Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.1371/journal.pone.0162339Erken Dönem Baba Katılımı ve 3, 5 ve 7 Yaşlarındaki Çocuk Davranışları: Birleşik Krallık Milenyum Kohort Çalışmasının İleriye Dönük Analizi
Gelişmiş ülkelerde babaların çocuk bakımına ayırdıkları zaman artış gösterse de çocuk gelişimi araştırmaları tarihsel olarak daha çok anne-çocuk etkileşimine odaklanmıştır. Baba katılımının miktarından ziyade niteliğinin çocuğun sosyo-duygusal ve davranışsal gelişimi üzerindeki özgül etkileri akademik alanda halen tartışılan bir konudur.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Mary E Kroll et al.
- Yayın
- Tarih
- 2016
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Bu çalışma, gelişmiş toplumlar genelinde babaların çocuk bakımında üstlendikleri rolün artmasına paralel olarak, erken dönem baba katılımının çocukların sonraki davranışsal gelişimi üzerindeki uzun vadeli etkilerini inceleyen kapsamlı bir alan bağlamında şekillenmiştir. Literatürde babalık rolü uzun süre anne-çocuk ilişkisinin gölgesinde kalmış ve baba katılımı sıklıkla yalnızca hane halkında bulunma ya da temel fiziksel temas sıklığı üzerinden ölçülmüştür. Oysa standart aile ortamı modeli ve ebeveynlik kuramları, ebeveyn etkileşiminin niteliğinin çocukların duygusal düzenleme, sosyal uyum ve davranışsal kontrol becerilerinin gelişiminde kritik bir işleve sahip olduğuna işaret etmektedir. Birleşik Krallık bağlamında aile politikalarındaki ve babalık izinlerindeki dönüşümlere rağmen, ebeveynlik hizmetlerinin büyük oranda annelere odaklanması, baba katılımının çocukların sosyo-duygusal gelişimi üzerindeki bağımsız ve cinsiyete özgü etkilerinin ampirik olarak ortaya konmasını zorunlu kılmaktadır.
Araştırmanın temel amacı, Birleşik Krallık Milenyum Kohort Çalışması verilerinden yararlanarak iki ebeveynli ailelerde erken dönem baba katılımı ile çocukların 3, 5 ve 7 yaşlarındaki davranışsal çıktıları arasındaki ilişkiyi boylamsal bir tasarımla çözümlemektir. Analizler, 9 ay-3 yaş, 3-5 yaş ve 5-7 yaş olmak üzere üç ayrı maruziyet-çıktı dönemine ayrılarak yürütülmüştür. Babanın tutum ve bakım etkinliklerine katılımı açımlayıcı faktör analiziyle boyutlandırılmış; 9 aylıkken olumlu ebeveynlik inançları, 3 ve 5 yaşlarında ise yatırma, okuma, aktif oyun ve yaratıcı oyun gibi bileşik ölçümler türetilmiştir. Çocukların davranışsal durumları anneler tarafından doldurulan Güçler ve Güçlükler Anketi (SDQ) aracılığıyla toplam güçlükler ve olumlu sosyal güçler ölçekleriyle değerlendirilmiştir. Çalışmada çocukların mizaç ve gelişimsel özellikleri, eşdeğer anne katılımı, sosyo-ekonomik statü, aile yapısındaki değişimler ve ebeveyn ruh sağlığı lojistik regresyon modellerinde kontrol altında tutulmuştur.
