Karma yöntem araştırması incelemesi

DOI: 10.1371/journal.pone.0283136

Kara Kurbağası Zoonimleri Yunanistan'ın Dilsel ve Demografik Tarihini Yansıtıyor

Tarihsel dilbilim ve etnobiyoloji alanında, ekonomik değeri olmayan canlılara verilen yerel adların (zoonimler), yazılı kaynakların yetersiz kaldığı dönemlerdeki göç, asimilasyon ve dilsel temas süreçlerini aydınlatmada oynadığı rol yoğun bir tartışma konusudur.

Yazar
Leonidas‐Romanos Davranoglou & Leonidas Embirikos
Yayın
PLoS ONE
Tarih
2023-03-29
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Tarihsel dilbilim ve kültürel antropoloji alanında, ekonomik değeri düşük olan canlıların yerel dillerdeki adlandırılmaları (zoonimler), yazılı tarihin karanlıkta bıraktığı göç hareketlerini, nüfus temaslarını ve dilsel katmanları ortaya çıkaran son derece güçlü birer "dilsel fosil" işlevi görmektedir. Özellikle Balkanlar gibi çok dilli ve yoğun demografik hareketliliğe sahne olmuş bölgelerde, yerel halkların çevrelerindeki fauna ile kurdukları ilişkiler, baskın dillerin standartlaşma süreçlerinden kaçmayı başarmış alt katman kelimelerinde korunmaktadır. Ne var ki, Yunanistan ve çevresindeki bölgelerde modern dil atlaslarının eksikliği ve yerel ağızların hızla kaybolması, bu dilsel zenginliğin tarihsel-coğrafi dilbilim perspektifinden sistematik olarak incelenmesini zorlaştırmıştır. Bu çalışma, Avrupa'nın dilsel sıcak noktalarından biri olan Yunanistan coğrafyasında, kara kurbağası (Bufo bufo) üzerinden şekillenen zoonimleri ve bunlara eşlik eden folklorik inanışları mercek altına alarak, ülkenin dil ve demografi tarihine yeni bir pencere açmaktadır.

Araştırmanın temel amacı, Yunanistan genelindeki kara kurbağası zoonimlerinin çeşitliliğini, coğrafi dağılımını ve kökenlerini belgeleyerek, bu adlandırmaların dilsel ve antropolojik değerini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, otuz beş yılı aşkın bir süreye yayılan saha çalışmalarının yanı sıra sosyal medya platformları üzerinden yürütülen geniş kapsamlı anket çalışmalarıyla, 7.700'den fazla katılımcıdan veri derlenmiştir. Çalışmada sadece standart Yunanca ağızları değil; Arvanitçe (Arnavutça diyalektleri), Güney Slav diyalektleri, Pomakça, Ulahça (Aromanca) ve Türkçe (Gagavuzca) gibi bölgede konuşulan farklı dillerdeki terimler de kapsama dahil edilmiştir. Toplanan bu muazzam veri seti, coğrafi bilgi sistemleri (CBS) aracılığıyla haritalandırılmış ve rakım ile kullanılan zoonimler arasındaki ilişkileri test etmek amacıyla Kruskal-Wallis gibi istatistiksel analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır; böylece nitel antropolojik veriler nicel coğrafi analizlerle desteklenmiştir.

