Günümüz yükseköğretim ortamlarında yabancı dil olarak İngilizce öğrenen bireyler, akademik beklentiler, kültürleşme süreçleri ve dil performansına bağlı kaygılar sebebiyle karmaşık psikolojik zorluklarla karşılaşmaktadır. İkinci dil edinimi ve eğitim psikolojisi alanındaki güncel tartışmalar, öğrencilerin yalnızca akademik başarılarına değil, bütüncül psikolojik esenliklerine odaklanılması gerektiğini göstermektedir. Bu doğrultuda çalışma, Çin bağlamında öğrenim gören EFL öğrencilerinin eudaimonik psikolojik iyi oluş düzeylerini belirleyen duygusal, bilişsel ve davranışsal mekanizmaları açıklığa kavuşturmayı hedefleyen bir alan bağlamı sunmaktadır.
Araştırmanın temel amacı, öz-farkındalık, akademik öz-yeterlik ve öz-düzenleme değişkenlerinin psikolojik iyi oluş üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini ampirik olarak sınamaktır. Bu maksatla, Çin'in kuzey ve doğu bölgelerindeki üniversitelerde öğrenim gören 527 orta seviye EFL öğrencisinden kolayda örnekleme yöntemiyle veri toplanmıştır. Çalışmada ölçme aracı olarak Mindful Attention Awareness Scale (MAAS), Motivated Strategies for Learning Questionnaire (MSLQ) öz-yeterlik alt ölçeği, Short Self-Regulation Questionnaire (SSRQ) ve Ryff'in Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler ampirik desen doğrultusunda Doğrulayıcı Faktör Analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) teknikleriyle analiz edilmiştir.
Yapısal Eşitlik Modellemesi analiz sonuçları, sınanan modeller arasında kısmi aracılık modelinin veriyle en yüksek uyumu gösterdiğini doğrulamıştır. Elde edilen ampirik bulgulara göre, akademik öz-yeterlik hem psikolojik iyi oluş üzerinde (beta = 0.394, p < 0.01) hem de öz-düzenleme üzerinde (beta = 0.442, p < 0.001) güçlü ve doğrudan pozitif etkiye sahiptir. Öz-farkındalık ile öz-düzenleme arasında anlamlı pozitif bir ilişki tespit edilmiştir (beta = 0.392, p < 0.01). En dikkat çekici bulgulardan biri olarak öz-düzenleme becerilerinin, öz-farkındalık ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide tam/güçlü bir aracılık rolü üstlendiği ve doğrudan yolun anlamlılığını kaybetmesine karşın dolaylı etki vasıtasıyla esenliği artırdığı görülmüştür.
Elde edilen ampirik bulgular, yabancı dil öğretiminde yalnızca dilsel becerilere odaklanmanın ötesine geçilerek öğrencilerin psikolojik kaynaklarının desteklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Öz-düzenleme becerilerinin merkezi aracılık rolü, öz-farkındalık uygulamalarının ve öz-yeterlik algısını güçlendiren pedagojik müdahalelerin ancak stratejik öz-düzenleme davranışlarıyla bütünleştiğinde psikolojik esenliğe dönüştüğünü göstermektedir. Bu çalışma, literatür taraması açısından EFL öğrencilerinin ruh sağlığı ve motivasyonel süreçlerini sosyal bilişsel kuram çerçevesinde sentezleyen, dil eğitimi ile pozitif psikolojiyi birleştiren somut bir referans kaynağı niteliğindedir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal omurgasını Bandura'nın Sosyal Bilişsel Kuramı ve karşılıklı belirleyicilik ilkesi oluşturmaktadır. Öğrenci bireysel faktörlerinin (öz-yeterlik inançları), davranışsal süreçlerin (öz-düzenleme stratejileri) ve bilişsel/duygusal farkındalık durumlarının (öz-farkındalık) etkileşimi bu çerçevede ele alınmaktadır. Ayrıca Ryff ve Singer tarafından geliştirilen eudaimonik psikolojik iyi oluş yaklaşımı benimsenerek, yaşam amacı, kişisel büyüme ve özerklik boyutları temel değerlendirme ölçütü yapılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Yazında eudaimonik ve hedonik iyi oluş ayrımları (Ryff, Diener), öz-farkındalığın stres azaltma ve dikkat odaklama üzerindeki olumlu etkileri (Brown ve Ryan, Kabat-Zinn), akademik öz-yeterliğin motivasyon ve akademik sebat üzerindeki işlevi (Bandura, Schunk) ile öz-düzenlemeli öğrenmenin yabancı dil edinimi süreçlerindeki belirleyici rolü (Dörnyei, Zimmerman, Pintrich) geniş bir yelpazede ele alınmıştır.