İçeriğe geç

Derleme · 2020

Kültürel Psikoloji ve Gelişim Biliminin Bileskesi: Bir Örneklem Olarak Kültürlenme Süreçi

The Convergence Between Cultural Psychology and Developmental Science: Acculturation as an Exemplar

Okur sorusu

Birey bağlam ilişkileri toplumsal sonuçları neler olabilir?

Sonuç olarak bu çalışma, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerinin kültürlenme araştırmalarında bir araya getirilmesinin, uluslararası göçmenlerin yeni toplumlarda uyum sağlama süreçlerini anlamak ve desteklemek için güçlü bir kuramsal temel sağladığını ortaya koymaktadır.

Öne çıkanlar

  • Kültürel psikoloji ve gelişim bilimi, birey ile bağlam arasındaki karşılıklı oluşum süreçlerini ele aldığından, kültürlenme olgusu bu iki disiplinin kesişim kümesinde yer almaktadır.
  • Kültürlenme süreçleri makro düzeyde ayları veya yılları kapsayan aşamalı değişimler gösterirken, mikro düzeyde günlük dalgalanmalar şeklinde seyretmekte ve farklı psikosomatik sonuçlar doğurmaktadır.
  • Yasal göçmenler, belgesiz göçmenler, mülteciler ve kriz göçmenleri gibi farklı göçmen kategorileri, ev sahibi toplumla kurdukları etkileşimlerde oldukça farklı kültürel-psikolojik işlemlere ve koşullara maruz kalmaktadır.
Yayın türü
Derleme
Yazarlar
Seth J. Schwartz ve 8 yazar
Dergi / alan
Frontiers in Psychology · Sosyal Bilimler
Yıl
2020

İnceleme özeti

Kültürel psikoloji ile gelişim bilimi, bireyin zihinsel ve davranışsal gelişiminin sosyokültürel bağlamdan bağımsız olamayacağı gerceginde kesişen iki önemli disiplindir. Tarihsel kökleri yirminci yüzyılın baslarindaki kültür-tarihsel yaklaşımlara uzanan kültürel psikoloji, insan deneyiminin kültür ile psikenin karşılıklı etkileşimi ürünü olduğunu savunmaktadır. Buna rağmen, mevcut çalışmaların çoğu çocukluk ve erken ergenlik dönemine odaklanmış, yaşam boyu gelişim kuramlarıyla yeterince butunlesmemistir. Bu bağlamda, çağdaş küreselleşme süreçlerinde birden fazla kültürel çerçeveyle yaşayan bireylerin deneyimlerini incelemek üzere gelişimsel perspektiflerin kültürel araştırmalara dahil edilmesi kritik bir ihtiyaç olarak belirmektedir.

Yazarlar, bu kuramsal entegrasyonu sağlamak üzere kültürlenme olgusunu merkezi bir örneklem olarak ele almaktadır. Kültürlenme, farklı kültürlerin karşılaşması sonrasında ortaya çıkan ve zaman içinde gerçekleşen hem kültürel hem de gelişimsel bir süreçtir. Çalışma, kulturlenmenin birey ile yeni kültürel bağlam arasındaki özel işlemler tarafından yönetildiğini ve bu süreçin yasal göçmenler, belgesiz göçmenler, multeculer ve kriz göçmenleri gibi farklı gruplar için farklı kültür-psike etkileşimleri barındırdığını ortaya koymaktadır. Araştırmada, kulturlenmenin yalnızca statik bir durum değil, makro ve mikro zaman ölçeklerinde sürekli değişen dinamik bir yapı olduğu vurgulanmaktadır.

Kültürlenme modellerinin incelenmesinde, Berry'nin kültür koruma ve hedef kültür edinimi boyutlarına dayanan sınıflandırmalarının yanı sıra, pratikler, değerler ve kimlikler olmak üzere üç temel içerik domaini ele alınmaktadır. Uzunlamasına araştırmalar, genç göçmenlerin özellikle iki kültürlü (bicultural) yönelimler benimsemeye meyilli olduğunu ve bu süreçin aylar veya yıllar gibi makro düzeyde olumlu psikolojik sonuçlarla ilişkili olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, günlük dalgalanmalar şeklinde ortaya çıkan mikro düzeydeki hızlı değişimlerin bireylerin iyilik hali üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ve birey bağlam ilişkilerinin zaman ölçeğine göre farklılaştığı belirtilmektedir.

