Kuramsal-kavramsal makale incelemesi

DOI: 10.3389/fpsyg.2023.765019

Neden Sanat? Sanat ve Sağlık Disiplininde Sanatın Rolü Üzerine Kuramsal Bir İnceleme

Sanat ve Sağlık alanı, sanat müdahalelerinin fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkilerini belgeleyen geniş bir ampirik literatüre sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 yılında yayımladığı kapsamlı raporda 3. Sanatın 'sanat için' değil 'insan için' olduğu gerçeğinden hareketle, disiplinler arası bir geçerlik sorunu ortaya çıkmaktadır.

Yazar
Björn Vickhoff
Yayın
Frontiers in Psychology
Tarih
2023-03-22
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Sanat ve Sağlık (Arts and Health) disiplini, sanat müdahalelerinin bireylerin fiziksel ve psikolojik iyilik halleri üzerindeki olumlu etkilerini belgeleyen binlerce ampirik çalışmaya ev sahipliği yapmaktadır. Bununla birlikte, alanın en temel teorik ve metodolojik sorunu, gözlemlenen sağlık kazanımlarının doğrudan sanatın özgül niteliklerinden mi yoksa zengin çevresel uyaran, sosyal etkileşim ve fiziksel egzersiz gibi genel karıştırıcı değişkenlerden mi kaynaklandığını ayrıştıramamasıdır. Bilimsel geçerlik açısından hayati önem taşıyan bu belirsizlik, sanatın 'sanat için' değil 'insan için' olduğu gerçeğiyle birleştiğinde, estetik deneyimin ve sanat etkisinin kavramsal bir tanıma kavuşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Bedenleşmiş estetik literatürünün bu alanda göz ardı edilmiş olması, zihin ve beden arasındaki bütünsel ilişkiyi açıklayabilecek kapsayıcı bir kuramsal çerçevenin eksikliğini derinleştirmektedir.

Bu çalışmanın temel amacı, bilişsel bilim, nöroloji ve felsefedeki güncel gelişmelerden yararlanarak 'Neden sanat?' sorusunu yanıtlamak ve eylemsel bedenleşmiş kurama dayalı bir estetik empati çerçevesi geliştirmektir. Araştırmada felsefi estetik bağlamcılık ile ekolojik algı kuramı sentezlenmiş; hesaplamalı zihin ve öngörüsel kodlama yaklaşımlarının sınırlılıkları eleştirilerek eylemsellik ve nöral rezonans ilkeleri benimsenmiştir. Çalışma metodolojik olarak nitel bir kuramsal çözümleme ve kavramsal çerçeve geliştirme deseni taşımaktadır. Müzik algısına ilişkin olaya ilişkin potansiyel (ERP) bulguları ve beyin salınımları verileri, kavramsal çerçevenin kanıtsal temelini oluşturmaktadır. Makale, içsel nöral süreçler ile dışsal çevresel uyarım arasındaki yapısal eşleşmeyi duyusal-motor bütünleşme ve yeniden kullanım yaklaşımları üzerinden çözümlemektedir.

Çalışmanın sunduğu temel teorik model, estetik deneyimi sanatçı, sanat eseri ve izleyici arasındaki genişletilmiş bilişsel bir sistem olarak kavramsallaştırmaktadır. Müziksel olaya ilişkin potansiyeller (ERAN) ve nöral rezonans verileri, izleyicinin içsel salınımlarının sanatçının imgeleminde ürettiği nöral kalıplarla ön-alım (pre-take) mekanizması üzerinden senkronize olduğunu göstermektedir. Yanlış nota veya üslup sapmalarında ortaya çıkan tahmin hatası (prediction error), nöral ağların desenkronize olmasına ve zihin yapısının (mindset) yeniden ayarlanmasına yol açmaktadır. Sanatçı ile izleyicinin ortak bir duyusal-motor senaryoyu icra etmesi (co-performance), otobiyografik bellek ağlarını ve duygusal süreçleri tetikleyerek güçlü bir estetik empati yaratmaktadır. Durgun sanat biçimleri dahil tüm estetik algının zaman içinde taranarak eyleme dönüştürüldüğü doğrulanmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, Sanat ve Sağlık literatüründeki kavramsal geçerlik krizine güçlü bir kuramsal yanıt vermekte ve sanatın terapötik etkisinin mekanizmasını beyinler arası senkronizasyon ile zihin yapısı değişimi üzerinden açıklamaktadır. Geliştirilen eylemsel estetik empati modeli, sanat müdahalelerinin sıradan fiziksel egzersizlerden niteliksel farkını göstererek klinisyenlere ve araştırmacılara somut uygulama ilkeleri sunmaktadır. Araştırma, koro söyleme, dans ve müziksel etkileşim gibi aktif ve kolektif icraların, pasif dinlemeye kıyasla motor ağları ve otobiyografik bellek izlerini daha güçlü aktive ettiğini ortaya koymaktadır. Bu çerçeve, gelecekteki tez ve makale çalışmalarında sanat terapisinin nörobiyolojik biomarkerlar (EEG hipersatlama ve ERP düzeyleri) ile değerlendirilmesine ve kanıta dayalı estetik müdahale tasarımlarının geliştirilmesine olanak tanımaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu makalenin temel amacı, Sanat ve Sağlık alanında sanatın spesifik rolünü açıklamak ve eylemsel bedenleşmiş bilişsel bilim kavramlarına dayanan bütüncül bir kuramsal çerçeve sunarak 'Neden sanat?' sorusuna yanıt vermektir(Vickhoff, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışmada, bedenleşmiş ve eylemsel bilişsel bilimdeki anahtar kavramların estetik bağlamcılık ve estetik empati çerçevesinde teorik olarak sentezlendiği kuramsal bir yaklaşım benimsenmiştir(Vickhoff, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal çerçevesi, Alexander Baumgarten ve Jerrold Levinson'ın estetik bağlamcılığı, Francisco Varela, Humberto Maturana ve Maurice Merleau-Ponty'nin eylemsel bedenleşmiş biliş kuramı, James Gibson'ın ekolojik algı ve imkân (affordance) kavramı, Edward Large'ın Nöral Rezonans Kuramı ve Michael Anderson'ın Yeniden Kullanım Yaklaşımı (Reuse Approach) üzerine inşa edilmiştir.

