Anlatı derlemesi incelemesi
DOI: 10.3389/fpsyg.2020.00887Kulturel Psikoloji ve Gelişim Biliminin Bileskesi: Bir Örneklem Olarak Kulturlenme Süreçi
Kulturel psikoloji ile gelişim bilimi onlarca yillik gecmise sahip koklu disiplinler olmalarina ragmen, bireyin sosyokulturel bağlamda zihin, beden ve kulturun ayilmaz butunlugu icinde gelistigi varsayiminda yeterince ortak bileskede bulusamamistir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Seth J. Schwartz, Ágnes Szabó, Alan Meca, Colleen Ward, Charles R. Martinez, Cory L. Cobb, Verónica Benet-Martínez, Jennifer B. Unger, Nadina Pantea
- Yayın
- Frontiers in Psychology
- Tarih
- 2020-05-12
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Kulturel psikoloji ile gelişim bilimi, bireyin zihinsel ve davranışsal gelişiminin sosyokulturel bağlamdan bagimsiz olamayacagi gerceginde kesisen iki onemli disiplindir. Tarihsel kokleri yirminci yuzyilin baslarindaki kultur-tarihsel yaklaşimlara uzanan kulturel psikoloji, insan deneyiminin kultur ile psikenin karsilikli etkileşimi urunu oldugunu savunmaktadir. Buna ragmen, mevcut çalışmalarin cogu cocukluk ve erken ergenlik donemine odaklanmis, yasam boyu gelişim kuramlariyla yeterince butunlesmemistir. Bu bağlamda, cagdas kuresellesme süreçlerinde birden fazla kulturel çerçeveyle yasayan bireylerin deneyimlerini incelemek üzere gelişimsel perspektiflerin kulturel araştırmalara dahil edilmesi kritik bir ihtiyac olarak belirmektedir.
Yazarlar, bu kuramsal entegrasyonu sağlamak üzere kulturlenme olgusunu merkezi bir örneklem olarak ele almaktadir. Kulturlenme, farklı kulturlerin karsilasmasi sonrasinda ortaya cikan ve zaman icinde gerceklesen hem kulturel hem de gelişimsel bir süreçtir. Çalışma, kulturlenmenin birey ile yeni kulturel bağlam arasindaki ozel islemler tarafindan yonetildigini ve bu süreçin yasal gocmenler, belgesiz gocmenler, multeculer ve kriz gocmenleri gibi farklı gruplar için farklı kultur-psike etkileşimleri barindirdigini ortaya koymaktadir. Araştırmada, kulturlenmenin yalnizca statik bir durum degil, makro ve mikro zaman ölçeklerinde sürekli değişen dinamik bir yapi oldugu vurgulanmaktadir.
Kulturlenme modellerinin incelenmesinde, Berry'nin kultur koruma ve hedef kultur edinimi boyutlarina dayanan siniflandirmalarinin yani sira, pratikler, degerler ve kimlikler olmak üzere uc temel içerik domaini ele alinmaktadir. Uzunlamasina araştırmalar, genc gocmenlerin özellikle iki kulturlu (bicultural) yönelimler benimsemeye meyilli oldugunu ve bu süreçin aylar veya yillar gibi makro duzeyde olumlu psikolojik sonuçlarla ilişkili oldugunu göstermektedir. Buna karsilik, gunluk dalgalanmalar seklinde ortaya cikan mikro duzeydeki hizli değişimlerin bireylerin iyilik hali üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecegi ve birey bağlam ilişkilerinin zaman ölçegine gore farklılastigi belirtilmektedir.
Sonuç olarak bu derleme makale, kulturel psikoloji ile gelişim biliminin ortak çalışma alanlarini genisleterek uluslararasi goc ve kulturlenme araştırmalarina yeni bir analitik çerçeve kazandirmaktadir. Yazarlar, gelecekteki çalışmalarin goc oncesi deneyimleri, kamusal ve ozel alanlardaki kulturlenme farklıliklarini ve farklı gocmen turlerini dikkate alan boylamsal tasarimlar içermesi gerektigini savunmaktadir. Bu birliktelik, yalnizca gocmenlerin yeni topluluklarinda basariyla uyum sağlamasina degil, ayni zamanda hedef toplum bireylerinin gocmenlere yonelik karsilama kosimlarini geliştirecek müdahale programlarinin tasarlanmasina da zemin hazirlamaktadir.
