İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2024

Bouba-Kiki Fenomeni Üzerine Psikolinguistik Bir Çalışma: Sesler ile Şekiller Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi

A psycholinguistic study of the bouba-kiki phenomenon: Exploring associations between sounds and shapes

Okur sorusu

Bouba-kiki etkisi yeni çalışmalara yol gösterir mi?

Çalışma, İngilizce Öğretmenliği öğrencilerinin sesler ile şekiller arasında güçlü bir sezgisel bağ kurduğunu ki-kare testi ile kanıtlamış ve bu ses sembolik eğilimin dil algısı, bilişsel süreçler ve marka tasarımı estetiğinde önemli pratik yansımaları bulunduğunu ortaya koymuştur.

Öne çıkanlar

  • Katılımcıların büyük bir çoğunluğu yuvarlak şekli bouba pсевdöözü ile köşeli şekli ise kiki pсевdöözü ile eşleştirme yönünde belirgin bir tercih ortaya koymuştur.
  • Katılımcıların marka tasarımı görevinde ürettikleri görsel öğelerin önemli bir kısmı ilk şekil ve ses eşleştirme tercihleriyle yüksek düzeyde tutarlılık sergilemiştir.
  • Yapılan ki-kare analizi sonuçunda katılımcıların şekil tercihleri ile pсевdööz atamaları arasında istatistiksel açıdan ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu doğrulanmıştır.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Süleyman Kasap ve Firat Ünsal
Dergi / alan
East European Journal of Psycholinguistics · Beşerî Bilimler
Yıl
2024
Örneklem
Araştırmanın örneklemini 164 İngilizce Öğretmenliği öğrencisi oluştururken materyal olarak iki adet soyut şekil, çevrim içi anket formu ve marka tasarımı görev yönergeleri…
Veri kaynakları
Veriler, Google Formlar aracılığıyla uygulanan çevrim içi anket formu ile katılımcıların bouba ve kiki sözcüklerini şekillerle eşleştirmesi ve marka oluşturma görevi yoluyla…
Analiz yöntemi
Toplanan veriler betimsel istatistikler, şekil ve ses eşleştirmelerinin anlamlılığını test etmek için uygulanan ki-kare testi ve marka tasarımlarının tutarlılığını değerlendiren…

İnceleme özeti

Dilbilim, psikoloji, nöroloji ve felsefe gibi farklı disiplinlerin kesişim alanında yer alan dilin kökeni ve yapısı, insan düşüncesinin ve gerçeklik algısının şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Tarihsel süreçte Platon'un Cratylus diyalogundan Saussure'ün dilsel işaret teorisine kadar uzanan tartışmalar, dilsel gösterge ile nesne arasındaki ilişkinin geleneksel uzlaşıya dayandığını ve büyük ölçüde rastlantısal olduğunu savunmuştur. Buna karşılık, onomatopeik yapılar ve özellikle bouba-kiki fenomeni gibi psikolojik ve nörolojik bulgular, sesler ile görsel biçimler arasında doğuştan gelen ya da sezgisel bir motivasyonun varlığını işaret ederek bu tam rastlantısallık kabulünü sörgülamaya açmıştır.

Bu çalışmada, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği programında öğrenim gören 164 öğrenci katılımıyla nicel bir araştırma tasarımı benimsenmiştir. Araştırmanın amacı, bireylerin sesler ile soyut şekiller arasında kurdukları sezgisel bağları incelemek ve dil algısının arkasındaki bilişsel süreçleri aydınlatmaktır. Veri toplama sürecinde katılımcılara yuvarlak ve sivri uçlu olmak üzere iki soyut şekil sunulmuş, bu şekilleri bouba ve kiki pсевdöözleriyle eşleştirmeleri istenmiştir. Ardından katılımcılara bu isimlerle uyumlu marka tasarımları oluşturma görevi verilmiş, elde edilen veriler betimsel istatistikler ve ki-kare testi yardımıyla analiz edilmiştir.

Elde edilen nicel bulgular, katılımcıların yüzde 87,2 oranında yuvarlak şekli bouba pсевdöözüyle, köşeli şekli ise kiki pсевdöözüyle eşleştirdiğini ortaya koymuştur. Ki-kare analizi sonuçunda hesaplanan değer, gözlenen frekansların rastlantısal dağılımdan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı olduğunu ve ses ile şekil ataması arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu doğrulamıştır. Ayrıca marka yaratma görevinde de benzer bir tutarlılık gözlenmiş, katılımcıların çoğunluğu tasarımlarını ilk aşamada belirledikleri ses-şekil eşleştirmelerine uygun biçimde yapılandırmıştır.

