Vaka çalışması incelemesi

DOI: 10.35674/kent.1350727

Türkiye Cumhuriyeti'nin Yüz Yıllık Geçmişinde Bursa'daki Osmanlı Kimliğini Sürdürmeye Yönelik Çabalar

Tarihi kent kimliklerinin sürdürülebilirliği, hızlı sanayileşme, göç ve kentsel dönüşüm baskısı altındaki metropollerde kültürel mirasın korunması açısından kritik bir tartışma alanıdır. Makale, sanayileşen ve sürekli dönüşen bir kent olan Bursa örneğinde, Cumhuriyet'in yüz yıllık koruma politikalarının bu süreçleri nasıl şekillendirdiğini incelemektedir.

Yazar
Sermin Çakıcı
Yayın
Kent Akademisi
Tarih
2023-10-24
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Kentsel koruma, tarihi şehir merkezlerini tanımlayan mekansal dokunun muhafaza edilmesinin yanı sıra, sosyal etkinliklerin sürekliliğini ve ekonomik dinamikleri de içeren çok boyutlu bir planlama sürecidir. Türkiye'de koruma politikaları, Osmanlı dönemindeki ilk yasal düzenlemelerden Cumhuriyet döneminin modern koruma yaklaşımlarına uzanan köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşümün en somut gözlemlenebildiği alanlardan biri, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti ve günümüzün gelişmiş sanayi kenti olan Bursa'dır. Kent, bünyesinde barındırdığı Erken Osmanlı dönemi mimari eserleri ile 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine girmiş olsa da, hızlı sanayileşme ve göç dalgaları nedeniyle tarihi dokusunda ciddi bozulmalarla karşı karşıya kalmıştır. Alandaki temel tartışma konusu, koruma mevzuatındaki değişimlerin yerel uygulamaları nasıl yönlendirdiği ve kentin çok katmanlı kimliğinin bütüncül bir şekilde korunup korunamadığı sorunudur.

Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'deki koruma mevzuatı ve yasalarının tarihsel değişkenliği çerçevesinde Bursa'nın Osmanlı kent kimliğini sürdürmeye yönelik çabaları ve karşılaşılan zorlukları analiz etmektir. Nitel bir durum çalışması olarak tasarlanan araştırmanın yöntemi, Türkiye'de 1951, 1973, 1983 ve 2004 yıllarında yürürlüğe giren dört temel koruma yasası ışığında Bursa'daki uygulamaların arşiv belgeleri, belediye ve sivil toplum kuruluşları kayıtları ile görsel dokümanlar üzerinden kronolojik olarak incelenmesine dayanmaktadır. Ayrıca, kentsel koruma çabalarının bina ölçeğinden sit ölçeğine, yerel katılım süreçlerinden uluslararası normlara kadar uzanan geniş bir yelpazedeki etkileşimi, yazar tarafından hazırlanan bir matris tablosu aracılığıyla sistematik olarak çözümlenmiştir.

Araştırma bulguları, Bursa'da 1950'lerden itibaren yoğunlaşan restorasyon çalışmalarının çoğunlukla tekil anıtsal Osmanlı yapılarının ayağa kaldırılmasına odaklandığını, ancak çevrelerindeki sivil mimarlık örneklerinin bütüncül olarak korunamadığını göstermektedir. 1958 Çarşı yangını sonrası uygulanan imar ve kentsel yenileme projelerinde, geleneksel ahşap dokunun yerine betonarme üzeri taş kaplama gibi taklit malzemelerin kullanılmasıyla özgünlüğün zarar gördüğü tespit edilmiştir. 1980'lerden sonra sit koruma anlayışının gelişmesiyle 13 farklı koruma amaçlı imar planı yürürlüğe konmuş ve Kale Sokak gibi öncü sokak sağlıklaştırma projeleri gerçekleştirilmiştir. Buna karşın, 2005 yılında yürürlüğe giren 5366 sayılı kanun sonrasında hız kazanan Doğanbey TOKİ ve Emirsultan kentsel dönüşüm projelerinde tarihi dokunun yerini çok katlı tekdüze bloklara bırakması, kentin siluetini ve sosyo-kültürel özgünlüğünü geri dönülemez biçimde bozmuştur.