Makalenin ele aldığı literatür

Makalede Fancourt ve Finn (2019) WHO raporu başta olmak üzere, hesaplamalı zihin kuramı ve öngörüsel kodlama (predictive coding) literatürü, olaya ilişkin potansiyeller (ERP/ERAN) araştırmaları, ayna nöron ve duyusal-motor empati çalışmaları ile sanat terapisindeki güncel teorik modeller ele alınmakta ve eleştirel bir süzgeçten geçirilmektedir.

Araştırmanın Bulguları

01

Estetik bağlamcılık, alıcıyı sanat algısının kurucu bir ortağı haline getirerek sanat ve sağlık disiplinindeki etkileşimsel süreçlerin anlaşılmasına kuramsal bir zemin sunar(Vickhoff, 2023).

02

Eylemsel bedenleşmiş kuram açısından estetik empati, sanatçı ile izleyicinin sanat eserini ve dolayısıyla birbirlerini karşılıklı olarak canlandırması anlamına gelmektedir(Vickhoff, 2023).

03

Olaya İlişkin Potansiyeller (ERP) tepkileri, içsel bağlamsal bilgi ile dışsal bilgi arasındaki çatışmayı göstererek bağlamın dolaylı olarak değerlendirilmesini sağlar(Vickhoff, 2023).

04

Ritüellerdeki hayal gücü canlandırması, zihinsel tasarımı algılanan ve yaşanılan bir imgelem haline getirerek bireyin bilişsel faaliyetlerini ve zihniyetini dönüştürebilir(Vickhoff, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Estetik algının yalnızca izole bir nesnenin pasif bir şekilde gözlemlenmesi olmadığı, aksine izleyicinin geçmiş yaşantıları, bedensel becerileri ve o andaki duygusal durumu ile şekillenen aktif bir bağlamsal süreç olduğu gösterilmiştir.

Yazar bu durumu, algı ve eylemin birbirinden ayrılamaz biyolojik birimler olduğu ve beynin çevresel uyaranları kendi içsel ritim ve osilasyonlarıyla eşzamanlayarak bir ön-alım mekanizması yürüttüğü eylemsel bedenleşmiş biliş yaklaşımıyla açıklamaktadır.

Bu yaklaşım, geleneksel temsilci ve hesaplamalı biliş teorilerinin aksine, zihni kafatasının dışına taşıyarak sanatçı, eser ve alıcıyı tek bir genişletilmiş bilişsel sistem olarak ele alan güncel literatürdeki ilişkisel modellerle güçlü bir bağ kurmaktadır.

Dolayısıyla sanat, bireyin zihniyetinde kalıcı değişimler yaratabilecek güçlü bir terapötik araçtır; çünkü ritmik osilasyonlar ve eylemsel canlandırmalar yoluyla beynin işlevsel ağlarını yeniden organize etme ve sosyal bağları güçlendirme kapasitesine sahiptir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Fancourt ve Finn (2019) tarafından yürütülen geniş kapsamlı Dünya Sağlık Örgütü raporunun sanatın sağlık üzerindeki faydalarını kanıtladığını ancak sanatın bu süreçteki özgün rolünü teorik olarak açıklayamadığını belirterek, çalışmasını bu kuramsal boşluğu doldurmak üzere konumlandırmaktadır(Vickhoff, 2023).