Ende edilen bulgular, Avrupa'nın diğer bölgelerinde kara kurbağası için yalnızca birkaç terim bulunurken, Yunanistan coğrafyasında tam 37 farklı zoonimin yaşadığını göstererek bu bölgenin olağanüstü dilsel çeşitliliğini gözler önüne sermektedir. Antik Yunancadaki "phrynos" teriminin ses değişimleriyle günümüze ulaşan "furnos" varyantlarından, 6. yüzyıldaki Slav yerleşimlerinin izini süren "zaba" kökenli terimlere kadar geniş bir yelpazede dağılım tespit edilmiştir. Özellikle "vuza" teriminin coğrafi olarak bölünmüş ancak tarihsel bir devamlılık gösteren yayılımı, Doğu Roma İmparatorluğu'nun Slav göçleri sırasında elinde tuttuğu bölgelerin dilsel sınırlarıyla birebir uyuşmaktadır. Benzer şekilde, "brasca" teriminin yaygınlığı, 11. ve 12. yüzyıllardaki Büyük Ulahya sınırları ve göçebe çobanlık yapan Sarakatsan topluluklarının göç yollarıyla paralellik göstermekte, zoonimlerin coğrafi bariyerlerden ziyade tarihsel-politik ağlar tarafından sınırlandırıldığını kanıtlamaktadır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, bu yerel zoonimlerin modern standart Yunancanın gelişimine ilişkin yerleşik doğrusal teorileri esnettiği ve dillerin aslında karmaşık bir "koineleşme" (koineization) süreciyle biçimlendiğini gösterdiği vurgulanmaktadır. Kara kurbağasının hayvanların memelerini emerek hastalıklara yol açtığı yönündeki yaygın ve asılsız folklorik inanışların, bu kelimelerin kırsal topluluklarda birer tabu veya uyarı unsuru olarak hayatta kalmasını kolaylaştırdığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, nesli tükenmekte olan yerel dillerin ve lehçelerin belgelenmesinin küresel etnolinguistik çeşitliliği korumadaki önemini ortaya koyarken, gelecekteki dilsel coğrafya ve antropoloji araştırmaları için yenilikçi bir metodolojik model sunmaktadır. Yerel faunaya ait adlandırmaların dilsel tarih araştırmalarında birer isogloss gibi kullanılabileceğini kanıtlayan bu yaklaşım, literatürdeki büyük bir boşluğu doldurmaktadır.

Araştırmanın amacı

Yunanistan coğrafyasındaki kara kurbağası (Bufo bufo) zoonimlerinin çeşitliliğini, kökenlerini ve coğrafi dağılımlarını belgeleyerek, bu adlandırmaların ülkenin dilsel, demografik, tarihsel ve antropolojik süreçlerini anlama ve açıklamada nasıl bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Yunanistan genelinde hayatta kalan Yunanca lehçeleri ile Arvanitçe, Ulahça, Türkçe ve Slavca gibi yerel dilleri konuşan 7.700'den fazla kişiyle saha mülakatları ve çevrimiçi anketler yürütülmesini; elde edilen yerel kara kurbağası adlandırmalarının (zoonimlerin) etimolojik, tarihsel ve coğrafi dağılım analizini kapsayan disiplinler arası bir karma yöntem tasarımı benimsenmiştir(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, dilsel alt katman (substrate) ve üst katman (superstrate) kuramlarına dayanmaktadır. Dilsel temas, koineleşme (koineization) ve kelime ödünçleme süreçleri çerçevesinde, kaybolan dillerin kalıntılarının baskın dilde 'dilsel fosiller' olarak nasıl korunduğu çözümlenmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Balkan dillerinin (Arnavutça, Slav dilleri, Ulahça ve Yunanca diyalektleri) tarihsel gelişimi, 6. yüzyıl Slav göçlerinin coğrafi sınırları, 11-12. yüzyıllardaki Ulah yerleşimleri (Büyük Ulahya) ve Arvanit topluluklarının 14-15. yüzyıllardaki yayılımlarını ele alan tarihsel ve dilbilimsel literatürü doğrudan adreslemektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Yunanistan coğrafyasında yaşayan ve yerel Yunanca ağızları ile Arvanitçe, Ulahça, Slavca, Türkçe gibi bölgede varlık gösteren yerli dilleri konuşan nüfus grupları.
Örneklem veya araştırma materyali
Saha çalışmaları ve çevrimiçi sosyal medya platformları (Facebook grupları) üzerinden gönüllü olarak çalışmaya katılım sağlayan 7.700'ün üzerinde yerel kaynak kişi.
Veri toplama süreci
Otuz beş yıllık bir döneme yayılan saha araştırmaları, sosyal medya üzerinden yapılan anketler ve antik dönem kitabeleri ile şahıs adları kataloglarının (MÖ 600 - MS 200) taranması.
Veri analiz yöntemi
Elde edilen zoonimlerin SimpleMappr ile coğrafi haritalandırılması, R programı (ggplot2) kullanılarak yapılan Kruskal-Wallis istatistiksel analizleri ve karşılaştırmalı tarihsel dilbilimsel etimoloji çözümlemeleri.
zoonymsubstrate termkoineizationlinguistic fossilbufo bufodemographic history

Araştırmanın Bulguları

01

Antik Yunancadaki 'phrynos' (kara kurbağası) kelimesinin ses göçüşmesine (metatez) uğramış hali olan 'furnos' ve benzeri varyasyonlarının, Andros, Güney Eğriboz ve Trabzon kıyıları gibi arkaik Yunanca lehçelerinin hayatta kaldığı izole ceplerde hala muhafaza edildiği tespit edilmiştir(Davranoglou & Embirikos, 2023).