Tartışma ve sonuç bölümünde yazar, Bursa'daki koruma uygulamalarının son yirmi yılda kentin çok katmanlı kimliğini dışlayan ve neredeyse sadece Osmanlı kimliğini öne çıkaran ideolojik ve seçici bir yaklaşıma büründüğünü savunmaktadır. Merinos Fabrikası, Santral Garaj gibi Erken Cumhuriyet dönemi modern mimari miras örneklerinin yıkılması ya da işlevsizleştirilmesi, kentsel bellek ve mirasın korunmasındaki samimiyetsizliği ortaya koymaktadır. Literatür açısından bu çalışma, yasal mevzuattaki değişimlerin pratik kentsel koruma uygulamalarındaki kırılmaları ve rant odaklı kentsel dönüşüm projelerinin tarihi kimlik üzerindeki yıkıcı etkilerini somut verilerle ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır. Gelecekteki koruma çalışmalarında sadece anıtsal yapıların değil, kentin kuzeyindeki Bursa Ovası'ndan güneyindeki Uludağ eteklerine kadar olan doğal ve kültürel peyzajın bir bütün olarak ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olan Bursa'nın tarihi kent kimliğini korumaya ve sürdürmeye yönelik çabaları, Türkiye Cumhuriyeti'nin yüz yıllık geçmişindeki koruma mevzuatı ve politikaları bağlamında incelemektir(Çakıcı, 2023, s. 1).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bursa kentinin Osmanlı kimliğini koruma ve sürdürme çabalarını, Türkiye Cumhuriyeti'nin yüz yıllık geçmişindeki koruma mevzuatının gelişimi bağlamında yazılı ve görsel belgelere, kurumsal arşivlere ve kentsel plan verilerine dayalı bir vaka analizi yöntemiyle inceleyen ampirik nitelikli kentsel tarih çalışmasıdır(Çakıcı, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, bütüncül kentsel koruma, tarihi kent kimliğinin sürdürülebilirliği ve kentsel koruma mevzuatının tarihsel gelişimi teorik çerçevesine dayanmaktadır. Mimari mirasın bir toplumun sosyal tarihini belgeleyen bir unsur olduğu kabulüyle, yasal gelişmelerin yerel uygulamalara ve toplumsal farkındalığa yansımaları incelenmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, Türkiye'deki kentsel koruma tarihi, koruma yasalarının evrimi ve Bursa'nın kentsel dönüşümü üzerine geniş bir literatürü ele almaktadır. Özellikle Batur (1975), Madran (1997, 2002), Ahunbay (1996), Kuban (2001) ve Şahin Güçhan ve Kurul (2009) gibi yazarların koruma politikaları, mevzuat değişimleri ve bunların kentsel kimlik üzerindeki etkilerine dair çalışmaları tartışmanın zeminini oluşturmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Bursa tarihi kent merkezi sınırları içindeki Osmanlı dönemi sivil ve anıtsal mimari mirası ile Erken Cumhuriyet dönemi modern endüstriyel mirasını kapsayan fiziki ve yasal koruma dokümanları bütünüdür.
Örneklem veya araştırma materyali
1951, 1973, 1983 ve 2004 yıllarında onaylanan dört temel Koruma Kanunu kapsamında Bursa yerelinde yürütülen tescil, restorasyon, rekonstrüksiyon ve imar planlaması uygulamalarıdır.
Veri toplama süreci
Kapsamlı literatür taramasının yanı sıra belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve bölge koruma kurullarının kurumsal arşivlerinden elde edilen haritalar, plan kararları, tescil raporları ve görsel belgelerdir.
Veri analiz yöntemi
Bursa'daki koruma faaliyetlerinin yasal mevzuattaki değişimlerle olan ilişkisini kuran kronolojik analiz yaklaşımı ve yasal-pratik uygulamaların kesişimini gösteren tematik matris değerlendirmesidir.
SürdürülebilirlikOsmanlı Kent KimliğiKoruma KanunlarıKentsel Sit AlanıEndüstriyel MirasKentsel DönüşümÇok Katmanlı Kent Kimliği

