimlik düzeyleri ve bunu kestiren faktörler incelenmektedir.

MeslekiKimlikHemşirelik öğrencileriİran

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Bangladeş'te Lisans Üniversite Sınavına Hazırlanan Öğrencilerde Depresyon Belirtileri, Anksiyete ve Stres: Kesitsel Bir Çalışma

Gelişmekte olan ülkelerde ruh sağlığı kaynaklarının yetersizliği, yükseköğretime geçiş aşamasındaki gençlerin karşılaştığı akademisi temelli psikososyal baskıları daha ağır hale getirmektedir. Bangladeş'te kamu üniversitelerindeki kontenjanların son derece kısıtlı olması, üniversiteye giriş sınavlarını yüksek rekabetli bir yarışa dönüştürmektedir. COVID-19 pandemisi sürecinde sınavların ertelenmesi ve 'otomatik geçiş' uygulamaları aday öğrenciler üzerinde ek belirsizlik ve toplumsal baskı oluşturmuştur. Bu çalışma, üniversiteye giriş sınavına hazırlanan adayların depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini inceleyerek literatürdeki ampirik veri eksikliğini gidermeyi amaçlamaktadır.

depresyonanksiyetestresüniversiteye kabulgenç öğrenciler

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Mülteci Öğrencilerin Türk Eğitim Sistemine Uyumunda Eğitimde Kalite Olgusunun İncelenmesi

Gelişmekte olan ülkelerde kitlesel göç hareketleri, eğitim sistemlerinin yapısını ve niteliğini doğrudan etkileyen dinamiklerin başında gelmektedir. Zorunlu göçler sonuçunda farklı dil ve kültür altyapısına sahip çocukların ev sahibi ülkenin okullarına katılması, fırsat eşitliği, sosyal uyum ve kapsayıcı eğitim bağlamında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde yürütülen çalışmalarda, mülteci öğrencilerin eğitim sistemine entegrasyonunda karşılaşılan güçlüklerin ve derslerdeki niteliğin korunması süreçlerinin öğretmen ve okul yöneticisi görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi büyük bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırma, yerel düzeyde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan eğitimcilerin mülteci öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel uyum süreçlerine ilişkin deneyimlerini ve bu sürecin eğitim kalitesine etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alandaki ampirik ve uygulamalı tartışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Mülteci öğrencileruyumgöç ve eğitimeğitim politikalarıeğitimde kalite

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Güvenli Bir Alan Yaratmak: Tıp Öğrencilerinin İletişim Becerilerini Öğrenmede Oyuncu Simülasyonlarının Kullanımına İlişkin Perspektifleri

Tıp eğitiminde klinik yetkinliğin temel taşlarından biri olan hekim-hasta iletişimi, hastaların tedaviye katılımı, memnuniyeti ve klinik çıktılar üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Kötü haber verme, belirsizlikle başa çıkma ve karmaşık duygusal tepkileri yönetme gibi güç klinik senaryolarda iletişim aksaklıkları ciddi tıbbi hatalara ve hasta hakları ihlallerine yol açabilmektedir. Geleneksel teorik anlatımların aksine, iletişim becerilerinin deneyimsel öğrenme modelleriyle kazandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Profesyonel oyuncuların hasta rolünü üstlendiği simülasyonlar, öğrencilere gerçekçi bir klinik ortam sunarken aynı zamanda hasta güvenliğini riske atmadan pratik yapma imkânı tanır. Alan yazındaki ana tartışma, simülasyon ortamındaki psikolojik güvenliğin, geri bildirim mekanizmalarının ve rol oynama süreçlerinin öğrencilerin mesleki kimlik gelişimi ile iletişim yeterliliklerine nasıl yansıdığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Tıp öğrencileriHekim-hasta iletişimiİletişim becerileri çalışmalarıPsikolojik güvenlikGeri bildirim