Yazar, Freedberg ve Gallese (2007) tarafından ortaya konan estetik tepkide bedenleşmiş mekanizmaların, eylemlerin ve duyumların simülasyonunun rolü tezini destekleyerek, sanat algısının pasif bir izleme değil, izleyicinin tüm bedeniyle katıldığı aktif bir canlandırma süreci olduğunu savunur(Vickhoff, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazar, sanatın beden ve zihin arasındaki etkileşimsel süreçleri tetikleyen, paylaşılan hayal güçlerinin buluştuğu genişletilmiş bir bilişsel sistem sunduğu sonuçuna varmaktadır. Sanat eserlerinin ve performansların eylemsel olarak canlandırılması, bireylerin yerleşik zihniyetlerini ve bilişsel süreçlerini köklü bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahiptir(Vickhoff, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Vickhoff (2023), Sanat ve Sağlık alaninda uzun suredir devam eden ampirik kanıt bollugu ile mekanizmasal açıklama eksikligi arasindaki boslugu kapatmaktadir. Çalışma, sanatin sağlık üzerindeki iyilestirici etkilerini genel uyarilma veya sosyal katılımin genel faydalari gibi karistirici değişkenlerden arindirarak doğrudan sanatin ozune bağlayan kuramsal bir zemin insa eder. Eylemsel bedenlesmis bilis ve estetik bağlamcilik teorilerini bir araya getirerek, alandaki kavramsal bulanikligi gidermeyi amaçlamaktadir. Sanat algisini pasif bir seyir veya salt nesne odakli bir guzellik arayisi olarak degil, izleyici ile sanatci arasinda bir on-alim ve ortak canlandirma süreçi olarak tanımlar. Boylelikle, sanatin sağlık müdahalelerinde nasıl ve neden ise yaradigini açıklayan mekanizmasal bir model sunarak literatürde kuramsal bir kopru islevi gormektedir.

Bu çalışma, Fancourt ve Finn'in (2019) Dunya Sağlık Örgütu için hazirladigi ve 3.000'den fazla araştırmayi derleyen kapsamli raporu doğrudan bir hareket noktasi olarak almaktadir. Raporun sanat etkilerini tanımlamadaki eksikliklerini ve gecerlik sorunlarini elestiren yazar, Danto (1981) ve Levinson'in (2007) estetik bağlamcilik teorilerini, Gallese ve Freedberg'in (2007) bedenlesmis estetik yaklaşimlariyla sentezlemektedir. Ayrıca, Jerry Fodor'un hesaplamali zihin modeline dayanan predictive coding (ongorucu kodlama) yaklaşimina mesafeli durarak, Merleau-Ponty (1945) ve James Gibson'in (1977) eylemsel ve ekolojik algi kuramlarina yaslanmaktadir. Norolojik duzeyde ise Large (2008) tarafindan geliştirilen Sınırsel Rezonans Teorisi ile Dubois'nin (2000) güçlü ve zayif beklenti modellerini birlestirerek önceki çalışmalarin ampirik verilerini tutarli bir norobilissel çerçevede açıklamaktadir.

Makale, literatür taramasi yapacak araştırmacilara, Sanat ve Sağlık alanindaki ampirik bulgulari yalnizca istatistiksel sonuçlar olarak degil, norobilissel ve biyolojik mekanizmalarla temellendirerek sunma olanagi sağlamaktadir. Geleneksel olarak birbirine uzak duran sanat felsefesi (estetik bağlamcilik), bilissel bilim (eylemsel bedenlesme) ve norofizyoloji (ERP ve sınırsel salinimlar) alanlarini entegre ederek cok boyutlu bir sentez sunmaktadir. Özellikle muzik, dans, ritueller ve gorsel sanatlarin insan fizyolojisi ile nasıl doğrudan bir yapısal eslesme kurdugunu açıklayarak, gelecekteki ampirik tasarimlar için operasyonel tanımlar geliştirmektedir. Bu yonuyle çalışma, literatürde biriken ampirik verilerin teorik bir ust yapida anlamlandirilmasina onculuk etmektedir.

Kaynakça

  1. Fancourt, D., & Finn, S. (2019). What is the evidence on the role of the arts in improving health and well-being? A scoping review. World Health Organization. Regional Office for Europe.
  2. Freedberg, D., & Gallese, V. (2007). Motion, emotion and empathy in esthetic experience. Trends in Cognitive Sciences, 11(5), 197-203.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Sanat ve sağlık alanindaki ampirik müdahalelerin etkililik iddialari, sanata ozgue etkiler ile genel uyarici veya sosyal aktivitelerin karistirici etkileri ayirt edilmedigi süreçe gecerlik sorunuyla karsilasir.