Araştırmanın amacı
Bu makalenin amaci, kulturel psikoloji ve gelişim bilimi ilkelerini kulturlenme olgusu üzerinden butunlestirmek, kulturlenmenin kulturel ve gelişimsel bilesenlerini aciga cikarmak ve gocmenlerin farklı kategorilerine gore bu süreçlerin nasıl değiştigini incelemektir(Schwartz et al., 2020).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, kulturel psikoloji ile gelişim bilimini ortak bir çerçevede bulusturmayi amaçlayan kuramsal ve kavramsal bir derleme yaklaşimi benimsemektedir(Schwartz et al., 2020).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Makale, Vygotsky-Luria Cemberi'nin kulturel koklerine dayanarak, kulturel psikolojinin kultur-psike etkileşimi ilkesi ile gelişim biliminin ilişkisel gelişim sistemleri ve birey-bağlam ilişkileri kuramsal temellerini bir araya getirmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, yirminci yuzyilin baslarindaki kultur-tarihsel yaklaşimlardan cagdas ekolojik-kulturel modellere, Berry'nin kulturlenme siniflandirmalarindan yasam boyu gelişim ve karsilikli olusum kuramlarina kadar genis bir alanyazini ele almaktadir.
Araştırmanın Bulguları
Kulturel psikoloji ve gelişim bilimi, birey ile bağlam arasindaki karsilikli olusum süreçlerini ele aldigindan, kulturlenme olgusu bu iki disiplinin kesisim kumesinde yer almaktadir(Schwartz et al., 2020).
Kulturlenme süreçleri makro duzeyde aylari veya yillari kapsayan asamali değişimler gösterirken, mikro duzeyde gunluk dalgalanmalar seklinde seyretmekte ve farklı psikosomatik sonuçlar dogurmaktadir(Schwartz et al., 2020).
Yasal gocmenler, belgesiz gocmenler, multeciler ve kriz gocmenleri gibi farklı gocmen kategorileri, ev sahibi toplumla kurduklari etkileşimlerde oldukca farklı kulturel-psikolojik islemlere ve kosullara maruz kalmaktadir(Schwartz et al., 2020).
Goc oncesi deneyimler, bireylerin goc sonrasi yasadiklari algilanan ayrimcilik ve kulturlenme yollari üzerinde doğrudan belirleyici bir etkiye sahip olup equifinality ve multifinallik süreçlerini sekillendirmektedir(Schwartz et al., 2020).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Makalede elde edilen kuramsal sentezler, kulturel psikoloji ve gelişim biliminin insan davranışini açıklamada birbirini tamamlayan güçlü varsayimlar barindirdigini göstermektedir. Bireyin icinde bulundugu sosyal ve kulturel bağlamla kurdugu ilişki, psikolojik gelişimin temel motorunu oluşturmaktadir.
Yazarlar, kulturlenme olgusunun statik bir durum degil, aksine zaman icinde değişen ve karsilikli etkileşimlerle bicimlenen dinamik bir süreç oldugunu savunmaktadir. Bu bağlamda, geleneksel kesitsel araştırma tasarimlarinin kulturlenmenin karmasik yapisini yakalamakta yetersiz kaldigi vurgulanmaktadir.
Literatürde yer alan önceki modellerle kiyaslandiginda, bu derleme çalışmasi bireylerin farklı zaman ölçeklerinde ve farklı yasam alanlarinda sergiledikleri kulturlenme bicimlerinin diğer araştırmacilar tarafindan da dikkate alinmasi gerektigine isaret etmektedir.
Sonuç olarak, kulturlenme süreçlerinin incelenmesinde pre-migration dongulerin, kamu ve ozel alan ayrimlarinin ve farklı gocmen gruplarinin özgün kosullarinin hesaba katilmasi, gelecek araştırmalar için yeni bir metodolojik çerçeve sunmaktadir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazar, Berry tarafindan geliştirilen ve mirasi koruma ile hedef kulturu edinme boyutlarina dayanan kulturlenme siniflandirmasinin kesitsel çalışmalarda gecerli oldugunu, ancak boylamsal araştırmalarda bu dort kategorinin tam olarak ortaya cikmadigini vurgulamaktadir(Schwartz et al., 2020).