Araştırma sonuçları, bouba-kiki etkisinin farklı kültürel ve dilsel bağlamlarda ne denli dirençli ve evrensel bir nitelik taşıdığını bir kez daha teyit etmektedir. Bu durum, dilbilim, psikoloji ve bilişsel bilimler arasındaki disiplinlerarası köprüleri güçlendirirken, eğitim ortamlarında ve materyal tasarımında sezgisel algı mekanizmalarından yararlanılması yönünde somut çıkarımlar sunmaktadır. Yazarın tartışma bölümünde vurguladığı üzere, bu tür ses-sembolik eşleşmelerin anlaşılması hem dil edinim stratejilerinin geliştirilmesine hem de pazarlama ve estetik alanındaki uygulamalı tasarımlara rehberlik etmektedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal çerçevesi, Saussure'ün dilsel işaretin rastlantısallığı ilkesine karşı konumlanan ve ses simgececiliği ile çapraz-modal algı kuramlarına dayanan yaklaşımlarla yapılandırılmıştır. Wolfgang Köhler'in takete-maluma deneyleri ve modern nöroloji ile psikolinguistik literatüründe yer alan ses-biçim yazışmaları, insan zihninin duyusal girdileri bütünleştirme kapasitesini açıklayan temel kuramsal temelleri oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Araştırma, dilin rastlantısallığı ile ses motivasyonu arasındaki tarihsel tartışmaları ele almakta; Wolfgang Köhler, Ramachandran ve Hubbard ile Ćwiek ve meslektaşlarının bouba-kiki etkisinin evrenselliği üzerine yürüttüğü deneysel çalışmaları ve ses simgececiliğinin dil edinimindeki rolünü inceleyen literatürü kapsamlı bir şekilde tartıştırmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu araştırmanın amacı, İngilizce Öğretmenliği bölümü öğrencilerinin bouba-kiki fenomenine verdikleri tepkileri incelemek ve sesler ile soyut şekiller arasındaki sezgisel ilişkilerin temelinde yer alan bilişsel süreçleri ortaya koymaktır (Kasap & Ünsal, 2024).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, bouba-kiki fenomeninin dil algısı ve bilişsel süreçlerle olan ilişkisini incelemek amacıyla nicel ampirik araştırma desenini benimsemiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'deki bir üniversitede öğrenim gören İngilizce Öğretmenliği bölümü öğrencileri bu araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Araştırmanın örneklemini 164 İngilizce Öğretmenliği öğrencisi oluştururken materyal olarak iki adet soyut şekil, çevrim içi anket formu ve marka tasarımı görev yönergeleri kullanılmıştır.
Veri toplama süreci
Veriler, Google Formlar aracılığıyla uygulanan çevrim içi anket formu ile katılımcıların bouba ve kiki sözcüklerini şekillerle eşleştirmesi ve marka oluşturma görevi yoluyla toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Toplanan veriler betimsel istatistikler, şekil ve ses eşleştirmelerinin anlamlılığını test etmek için uygulanan ki-kare testi ve marka tasarımlarının tutarlılığını değerlendiren nitel analiz yöntemleriyle incelenmiştir.
bouba-kiki efektises sembolizmiçapraz modal algıdilsel bilişpсевdööz eşleştirmesi

Bulgular

  1. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu yuvarlak şekli bouba pсевdöözü ile köşeli şekli ise kiki pсевdöözü ile eşleştirme yönünde belirgin bir tercih ortaya koymuştur (Kasap & Ünsal, 2024).

  2. Katılımcıların marka tasarımı görevinde ürettikleri görsel öğelerin önemli bir kısmı ilk şekil ve ses eşleştirme tercihleriyle yüksek düzeyde tutarlılık sergilemiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

  3. Yapılan ki-kare analizi sonuçunda katılımcıların şekil tercihleri ile pсевdööz atamaları arasında istatistiksel açıdan ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu doğrulanmıştır (Kasap & Ünsal, 2024).

  4. Varsayımsal ürünler için gerçekleştirilen marka tasarımı analizleri, katılımcıların yumuşak sesleri yuvarlak formlarla ve sert sesleri açısal formlarla eşleştirdiğini göstermiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

Tartışma ve sonuç

Araştırma bulguları, İngilizce Öğretmenliği öğrencilerinin soyut şekiller ile bouba ve kiki pсевdöözleri arasında kurdukları eşleştirmelerin rastlantısal olmadığını ve belirli bir bilişsel eğilime işaret ettiğini açıkça göstermektedir.