Sonuç olarak bu derleme makale, kültürel psikoloji ile gelişim biliminin ortak çalışma alanlarını genişleterek uluslararası göç ve kültürlenme araştırmalarına yeni bir analitik çerçeve kazandırmaktadır. Yazarlar, gelecekteki çalışmaların göç öncesi deneyimleri, kamusal ve özel alanlardaki kültürlenme farklılıklarını ve farklı göçmen türlerini dikkate alan boylamsal tasarımlar içermesi gerektiğini savunmaktadır. Bu birliktelik, yalnızca göçmenlerin yeni topluluklarında başarıyla uyum sağlamasına değil, aynı zamanda hedef toplum bireylerinin göçmenlere yönelik karşılama kosimlarini geliştirecek müdahale programlarının tasarlanmasına da zemin hazırlamaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Makale, Vygotsky-Luria Çemberi'nin kültürel köklerine dayanarak, kültürel psikolojinin kültür-psike etkileşimi ilkesi ile gelişim biliminin ilişkisel gelişim sistemleri ve birey-bağlam ilişkileri kuramsal temellerini bir araya getirmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, yirminci yüzyılın baslarindaki kültür-tarihsel yaklaşımlardan çağdaş ekolojik-kültürel modellere, Berry'nin kültürlenme sınıflandırmalarından yaşam boyu gelişim ve karşılıklı oluşum kuramlarına kadar geniş bir alanyazini ele almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu makalenin amacı, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi ilkelerini kültürlenme olgusu üzerinden butunlestirmek, kulturlenmenin kültürel ve gelişimsel bileşenlerini açığa çıkarmak ve göçmenlerin farklı kategorilerine göre bu süreçlerin nasıl değiştiğini incelemektir (Schwartz et al., 2020).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, kültürel psikoloji ile gelişim bilimini ortak bir çerçevede bulusturmayi amaçlayan kuramsal ve kavramsal bir derleme yaklaşımı benimsemektedir (Schwartz et al., 2020).

kültürel psikolojigelişim bilimikültürlenmebirey bağlam ilişkileriuluslararası göç

Bulgular

  1. Kültürel psikoloji ve gelişim bilimi, birey ile bağlam arasındaki karşılıklı oluşum süreçlerini ele aldığından, kültürlenme olgusu bu iki disiplinin kesişim kümesinde yer almaktadır (Schwartz et al., 2020).

  2. Kültürlenme süreçleri makro düzeyde ayları veya yılları kapsayan aşamalı değişimler gösterirken, mikro düzeyde günlük dalgalanmalar şeklinde seyretmekte ve farklı psikosomatik sonuçlar doğurmaktadır (Schwartz et al., 2020).

  3. Yasal göçmenler, belgesiz göçmenler, mülteciler ve kriz göçmenleri gibi farklı göçmen kategorileri, ev sahibi toplumla kurdukları etkileşimlerde oldukça farklı kültürel-psikolojik işlemlere ve koşullara maruz kalmaktadır (Schwartz et al., 2020).

  4. Göç öncesi deneyimler, bireylerin göç sonrası yaşadıkları algılanan ayrımcılık ve kültürlenme yolları üzerinde doğrudan belirleyici bir etkiye sahip olup equifinality ve multifinallik süreçlerini şekillendirmektedir (Schwartz et al., 2020).

Tartışma ve sonuç

Makalede elde edilen kuramsal sentezler, kültürel psikoloji ve gelişim biliminin insan davranışını açıklamada birbirini tamamlayan güçlü varsayımlar barındırdığını göstermektedir. Bireyin içinde bulunduğu sosyal ve kültürel bağlamla kurduğu ilişki, psikolojik gelişimin temel motorunu oluşturmaktadır.

Yazarlar, kültürlenme olgusunun statik bir durum değil, aksine zaman içinde değişen ve karşılıklı etkileşimlerle biçimlenen dinamik bir süreç olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda, geleneksel kesitsel araştırma tasarımlarının kulturlenmenin karmaşık yapısını yakalamakta yetersiz kaldığı vurgulanmaktadır.

Literatürde yer alan önceki modellerle kıyaslandığında, bu derleme çalışması bireylerin farklı zaman ölçeklerinde ve farklı yaşam alanlarında sergiledikleri kültürlenme biçimlerinin diğer araştırmacılar tarafından da dikkate alınması gerektiğine işaret etmektedir.