Kulturun gorunmez bir isletim sistemi oldugu yonundeki geleneksel metaforun, bireylerin birden fazla kulturel çerçeveyi ayni anda tasiyabilmesini açıklamada yetersiz kaldigi, bunun yerine kulturel bilginin kullanici uygulamalarına benzer sekilde bağlama gore secildigi belirtilmektedir(Schwartz et al., 2020).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Sonuç olarak bu çalışma, kulturel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerinin kulturlenme araştırmalarında bir araya getirilmesinin, uluslararasi gocmenlerin yeni toplumlarda uyum sağlama süreçlerini anlamak ve desteklemek için güçlü bir kuramsal temel sağladigini ortaya koymaktadir(Schwartz et al., 2020).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi alanlarının birbiriyle olan ilişkisini kültürel uyum (acculturation) kavramı üzerinden incelemektedir. Her iki disiplinin de insan davranışını ve gelişimini anlamada kendi özgün bakış açılarına sahip olduğunu ancak bu iki alanın bütünleşik bir yaklaşımla daha kapsamlı ve derinlemesine analizler sunabileceğini savunmaktadır. Özellikle göçmenlerin yeni kültürlere uyum süreçleri incelenirken, hem bireyin kültürel geçmişinin hem de gelişimsel süreçlerinin eş zamanlı olarak göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmaktadır. Makalede, kültürel psikolojinin kültür-ruhsal işleyiş etkileşimlerine odaklanırken, gelişim biliminin ise yaşam boyu değişen birey-bağlam ilişkilerine odaklandığı belirtilmektedir. Kültürel uyumun hem kültürel hem de gelişimsel bir süreç olduğu ve bu iki alanın kesişim kümesinde yer aldığı öne sürülmektedir. Ayrıca, farklı göçmen türlerinin (yasal göçmenler, belgesiz göçmenler, mülteciler, kriz göçmenleri vb.) maruz kaldığı farklı etkileşimler ve bunun sonuçları da ele alınmaktadır. Makale, göçmenlerin uyum süreçlerini daha iyi anlamak için bu iki büyük disiplinin entegrasyonunun gerekliliğini ortaya koyarak alana teorik bir katkı sunmaktadır. Mevcut yaklaşımların sınırlılıklarına değinerek, gelecekteki araştırmaların daha bütünleşik ve kapsamlı tasarımlar üzerine odaklanması gerektiğini belirtmektedir. Bu çalışma, kültürel psikoloji ve gelişim biliminin temel postulatlarını özetleyerek ve kültürel uyum örneği üzerinden bu ilkelerin nasıl birleştirilebileceğini göstererek, alandaki mevcut bilgi birikimine önemli bir teorik çerçeve kazandırmaktadır. Sonuç olarak, göçmenlerin uyum süreçlerinin karmaşıklığını çözmek için kültürel ve gelişimsel perspektiflerin entegre edilmesi gerektiği yönündeki argümanları güçlendirmektedir.
Bu çalışma, kültürel psikoloji ve gelişim bilimi arasındaki mevcut ilişkiyi daha önce yapılmış teorik tartışmaların üzerine inşa etmektedir. Özellikle Vygotsky-Luria Çemberi'nin mirası, kültürel psikolojinin temellerini oluştururken, gelişim biliminin sistemik yaklaşımı da bu bütünleşmeye zemin hazırlamıştır. Berry'nin kültürel uyum modeli gibi daha önceki çalışmaların üzerine, bu makale kültürel uyumun hem kültürel hem de gelişimsel boyutlarını vurgulayarak bu modellere derinlik katmaktadır. Morris ve arkadaşları'nın (2015) kültürün 'uygulama' metaforu ve Markus ve Kitayama'nın (1991) bağımsız ve bağlı benlik anlayışları gibi kültürel psikolojinin temel kavramları ile Lerner ve Overton'un (2008) birey-bağlam ilişkileri ve gelişimsel sistemler teorisi gibi gelişim biliminin temel ilkeleri arasında köprü kurmaktadır. Bu çalışma, özellikle göç ve kültürel uyum alanındaki mevcut araştırmaların çoğunlukla kesitsel veya deneysel tasarımlara dayanması ve gelişimsel süreçleri yeterince ele alamaması eleştirisini yaparak, daha önceki çalışmalardan farklılaşmaktadır. Yeni yaklaşımlar önerirken, Super ve Harkness (1986) ve Cole (1996) gibi gelişimsel yaklaşımların kültürel psikolojiye olan katkılarını da kabul etmektedir. Nihayetinde, bu makale, önceki çalışmaların bulgularını sentezleyerek ve aralarındaki potansiyel entegrasyon alanlarını vurgulayarak, alana mevcut literatürün ötesinde yeni bir teorik bakış açısı sunmaktadır.