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

Üniversite Öğrencilerinde Akademik Duygular, Üniversiteye Uyum ve Okulu Bırakma Eğilimi

Yükseköğretime geçiş süreci, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal alanlarda önemli dönüşümler yaşadığı kritik bir evredir. Özellikle COVID-19 pandemisi ve acil uzaktan eğitim uygulamaları, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Alanyazında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal gelişimlerine odaklanılırken, bu süreçlerin arka planında yer alan ve akademik başarı ile okulu bırakma kararlarını doğrudan etkileyen duygusal yaşantıların rolü uzun süre ihmal edilmiştir. Bu çalışma, akademik duyguların üniversiteye uyum ve okulu bırakma niyeti üzerindeki yordayıcı rolünü inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı ve yükseköğretimde kalıcılığı artıracak müdahale mekanizmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

akademik duygularüniversite yaşamına uyumüniversite terkiüniversite öğrencileriyükseköğretim

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Kaygı ve Depresyonun Ötesinde Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Esenlik Değerlendirmesi: Bir Kapsam Belirleme İncelemesi

Tıp eğitimi boyunca öğrencilerin yoğun akademik yük ve klinik sorumluluklarla karşılaşması esenliklerini ciddi oranda bozmaktadır. Literatürde bu durum sıklıkla depresyon ve kaygı gibi klinik patolojiler üzerinden incelenmekte, ancak bu yaklaşım öğrencilerin bütüncül iyilik hallerini tanımlamakta yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda esenliği tükenmişlik, stresör kaynakları ve başa çıkma gibi çok boyutlu parametrelerle değerlendiren geçerli ölçme araçlarının sistematik olarak derlenmesi ihtiyacı bu incelemenin temel sorusunu oluşturmaktadır.

esenliktıp öğrencilerianketlerkapsam belirleme incelemesi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Robotik ve Kodlama Eğitiminin Kız Öğrencilerin STEM Motivasyonu, Tutumu ve Kariyer Hedefleri Üzerindeki Etkisi

STEM eğitimi, 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi, ekonomik büyümeyi desteklemeyi ve STEM alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan disiplinler arası bir yaklaşımdır. Ancak, geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve kültürel stereotipler nedeniyle kız öğrencilerin bu alanlardaki kimlik gelişimleri ve kariyer tercihleri sınırlı kalmaktadır. Özellikle sözel ve dini ağırlıklı müfredata sahip, teknolojiye erişimi kısıtlı kız okullarında bu engeller daha belirgindir. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurmak amacıyla sözel-dini odaklı bir kız lisesindeki teknoloji müdahalesinin etkilerini ampirik olarak sörgülamaktadır.

kız öğrencirobotik ve kodlamaSTEM kariyeriSTEM motivasyonuSTEM tutumu

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Bir Portekiz Sosyal-Duygusal Öğrenme Programının İlkokul Öğrencilerinin Yetkinlikleri Üzerindeki Etkileri

Sosyal-duygusal öğrenme (SDÖ) müdahaleleri, öğrencilerin öz-düzenleme, iletişim ve olumlu akran ilişkileri gibi hayati becerilerini geliştirmede küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Eğitim psikolojisi alanında, müfredatla bütünleştirilmiş evrensel SDÖ programlarının çocukların akademik başarısı, duygusal refahı ve sınıf içi sosyal iklimi üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmakla birlikte, müdahalelerin etkililiğine ilişkin literatürde karmaşık sonuçlar da bulunmaktadır. Özellikle Portekiz ilkokul bağlamında, bu tür evrensel müfredat temelli programların ampirik olarak değerlendirildiği yarı-deneysel çalışmaların oldukça sınırlı olması, alanın geliştirmesi gereken temel bir tartışma konusudur.

sosyal duygusal öğrenmeevrensel müdahaleilkokulöz-düzenlemeiletişim

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Turizm Sektöründe Mutfak Mesleğinde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Mutfak Deneyimi Olan Üniversite Öğrencilerinin Perspektifi