Sonuç olarak, kültürlenme süreçlerinin incelenmesinde pre-migration döngülerin, kamu ve özel alan ayrımlarının ve farklı göçmen gruplarının özgün koşullarının hesaba katılması, gelecek araştırmalar için yeni bir metodolojik çerçeve sunmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazar, Berry tarafından geliştirilen ve mirası koruma ile hedef kültürü edinme boyutlarına dayanan kültürlenme sınıflandırmasının kesitsel çalışmalarda geçerli olduğunu, ancak boylamsal araştırmalarda bu dört kategorinin tam olarak ortaya çıkmadığını vurgulamaktadır (Schwartz et al., 2020).

Kültürün görünmez bir işletim sistemi olduğu yönündeki geleneksel metaforun, bireylerin birden fazla kültürel çerçeveyi aynı anda tasiyabilmesini açıklamada yetersiz kaldığı, bunun yerine kültürel bilginin kullanıcı uygulamalarına benzer şekilde bağlama göre seçildiği belirtilmektedir (Schwartz et al., 2020).

Yazarların ulaştığı sonuç

Sonuç olarak bu çalışma, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerinin kültürlenme araştırmalarında bir araya getirilmesinin, uluslararası göçmenlerin yeni toplumlarda uyum sağlama süreçlerini anlamak ve desteklemek için güçlü bir kuramsal temel sağladığını ortaya koymaktadır (Schwartz et al., 2020).

Literatürdeki yeri

Bu makale, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi alanlarının birbiriyle olan ilişkisini kültürel uyum (acculturation) kavramı üzerinden incelemektedir. Her iki disiplinin de insan davranışını ve gelişimini anlamada kendi özgün bakış açılarına sahip olduğunu ancak bu iki alanın bütünleşik bir yaklaşımla daha kapsamlı ve derinlemesine analizler sunabileceğini savunmaktadır. Özellikle göçmenlerin yeni kültürlere uyum süreçleri incelenirken, hem bireyin kültürel geçmişinin hem de gelişimsel süreçlerinin eş zamanlı olarak göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmaktadır. Makalede, kültürel psikolojinin kültür-ruhsal işleyiş etkileşimlerine odaklanırken, gelişim biliminin ise yaşam boyu değişen birey-bağlam ilişkilerine odaklandığı belirtilmektedir. Kültürel uyumun hem kültürel hem de gelişimsel bir süreç olduğu ve bu iki alanın kesişim kümesinde yer aldığı öne sürülmektedir. Ayrıca, farklı göçmen türlerinin (yasal göçmenler, belgesiz göçmenler, mülteciler, kriz göçmenleri vb.) maruz kaldığı farklı etkileşimler ve bunun sonuçları da ele alınmaktadır. Makale, göçmenlerin uyum süreçlerini daha iyi anlamak için bu iki büyük disiplinin entegrasyonunun gerekliliğini ortaya koyarak alana teorik bir katkı sunmaktadır. Mevcut yaklaşımların sınırlılıklarına değinerek, gelecekteki araştırmaların daha bütünleşik ve kapsamlı tasarımlar üzerine odaklanması gerektiğini belirtmektedir. Bu çalışma, kültürel psikoloji ve gelişim biliminin temel postulatlarını özetleyerek ve kültürel uyum örneği üzerinden bu ilkelerin nasıl birleştirilebileceğini göstererek, alandaki mevcut bilgi birikimine önemli bir teorik çerçeve kazandırmaktadır. Sonuç olarak, göçmenlerin uyum süreçlerinin karmaşıklığını çözmek için kültürel ve gelişimsel perspektiflerin entegre edilmesi gerektiği yönündeki argümanları güçlendirmektedir.

Bu çalışma, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi arasındaki mevcut ilişkiyi daha önce yapılmış teorik tartışmaların üzerine inşa etmektedir. Özellikle Vygotsky-Luria Çemberi'nin mirası, kültürel psikolojinin temellerini oluştururken, gelişim biliminin sistemik yaklaşımı da bu bütünleşmeye zemin hazırlamıştır. Berry'nin kültürel uyum modeli gibi daha önceki çalışmaların üzerine, bu makale kültürel uyumun hem kültürel hem de gelişimsel boyutlarını vurgulayarak bu modellere derinlik katmaktadır. Morris ve arkadaşları'nın (2015) kültürün 'uygulama' metaforu ve Markus ve Kitayama'nın (1991) bağımsız ve bağlı benlik anlayışları gibi kültürel psikolojinin temel kavramları ile Lerner ve Overton'un (2008) birey-bağlam ilişkileri ve gelişimsel sistemler teorisi gibi gelişim biliminin temel ilkeleri arasında köprü kurmaktadır. Bu çalışma, özellikle göç ve kültürel uyum alanındaki mevcut araştırmaların çoğunlukla kesitsel veya deneysel tasarımlara dayanması ve gelişimsel süreçleri yeterince ele alamaması eleştirisini yaparak, daha önceki çalışmalardan farklılaşmaktadır. Yeni yaklaşımlar önerirken, Süper ve Harkness (1986) ve Cole (1996) gibi gelişimsel yaklaşımların kültürel psikolojiye olan katkılarını da kabul etmektedir. Nihayetinde, bu makale, önceki çalışmaların bulgularını sentezleyerek ve aralarındaki potansiyel entegrasyon alanlarını vurgulayarak, alana mevcut literatürün ötesinde yeni bir teorik bakış açısı sunmaktadır.

