Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.3389/fpubh.2023.1136557Bangladeş'te Lisans Üniversite Sınavına Hazırlanan Öğrencilerde Depresyon Belirtileri, Anksiyete ve Stres: Kesitsel Bir Çalışma
Gelişmekte olan ülkelerde ruh sağlığı kaynaklarının yetersizliği, yükseköğretime geçiş aşamasındaki gençlerin karşılaştığı akademisi temelli psikososyal baskıları daha ağır hale getirmektedir. Bangladeş'te kamu üniversitelerindeki kontenjanların son derece kısıtlı olması, üniversiteye giriş sınavlarını yüksek rekabetli bir yarışa dönüştürmektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Md. Reza-A- Rabby et al.
- Yayın
- Frontiers in Public Health
- Tarih
- 2023-04-26
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Bangladeş gibi düşük ve orta gelirli coğrafyalarda ruh sağlığı hizmetlerinin kısıtlılığı, genç nüfusun karşılaştığı akademik temelli psikososyal baskıları daha da belirgin hale getirmektedir. Üniversiteye giriş sınavları, öğrencilerin gelecekteki kariyer yollarını ve sosyoekonomik statülerini belirleyen kritik bir eşik niteliği taşıdığından, aşırı rekabetçi ve sınırlı kontenjana sahip sınav sistemi gençler üzerinde ağır bir ruhsal yük oluşturmaktadır. COVID-19 pandemisi sürecinde sınavların ertelenmesi, eğitim takvimindeki belirsizlikler ve formal sınav yapılmaksızın verilen mezuniyet derecelerinin getirdiği toplumsal baskılar, üniversite adayı gençlerin psikolojik dayanıklılığını olumsuz etkilemiştir. Bu bağlamda, üniversiteye giriş sınavına hazırlanan adayların depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin belirlenmesi, halk sağlığı politikalarının geliştirilmesi açısından öncelikli bir gereksinim olarak öne çıkmaktadır.
Bu doğrultuda yürütülen araştırmada, Bangladeş genelinde 2020 yılında yüksekortaöğretim sertifikası (HSC) alan ve lisans programlarına girmeyi hedefleyen 452 öğrencinin katılımıyla kesitsel bir nicel çalışma gerçekleştirilmiştir. Veriler, 25 Nisan - 28 Temmuz 2021 tarihleri arasında Google Forms aracılığıyla çevrim içi anket yöntemiyle toplanmıştır. Katılımcıların sosyodemografik ve akademik özelliklerini belirleyen soruların yanı sıra ruhsal durumlarını değerlendirmek amacıyla 21 maddelik Bangladeş Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği (BDASS-21) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanında, depresyon, anksiyete ve stres puanlarını yordayan faktörleri tespit etmek amacıyla ikili ve çok değişkenli lineer regresyon analizleri uygulanmıştır.
Araştırma bulguları, aday öğrenciler arasında ruh sağlığı sorunlarının oldukça yüksek oranlarda seyrettiğini göstermektedir. Adayların %57,7'sinde hafif ile çok şiddetli düzey arasında depresyon belirtileri, %61,4'ünde anksiyete ve %44,6'sında stres tespit edilmiştir. Şiddetli ve çok şiddetli düzeydeki belirtilerin oranı depresyon için %31,4, anksiyete için %35,9 ve stres için %22,2 olarak hesaplanmıştır. Çok değişkenli regresyon analizleri, kadın olmanın, devlet üniversitesini tercih etmenin, aylık aile gelirinin 25.000 BDT'den az olmasının ve geçmişte psikiyatrik rahatsızlık öyküsüne sahip olmanın her üç ruh sağlığı parametresinde de yüksek risk faktörleri olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca fen bilimleri geçmişine sahip olma depresyon ve stres puanlarını artırırken, nörolojik hastalık öyküsü anksiyete düzeylerini anlamlı biçimde yükseltmektedir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında elde edilen veriler, ulusal ve uluslararası literatürdeki benzer sınav kaygısı ve öğrenci ruh sağlığı araştırmalarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Yazarlar, özellikle kamu üniversitelerine giriş hususundaki yüksek beklentilerin, ailevi baskıların ve düşük gelir düzeyinin yarattığı psikososyal kırılganlıkların altını çizmektedir. Araştırma, yükseköğretime geçiş aşamasındaki gençlerin ruh sağlığının korunması adına düşük yoğunluklu psikolojik müdahalelerin tasarlanması, aile odaklı destek mekanizmalarının kurulması ve