Yazarlar bu durumun temelinde yatan nedeni, seslerin akustik özellikleri ile görsel şekillerin geometrik nitelikleri arasında insan zihninde sezgisel olarak kurulan çapraz modal uyum mekanizmalarıyla açıklamaktadır.

Elde edilen istatistiksel sonuçlar alan yazındaki önceki çalışmalarla uyum sergilerken, bu ses sembolik eşleşmelerinin farklı kültürel ve dilsel arka planlara sahip bireyler arasında da tutarlı bir şekilde yinelendiğini doğrulamaktadır.

Sonuç olarak, bu bulgular dil algısının sadece geleneksel uzlaşımlara dayanmadığını, aynı zamanda algısal ve duyusal deneyimler tarafından şekillendirilen evrensel bilişsel temellere sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar elde ettikleri bulguları Wolfgang Köhler tarafından ortaya koyulan klasik şekil ve ses eşleştirme çalışmalarıyla ilişkilendirerek, katılımcıların spiky şekilleri takete veya kiki ile rounded şekilleri maluma veya bouba ile eşleştirdiğini ve bu durumun çapraz modal uyumu desteklediğini belirtmiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

Araştırmacılar sonuçlarını farklı kültürlerde ve yazı sistemlerinde bouba-kiki etkisinin geçerliliğini inceleyen güncel çalışmalarla karşılaştırarak bu ses sembolik eşleşmelerinin evrensel bilişsel mekanizmalara dayandığını vurgulamışlardır (Kasap & Ünsal, 2024).

Yazarların ulaştığı sonuç

Çalışma, İngilizce Öğretmenliği öğrencilerinin sesler ile şekiller arasında güçlü bir sezgisel bağ kurduğunu ki-kare testi ile kanıtlamış ve bu ses sembolik eğilimin dil algısı, bilişsel süreçler ve marka tasarımı estetiğinde önemli pratik yansımaları bulunduğunu ortaya koymuştur (Kasap & Ünsal, 2024).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, dilbilim ve psikoloji disiplinlerinin kesişim kümesinde yer alan ses simgececiliği alanına ampirik bir katkı sunarak, geleneksel dilsel rastlantısallık varsayımlarını sörgülayan modern tartışmalara güncel bir veri seti sağlamaktadır. Özellikle bireylerin işitsel uyaranlar ile görsel formlar arasında kurduğu sezgisel eşleşmelerin evrensel boyutunu inceleyen yayın, bilişsel dilbilim yazınında duyusal girdilerin işleniş mekanizmalarını anlamak adına önemli bir köprü işlevi görmektedir.

Yazar, çalışmanın kavramsal zeminini yapılandırırken Saussure'ün dilsel işaretin göreceli rastlantısallığı ilkesi ile Köhler'in klasik takete-maluma deneyleri ve Ramachandran ile Hubbard'ın bulguları arasında tarihsel bir köprü kurmaktadır. Önceki araştırmalardan farklı olarak, bu yayın yalnızca temel şekil-ses eşleştirmelerini test etmekle kalmamış, aynı zamanda katılımcıların marka tasarımı süreçlerindeki estetik tercihlerini inceleyerek ses sembolizminin pratik yansımalarını da kapsamlı bir şekilde önceki literatürle ilişki içine sokmuştur.

Literatür taraması bağlamında bu makale, farklı dilsel arka planlara sahip bireylerin bilişsel eğilimlerinin benzerlik gösterdiğini kanıtlayan uluslararası çalışmalarla uyumlu sonuçlar sunarak tarama metnine güçlü bir ampirik dayanak sağlamaktadır. Özellikle yüksek istatistiksel anlamlılık gösteren ki-kare sonuçları, ses sembolizminin evrenselliğini savunan güncel derlemeler için somut bir referans noktası oluşturmakta ve dil öğretimi ile marka estetiği arasındaki disiplinlerarası bağı pekiştirmektedir.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewSesler ile görsel formlar arasındaki eşleşmelerin rastlantısal olmayıp evrensel bir bilişsel eğilime dayandığı.

Yabancı dil eğitimi alan öğrenciler üzerinde yapılan bu ampirik çalışmanın bulguları, dil algısının evrensel boyutunu ele alan literatür taraması bölümünde kanıt olarak sunulabilir (Kasap & Ünsal, 2024).