Elde edilen ampirik bulgular, babaların çocuk bakımındaki niteliksel tutumlarının ve odaklanmış etkileşimlerinin çocuk davranışları üzerinde koruyucu bir role sahip olduğunu göstermektedir. Babanın 9 aylık dönemdeki olumlu ebeveynlik inançları ile 5 yaşındaki yüksek yaratıcı oyun sıklığı (resim yapma, müzik, hikaye anlatma), hem erkek hem de kız çocuklarında sonraki davranışsal sorun riskini istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaltmaktadır; bu kategoriler için beşlik dilim başına olasılık oranları 0,81 ile 0,89 arasında değişmektedir. Buna karşılık, babanın bez değiştirme, besleme ya da genel çocuk bakımı gibi rutin fiziksel sorumlulukları paylaşma sıklığı veya derecesi ile çocukların davranışsal sorunları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Anne katılımı analiz edildiğinde ise, annenin olumlu inançları ve oyun etkinlikleri özellikle çocukların olumlu sosyal davranışlarının güçlü bir tahmincisi olarak öne çıkmıştır.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde vurgulandığı üzere, çocukların davranışsal çıktılarını belirleyen temel unsur ebeveynler arasındaki rutin bakım görevlerinin bölünme oranı değil, sunulan ebeveynliğin kalitesidir. Bu sonuçlar, Avustralya boylamsal çalışması gibi uluslararası literatürle uyum sergileyerek, temas miktarından ziyade duyarlı ve nitelikli ebeveynlik ilişkisinin çocuğun psikolojik uyumu için belirleyici olduğunu doğrulamaktadır. Literatür taraması açısından değerlendirildiğinde bu yayın, baba katılımını tek boyutlu bir nicelik olarak değil, niteliksel boyutlarına göre ayrıştırarak ele almanın gerekliliğini kanıtlamaktadır. Araştırma, yeni doğan ve erken çocukluk döneminde babalara yönelik destek, eğitim ve müdahale programlarında yalnızca fiziki bakım paylaşımına değil, olumlu ebeveynlik inançlarının geliştirilmesine ve çocukla nitelikli yaratıcı etkileşim kanallarının güçlendirilmesine odaklanılması gerektiğini gösteren somut bir akademik referans sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın temel amacı, Birleşik Krallık Milenyum Kohort Çalışması verilerini kullanarak iki ebeveynli ailelerde babanın erken çocukluk dönemindeki katılım türlerinin, çocukların 3, 5 ve 7 yaşlarındaki davranışsal sorunları üzerindeki boylamsal etkisini kız ve erkek çocuklar için ayrı ayrı çözümlemektir(Kroll et al., 2016).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Araştırma, Birleşik Krallık Milenyum Kohort Çalışması (MCS) verilerine dayanan, boylamsal ve nicel bir kohort analizi tasarımı benimsemiştir(Kroll et al., 2016).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, ebeveynlerin duygusal düzenleme, sosyal beceriler ve çocuk davranışı üzerindeki doğrudan etkilerini açıklayan standart aile ortamı modeline dayanmaktadır. Ayrıca otoriter/demokratik ebeveynlik kuramı çerçevesinde, ebeveynin talepkarlık ve duyarlılık dengesinin çocuğun davranışsal uyumu üzerindeki rolü ele alınmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde baba katılımının tanımları tarihsel olarak birlikte yaşama ve temas sıklığına odaklanmıştır. Son çalışmalar annelerin ve babaların benzer gelişimsel etkilere sahip olabileceğini, bu nedenle ebeveynlik niceliğinden ziyade niteliğinin ve eşdeğer anne katılımının modellere dahil edilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 2000-2002 yılları arasında Birleşik Krallık genelinde doğan çocuklardan oluşan ulusal temsil gücüne sahip Milenyum Kohort Çalışması (MCS) evrenidir.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Zamanında (37+ hafta) ve tekiz doğan, biyolojik anne ve babasıyla aynı evde yaşayan, üç analiz dönemine katılan çocuklardır (9 ay-3 yaş arası 8.408; 3-5 yaş arası 6.970; 5-7 yaş arası 6.747 çocuk).
- Veri toplama süreci
- Veriler eğitilmiş araştırma personeli tarafından ev ziyaretleri esnasında anketler ve standart ölçüm araçları kullanılarak 9. ay, 3. yaş, 5. yaş ve 7. yaş izlemlerinde toplanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Açımlayıcı faktör analizi (varimax döndürme) ile katılım boyutları belirlenmiş; lojistik regresyon modelleriyle her bir katılım beşliği için cinsiyete özgü düzeltilmiş olasılık oranları (OR) hesaplanmıştır.