02

Meme emen anlamına gelen 'vuza' teriminin, kara kurbağalarının besi hayvanlarının memelerini emdiğine dair asılsız halk batıllarından türediği ve 6. yüzyıldaki Doğu Roma İmparatorluğu idari sınırlarıyla örtüşen antik bir dilsel sürekliliğin kalıntısı olduğu gösterilmiştir(Davranoglou & Embirikos, 2023).

03

Slavca kökenli 'zaba' (kurbağa) kelimesi ve türevlerinin coğrafi dağılımının, 6. yüzyıldan itibaren Balkanlar'a gerçekleşen yoğun Slav göçleri ve yerleşim sınırlarıyla tam bir paralellik gösterdiği, bu terimin Yunanca konuşanlar tarafından benimsenerek kırsal dile entegre edildiği belirlenmiştir(Davranoglou & Embirikos, 2023).

04

Ulahça kökenli 'brasca' kelimesinin Yunanistan'daki en yaygın kara kurbağası zoonimi haline geldiği, bu durumun 11. ve 12. yüzyıllardaki 'Büyük Ulahya' yerleşim sınırları ve Sarakatsani gibi göçebe çoban topluluklarının tarihsel hareket kalıpları aracılığıyla yaygınlaştırıldığı doğrulanmıştır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Elde edilen bulgular, ekonomik önemi bulunmayan hayvanlara verilen yerel adların dominant dillerin baskısına direnerek arkaik dilsel katmanları muhafaza etmede son derece başarılı olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, Antik Yunanca 'phrynos' teriminden türeyen 'furnos' gibi kelimeler, dilsel homojenleşmeye karşı direnç noktalarını ortaya koyan canlı birer fosil niteliğindedir.

Yazarlar, kara kurbağasının hayvanların memelerini emdiğine dair asılsız inançların ve bu canlıların toksik salgıları etrafında gelişen batıl korkuların, zoonimlerin nesiller boyu korunmasını kolaylaştırdığını açıklamaktadır. Annelerin çocuklarını uyarmak ve çobanların sürülerini korumak için kullandığı bu komik veya korkutucu isimler, resmi eğitim dillerinin unutturmaya çalıştığı yerel ağızları günümüze taşımıştır.

Literatürde standart modern Yunancanın Helenistik koine dilinin doğrudan bir ardılı olduğu kabul edilmekle birlikte, bu çalışma dilin gelişiminde çok daha karmaşık bir koineleşme sürecinin yaşandığına işaret etmektedir. Zoonimlerin coğrafi sınırları, Konstantinopolis merkezli dilsel etkileşimlerin ve farklı bölgelerdeki Slav, Ulah ve Arvanit topluluklarıyla gerçekleşen temasların yerel düzeyde nasıl harmanlandığını doğrulamaktadır.

