Karma yöntem araştırması incelemesi
DOI: 10.1007/s40979-024-00149-4Yükseköğretimde Üretken Yapay Zeka Teknolojilerinin Kullanımına İlişkin Öğrenci Perspektifleri
Yükseköğretimde ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının hızla yaygınlaşması, geleneksel akademik dürüstlük politikalarının ve intihal algılarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Heather Johnston et al.
- Yayın
- International Journal for Educational Integrity
- Tarih
- 2024-02-08
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Yükseköğretim kurumlarında üretken yapay zeka teknolojilerinin ve ChatGPT gibi büyük dil modellerinin hızla yaygınlaşması, mevcut akademik dürüstlük ilkelerinin ve öğretim politikalarının geçerliliğini sörgülatmaktadır. Yapay zeka sistemleri bir yandan öğrencilerin taslak hazırlama, dilbilgisi düzeltme ve kavramsal anlamayı geliştirme süreçlerine katkı sağlarken, diğer yandan ödevlerin tamamen yapay zekaya yazdırılması gibi akademik ihlal risklerini beraberinde getirmektedir. Literatürde dijital intihal ve dış kaynak kullanımı konuları geniş biçimde incelenmiş olsa da, üretken yapay zeka araçlarının öğrenci perspektifinden nasıl algılandığına ve bu teknolojilerin üniversite ilkelerine nasıl entegre edilmesi gerektiğine ilişkin öğrenci merkezli ampirik araştırmalar henüz sınırlıdır.
Bu araştırma, Liverpool Üniversitesi'nin Akademik Dürüstlük uygulama yönergesini öğrenci görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama tekniklerini birleştiren karma yöntem benimsenmiştir. Taslak anket formunun geçerliği ve anlaşılırlığı, 24 öğrencinin katıldığı 3 odak grup görüşmesiyle sınanmış ve öğrencilerin geri bildirimleri doğrultusunda anket maddeleri revize edilmiştir. Son aşamada üniversite genelinde 2.555 öğrenci çevrim içi anketi tamamlamıştır. Verilerin nicel analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra sıra bağımlı değişkenler arasındaki ilişkileri ve grup farklarını incelemek amacıyla Mann-Whitney U ve Goodman-Kruskal gamma testleri kullanılmıştır.
Araştırma bulguları, katılımcıların %93'ünün en az bir üretken yapay zeka teknolojisinden haberdar olduğunu ve %50,9'unun bu araçları akademik amaçlarla kullandığını veya kullanmayı düşündüğünü göstermektedir. Grammarly %88,5 ve ChatGPT %68,9 ile en çok tanınan araçlar olmuştur. Öğrencilerin %54,1'i dilbilgisi ve biçimsel düzeltmeler için yapay zeka kullanımını desteklerken, %70,4'ü bir makalenin tamamının ChatGPT ile yazılmasına karşı çıkmıştır. Analizler, akademik yazma özgüveni yüksek olan öğrencilerin üretken yapay zeka araçlarını kullanma eğiliminin daha düşük olduğunu ve başkalarının bu araçları kullanmasına karşı daha az tolerans gösterdiklerini (Mann-Whitney U testi, P < 0.01) ortaya koymuştur. Katılımcıların %41,1'i üniversite çapında net kurallar içeren kapsayıcı bir politika talep etmiştir.
Tartışma ve sonuç bölümünde yazarlar, üretken yapay zeka araçlarını tamamen yasaklamanın gerçekçi ve faydalı olmadığını, bunun yerine öğrencilerin bu araçları etik ve verimli kullanmalarını sağlayacak rehberlik süreçlerinin geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bulgular, Bretag ve arkadaşlarının (2018) sözleşmeli intihal çalışmalarındaki öğrenci algılarıyla uyum göstermekte, ancak öğrencilerin destekleyici araçlar ile tam ödev üretimi arasında net bir çizgi çektiğini vurgulamaktadır. Çalışma, akademik yazma özgüveni düşük olan öğrencilerin veya dezavantajlı grupların yapay zekayı bir öğrenme desteği olarak gördüğünü göstererek, üniversitelerin fırsat eşitliği sunan, öğrenci katılımıyla oluşturulmuş kapsayıcı akademik dürüstlük politikaları geliştirmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Araştırmanın amacı