Tez yazari, sanat müdahalelerinin klinik sonuçlarını değerlendirirken metodolojik sınırliliklari ve karistirici değişkenleri Vickhoff'un kuramsal elestirisi üzerinden temellendirebilir(Vickhoff, 2023).

Aktif Koro Sarkiciligi ile Pasif Muzik Dinlemenin Otonom Sınır Sistemi Aktivitesi ve Akut Stres Göstergeleri Üzerindeki Norofizyolojik Etkilerinin Karşılaştırilmasi

Araştırma sorusu
Aktif koro sarkiciligi yapan bireyler ile pasif muzik dinleyenlerin kalp hizi değişkenligi ve solunum senkronizasyonu parametreleri arasinda istatistiksel olarak anlamli bir fark var midir?
Yöntem taslağı
Seckisiz kontrollu bir deneysel tasarim yurutulecektir. Guc analiziyle belirlenen katılımcilara haftada 2 gun 45 dakikalik aktif koro sarkiciligi yaptirilacak, kontrol grubuna ise ayni muzik pasif dinletilecektir. Müdahale suresince anlik HRV ve solunum paternleri kaydedilerek MANOVA ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, sarki soylemenin gerektirdigi derin ve yavas solunumun parasempatik sistem üzerinde yatistirici etki yarattigi ve koro sarkiciliginin katılımcilari fizyolojik olarak senkronize ettigi iddia edilmektedir. Bu deneysel tasarim, soz konusu iddiayi ampirik olarak test etmeyi amaçlamaktadir(Vickhoff, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Estetik empati, izleyici ile sanatci arasinda ortak bir zaman diliminde gerceklesen, beyinden beyine sınırsel osilasyon eszamanlamasina dayanan eylemsel bir canlandirma süreçidir.

Araştırmaci, sanatin sosyal ve duygusal bağlari guclendirici etkilerini açıklamak için eylemsel bedenlesmis bilis ve estetik empati modellerini teorik çerçevesine entegre edebilir(Vickhoff, 2023).

Grup Dans Terapisinin Fibromiyalji Hastalarinda Agri Algisi ve Duygusal Rezonans Üzerindeki Etkisi: Bir EEG Hiperskanlama Çalışmasi

Araştırma sorusu
Grup dans terapisi müdahalesine katilan fibromiyalji hastalarinda, eszamanli hareket esnasinda akranlar arasinda gerceklesen sensorimotor alfa bandi senkronizasyonu agri algisindaki azalma ile ilişkili midir?
Yöntem taslağı
Deneysel ve boylamsal bir norofizyolojik araştırma deseni benimsenecektir. Guc analiziyle belirlenen katılımci ciftlerinden grup dansi esnasinda kablosuz EEG cihazlariyla eszamanli beyin aktiviteleri kaydedilecektir. Eszamanli alfa bandi faz senkronizasyonu korelasyon analiziyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale, aci verici deneyimlerin paylasilmasinin sensorimotor korteksteki noronal alfa osilasyonlarinin beyinden beyine senkronizasyonu yoluyla duygusal rezonansi artirdigini ve sosyal bağlari guclendirdigini belirtmektedir. Bu araştırma, kronik agri populasyonunda bu mekanizmayi doğrudan test edecektir(Vickhoff, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Sanatsal veya rituelistik canlandirma süreçleri, eylemin bilissel yapilari ve zihniyeti belirlemesi yoluyla bireyin zihniyetinde ve duygusal durumunda dönüşum yaratabilmektedir.

Müdahale çalışmalarının tartisma kisminda, katılımcıların deneyimledikleri bilissel ve duygusal değişimlerin altinda yatan eylemsel canlandirma mekanizmalari bu iddiayla desteklenebilir(Vickhoff, 2023).

Muzikal Stil Uyumsuzluklarinin Olaya İlişkin Potansiyeller ve Bilissel Esneklik Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Bireylerin tanidik olduklari muzik tarzlarindaki beklenmedik armonik sapmalarin tetikledigi ERAN ve P300/P600 ERP bilesenleri, bilissel esneklik testlerindeki performans değişkenligi ile nasıl bir ilişki göstermektedir?
Yöntem taslağı
Icel gruplar arasi faktoriyel laboratuvar deneyi yurutulecektir. Guc analiziyle belirlenen katılımcilara tanidik muzik parcalari dinletilirken armonik hatalar sunulacaktir. EEG ile ERAN ve P300/P600 genlikleri kaydedilecek, Stroop testi bilissel esneklik skorlariyla regresyon analizine tabi tutulacaktir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, armonik bağlamin disindaki tonlarin beyinde ERAN tepkisine yol actigi, bu beklenti hatalarinin ve ardisik yeniden senkronizasyon süreçlerinin bilissel zihniyette esneklik yarattigi savunulmaktadir. Önerilen çalışma bu norobilissel mekanizmayi sinayacaktir(Vickhoff, 2023).