Yabancı Dil Öğrencilerinin Kelime Öğreniminde Ses Simgececiliğinin Etkisi

Araştırma sorusu
İngilizce Öğretmenliği öğrencilerinin ses-şekil eşleştirme eğilimleri, yeni kelime dağarcığını edinme hızlarını istatistiksel olarak yordamakta mıdır?
Yöntem taslağı
Evren ve örneklem, güç analiziyle belirlenecek farklı sınıflardaki İngilizce Öğretmenliği öğrencileriyle oluşturulacaktır. Veriler çevrimiçi anket formu ve kelime testleri aracılığıyla toplanacak, analizler için korelasyon ve regresyon testleri kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Bu öneri, ana makalenin ELT öğrencilerinin bouba-kiki fenomenine verdiği güçlü tepkilerden ve yazarın eğitim materyali tasarımı önerisinden doğrudan türetilmiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveBireylerin yumuşak sesleri yuvarlak formlarla ve sert sesleri açısal formlarla eşleştiren çapraz modal algı mekanizmasına sahip olduğu.

Kavramsal çerçeve bölümünde ses simgececiliği kavramını somutlaştırmak ve öğrencilerin bilişsel tepkilerini teorik zemine oturtmak amacıyla kullanılabilir (Kasap & Ünsal, 2024).

Marka İsmi ve Logo Tasarımında Çapraz Modal Uyumun Tüketici Algısına Etkisi

Araştırma sorusu
Tüketicilerin ürün ismindeki ses özellikleri ile ambalaj üzerindeki geometrik formlar arasında algıladığı uyum, marka algısını anlamlı düzeyde etkilemekte midir?
Yöntem taslağı
Çalışmada veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecek katılımcı gruplarına farklı pсевdöözlerle adlandırılmış marka tasarımları sunulacaktır. Veriler ölçekli anketler yardımıyla toplanacak ve ki-kare ile betimsel istatistik yöntemleriyle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Öneri, makalenin ikinci kısmında yer alan marka tasarımı görevinden ve katılımcıların marka tutarlılığı tercihlerini inceleyen veri tablolarından türetilmiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Tartışmaİngilizce Öğretmenliği öğrencilerinin şekil tercihleri ile pсевdööz atamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunduğu.

Tartışma bölümünde benzer araştırma sonuçlarıyla kıyaslama yapmak ve istatistiksel olarak kanıtlanmış çapraz modal uyumu vurgulamak için referans gösterilebilir (Kasap & Ünsal, 2024).

Farklı Kültürel Arka Planlara Sahip Öğrencilerde Ses Sembolik Tercihlerin Karşılaştırılması

Araştırma sorusu
Farklı ana dillere sahip üniversite öğrencilerinin bouba-kiki fenomenine verdikleri şekil atama oranları kültürler arası farklılık göstermekte midir?
Yöntem taslağı
Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analiziyle hesaplanacak farklı dil gruplarından öğrencilerle oluşturulacaktır. Veri toplama aşamasında dijital platform üzerinden soyut şekil eşleştirme formu kullanılacak, veriler ki-kare testleri ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Bu araştırma önerisi, yazarın sonuç bölümünde gelecekteki araştırmalar için önerdiği demografik ve kültürel çeşitlilik çağrısından türetilmiştir (Kasap & Ünsal, 2024).

Kaynakça

  1. Köhler, W. (1929). Gestalt psychology. Liveright.
  2. Ćwiek, A., Winter, B., Barra, J., Boutonnet, B., Brown, L., De Carolis, L., ... & Zhang, W. (2022). The bouba/kiki effect is robust across cultures and writing systems. Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences, 377(1859), 20200390.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Dil, Kültür ve TarihKarma yöntem · 2023

Kara kurbağası zoonimleri yeni çalışmalara yol gösterir mi?

Antik Yunancadaki 'phrynos' (kara kurbağası) kelimesinin ses göçüşmesine (metatez) uğramış hali olan 'furnos' ve benzeri varyasyonlarının, Andros, Güney Eğriboz ve Trabzon kıyıları gibi arkaik Yunanca lehçelerinin hayatta kaldığı izole ceplerde hala muhafaza edildiği tespit edilmiştir.

Leonidas‐Romanos Davranoglou ve Leonidas Embirikos · PLoS ONE · Beşerî Bilimler