Bu makale, uluslararası göçmenlerin kültürel uyum süreçlerini kültürel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerini entegre ederek incelemektedir. Makalenin temel katkısı, kültürel uyumun yalnızca kültürel bir adaptasyon süreci olmadığını, aynı zamanda yaşam boyu devam eden ve bireyin bağlamıyla sürekli etkileşim halinde olan gelişimsel bir süreç olduğunu vurgulamasıdır. Bu bütünleşik yaklaşım, göçmenlerin uyum stratejilerini, kimlik gelişimlerini ve psikososyal sonuçlarını daha kapsamlı bir şekilde anlamamızı sağlamaktadır. Makale, kültürel psikolojinin "kültür-ruhsal işleyiş etkileşimleri" ve gelişim biliminin "birey-bağlam ilişkileri" ilkelerini kullanarak, kültürel uyumun karmaşıklığını ortaya koymaktadır. Farklı göçmen türlerinin (yasal, belgesiz, mülteci, kriz göçmeni) deneyimledikleri kültürel uyum süreçlerinin çeşitliliğini ve bu süreçlerin nasıl farklılaştığını analiz ederek literatüre önemli bir derinlik katmaktadır. Ayrıca, göç öncesi deneyimlerin ve kamu/özel alan ayrımının kültürel uyum üzerindeki etkisini inceleyerek gelecekteki araştırmalar için yeni yollar önermektedir. Bu çalışma, göçmenlerin uyumunu destekleyecek müdahalelerin geliştirilmesinde kültürel ve gelişimsel prensiplerin birlikte kullanılmasının önemini vurgulayarak, alanyazına somut bir katkı sunmaktadır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · introductionUluslararası göçmenlerin uyum süreçlerini anlamak için kültürel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerinin bütünleşik bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.

Bu makale, göçmenlerin kültürel uyumunun karmaşıklığını vurgulayarak, yalnızca kültürel faktörlerin değil, aynı zamanda gelişimsel süreçlerin ve birey-bağlam etkileşimlerinin de önemini ortaya koymaktadır. Bu durum, tezin giriş bölümünde çalışmanın teorik temelini oluşturmak için kullanılabilir (Schwartz et al., 2020).

Göçmen Gençlerin Kamusal ve Özel Alanlardaki Kültürel Uyum Değişimlerinin Boylamsal İncelenmesi

Araştırma sorusu
Farklı sosyo-ekonomik düzeylerden gelen göçmen gençlerin, kamusal (okul, iş) ve özel (aile, ev) alanlardaki kültürel uyum pratikleri, değerleri ve kimlikleri zaman içinde nasıl değişmektedir ve bu değişimler psikososyal iyi oluşlarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bu araştırma, belirlenen göçmen genç örneklemi ile uzunlamasına bir çalışma yürütmeyi önermektedir. Katılımcılardan belirli aralıklarla (örneğin 6 ayda bir) yapılandırılmış görüşmeler ve anketler yoluyla hem kamusal hem de özel alandaki kültürel uyum örüntüleri ve psikososyal iyi oluş düzeyleri hakkında veri toplanması planlanmaktadır. Veri analizi, büyüme eğrisi modellemesi ve yapısal eşitlik modellemesi gibi istatistiksel yöntemlerle yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede vurgulanan Arends-Tóth ve van de Vijver'ın (2007) kamusal ve özel kültürel uyum ayrımı ile Schwartz ve arkadaşlarının (2010) kültürel uyumun pratik, değer ve kimlik boyutlarını ele alması, bu araştırma önerisinin teorik temelini oluşturmaktadır. Ayrıca, makalede belirtilen mikro ve makro düzeydeki değişimlerin incelenmesi gerekliliği, boylamsal tasarımın önemini vurgulamaktadır (Schwartz et al., 2020).

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewKültürel uyum, hem kültürel hem de gelişimsel bir süreçtir ve birey ile çevresi arasındaki dinamik etkileşimleri içerir.