aşırı yük getiren üniversite seçme sınav sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede çalışma, tıp ve halk sağlığı literatürüne sınav adayı gençlerin ruhsal durumuna ilişkin özgün bir ampirik katkı sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışma, Bangladeş'te lisans düzeyinde üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrenciler arasında depresyon belirtileri, anksiyete ve stres yaygınlığını ve bunlarla ilişkili sosyodemografik ile klinik faktörleri belirlemeyi amaçlamaktadır(Rabby et al., 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu araştırmada, Bangladeşli lise mezunu gençlerin üniversiteye giriş sınavı hazırlık sürecindeki ruh sağlığı durumunu saptamak amacıyla çevrim içi anket yöntemiyle kesitsel bir desen izlenmiştir(Rabby et al., 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, sınav kaygısı, sosyoekonomik stresörler ve pandeminin getirdiği psikososyal belirsizliklerin gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ele alan halk sağlığı ve psikiyatri epidemiyolojisi çerçevesine dayanmaktadır. Ayrıca COMET-G modeli ve aile içi etkileşim kuramlarıyla ilişkilendirilmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, düşük ve orta gelirli ülkelerde üniversite sınavına hazırlık sürecinin oluşturduğu yoğun rekabet ortamını, Bangladeş'teki kısıtlı ruh sağlığı kaynaklarını, tıp öğrencilerinde yürütülen önceki ruh sağlığı araştırmalarını ve COVID-19 pandemisi dönemindeki 'otomatik geçiş' kararlarının yarattığı toplumsal damgalama literatürünü ele almaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Bangladeş genelinde 2020 yılında Yüksek Orta Öğretim Sertifikası sınavını vererek lisans düzeyinde üniversite eğitimi almak üzere hazırlık süreci yürüten tüm öğrenciler.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Uygunluk örnekleme yöntemiyle ulaşılan ve eksiksiz veri sunan toplam 452 öğrenci.
- Veri toplama süreci
- Sosyo-demografik soruları, klinik geçmiş sörgülamalarını ve 21 maddelik Bangla Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeğini içeren çevrim içi Google Formlar anketi.
- Veri analiz yöntemi
- IBM SPSS Statistics 25.0 ve STATA 14.0 yazılımları kullanılarak tanımlayıcı istatistikler, iki değişkenli ve çok değişkenli doğrusal regresyon analizleri.
Araştırmanın Bulguları
Katılımcıların yüzde elli yedi virgül yedi oranında hafif ile aşırı şiddetli düzeyler arasında depresyon belirtileri yaşadığı tespit edilmiştir(Rabby et al., 2023).
Öğrencilerin yüzde altmış bir virgül dördünün hafif ve üzeri düzeylerde anksiyete belirtileri gösterdiği belirlenmiştir(Rabby et al., 2023).
Araştırmaya katılanların yüzde kırk dört virgül altısının hafif ile aşırı şiddetli düzeyler arasında stres belirtileri bildirdiği saptanmıştır(Rabby et al., 2023).
Kadın öğrencilerin erkek öğrencilere kıyasla daha yüksek depresyon, anksiyete ve stres skorlarına sahip olduğu görülmüştür(Rabby et al., 2023).
Düşük aylık aile gelirine sahip olmak, daha önce ruhsal veya nörolojik bozukluk geçmişi bulunmak ve devlet üniversitesini hedeflemek olumsuz ruh sağlığı göstergelerini artıran faktörlerdir(Rabby et al., 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Araştırma bulguları, Bangladeş'te lisans düzeyinde üniversite giriş sınavına hazırlanan gençlerin yarısından fazlasının hafif ile aşırı şiddetli düzeyler arasında depresyon ve anksiyete belirtileri deneyimlediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, akademik baskının ve yoğun rekabet ortamının öğrenciler üzerinde yarattığı psikolojik yükün boyutlarını açıkça gözler önüne sermektedir.
Yazarlar, kadın öğrencilerin erkeklere kıyasla daha yüksek ruhsal sıkıntı skorları sergilemesini toplumsal cinsiyet rolleri ve pandemi sürecinde artan toplumsal baskılarla açıklamaktadır. Ayrıca fen bilimleri alanından gelen öğrencilerin ve kamu üniversitelerini hedefleyen adayların daha fazla stres yaşaması, yüksek beklentiler ve sınırlı kontenjan gerçeğiyle ilişkilendirilmektedir.