Araştırmanın Bulguları
Babanın 9. aydaki olumlu ebeveynlik inançları, çocuğun 3 ve 5 yaşlarındaki toplam davranışsal güçlük riskini hem kız hem de erkek çocuklarda anlamlı şekilde düşürmektedir(Kroll et al., 2016).
Babanın 5 yaşındaki yaratıcı oyun etkinliklerine katılım sıklığı, 7 yaşındaki çocukların davranışsal sorun riskini hem kız hem de erkek çocuklarda belirgin biçimde azaltmaktadır(Kroll et al., 2016).
Babanın besleme, alt değiştirme, yatırma ve tek başına bakma gibi rutin bakım faaliyetlerinin sıklığı veya paylaşım oranı ile çocukların davranışsal sorunları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır(Kroll et al., 2016).
Annenin 9. aydaki olumlu ebeveynlik inançları ile 5 yaşındaki aktif ve yaratıcı oyun katılımları, çocukların prososyal (toplumsal uyum) davranış puanlarını hem kız hem de erkek çocuklarda anlamlı derecede artırmaktadır(Kroll et al., 2016).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmanın tartışma bölümünde elde edilen bulgular, erken çocukluk döneminde babanın ebeveynlik niteliğinin çocukların sosyo-duygusal ve davranışsal gelişimi üzerindeki belirleyici rolünü açıkça göstermektedir. Babanın bebeklik dönemindeki olumlu ebeveynlik tutumları ve okul öncesi dönemde çocukla yürüttüğü resim, müzik ve hikaye anlatımı gibi yaratıcı oyun etkinlikleri, çocuklarda davranışsal güçlük riskini düşürmektedir.
Yazarlar bu bulguları açıklarken, ebeveynlik türlerinin niteliksel farklarına dikkat çekmektedir. Rutin bakım işleri (besleme, alt değiştirme vb.) çocuğa tam ve odaklanmış bir dikkat sunmayı gerektirmezken; yaratıcı oyun etkinlikleri babanın çocukla yüksek düzeyde duyarlı, sıcak ve odaklanmış bir etkileşim kurmasını zorunlu kılmaktadır. Bu durum çocuğun duygu düzenleme ve sosyal becerilerinin gelişimini doğrudan desteklemektedir.
Elde edilen sonuçlar uluslararası literatürle karşılaştırıldığında, Avustralya LSAC kohort çalışması gibi büyük ölçekli araştırmalarla tam bir uyum sergilemektedir. Babanın çocukla geçirdiği toplam sürenin veya rutin ev işlerindeki payının tek başına bir fark yaratmadığı, asıl dönüştürücü gücün ebeveynlik kalitesinde toplandığı yönündeki kuramsal model bu karşılaştırmalarla pekiştirilmiştir.
Tartışmanın son kısmında araştırmacılar, anne ve baba katılımının çocuk davranışının farklı boyutlarına yansıdığına vurgu yapmaktadır. Annenin katılımı daha çok prososyal (toplumsal uyum) davranışları desteklerken, babanın nitelikli katılımı davranışsal güçlükleri ve dışa yönelim sorunlarını önlemede öne çıkmaktadır. Bu tablo, aile müdahale programlarının ebeveyn özgüllüğünü dikkate alması gerektiğini kanıtlamaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar elde ettikleri bulguları Avustralya Longitudinal Study of Australian Children (LSAC) verilerine dayanan Baxter ve Smart (2011) çalışması ile karşılaştırmaktadır. Avustralya kohortunda da babanın rutin bakımda geçirdiği sürenin değil, sıcaklık ve öz-yeterlilik ile karakterize olan ebeveynlik kalitesinin çocuk davranışları üzerinde olumlu etkisi olduğu gösterilmiştir. Bu durum, farklı coğrafyalarda ebeveynlik kalitesinin niceliksel bakım süresinden daha belirleyici olduğuna dair literatür birikimini güçlendirmektedir(Kroll et al., 2016).