Bu makale, uluslararası göçmenlerin kültürel uyum süreçlerini kültürel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerini entegre ederek incelemektedir. Makalenin temel katkısı, kültürel uyumun yalnızca kültürel bir adaptasyon süreci olmadığını, aynı zamanda yaşam boyu devam eden ve bireyin bağlamıyla sürekli etkileşim halinde olan gelişimsel bir süreç olduğunu vurgulamasıdır. Bu bütünleşik yaklaşım, göçmenlerin uyum stratejilerini, kimlik gelişimlerini ve psikososyal sonuçlarını daha kapsamlı bir şekilde anlamamızı sağlamaktadır. Makale, kültürel psikolojinin "kültür-ruhsal işleyiş etkileşimleri" ve gelişim biliminin "birey-bağlam ilişkileri" ilkelerini kullanarak, kültürel uyumun karmaşıklığını ortaya koymaktadır. Farklı göçmen türlerinin (yasal, belgesiz, mülteci, kriz göçmeni) deneyimledikleri kültürel uyum süreçlerinin çeşitliliğini ve bu süreçlerin nasıl farklılaştığını analiz ederek literatüre önemli bir derinlik katmaktadır. Ayrıca, göç öncesi deneyimlerin ve kamu/özel alan ayrımının kültürel uyum üzerindeki etkisini inceleyerek gelecekteki araştırmalar için yeni yollar önermektedir. Bu çalışma, göçmenlerin uyumunu destekleyecek müdahalelerin geliştirilmesinde kültürel ve gelişimsel prensiplerin birlikte kullanılmasının önemini vurgulayarak, alanyazına somut bir katkı sunmaktadır.
Kaynakça
- Berry, J. W. (2017). Theories and models of acculturation. In Oxford Handbook of Acculturation and Health.
- Morris, M. W., Chiu, C. Y., & Liu, Z. (2015). Polycultural psychology. Annual Review of Psychology, 66, 631-659.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · introduction
Uluslararası göçmenlerin uyum süreçlerini anlamak için kültürel psikoloji ve gelişim bilimi perspektiflerinin bütünleşik bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.
Bu makale, göçmenlerin kültürel uyumunun karmaşıklığını vurgulayarak, yalnızca kültürel faktörlerin değil, aynı zamanda gelişimsel süreçlerin ve birey-bağlam etkileşimlerinin de önemini ortaya koymaktadır. Bu durum, tezin giriş bölümünde çalışmanın teorik temelini oluşturmak için kullanılabilir(Schwartz et al., 2020).
Göçmen Gençlerin Kamusal ve Özel Alanlardaki Kültürel Uyum Değişimlerinin Boylamsal İncelenmesi
- Araştırma sorusu
- Farklı sosyo-ekonomik düzeylerden gelen göçmen gençlerin, kamusal (okul, iş) ve özel (aile, ev) alanlardaki kültürel uyum pratikleri, değerleri ve kimlikleri zaman içinde nasıl değişmektedir ve bu değişimler psikososyal iyi oluşlarını nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Bu araştırma, belirlenen göçmen genç örneklemi ile uzunlamasına bir çalışma yürütmeyi önermektedir. Katılımcılardan belirli aralıklarla (örneğin 6 ayda bir) yapılandırılmış görüşmeler ve anketler yoluyla hem kamusal hem de özel alandaki kültürel uyum örüntüleri ve psikososyal iyi oluş düzeyleri hakkında veri toplanması planlanmaktadır. Veri analizi, büyüme eğrisi modellemesi ve yapısal eşitlik modellemesi gibi istatistiksel yöntemlerle yapılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede vurgulanan Arends-Tóth ve van de Vijver'ın (2007) kamusal ve özel kültürel uyum ayrımı ile Schwartz ve arkadaşlarının (2010) kültürel uyumun pratik, değer ve kimlik boyutlarını ele alması, bu araştırma önerisinin teorik temelini oluşturmaktadır. Ayrıca, makalede belirtilen mikro ve makro düzeydeki değişimlerin incelenmesi gerekliliği, boylamsal tasarımın önemini vurgulamaktadır(Schwartz et al., 2020).