Araştırmanın Bulguları

01

Bursa'da Cumhuriyet'in ilk on yılında ulusal kimliği tarihsel geçmişe dayandırma çabasıyla birlikte Osmanlı anıtsal yapıları koruma ve müzecilik faaliyetlerinin odağı haline gelmiş, Yeşil Medrese restorasyon projesinin ardından 1930 yılında arkeoloji müzesi olarak yeniden işlevlendirilmiştir(Çakıcı, 2023).

02

1951 yılında kurulan GEEAYK ile birlikte Türkiye'deki taşınmaz kültür varlıklarının tescil ve restorasyon yetkisi merkezi bir yüksek kurula verilmiş, Venice Charter (1964) gibi uluslararası tüzüklerin etkisiyle çağdaş malzeme kullanımı restorasyon ilkelerine dahil edilmiştir(Çakıcı, 2023).

03

1983 yılında yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, tarihi sit alanları için imar planlarının tasarlanması ve onaylanması süreçlerini kökten revize ederek planlama hiyerarşisini dönüştürmüştür(Çakıcı, 2023).

04

1958 yılındaki büyük 'Çarşı Yangını' sonrasında Luigi Piccinato tarafından hazırlanan imar planı önerisi, kentsel ölçekte bütüncül bir yaklaşımdan yoksun olsa da Bursa'nın tarihi ticaret merkezi için koruma amaçlı imar planlarına temel oluşturan altlık haritayı sağlamıştır(Çakıcı, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bursa'nın koruma tarihi incelendiğinde, kentsel koruma pratiklerinin yasal mevzuattaki değişimleri yakından takip ettiği görülmektedir. Özellikle 1980'lerden 2000'lere kadar geçen süreçte tescil, koruma amaçlı imar planları ve sokak sağlıklaştırma projeleri yoğunlaşmıştır. Ancak bu yoğun çabalara rağmen, kentsel dönüşüm baskısı altında bazı tarihi mahalleler tescilsiz bırakılarak kontrolsüz yapılaşmaya açılmıştır.

Yazar, günümüz restorasyon yaklaşımlarını eleştirerek bunların geçmişteki uygulamalar kadar masum olmadığını belirtmektedir. Yeterli belge ve ipucu bulunmaksızın gerçekleştirilen rekonstrüksiyon projelerinin, yapıların özgün mimari karakterini bozduğunu ve gelecek nesiller nezdinde yanıltıcı bir tarih algısı yarattığını savunmaktadır. Bu durum, tarihi dokunun eskilik değerinin kaybolmasına yol açmaktadır.

Çalışma, Bursa'daki koruma politikalarının çok katmanlı kentsel kimliği bütüncül bir şekilde ele almaktan uzak olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle Erken Cumhuriyet dönemine ait endüstriyel miras yapılarının ve modern mimarlık eserlerinin yıkılması veya dönüştürülmesi, kentin hafızasında ciddi bir boşluk yaratmaktadır. Sadece belirli bir dönemin (Osmanlı) kimliğini yücelten seçici yaklaşım eleştirilmektedir.