Yazarlar, Milenyum Kohort Çalışması (MCS) verilerini kullanan önceki Flouri ve Malmberg (2012) araştırmasıyla bulgularını kıyaslamaktadır. Önceki çalışmalarda genellenmiş geniş katılım ölçekleriyle küçük ve sınırda etkiler bulunmuşken, mevcut araştırmada faktör analiziyle spesifik olarak ayrıştırılan yaratıcı oyun ve olumlu inanç boyutlarının çocuk davranış sorunları üzerindeki özgün koruyucu rolü net biçimde ortaya koyulmuştur(Kroll et al., 2016).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırma sonuçunda, iki ebeveynli ailelerde babanın olumlu ebeveynlik inançlarına sahip olmasının ve yaratıcı oyunlar aracılığıyla çocukla nitelikli etkileşim kurmasının, çocukların ileriki yaşlardaki davranışsal güçlük riskini azalttığı saptanmıştır. Rutin bakım görevlerinin ebeveynler arasındaki paylaşım oranının tek başına çocuk davranışı üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle aile politikaları ve erken çocukluk müdahaleleri, ebeveynlik görevlerinin nicel dağılımından ziyade babaların ebeveynlik kalitesini ve çocukla kurdukları nitelikli etkileşimi artırmaya odaklanmalıdır(Kroll et al., 2016).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, çocuk gelişimi literatüründe uzun süre ihmal edilen baba figürünün çocuk davranışları üzerindeki etkisini, geniş ölçekli ve boylamsal bir veri seti üzerinden ampirik olarak temellendirme işlevi görmektedir. Geleneksel çalışmalar babanın evdeki varlığına veya bakım işlerindeki payına odaklanırken, bu araştırma babanın psikolojik tutumlarını ve spesifik oyun türlerini ayrıştırarak literatürdeki kavramsal netliği artırmaktadır. Özellikle Birleşik Krallık bağlamında 21. yüzyılın başında doğan bir kuşağı izleyerek, babanın rolündeki değişimin çocuk çıktılarına nasıl yansıdığını ortaya koyan güçlü bir kanıt seti sunmaktadır.
Araştırma, Lamb ve Pleck tarafından geliştirilen baba katılımı modellerini temel almakla birlikte, rutin bakım ve etkileşimli oyun arasındaki farkı vurgulayarak bu modelleri genişletmektedir. Önceki çalışmaların aksine, hem anne hem de baba katılımını aynı ölçme araçlarıyla (SDQ) değerlendirerek, ebeveyn etkilerinin cinsiyete özgü olup olmadığını denetlemektedir. Avustralya'daki LSAC kohort çalışması gibi benzer metodolojilere sahip araştırmalarla paralellik göstererek, babanın bakım işlerindeki nicel payından ziyade etkileşim kalitesinin çocuk üzerindeki etkisinin evrensel bir eğilim olabileceğine işaret etmektedir.
Çalışma, literatür taramalarında baba katılımının çocuk davranışları üzerindeki koruyucu etkisinin mekanizmalarını açıklamak için kritik bir referans noktası sağlamaktadır. Babanın bebeklik dönemindeki olumlu ebeveynlik inançlarının ve okul öncesi dönemdeki yaratıcı oyun katılımının, çocuklarda dışa yönelim sorunlarını azaltmadaki özgül rolünü kanıtlamaktadır. Ayrıca, annenin etkisinin daha çok sosyal beceriler (prosyosal davranışlar) üzerinde yoğunlaştığını, babanın ise davranışsal güçlükleri dengelemede kritik olduğunu göstererek, ebeveyn rolleri arasındaki işlevsel farklılaşmaya dair yeni bir sentez sunmaktadır.
Kaynakça
- Baxter, J., & Smart, D. (2011). Fathering in Australia among couple families with young children. Australian Institute of Family Studies.