Araştırmanın temel amacı, Liverpool Üniversitesi'nin Akademik Dürüstlük ilke karar kitabını güncellemek için öğrencilerin ChatGPT ve benzeri üretken yapay zeka teknolojilerine ilişkin görüşlerini, kullanım sıklıklarını ve akademik yazma özgüvenlerinin bu kullanımla ilişkisini ortaya koymaktır(Johnston et al., 2024).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışmada nicel anket deseni benimsenmiş, soruların geçerliği ve öğrenci algısındaki anlaşılırlığı nicel veri toplama öncesinde gerçekleştirilen nitel odak grup görüşmeleriyle sınanmıştır(Johnston et al., 2024, s. 4).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, dijital çağda akademik dürüstlük, ödevlerin dış kaynaklara yaptırılması (assignment outsourcing) ve Z kuşağı öğrencilerinin teknoloji kullanım alışkanlıklarına ilişkin literatür çerçevesine dayanmaktadır. Çalışmada dürüstlük kavramı, teknolojinin sunduğu kolaylıklar ve akademik yazma becerileriyle etkileşimi bağlamında kuramsallaştırılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, dijital araçların intihal ve akademik ihlaller üzerindeki etkilerini inceleyen Evering ve Moorman (2012), ödev outsourcing tiplemesini sunan Awdry (2020), Z kuşağının öğrenme davranışlarını tartışan Polakova ve Klimova (2019) ile ChatGPT'nin eğitimdeki potansiyel fırsat ve risklerini ele alan Cotton vd. (2023) çalışmalarına atıfta bulunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Liverpool Üniversitesi bünyesinde öğrenim gören tüm ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri araştırmanın hedef evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Araştırmanın örneklemini Liverpool Üniversitesi'nde öğrenim gören ve çevrim içi anketi eksiksiz tamamlayan 2555 öğrenci oluşturmaktadır (üniversite toplam nüfusunun %8.86'sı). Odak grup aşamasına ise 24 öğrenci katılmıştır.
- Veri toplama süreci
- Veriler JISC Online Surveys platformu üzerinden 4 haftalık zaman diliminde (Mart - Nisan 2023) toplanmıştır. Ankette 9 soru yer almış ve öğrenci odak grupları ile Assistive Technologies grubunun görüşleri doğrultusunda tasarlanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- SPSS 28 ve Excel yazılımları kullanılarak tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Akademik yazma özgüveni ile kullanım durumları arasındaki farklar Mann-Whitney U testi ile, sıralı değişkenler arasındaki ilişkiler ise Goodman and Kruskal gamma testi ile analiz edilmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Öğrencilerin yalnızca %7'si listedeki üretken yapay zeka teknolojilerinin hiçbirini duymadığını belirtmiş, %88.5'i Grammarly ve %68.9'u ChatGPT araçlarını bildiğini ifade etmiştir(Johnston et al., 2024).
Katılımcıların %50.9'u üretken yapay zeka teknolojilerini akademik amaçlarla kullandığını veya kullanmayı düşündüğünü bildirmiştir(Johnston et al., 2024).
Akademik yazma konusunda özgüveni yüksek olan öğrencilerin üretken yapay zeka araçlarını akademik amaçla kullanma veya kullanmayı düşünme olasılıkları daha düşük bulunmuştur(Johnston et al., 2024, s. 8).
Öğrencilerin %54.1'i dil bilgisi düzeltme araçlarının kullanımını desteklerken, %70.4'ü bütün bir ödevin ChatGPT gibi araçlara yazdırılmasına karşı olduğunu belirtmiştir(Johnston et al., 2024, s. 16).
Katılımcıların %41.1'i bu teknolojilerin ne zaman uygun olup olmadığını netleştiren üniversite genelinde geçerli tek bir politikanın uygulanmasını talep etmektedir(Johnston et al., 2024, s. 12).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Araştırma sonuçları öğrencilerin büyük çoğunluğunun üretken yapay zeka araçlarından haberdar olduğunu ve yarısından fazlasının akademik çalışmalarında bu araçları kullandığını veya kullanmayı düşündüğünü ortaya koymaktadır. Öğrenciler dil bilgisi kontrolü gibi destekleyici işlevleri olumlu karşılarken bütün bir metnin yapay zekaya yazdırılmasını etik dışı olarak değerlendirmektedir.
Yazarlar öğrencilerin teknolojiyi tamamen reddetmek yerine araçsal bir destek olarak gördüklerini ve temel motivasyonlarının öğrenme sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirtmektedir. Akademik yazma özgüveni düşük olan öğrencilerin bu araçlara daha fazla gereksinim duyduğu ve bu durumun cezalardan ziyade yönlendirici politikalara ihtiyaç duyulduğuna işaret ettiği ifade edilmektedir.
Tartışma bölümünde elde edilen veriler önceki literatürle ilişkilendirilmiş, özellikle Bretag ve arkadaşları (2018) ile Newton (2016) çalışmalarında vurgulanan akademik dürüstlük ve özgüven ilişkisi pekiştirilmiştir. Yapılan karşılaştırmalar öğrencilerin sözleşmeli kopya ile yardımcı teknoloji kullanımı arasında net bir ayrım çizdiğini göstermektedir.