Makalenin temel argümanı olan bu iddia, literatür taraması bölümünde, kültürel uyumun sadece kültürel adaptasyonla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda zaman içinde değişen birey-bağlam ilişkileriyle de şekillendiğini göstermek için kullanılabilir (Schwartz et al., 2020).

Kriz Göçmenlerinin Göç Öncesi Deneyimlerinin ve Bağlamla Etkileşimlerinin Kültürel Uyum Süreçleri Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Suriye'den Türkiye'ye gelen kriz göçmenlerinin göç öncesi travmatik deneyimleri ve Türkiye'deki sosyal-ekolojik bağlamla (aile, toplum, devlet politikaları) kurdukları ilişkiler, kültürel uyum stratejilerini (ayrılıkçı, asimile, entegre, marjinal) ve bunun uzun vadeli psikososyal sonuçlarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, Suriye'den Türkiye'ye gelen kriz göçmeni genç ve yetişkinlerden oluşan bir örneklemle yürütülecektir. Katılımcılardan göç öncesi deneyimleri (travma, sosyal bağlar vb.) ve Türkiye'deki mevcut sosyal-ekolojik bağlamla etkileşimleri hakkında derinlemesine mülakatlar yoluyla nitel veri toplanacaktır. Ayrıca, kültürel uyum stratejilerini ölçmek için standart anketler kullanılacaktır. Veriler, tematik analiz ve karşılaştırmalı analiz yöntemleriyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, kriz göçmenlerinin deneyimlerinin özgünlüğüne ve göç öncesi travmatik koşulların kültürel uyum üzerindeki potansiyel etkisine dikkat çekilmektedir (Schwartz et al., 2019). Ayrıca, birey-bağlam ilişkilerinin (person ↔ context relations) kültürel uyumu şekillendirmedeki rolü vurgulanmaktadır (Lerner & Overton, 2008). Bu araştırma, bu iki noktayı birleştirerek kriz göçmenlerinin karmaşık uyum süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır (Schwartz et al., 2020).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaFarklı göçmen kategorileri (yasal, belgesiz, mülteci, kriz göçmeni) farklı kültürel uyum deneyimleri yaşarlar çünkü birey-bağlam ilişkileri ve maruz kaldıkları sosyal-ekolojik koşullar değişiklik gösterir.

Bu makalede sunulan, göçmen tiplerine göre kültürel uyumun farklılaşabileceği argümanı, tartışma bölümünde elde edilen bulguların literatürdeki benzer çalışmalarla karşılaştırılmasında ve çalışmanın özgün katkısını vurgulamak için kullanılabilir (Schwartz et al., 2020).

Bültürsel Kimlik Gelişiminde Makro ve Mikro Düzeydeki Değişimlerin Psikososyal İyi Oluşa Etkisi

Araştırma sorusu
Farklı yaş gruplarındaki (ergen, genç yetişkin) göçmenlerin makro (aylar/yıllar) ve mikro (günler/haftalar) düzeydeki kültürel uyum ve kimlik değişimleri, genel psikososyal iyi oluş düzeylerini (depresif belirtiler, öz-yeterlik) nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bu çalışma, göçmen genç ve yetişkinlerden oluşan iki farklı yaş grubunu içerecektir. Katılımcılardan altı ay boyunca günlük olarak kültürel uyum göstergelerindeki (dil kullanımı, kültürel pratikler, değerler, kimlikler) değişimleri kaydetmeleri istenecektir (mikro düzey). Ayrıca, başlangıçta ve çalışma sonunda genel iyi oluş düzeyleri ölçülecektir (makro düzey). Veri analizi, günlük değişimler ile genel iyi oluş arasındaki ilişkiyi incelemek için çok düzeyli modellemeyi kullanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, kültürel uyumun hem makro (uzun vadeli) hem de mikro (kısa vadeli) zaman ölçeklerinde farklı örüntüler ve sonuçlar gösterebileceği vurgulanmaktadır (Schwartz et al., 2015, 2019). Bu araştırma önerisi, bu makalenin bu bulgularını temel alarak, farklı yaş gruplarındaki göçmenlerin bu zaman ölçeklerindeki değişimlerinin iyi oluş üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır (Schwartz et al., 2020).

Kaynakça

  1. Berry, J. W. (2017). Theories and models of acculturation. In Oxford Handbook of Acculturation and Health.
  2. Morris, M. W., Chiu, C. Y., & Liu, Z. (2015). Polycultural psychology. Annual Review of Psychology, 66, 631-659.

Bu konudaki diğer çalışmalar