Elde edilen yaygınlık oranları, ulusal ve uluslararası literatürdeki farklı öğrenci örneklemleriyle kıyaslandığında, coğrafi koşulların, eğitim kademesinin ve COVID-19 pandemisi gibi dönemsel krizlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin değişebileceğini göstermektedir. Özellikle düşük aile geliri ve geçmiş ruhsal rahatsızlık öyküsü, risk grubundaki bireylerin tespit edilmesinde kritik belirleyiciler olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç olarak, sınav hazırlık sürecinin gençler üzerinde yarattığı bu olumsuz psikolojik etkilerin azaltılması için aile ve toplum odaklı destek mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Yükseköğretime geçiş sınav sisteminin yapısının yeniden ele alınması ve öğrencilere yönelik erken müdahale programlarının hayata geçirilmesi yazarın vurguladığı temel öneriler arasındadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, elde ettikleri yüksek anksiyete yaygınlığını Türkiye'deki üniversite giriş sınavı adaylarıyla karşılaştırmış ve Türk öğrencilerdeki anksiyete oranının kendi bulgularından farklı düzeylerde seyrettiğini vurgulamıştır(Rabby et al., 2023).
Çalışmada tespit edilen stres prevalansı, Mısır örneklemiyle yapılan bazı araştırmaların bulgularından düşük, Malezya öğrenci örneklemiyle yürütülen çalışmaların sonuçlarından ise yüksek bulunarak uluslararası literatürdeki çeşitliliğe dikkat çekilmiştir(Rabby et al., 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Bu çalışma, Bangladeş'teki üniversite hazırlık öğrencilerinin ciddi düzeyde depresyon, anksiyete ve stres belirtileri yaşadığını göstermekte olup, bu genç nüfusa yönelik düşük yoğunluklu psikolojik müdahalelerin tasarlanmasını ve sınav odaklı giriş sistemlerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır(Rabby et al., 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, düşük ve orta gelirli ülkelerde üniversite giriş sınavlarına hazırlanan adayların yaşadığı psikolojik zorlukları merkeze alarak, literatürde sıklıkla göz ardı edilen kritik bir geçiş dönemini ampirik olarak haritalandırmaktadır. Üniversiteye hazırlık sürecinin doğasından kaynaklanan yoğun rekabet ile COVID-19 pandemisi gibi dışsal krizlerin kesişim kümesinde yer alan bu aday kitlesi, genç yetişkin ruh sağlığı yazınında yeni bir risk grubu olarak konumlandırılmaktadır. Makale, standart üniversite öğrencisi örneklemlerinin ötesine geçerek, henüz yükseköğrenime adım atmadan önceki hazırlık evresinde beliren depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini belgelemesiyle literatüre özgün bir kesitsel veri seti kazandırmaktadır.
Yazar, çalışmanın kavramsal zeminini inşa ederken Bangladeş'teki genel yetişkin ve çocuk ruh sağlığı verilerini sunan sistematik derlemeler ile tıp öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiş önceki dar kapsamlı araştırmalara dayanmaktadır. Uluslararası literatürde Türkiye ve diğer ülkelerdeki sınav kaynagi yaygınlık oranlarına atıfta bulunarak bulgularını geniş bir mukayese çerçevesine oturtmaktadır. Ancak önceki çalışmaların aksine, bu araştırma doğrudan henüz üniversite kapısında bekleyen ve pandemi dönemi koşullarında otomatik geçiş belirsizliği yaşamış özel bir kohortu inceleyerek prior work birikimini yeni bir demografik ve kronolojik kesite taşımaktadır.
Literatür taraması bağlamında bu makale, yükseköğretime geçiş politikalarının ve sınav merkezli eğitim sistemlerinin gençlerin psikolojik esnekliği üzerindeki maliyetini somut oranlarla ortaya koymaktadır. Özellikle kamu üniversitesi tercihi, fen bilimleri alanı, cinsiyet ve düşük hanehalkı geliri gibi risk faktörlerinin ruhsal sıkıntı skorlarıyla olan ilişkisini çoklu doğrusal regresyon modelleriyle netleştirerek sonraki araştırmacılara analitik bir şablon sunmaktadır. Derleme niteliğindeki çalışmaların aksine, özgün veri üretmesi ve sınav sisteminin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ampirik olarak doğrulaması, tarama metnindeki tartışma bölümlerine güçlü bir kanıt temeli sağlamaktadır.