Sonuç olarak, kara kurbağası adlandırmaları üzerinden yapılan bu çok disiplinli analiz, Yunanistan coğrafyasında yazılı kaynakların yetersiz kaldığı karanlık çağlara ve nüfus hareketlerine ışık tutmaktadır. Araştırma, nesli tükenmekte olan yerel dillerin ve lehçelerin belgelenmesinin, insan-fauna etkileşimlerini anlamanın yanı sıra mikro-tarihsel demografi araştırmaları için de ne derece hayati olduğunu ortaya koymaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yunanistan'daki Slavik yer adlarının ve dilsel etkilerin dağılımına yönelik klasik bulgular, çalışmadaki zaba ve türevi zoonimlerin yayılım sınırları ile karşılaştırılmış ve özellikle Epir, Makedonya ve Mora yarımadasındaki yoğun Slav yerleşimiyle birebir örtüştüğü doğrulanmıştır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Plinius'un antik dönemde çoban aldatan kuşlarının keçilerin memelerini emdiğine ve onları kör ettiğine dair aktardığı klasik inanışlar, bu çalışmada kara kurbağasına (Bufo bufo) atfedilen benzer meme emme batıl inançları ve 'vuza' ya da 'thithilopa' gibi zoonimlerin kökenleriyle karşılaştırılmıştır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Kara kurbağası zoonimlerinin coğrafi ve etimolojik dağılımı, Yunanistan'ın klasik antik çağdan modern döneme uzanan dilsel ve demografik katmanlarını hassas bir şekilde yansıtan benzersiz birer dilsel fosil işlevi görmektedir; ekonomik değeri olmayan bu canlılara yönelik batıl inançlar isimlerin korunmasını sağlarken, bu adlandırmalar standart diller tarafından yutulmuş yerel lehçelerin sınırlarını ve tarihsel göç hareketlerini haritalandırmada güçlü bir etnolinguistik araç sunmaktadır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, tarihsel dilbilim ve etnobiyoloji yazınında ekonomik değeri bulunmayan canlıların isimlendirilme biçimlerinin (zoonimler), toplulukların dilsel ve demografik geçmişini aydınlatmadaki işlevini kuramsal ve ampirik düzeyde sergilemektedir. Klasik tarih yazımının ve arkeolojik verilerin sessiz kaldığı göç, asimilasyon ve dilsel temas süreçlerini ortaya çıkarmak amacıyla alternatif bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Yunanistan coğrafyasındaki kara kurbağası (Bufo bufo) adlandırmalarını merkeze alarak, standart dillerin homojenleştirici etkisine direnç gösteren yerel ağızları ve alt tabaka dillerini görünür kılmaktadır. Böylece çalışma, resmi tarih anlatılarının ötesine geçerek mikro-tarihsel demografi araştırmaları için güçlü bir etnolinguistik araç işlevi görmektedir.

Araştırma, Max Vasmer'in Yunanistan'daki Slav yerleşimlerine dair toponimik çalışmaları ile geleneksel modern Yunanca lehçebilim araştırmalarını temel alarak bunları etnobiyolojik bir perspektifle genişletmektedir. Önceki çalışmaların genellikle tarımsal veya ticari öneme sahip kelimelere odaklandığı literatürde, ekonomik bir karşılığı olmayan kara kurbağası gibi değersiz bir türün adlandırma kalıplarını analiz ederek özgün bir konum edinmektedir. Standart modern Yunancanın gelişimini tek hatlı bir evrim yerine karmaşık koineleşme süreçleriyle açıklayan dilbilimsel modellerle doğrudan ilişki kurmaktadır. Klasik antikiteden günümüze uzanan süreçte Slavca, Ulahça ve Arvanitçe gibi dillerin yerel ağızlar üzerindeki katmanlaşma dinamiklerini göstererek öncül literatürün boşluklarını doldurmaktadır.

Çalışma, biyo-kültürel çeşitlilik ile dilsel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiyi ampirik verilerle ortaya koyarak literatür taramalarına çok boyutlu bir derinlik kazandırmaktadır. Nesli tükenme tehlikesi altında olan yerel dillerin ve lehçelerin belgelenmesinin, insan-fauna etkileşimlerini anlamanın yanı sıra mikro-tarihsel demografi araştırmaları için ne derece hayati olduğunu kanıtlamaktadır. Özellikle Balkanlar gibi dilsel açıdan karmaşık coğrafyalarda, yazılı kaynakların yetersiz kaldığı göç dönemlerinin izini sürmek için etnobiyolojik adlandırmaların nasıl birer dilsel fosil olarak kullanılabileceğini sistematik bir biçimde örneklemektedir. Bu yönüyle araştırma, disiplinlerarası etnolinguistik literatür taramaları için metodolojik bir referans noktası sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Vasmer, M. (1970). Die Slaven in Griechenland. Leipzig: Zentralantiquariat der Deutschen Demokratischen Republik.
  2. Pliny. (1940). Natural History, Volume III: Books 8-11 (H. Rackham, Trans.). Cambridge, Mass.: Harvard University Press.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Ekonomik önemi bulunmayan canlı adları, standart dillerin asimilasyonuna karşı direnerek arkaik dilsel katmanları muhafaza etmede son derece başarılı araçlardır.