Sonuç olarak üniversitelerin üretken yapay zeka araçlarını tamamen yasaklamasının gerçekçi olmadığı, bunun yerine kapsayıcı ve eşit erişim imkânı sunan kılavuzlar geliştirmesi gerektiği sonuçuna varılmıştır. Politika oluşturma süreçlerinde öğrenci katılımının sağlanması akademik dürüstlük ilkesinin sürdürülebilirliği açısından kritik görülmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Çalışma bulguları Bretag ve arkadaşlarının (2018) Avustralya üniversitelerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarıyla paralellik göstermekte, öğrencilerin tüm ödevi başkasına yaptırmayı etik dışı bulurken dil bilgisi ve kavramsal yardım gibi destekleyici kullanımları kabul edilebilir gördüğünü teyit etmektedir(Johnston et al., 2024, s. 16).
Newton (2016) tarafından yapılan çalışmada lisansüstü öğrencilerin akademik dürüstlük ve kaynak gösterme konularında daha özgüvenli olduğu saptanmıştır; mevcut çalışma da akademik yazma özgüveni yüksek öğrencilerin üretken yapay zeka kural ihlallerine karşı daha tutucu yaklaşım sergilediğini ortaya koyarak bu veriyi desteklemektedir(Johnston et al., 2024, s. 8).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazar sonuç bölümünde, üretken yapay zeka teknolojilerinin yükseköğretim öğrencilerinin akademik ve kişisel yaşantılarında halihazırda geniş bir yer edindiğini, bu nedenle bu araçları tamamen yasaklamanın ya da değerlendirmeleri yalnızca geleneksel sınavlara dönüştürmenin gerçekçi ve faydalı bir yaklaşım olmadığını vurgulamaktadır. Üniversitelerin yapması gereken temel hamle, öğrencilere bu araçları etik, verimli ve sorumlu bir biçimde kullanma becerilerini kazandırmak ve tüm öğrenci gruplarına eşit teknolojik erişim fırsatı tanımaktır(Johnston et al., 2024, s. 18).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, yükseköğretim kurumlarında üretken yapay zeka araçlarının patlayıcı bir hızla yayılması karşısında akademik dürüstlük politikalarının yetersiz kalışını öğrenci perspektifinden ele alan öncü bir kuramsal ve ampirik işlev üstlenmektedir. Mevcut literatür çoğunlukla intihal, makale değirmenleri ve sözleşmeli hile gibi geleneksel akademik sahtekarlık biçimlerine odaklanırken, bu çalışma ChatGPT ve benzeri dil modellerinin öğrenciler tarafından nasıl algılandığını ve kurumsal politikalardan ne beklediklerini geniş ölçekte inceleyerek alandaki önemli bir ampirik boşluğu doldurmaktadır. Çalışma, yapay zekanın tamamen yasaklanması yerine öğrencilerle birlikte ortak üretilen ve kapsayıcı kılavuzlar geliştirilmesi gerektiğini savunarak literatürdeki mevcut cezalandırma odaklı yaklaşımlara alternatif yapıcı bir perspektif kazandırmaktadır.
Çalışma, akademik dürüstlük ve dijital çağda intihal kavramlarını inceleyen önceki kapsamlı literatürle güçlü bir köprü kurmaktadır. Özellikle Evering ve Moorman ile Awdry tarafından yürütülen dijital araçların intihal sınırlarını bulanıklaştırdığı yönündeki tartışmaları temel almakta; Bretag ve arkadaşları ile Harrison ve arkadaşları gibi araştırmacıların öğrenci algılarına yönelik bulgularını üretken yapay zeka özelinde genişletmektedir. Bununla birlikte, Newton ve Amigud ile Lancaster gibi yazarların akademik özgüven ve hile motivasyonları üzerine koyduğu teorik temelleri sörgülayarak, öğrencilerin yapay zekayı bir hile aracı olarak değil, aksine dil bariyerlerini aşmak, kavramları anlamak ve öğrenme süreçlerini desteklemek için işlevsel bir yardımcı olarak gördüklerini önceki çalışmalarla karşılaştırmalı olarak kanıtlamaktadır.
Literatür taramasına sağlanan en temel katkı, yapay zeka teknolojilerinin yükseköğretimde toptancı bir yaklaşımla yasaklanamayacağını, bunun aksine öğrencilerin bu araçları kullanım biçimlerindeki nüansların (dil bilgisi denetimi ile tüm ödevi yapay zekaya yazdırma arasındaki keskin ayrımın) politika yapıcılar tarafından dikkate alınması gerektiğini ampirik kanıtlarla ortaya koymasıdır. Araştırma, yükseköğretim kurumlarının gelecekteki politika güncellemelerinde öğrenci sesini dahil etmesinin zorunluluğunu göstererek literatüre metodolojik bir şablon sunmakta ve gelecekteki yapay zeka entegrasyonu çalışmalarına sağlam bir kavramsal zemin temin etmektedir.