Sonuç olarak, metropoliten ölçekte gelişen Bursa'da kentsel kimliğin sürdürülebilirliği için sadece anıtsal veya tekil binaların değil, kenti çevreleyen tarım alanlarının, nehirlerin ve Uludağ ormanlarının da koruma kapsamına dahil edilmesi gerekmektedir. Bütüncül bir çevre ve kent planlaması yapılmadığı sürece, tarihi dokunun modern yaşamın gereksinimleriyle sağlıklı bir şekilde uzlaştırılması mümkün görünmemektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Türkiye'deki koruma mevzuatının tarihsel gelişimini Şahin Güçhan ve Kurul'un (2009) ortaya koyduğu yasal-yönetsel değişim aşamaları ile paralel bir şekilde değerlendirmektedir. Çalışmada, 1951, 1973, 1983 ve 2004 yıllarında onaylanan dört temel koruma yasasının Bursa yerelindeki uygulamalara yansıması incelenmiş; ulusal düzeydeki bu mevzuat dönüşümlerinin yerel pratikler üzerindeki yönlendirici ve kimi zaman kısıtlayıcı etkileri uluslararası koruma normları bağlamında karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır(Çakıcı, 2023, s. 1).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazar, Bursa'nın tarihi kent kimliğini sürdürme çabalarını değerlendirirken, 21. yüzyılın başlarına kadar sosyal boyutta ve kentsel ölçekte birçok koruma faaliyeti gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, kentin fiziksel yapısı ve özellikle Osmanlı kimliği üzerinde samimi, derinlikli ve bütüncül bir koruma olgusundan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulamaktadır. Erken Cumhuriyet dönemi modern mimari mirasının dışlanması ve koruma uygulamalarında tek bir döneme odaklanılması bu eksikliğin temel nedenidir(Çakıcı, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, kentsel koruma literatüründe mevzuat değişiklikleri ile yerel uygulama pratikleri arasındaki etkileşimi tarihsel bir perspektifle çözümleme işlevi görür. Türkiye Cumhuriyeti'nin yüz yıllık sürecinde çıkarılan koruma kanunlarının (1951, 1973, 1983, 2004/2005) yerel ölçekteki somut yansımalarını Bursa kenti özelinde inceler. Anıtsal ve ölçek bazlı koruma yaklaşımlarının, çok katmanlı kentsel dokularda nasıl seçici bir koruma politikasına dönüştüğünü göstererek alan yazına nitelikli bir vaka analizi sunar.

Çalışma, Türkiye'de kentsel koruma tarihini ve mevzuat gelişimini ele alan temel literatürle (Madran, 2002; Şahin Güçhan ve Kurul, 2009) doğrudan ilişki kurmaktadır. Önceki araştırmalar genellikle mevzuatın teorik gelişimine veya ankara/İstanbul odaklı uygulamalara odaklanırken, bu araştırma Erken Osmanlı başkenti ve aynı zamanda sanayileşen bir metropol olan Bursa'nın özgün kentsel dönüşüm dinamiklerini merkeze alarak önceki çalışmaları ampirik ve mekansal kanıtlarla genişletir.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu eser, yasal düzenlemelerin kentsel mekandaki somut kırılmalarını kronolojik ve tematik bir matris üzerinden okuma imkânı sağlar. Koruma kararlarındaki ideolojik ve seçici tutumların, Cumhuriyet dönemi modern mimari mirası ile endüstriyel dokunun göz ardı edilmesine nasıl yol açtığını sörgülayarak koruma teorisine eleştirel bir boyut kazandırır. Kentsel koruma ve planlama alanındaki nitel araştırmalar için yöntemsel bir model sunar.

Kaynakça

  1. Şahin Güçhan, N., & Kurul, E. (2009). A History of the Development of Conservation Measures in Turkey: From the Mid-19th Century Until 2004. METU Journal of the Faculty of Architecture, 26(2), 19-44. https://doi.org/10.4305/metu.jfa.2009.2.2
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Türkiye'de kentsel koruma mevzuatının gelişimi, 1950'lerden itibaren uluslararası tüzüklerin de etkisiyle tekil bina ölçeğinden sit ve kentsel doku ölçeğine doğru genişleyen bir seyir izlemiştir.

Bu çalışma, 1951 sayılı GEEAYK Kanunu'ndan 2004 ve 2005 tarihlerinde çıkarılan 5226 ve 5366 sayılı yasalara kadar geçen süreçteki koruma anlayışı değişimlerini Bursa vaka incelemesi üzerinden ampirik olarak örneklendirmek için kullanılır(Çakıcı, 2023).