Kaynakça
- Bayram, N., Bilgel, N. (2008). The prevalence and socio-demographic correlations of depression, anxiety and stress among a group of university students. Social Psychiatry and Psychiatric Epidemiology, 43(8), 667-672.
- Shamsuddin, K., Fadzil, F., Ismail, W. S., Shah, S. A., Omar, K., Muhammad, N. A., Shah, S. A., Jaffar, A., Ismail, A., Mahadevan, R. (2013). Correlates of depression, anxiety and stress among Malaysian university students. Asian Journal of Psychiatry, 6(4), 318-323.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Yüksekogretime giris sinavlarina hazirlanan adaylar yüksek oranlarda depresyon ve anksiyete belirtileri göstermektedir.
Sinav stresinin adaylar üzerindeki psikolojik yukunu ampirik verilerle desteklemek amaciyla literatür taramasinda kullanılabilir(Rabby et al., 2023).
Universite Giris Sinavina Hazirlanan Adaylarda Sosyoekonomik Duzeyin ve Cinsiyetin Ruh Sağlığına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Yüksekogretime giris sinavina hazirlanan öğrencilerin depresyon ve anksiyete duzeyleri cinsiyet ve hanehalki gelir duzeyine gore anlamli bir farklılik göstermekte midir?
- Yöntem taslağı
- Evren, secilen bir ulkedeki sinav adayi öğrencilerdir. Örneklem buyuklugu guc analizi ile belirlenecek olup, veriler tabakali örnekleme yöntemiyle toplanacak ve coklu doğrusal regresyon analizi ile incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin coklu regresyon analizinde kadın olmanin ve düşük aylik aile gelirinin depresyon ve anksiyete skorlarini pozitif yonde yordadigi bulgusundan türetilmistir(Rabby et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Kadın öğrenciler ve düşük aile gelirine sahip adaylar ruh sağlığı sorunlari acisindan daha yüksek risk altindadir.
Demografik faktorlerin ve sosyoekonomik durumun ruh sağlığı üzerindeki koruyucu veya risk oluşturucu rollerini tartismak için basvurulabilir(Rabby et al., 2023).
Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Alanindaki Sinav Adaylarinin Stres Duzeylerinin Karşılaştırilmasi
- Araştırma sorusu
- Fen bilimleri alanindan mezun olup sinava hazirlanan öğrenciler ile sosyal bilimler alanindaki adaylarin stres belirti duzeyleri arasinda anlamli bir fark var midir?
- Yöntem taslağı
- Araştırma kesitsel tarama deseniyle tasarlanacak olup, örneklem buyuklugu istatistiksel guc analiziyle hesaplanacak ve veriler standart DASS-21 ölçegi kullanılarak toplanacak, bagimsiz örneklemler t-testi ile analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Kaynak metinde fen bilimleri alanindaki öğrencilerin diğer alanlara gore daha yüksek depresyon ve stres riski tasidigina dair bulgudan esinlenmistir(Rabby et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · introduction
Gelisirmekte olan ulkelerde kamu universitesi kontenjanlarinin sınırli olmasi öğrenciler arasinda siddetli bir rekabet ortam yaratmaktadir.
Araştırmanın problem cumlesini ve bağlamini kurarken yüksekogretime geçiş sisteminin yapısal sorunlarini temellendirmek için kullanılir(Rabby et al., 2023).
Kamu Universitesi Hedefleyen Sinav Adaylarinda Psikolojik Iyi Olus ve Kaygi Duzeyleri
- Araştırma sorusu
- Kamu universitesini hedefleyen sinav adaylarinin anksiyete ve depresyon skorlari, ozel universite hedefleyen adaylara gore farklılik göstermekte midir?
- Yöntem taslağı
- Nicel kesitsel yöntemle yurutulecek bu çalışmada, örneklem buyuklugu guc analiziyle saptanacak, veri toplama aracı olarak doğrulanmis DASS-21 ölçegi uygulanacak ve veriler istatistiksel regresyon modelleriyle değerlendirilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin kamu universitesini hedeflemenin depresyon, anksiyete ve stres skorlarini pozitif yonde yordadigi bulgusuna dayanmaktadir(Rabby et al., 2023).