Bu tez çalışmasında, alt tabaka dillerinin ve yerel lehçelerin korunma mekanizmalarını açıklamak amacıyla kara kurbağası zoonimlerinin dilsel fosil niteliği taşıdığı iddiasını desteklemek için kullanılacaktır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Doğu Karadeniz Bölgesindeki Amfibi Zoonimlerinin Dil Katmanları Açısından İncelenmesi

Araştırma sorusu
Doğu Karadeniz'deki yerel halk ağızlarında kullanılan amfibi adlandırmaları, bölgenin tarihsel göç ve dilsel temas süreçlerini nasıl yansıtmaktadır?
Yöntem taslağı
Trabzon ve Rize kırsalında belirlenen 15 vadide, veri doygunluğuna ulaşılana kadar yerel çobanlar ve çiftçilerle (tahmini 80 yarı yapılandırılmış görüşme) mülakatlar yapılacak; elde edilen zoonimler etimolojik ve mekansal analiz yöntemleriyle haritalandırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Trabzon kıyılarında tespit edilen antik 'furnon' kelimesinin izole ceplerde korunmuş olmasına dayanan bu tasarım, bölgedeki diğer arkaik dil katmanlarını amfibi zoonimleri üzerinden araştırmayı amaçlamaktadır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Etnobiyolojik zoonimlerin belgelenmesi, nesli tehlike altındaki dillerin korunmasında ve insan-doğa etkileşimlerinin çözümlenmesinde güçlü etnografiler sunar.

Tezin kavramsal çerçevesinde, etnobiyolojinin dilbilimsel ve demografik tarih yazımındaki metodolojik değerini kanıtlamak için bu makalenin bulgularına atıfta bulunulacaktır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Batı Anadolu Kırsalında Sürüngen ve Amfibi Zoonimlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Haritalandırılması

Araştırma sorusu
Batı Anadolu kırsalında ekonomik değeri olmayan sürüngen ve amfilere verilen halk isimleri, Yörük göç yolları ve yerleşim alanlarıyla mekansal olarak nasıl örtüşmektedir?
Yöntem taslağı
Ege ve Güney Marmara bölgelerinde göçebe hayvancılık geçmişi olan 40 köyde, veri doygunluğu ilkesiyle belirlenecek katılımcılardan anket ve mülakat yoluyla zoonim verileri toplanacak; CBS yazılımı yardımıyla Yörük göç rotalarıyla çakıştırılarak mekansal korelasyon analizi yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmada Vlach ve Sarakatsani göçebe pastoralistlerinin 'brasca' kelimesini Yunanistan genelinde yaygınlaştırma kalıplarından ilham alan bu öneri, Anadolu'daki benzer göçebe hareketlerinin dilsel etkilerini incelemektedir(Davranoglou & Embirikos, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Yunanistan coğrafyası, Avrupa'nın diğer bölgeleriyle karşılaştırıldığında, kara kurbağasına verilen 37 farklı zoonim ile eşsiz bir etnolinguistik çeşitlilik merkezidir.

Bulguların tartışılması bölümünde, incelenen bölgenin dilsel çeşitlilik yoğunluğunu ve lehçe zenginliğini Avrupa genelindeki homojenlikle kıyaslayarak açıklamak için kullanılacaktır(Davranoglou & Embirikos, 2023).

Meme Süzme Mitolojisinin Türkiye Kırsalındaki Etnobiyolojik İzdüşümleri

Araştırma sorusu
Türkiye kırsalında kara kurbağası ve yılan gibi canlıların besi hayvanlarının sütünü emdiğine dair inanışların coğrafi dağılımı ve kökeni nedir?
Yöntem taslağı
Doğu, İç ve Güneydoğu Anadolu'da hayvancılıkla geçinen 30 farklı mikro-bölgemizde, her bölgede mülakatlar yapılarak yerel halk anlatıları derlenecek, nitel içerik analizi yoluyla mitolojik kalıpların kökenleri ve coğrafi yayılımları çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 'vuza' teriminin meme emme batılıyla ilişkisini kurduğu ve bu inancın zoonimlerin korunmasındaki rolünü tartıştığı bölümden türetilmiş olup, benzer inanç sistemlerinin Anadolu'daki varlığını ve dilsel etkilerini sörgülamaktadır(Davranoglou & Embirikos, 2023).