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Kültürel uyum, hem kültürel hem de gelişimsel bir süreçtir ve birey ile çevresi arasındaki dinamik etkileşimleri içerir.
Makalenin temel argümanı olan bu iddia, literatür taraması bölümünde, kültürel uyumun sadece kültürel adaptasyonla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda zaman içinde değişen birey-bağlam ilişkileriyle de şekillendiğini göstermek için kullanılabilir(Schwartz et al., 2020).
Kriz Göçmenlerinin Göç Öncesi Deneyimlerinin ve Bağlamla Etkileşimlerinin Kültürel Uyum Süreçleri Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Suriye'den Türkiye'ye gelen kriz göçmenlerinin göç öncesi travmatik deneyimleri ve Türkiye'deki sosyal-ekolojik bağlamla (aile, toplum, devlet politikaları) kurdukları ilişkiler, kültürel uyum stratejilerini (ayrılıkçı, asimile, entegre, marjinal) ve bunun uzun vadeli psikososyal sonuçlarını nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Bu çalışma, Suriye'den Türkiye'ye gelen kriz göçmeni genç ve yetişkinlerden oluşan bir örneklemle yürütülecektir. Katılımcılardan göç öncesi deneyimleri (travma, sosyal bağlar vb.) ve Türkiye'deki mevcut sosyal-ekolojik bağlamla etkileşimleri hakkında derinlemesine mülakatlar yoluyla nitel veri toplanacaktır. Ayrıca, kültürel uyum stratejilerini ölçmek için standart anketler kullanılacaktır. Veriler, tematik analiz ve karşılaştırmalı analiz yöntemleriyle incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede, kriz göçmenlerinin deneyimlerinin özgünlüğüne ve göç öncesi travmatik koşulların kültürel uyum üzerindeki potansiyel etkisine dikkat çekilmektedir (Schwartz et al., 2019). Ayrıca, birey-bağlam ilişkilerinin (person ↔ context relations) kültürel uyumu şekillendirmedeki rolü vurgulanmaktadır (Lerner & Overton, 2008). Bu araştırma, bu iki noktayı birleştirerek kriz göçmenlerinin karmaşık uyum süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır(Schwartz et al., 2020).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Farklı göçmen kategorileri (yasal, belgesiz, mülteci, kriz göçmeni) farklı kültürel uyum deneyimleri yaşarlar çünkü birey-bağlam ilişkileri ve maruz kaldıkları sosyal-ekolojik koşullar değişiklik gösterir.
Bu makalede sunulan, göçmen tiplerine göre kültürel uyumun farklılaşabileceği argümanı, tartışma bölümünde elde edilen bulguların literatürdeki benzer çalışmalarla karşılaştırılmasında ve çalışmanın özgün katkısını vurgulamak için kullanılabilir(Schwartz et al., 2020).
Bültürsel Kimlik Gelişiminde Makro ve Mikro Düzeydeki Değişimlerin Psikososyal İyi Oluşa Etkisi
- Araştırma sorusu
- Farklı yaş gruplarındaki (ergen, genç yetişkin) göçmenlerin makro (aylar/yıllar) ve mikro (günler/haftalar) düzeydeki kültürel uyum ve kimlik değişimleri, genel psikososyal iyi oluş düzeylerini (depresif belirtiler, öz-yeterlik) nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Bu çalışma, göçmen genç ve yetişkinlerden oluşan iki farklı yaş grubunu içerecektir. Katılımcılardan altı ay boyunca günlük olarak kültürel uyum göstergelerindeki (dil kullanımı, kültürel pratikler, değerler, kimlikler) değişimleri kaydetmeleri istenecektir (mikro düzey). Ayrıca, başlangıçta ve çalışma sonunda genel iyi oluş düzeyleri ölçülecektir (makro düzey). Veri analizi, günlük değişimler ile genel iyi oluş arasındaki ilişkiyi incelemek için çok düzeyli modellemeyi kullanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede, kültürel uyumun hem makro (uzun vadeli) hem de mikro (kısa vadeli) zaman ölçeklerinde farklı örüntüler ve sonuçlar gösterebileceği vurgulanmaktadır (Schwartz et al., 2015, 2019). Bu araştırma önerisi, bu makalenin bu bulgularını temel alarak, farklı yaş gruplarındaki göçmenlerin bu zaman ölçeklerindeki değişimlerinin iyi oluş üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır(Schwartz et al., 2020).