Kaynakça
- Bretag, T., Harper, R., Burton, M., Ellis, C., Newton, P., Rozenberg, P., Saddiqui, S., & van Haeringen, K. (2018). Contract cheating: a survey of Australian university students. Studies in Higher Education, 44(11), 1837–1856. https://doi.org/10.1080/03075079.2018.1462788
- Newton, P. (2016). Academic integrity: a quantitative study of confidence and understanding in students at the start of their higher education. Assessment & Evaluation in Higher Education, 41(3), 482–497. https://doi.org/10.1080/02602938.2015.1024199
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Öğrencilerin büyük bir kısmı üretken yapay zeka araçlarından haberdardır ve yarısından fazlası bu araçları akademik amaçlarla kullanmaktadır.
Yükseköğretimde yapay zeka entegrasyonunun yaygınlığını ve öğrencilerin dijital araçlara olan yönelimini ampirik verilerle kanıtlamak için literatür taraması bölümünde doğrudan alıntılanabilir(Johnston et al., 2024).
Disiplinler arası farklılıklarda üretken yapay zeka algılarının incelenmesi
- Araştırma sorusu
- Fen bilimleri ile sosyal bilimler öğrencilerinin akademik yazım sürecinde ChatGPT kullanım sıklıkları ve etik algıları arasında anlamlı bir fark bulunmakta mıdır?
- Yöntem taslağı
- Çalışma evrenini bir devlet üniversitesinin tüm fakülteleri oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü G Power analizi ile belirlenecek olup, veriler online anket aracılığıyla toplanacak ve Mann-Whitney U ile Kruskal-Wallis testleri kullanılarak analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede fakülteler arasında (Sağlık bilimleri ile Sosyal bilimler gibi) özgüven ve kullanım oranlarında gözlenen farklılıkların daha derinlemesine ve disiplin bazlı incelenmesi gerekliliğinden türetilmiştir(Johnston et al., 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Akademik yazma özgüveni yüksek olan öğrenciler, yapay zeka araçlarını kullanma eğiliminde daha düşük oran sergilemektedir.
Öğrencilerin özgüven seviyeleri ile teknoloji kullanımı arasındaki ters orantıyı açıklamak ve akademik destek politikalarının kimler için kritik olduğunu tartışmak amacıyla kullanılabilir(Johnston et al., 2024, s. 8).
Akademik yazma özgüveninin yapay zeka araçlarına yönelimdeki aracı rolü
- Araştırma sorusu
- Üniversite öğrencilerinin akademik yazma özgüvenleri, yapay zeka destekli araçları öğrenme yardımcısı olarak benimsemelerinde doğrudan ve dolaylı bir etkiye sahip midir?
- Yöntem taslağı
- Araştırma, tarama modeline dayalı olarak yürütülecek olup, örneklem büyüklüğü güç analiziyle hesaplanacaktır. Veri toplama aracı olarak akademik yazma özgüveni ölçeği kullanılacak ve veriler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede düşük akademik yazma özgüvenine sahip öğrencilerin yapay zeka araçlarını daha fazla kullandığının istatistiksel olarak tespit edilmesinden ve yazarın gelecekteki araştırma çağrısından türetilmiştir(Johnston et al., 2024, s. 8).
Tez veya makalede kullanım · introduction
Öğrencilerin belirgin bir çoğunluğu yapay zeka kullanımında kurumsal netlik istemekte ve üniversite genelinde geçerli politikalar talep etmektedir.
Araştırmanın problem cümleciğini gerekçelendirirken üniversitelerin acilen net kurallar koyması gerektiği savını somut öğrenci talepleriyle desteklemek için uygundur(Johnston et al., 2024, s. 12).
Üniversite düzeyinde ortak yapay zeka politikalarının öğrenci dürüstlüğüne etkisi
- Araştırma sorusu
- Yükseköğretim kurumlarında şeffaf ve merkezi yapay zeka kullanım politikalarının varlığı, öğrencilerin akademik dürüstlük farkındalığını ve etik davranışlarını nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Nitel veri toplama deseni benimsenerek gerçekleştirilecek bu çalışmada, katılımcı sayısı veri doygunluğu (data saturation) ilkesine göre belirlenecektir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanacak ve betimsel analiz yöntemiyle çözümlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede öğrencilerin %41.1 oranında üniversite genelinde net bir politika talep etmesi bulgusundan ve yazarın kurumsal kılavuzların co-creation (ortak üretim) ilkesiyle geliştirilmesi önerisinden türetilmiştir(Johnston et al., 2024, s. 12).