Turizm ve ağırlama sektöründe profesyonel mutfak alanı, tarihsel ve kültürel gelişim süreci içerisinde yoğun bir biçimde erkek egemen hiyerarşik yapılarla biçimlenmiş bir çalışma alanıdır. Ev içi alanda yemek pişirme davranışı geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri gereği kadınlarla ilişkilendirilmesine karşın, profesyonel restoran mutfaklarında yöneticilik, aşçıbaşılık ve prestijli konumlar ağırlıklı olarak erkek çalışanların denetiminde kalmıştır. Türkiye'deki ataerkil toplumsal yapı ve işgücü piyasasının cinsiyetlendirilmiş dinamikleri doğrultusunda kadın çalışanlar; düşük ücret, terfi engelleri, uzun çalışma saatleri, mobbing ve taciz gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu makale, gastronomi ve mutfak sanatları ile aşçılık programlarında öğrenim gören ve mesleki mutfak deneyimine sahip üniversite öğrencilerinin algıları üzerinden mutfaktaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çözümlemeyi amaçlamaktadır.

toplumsal cinsiyettoplumsal cinsiyet eşitsizliğiprofesyonel mutfakkadın şeflerin kariyerlerinin desteklenmesişeflerin liderlik vasıflarının önemi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka Teknolojilerinin Kullanımına İlişkin Öğrenci Perspektifleri

Yükseköğretimde ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının hızla yaygınlaşması, geleneksel akademik dürüstlük politikalarının ve intihal algılarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Söz konusu teknolojiler, öğrencilerin yazma süreçlerini ve bilgiye erişim biçimlerini dönüştürürken, üniversitelerin akademik dürüstlük kurallarının güncellenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, öğrencilerin üretken yapay zeka araçlarına yönelik farkındalıkları, kullanım amaçları, akademik yazma özgüvenleri ile bu teknolojilere ilişkin tutumları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır.

Yapay zekaÜretken yapay zekaYardımcı teknolojiYükseköğretimAkademik beceriler

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

Eğitim Verilerinde Duygu Analizi ve Görüş Madenciliği: Kapsamlı Bir Derleme

Eğitim sektöründe duygu analizi ve görüş madenciliği, öğrencilerin geri bildirimlerini pedagojik ve kurumsal düzeyde değerlendirmek amacıyla giderek daha fazla kullanılmaktadır. Öğrenim yönetim sistemleri, ders değerlendirme anketleri ve çevrim içi tartışma forumları üzerinden toplanan nitel metinler, öğrenme ve öğretme süreçlerinin geliştirilmesinde kritik rol oynamaktadır. Ancak bu metinlerin manuel olarak etiketlenmesi büyük kaynak ve zaman gerektirdiğinden, yapay zekâ ve doğal dil işleme tekniklerine dayalı otomatik duygu analizi yaklaşımlarına olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.

Duygu AnaliziGörüş MadenciliğiÖğrenci Geri BildirimiYapay ZekâBERT

Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim

Z Kuşağının Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıklarının İncelenmesi

Dijitalleşme süreçlerinin hız kazanmasıyla birlikte internet ve bilgisayar teknolojileri bireysel yaşamın merkezine yerleşmiş, özellikle iletişim pratikleri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Geleneksel iletişim biçimlerinin yerini dijital ağlara bırakması, çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunda yeni alışkanlıkların doğmasına yol açmıştır. Alanyazında genellikle ortaokul ve lise düzeyindeki bireyler üzerine odaklanıldığı görülmekte, daha erken yaş gruplarında sosyal medya kullanımının dinamikleri yeterince ele alınmamaktadır. Bu araştırma, Z kuşağı olarak tanımlanan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını çok boyutlu bir perspektifle ele alarak bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

alışkanlıkilkokulöğrencisosyal medyaZ kuşağı

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

Gizli Müfredatın Etkisini Kırma: Mesleki Davranışları Geliştirmek İçin Gerçekçi ve Yenilikçi Bir Perspektif