- Flouri, E., & Malmberg, L. E. (2012). Father involvement, family poverty and adversity, and young children's behaviour in intact two-parent families. International Journal of Longitudinal and Lifecourse Studies, 3(2), 251-267.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve
Baba katılımı, ebeveynlerin çocuk bakımındaki zaman paylaşımından ziyade etkileşimin kalitesi ve türü üzerinden tanımlanmalıdır.
Makalenin rutin bakım ile yaratıcı oyun arasında yaptığı ayrım, baba katılımı kavramının operasyonel tanımlarında kullanılabilir(Kroll et al., 2016).
Türkiye'deki Babaların Yaratıcı Oyun Katılımı ve Çocukların Okula Hazır Bulunuşluk Düzeyleri
- Araştırma sorusu
- Türkiye'deki babaların yaratıcı oyun etkinliklerine (masal anlatma, resim yapma vb.) katılım sıklığı, çocukların bilişsel ve sosyal hazır bulunuşluğunu yordamakta mıdır?
- Yöntem taslağı
- Kesitsel ve ilişkisel bir desen; 4-6 yaş arası çocuğu olan 400 baba ile yapılandırılmış anket (katılım ölçeği) ve çocuklara uygulanacak hazır bulunuşluk testi kullanılacaktır. Analiz için hiyerarşik regresyon uygulanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede 5 yaşındaki yaratıcı oyunun 7 yaştaki davranışları yordadığı bulgusundan hareketle, bu etkinliğin bilişsel çıktılar üzerindeki etkisi Türkiye örnekleminde incelenmelidir(Kroll et al., 2016).
Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması
Erken dönemde babanın olumlu ebeveynlik tutumları, çocukların ileriki yaşlardaki davranışsal güçlük riskini düşüren bir koruyucu faktördür.
Çalışmanın 9. aydaki inançlar ile 3 ve 5 yaşındaki SDQ skorları arasındaki boylamsal ilişkisi, risk altındaki çocuklar için koruyucu faktörler bölümünde referans verilebilir(Kroll et al., 2016).
Ebeveynlik İnançlarının Eyleme Dönüşümü: Bebeklikten Erken Çocukluğa Bir İzlem Çalışması
- Araştırma sorusu
- Babaların bebeklik dönemindeki olumlu ebeveynlik inançları, okul öncesi dönemdeki fiili oyun davranışlarını ne ölçüde öngörmektedir?
- Yöntem taslağı
- Boylamsal çalışma; bebekleri 6-12 aylık olan babalarla inanç ölçeği uygulanacak, çocuk 4 yaşına geldiğinde aynı babaların çocukla etkileşimleri video gözlem ve öz-bildirim yoluyla değerlendirilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Yazarın 9. aydaki inançların çocuk davranışını etkilediği tezi, bu inançların aracı bir değişken olan fiili davranış üzerindeki etkisinin test edilmesini gerektirir(Kroll et al., 2016).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Baba ve anne katılımı çocuk gelişiminin farklı alanlarını (davranışsal güçlükler vs. prososyal beceriler) destekleyici niteliktedir.
Yazarın ebeveynler arası iş bölümünün ve etkilerinin farklılaştığına dair bulgusu, karmaşık gelişimsel modelleri tartışırken temel alınabilir(Kroll et al., 2016).
Dijital Oyunlar ve Baba-Çocuk Etkileşimi: Geleneksel Yaratıcı Oyunların Yerini mi Alıyor?
- Araştırma sorusu
- Babaların çocuklarıyla oynadığı dijital oyunların niteliği, makalede tanımlanan 'yaratıcı oyun' kadar koruyucu bir etkiye sahip midir?
- Yöntem taslağı
- Karşılaştırmalı nicel desen; dijital oyun ve geleneksel yaratıcı oyun (müzik, sanat) oynayan babaların çocuklarının SDQ skorları ANOVA yöntemiyle karşılaştırılacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede vurgulanan yaratıcı oyunun 'odaklanmış dikkat' gerektirmesi özelliği, modern dijital etkileşimlerle karşılaştırılarak güncellenmelidir(Kroll et al., 2016).