Çok Katmanlı Kentlerde Modern Mimarlık Mirasının Algılanması ve Koruma Politikaları: Bursa Örneği

Araştırma sorusu
Bursa kent merkezindeki Erken Cumhuriyet dönemi yapılarının yıkımı ve dönüşümü, kent sakinlerinin çok katmanlı kentsel hafıza algısını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Nitel araştırma deseninde kurgulanan çalışmada, Bursa kent merkezinde yaşayan 30 kent sakini ve 15 mimar/şehir plancısı ile derinlemesine görüşmeler yapılacaktır. Görüşmelerden elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle incelenecek ve veri doygunluğuna ulaşılıncaya kadar örneklem genişletilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede yazarın vurguladığı Erken Cumhuriyet dönemi yapılarının (Santral Garaj, Merkez Bankası, Kızılay Binası) yıkılarak yok edilmesi ve Osmanlı kimliğinin tekilleştirilmesi bulgusundan türetilmiştir(Çakıcı, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

2000'li yıllardan sonra uygulanan kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri, tarihi kent merkezlerinde özgün kentsel dokunun bozulmasına ve siluet tahribatına yol açmaktadır.

Doğanbey TOKİ kentsel dönüşüm projesinin tarihi kent merkezindeki yüksek katlı yapılaşma ve özgün mahalle dokusunu yok eden sonuçları, kentsel dönüşümün yıkıcı etkilerini tartışmak için kanıt olarak sunulabilir(Çakıcı, 2023).

Tarihi Kent Merkezlerinde Kentsel Yenileme Projelerinin Mekansal ve Sosyo-Ekonomik Dokuya Etkileri

Araştırma sorusu
2000 sonrası yürürlüğe giren 5366 sayılı Yenileme Kanunu kapsamında gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamaları, tarihi konut dokularında soylulaştırmaya nasıl yol açmaktadır?
Yöntem taslağı
Karma yöntem araştırması olarak tasarlanan çalışmada, Doğanbey ve Emirsultan bölgelerindeki mekansal değişimler GIS tabanlı haritalama ile tespit edilecek; bölgeden tahliye edilen ve yeni yerleşen 40 hanehalkı ile anket ve mülakat yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Metinde Doğanbey TOKİ projesinin kentsel silueti bozması ve mülk sahiplerinin yerinden edilerek gentrifikasyona sebep olması yönündeki değerlendirmelerden türetilmiştir(Çakıcı, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Çok katmanlı kentlerde uygulanan seçici koruma politikaları, belirli tarihsel dönemlerin mirasını öne çıkarırken diğer dönemlere ait kentsel hafızayı ve modern mimari mirası riske atmaktadır.

Bursa kent merkezindeki Osmanlı anıtsal yapılarına odaklanılırken Merinos ve Santral Garaj gibi Cumhuriyet dönemi modern ve endüstriyel mirasının yıkılması veya kimliksizleştirilmesi olgusu kuramsal tartışmalara temel oluşturur(Çakıcı, 2023).

Tarihi Ticaret Merkezlerinde Rekonstrüksiyon ve Cephe Sağlıklaştırma Uygulamalarının Eskilik Değerine Etkisi

Araştırma sorusu
Bursa Hanlar Bölgesi'nde son dönemde yapılan rekonstrüksiyon ve örtü eklemeleri, eskilik ve özgünlük değeri kriterleri açısından nasıl değerlendirilebilir?
Yöntem taslağı
Çalışma, yerinde mimari belgeleme, fotogrametrik analiz ve uzman değerlendirmesi yaklaşımıyla yürütülecektir. Hanlar Bölgesi'ndeki 10 tarihi han ve bedesten üzerindeki fiziki müdahaleler Venice Charter ve ICOMOS ilkeleri çerçevesinde içerik analizine tabi tutulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Hanlar Bölgesi ve Uzun Çarşı'daki uygunsuz örtü ve rekonstrüksiyon uygulamalarının özgün mimari kimliği ezdiği ve sahte bir tarih algısı yarattığı yönündeki tespitten türetilmiştir(Çakıcı, 2023).