Sağlık meslekleri eğitiminde resmi müfredatlar mesleki standartları ve yetkinlikleri açıkça tanımlasa da, klinik ortamlarda yazılı olmayan kurallar, hiyerarşik güç dinamikleri ve rol modellerinin tutumları biçiminde beliren gizli müfredat, tıp öğrencilerinin mesleki kimlik gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, resmi müfredatın ilettiği mesajlar ile klinik ortamda gözlemlenen uygulamalar arasında belirgin bir uyumsuzluk yaratarak öğrencilerin etik ve mesleki karar alma süreçlerini zorlaştırmaktadır. Literatürde gizli müfredatın yıkıcı etkilerini hafifletmeye ve erken klinik dönemdeki tıp öğrencilerine doğru mesleki davranışları kazandırmaya yönelik kuramsal temelli, müdahale odaklı eğitim stratejilerinin ve bunların belirleyicilerinin nasıl tasarlanması gerektiği konusunda önemli bir boşluk bulunmaktadır.

gizli müfredatmesleki davranışlartıbbi profesyonelliktasarım tabanlı araştırmaplanlanmış davranış teorisi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

CiteSpace Tabanlı Küresel Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik Eğitimi Bilgi Haritalama Analizi

Dördüncü sanayi devriminin getirdiği küresel dönüşüm, geleneksel tek disiplinli eğitim anlayışının ötesine geçerek öğrencilerin disiplinlerarası problem çözme, yaratıcılık ve yenilikçilik becerilerini geliştiren STEM eğitimi modelini ön plana çıkarmıştır. ABD başta olmak üzere dünyadaki birçok ülke STEM eğitimini ulusal kalkınma ve rekabet stratejilerinin merkezine koymuştur. Ancak, alanda yayımlanan akademik çalışmaların hızla çoğalması, araştırma odaklarının, dönemsel eğilimlerin, kurumlar arası işbirliklerinin ve araştırma cephelerinin bütüncül bir biçimde anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, 2004-2022 yılları arasındaki küresel STEM eğitimi yazınını haritalandırarak alandaki entelektüel yapıyı çözümlere kavuşturmayı amaçlamaktadır.

STEM eğitimibibliyometribilgi haritalamaCiteSpacebilgi grafiği

Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri

Okul Dışı Öğrenme Ortamlarında STEM Eğitiminin Öğretmenlerin STEM Farkındalıklarına ve 21. Yüzyıl Becerilerine Etkisi

Geleneksel sınıf içi eğitimin sınırlarını aşarak öğrencilerin gerçek dünya sorunlarını deneyimlemesini sağlayan okul dışı öğrenme ortamları, disiplinler arası bir yaklaşım olan STEM eğitimi için zengin bir laboratuvar işlevi görmektedir. Ancak bu ortamların etkililiği, öğretmenlerin STEM farkındalıkları ve 21. yüzyıl becerileri ile doğrudan ilişkilidir. Alan yazındaki tartışmalar okul dışı ortamlarda gerçekleştirilen etkinliklerin öğrencilere etkisine odaklanırken, bu süreçlerin öğretmenlerin mesleki gelişimlerine, bütüncül STEM algılarına ve teknoloji okuryazarlığı gibi temel becerilerine olan katkısı yeterince araştırılmamıştır. Bu makale, okul dışı ortamlarda tasarlanan ve uygulanan STEM faaliyetlerinin öğretmenlerin ilgili yeterlilikleri üzerindeki dönüştürücü rolünü inceleyerek bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

okul dışı öğrenme ortamlarıortaokul öğretmen eğitimiSTEM eğitimi21. yüzyıl becerileri

Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri

İngilizceyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerde Psikolojik İyi Oluşun Yordayıcıları Olarak Öz-Farkındalık, Öz-Yeterlik ve Öz-Düzenleme

Yabancı dil olarak İngilizce öğrenimi (EFL), yüksek bilişsel yük, akademik baskı ve performans kaygısı gibi etkenler nedeniyle öğrencilerin psikolojik esenliği üzerinde belirgin bir baskı oluşturmaktadır. Pozitif psikoloji ve ikinci dil edinimi yazınında, öğrencilerin duygusal durumlarının dil öğrenim başarısı ve genel yaşam tatmini üzerindeki rolü giderek daha fazla vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, öz-farkındalık, akademik öz-yeterlik ve öz-düzenleme becerilerinin eudaimonik psikolojik iyi oluş üzerindeki eş zamanlı doğrudan ve dolaylı etkilerini inceleyen bütüncül ampirik modeller oldukça sınırlıdır. Çalışma, Çin bağlamındaki yükseköğretim EFL öğrencilerinin psikolojik iyi oluş düzeylerini şekillendiren yapısal mekanizmaları açıklayarak bu literatürdeki eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır.

öz-farkındalıköz-yeterliköz-düzenlemepsikolojik iyi oluşyapısal eşitlik modellemesi

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Eğitim Yazılımlarında Oyunlaştırmanın Olumsuz Etkileri: Sistematik Haritalama ve Uygulayıcı Algıları

Dijital eğitim platformları, özellikle Duolingo gibi büyük ölçekli servislerin başarısıyla birlikte, oyunlaştırmayı öğrenme süreçlerini daha verimli ve ilgi çekici hale getirmek için yaygın bir strateji olarak benimsemiştir. 2025 yılına kadar 32 milyar dolarlık bir pazar değerine ulaşması beklenen bu alan, yazılım mühendislerinin insan psikolojisi ve oyun mekanikleri konusundaki uzmanlığına dayanmaktadır. Ancak mevcut literatür, oyunlaştırmanın yalnızca olumlu çıktılarına odaklanma eğilimindedir. Bu durum, yanlış tasarlanmış oyun öğelerinin öğrenci motivasyonunu kırması, performansı düşürmesi veya etik dışı davranışlara yol açması gibi istenmeyen sonuçların göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Çalışma, bu eleştirel boşluğu doldurmak amacıyla oyunlaştırmanın karanlık tarafını hem akademik literatür hem de sektör uygulayıcılarının bakış açısıyla sorunsallaştırmaktadır.

oyunlaştırmaolumsuz etkilereğitimöğrenmesistematik haritalama

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Eğitimde Puanlamayı Oyunlaştırmadan Ayırmak ve Netleştirmek: Yükseköğretimde Puanlama Yaklaşımının Etkililiği

Oyunlaştırma, 2010'lu yıllardan itibaren eğitim alanında öğrencilerin motivasyonunu ve derse katılımını artırmak amacıyla yaygın şekilde benimsenmiştir. Ancak uygulama sürecinde oyun düşüncesi (game thinking) ilkesi ihmal edilerek yalnızca puan, rozet ve ödül gibi münferit ögelerin eklenmesi, kavramın yanlış anlaşılmasına ve 'puanlama' (pointsification) olarak adlandırılan dar bir yaklaşıma indirgenmesine yol açmıştır. Literatürde puanlama uygulamalarının da oyunlaştırma başlığı altında değerlendirilmesi, ampirik sonuçlarda kafa karışıklığına ve çelişkili bulgulara neden olmaktadır. Bu çalışma, yükseköğretim bağlamında her iki kavramın sınırlarını çizmeyi ve puanlamanın eğitsel etkililiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır.

oyunlaştırmapuanlamamotivasyonyükseköğretimöğrenmenin etkililiği

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

Yükseköğretim Tesislerinde Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Sistemlerinin Güncel Durumu Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme

Yükseköğretim kurumları, artan öğrenci sayıları, genişleyen yerleşkeler ve büyüyen araştırma altyapıları nedeniyle küresel ölçekte ciddi bir elektrik ve enerji tüketim odağı haline gelmiştir. Bu durum, üniversite yerleşkelerinin karbon ayak izini azaltma, işletme maliyetlerini düşürme ve iklim değişikliğiyle mücadelede öncü rol üstlenme sorumluluğunu artırmaktadır. Literatürde binalarda enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji entegrasyonu geniş yer bulsa da, akademik tesislerin farklı kullanım alanlarına göre enerji kullanım yoğunluklarının ve iklimsel faktörlerin bütüncül analizi eksiktir.

eğitim tesislerienerji verimliliğifotovoltaikyenilenebilir enerjisürdürülebilirlik

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Eğitimsel Değerlendirmenin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği: Transdisipliner Bir Perspektif

Eğitimsel değerlendirme, öğrenci deneyimlerinin kalitesi, öğretmenlerin öğretim faaliyetleri, müfredatın değerlendirilmesi ve okul performansı üzerinde kritik bir kaldıraca sahiptir. Ancak tarihsel süreçte, ölçme ve değerlendirme alanı ile psikoloji, müfredat, sınıf içi öğretim ve teknoloji gibi temel disiplinler birbirinden kopuk ve bağımsız alanlar halinde gelişmiştir. Bu makale, söz konusu kopukluğun eğitimsel süreçler üzerindeki olumsuz etkilerini ele almakta ve disiplinler arası bir entegrasyonun gelecekteki değerlendirme sistemleri için nasıl bir zorunluluk olduğunu sörgülamaktadır.

değerlendirmetest etmeteknolojipsikometripsikoloji

Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri

Enderun Okulu: Üstün Yetenekli Çocukların Belirlenmesi ve Eğitimi

Tarihsel süreçte üstün yetenekli bireylerin tanılanması ve eğitilmesi, devletlerin nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamada kritik bir role sahip olmuştur. Osmanlı Devleti de bürokratik ve askeri kadrolarını yetiştirmek amacıyla devşirme sistemine dayalı Enderun Mektebi'ni kurarak özgün bir saray eğitimi modeli geliştirmiştir. Günümüz üstün zekalılar ve yetenekliler eğitimi literatüründe, tarihsel uygulamaların modern tanılama ve farklılaştırılmış öğretim yaklaşımlarıyla ne ölçüde örtüştüğü tartışılmaktadır. Bu makale, Enderun Mektebi'nin öğrenci seçme kriterlerini, kıyafet ilmi (ilm-i kıyafe) gibi geleneksel tanılama araçlarını ve kurum bünyesindeki kademeli eğitim yapısını inceleyerek tarihsel deneyimin çağdaş özel yetenekliler eğitimine sunduğu katkıları tartışmaktadır.

Enderunüstün yetenektanılamailm-i kıyafe (kıyafet ilmi)

Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih

Bouba-Kiki Fenomeni Üzerine Psikolinguistik Bir Çalışma: Sesler ile Şekiller Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi

Dilbilim ve psikoloji disiplinlerinin kesişim noktasında yer alan ses simgececiliği, dilin kökeni ve doğasına dair yürütülen tartışmalarda geleneksel dilsel uzlaşı ve rastlantısallık varsayımlarını sörgülayan temel bir araştırma alanıdır. Özellikle sesler ile görsel biçimler arasındaki evrensel veya kültürel bağlamda tutarlı eşleşmeleri inceleyen bouba-kiki fenomeni, bireylerin duyusal girdileri işlerken sergiledikleri ortak bilişsel eğilimleri ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, farklı dillerde ve öğrenci gruplarında bu bilişsel mekanizmaların işleyiş biçimi ve markalaşma süreçlerindeki yansımaları güncel psikolinguistik araştırmaların odak noktasını oluşturmaktadır.

psikolinguistikbouba-kiki etkisiçapraz-modal algıdilsel biliş
Akademik Makale Arama | Makale Analizi