İçeriğe geç

Karma yöntem · 2026

Avrupa Hayvan Refahı Standartlarının Türk Hayvan Koruma Mevzuatı ve Yargı Kararlarındaki Uygulanabilirliği Üzerine Bir İnceleme

The implementation of European animal welfare standards in Turkish animal protection legislation and case law

Okur sorusu

Türkiye'deki hayvan koruma mevzuatının Avrupa standartlarıyla uyumu ve yargı kararlarındaki yansımaları nasıldır?

Türk mevzuatı, Avrupa Sözleşmesi ile yüzde 77 oranında uyumluluk göstermektedir. Ancak 250 Yargıtay kararı üzerinde yapılan inceleme, sozlesmeye atıf oranının yalnızca yüzde 3,6 olduğunu ve toplu yaşam alanlarındaki anlasmazliklarda yargı kararlarının yüzde 67 oranında hayvan refahı aleyhine sonuçlandığını ortaya koymaktadır.

Kaynak izi: (Uyar, 2026) · (Uyar, 2026)

Öne çıkanlar

  • Türk hayvan koruma mevzuatı uluslararası standartlarla genel olarak uyumlu olsa da bakimevleri ve ticari üretim alanlarında yasal boşluklar vardır.
  • Yargıtay kararlarında Avrupa Sözleşmesi'ne atıf yapilma oranı oldukça düşüktür (yüzde 3,6).
  • Toplu konut yönetim planları, yargı kararlarında uluslararası hayvan refahı standartlarının önüne gecebilmektedir.
  • 2021 yılındaki kanun değişikliği ile hayvanların eşya statüsü sona ermis ve canlı varlık statüsü tescil edilmiştir.
Yayın türü
Karma yöntem
Yazarlar
Çağdan Uyar
Dergi / alan
Frontiers in Veterinary Science · Sosyal Bilimler
Yıl
2026
Örneklem
Ev ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nde yer alan 12 temel ilke ve bu ilkelere dayanan 9 adet emsal Yargıtay kararı.
Veri kaynakları
Kazancı İçtihat Bilgi Bankası üzerinden belirlenen anahtar kelimelerle sistematik arama yapılmış, ilgili mevzuat maddeleri EFLD (Environmental and Forest Law Department) yöntemi…
Analiz yöntemi
Mevzuat maddeleri beş puanlı EFLD puanlama sistemine göre skorlanmis, yargı kararları içerik analiziyle hayvan refahı lehine veya aleyhine olma durumuna göre sınıflandırılmış ve…

İnceleme özeti

Hayvan refahı kavramı, sanayileşme süreçleri ve etik farkındalığın artmasıyla birlikte modern hukuk sistemlerinde mülkiyet hukukunun ötesine geçerek kamu vicdanı ve canlı hakları temelinde yeniden şekillenmiştir. Türkiye'de 2021 yılında 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan köklü değişiklikler, hayvanları birer eşya olmaktan çıkarıp canlı varlık statüsüne taşımıştır. Ancak bu yasal dönüşümün, Türkiye'nin taraf olduğu Ev ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi gibi uluslararası standartlarla ne derece örtüştüğü ve bu normların yargı kararlarında nasıl karşılık bulduğu akademik bir merak konusudur. Mevzuattaki metinsel uyumun toplumsal ve hukuki pratikteki izdüşümleri, özellikle ortak yaşam alanlarındaki uyuşmazlıklarda bir belirsizlik alanı oluşturmaktadır.

İncelenen bu çalışma, Türk mevzuatının uluslararası standartlara uyumunu ölçmek amacıyla nicel mevzuat değerlendirmesi, içtihat incelemesi ve stratejik SWOT analizini içeren karma bir yöntem benimsemiştir. Araştırmada EFLD skorlama yöntemi kullanılarak 5199 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri Sözleşme'nin 12 temel ilkesiyle karşılaştırılmıştır. Uygulama boyutunu anlamak için ise son on yıla ait 250 Yargıtay kararı sistematik olarak taranmış, uluslararası normların yargısal süreçlerdeki referans gücü analiz edilmiştir. Bu metodolojik döngü, yalnızca teorik bir karşılaştırma sunmakla kalmayıp, yasal düzenlemelerin pratik etkililiğini ve yargı organlarının bu normlara yaklaşımını nesnel verilerle ortaya koymayı hedeflemektedir.

Elde edilen bulgular, Türk mevzuatının genel olarak Avrupa Sözleşmesi ile %77 oranında uyumlu olduğunu ve bu seviyenin yeterli kabul edilebileceğini göstermektedir. Özellikle hayvan bakımı, cerrahi operasyonlar ve öldürme yasakları gibi konularda tam uyum gözlemlenirken; hayvan barınakları, ticari üretim ve hayvanların reklam-eğlence amaçlı kullanımı gibi alanlarda önemli eksiklikler tespit edilmiştir. İçtihat analizi ise daha çarpıcı bir gerçeği ortaya koymaktadır: İncelenen 250 yüksek mahkeme kararının yalnızca %3,6'sı doğrudan Sözleşme'ye atıfta bulunmuştur. Sözleşme'ye atıf yapılan kararların ise %67'sinin hayvan aleyhine sonuçlandığı, özellikle apartman yönetim planlarındaki yasakların uluslararası normların önüne geçtiği saptanmıştır.

Sonuç olarak çalışma, Türkiye'de mevzuatın kağıt üzerinde uluslararası standartlarla büyük ölçüde uyumlu olduğunu ancak yargısal uygulamada bu normların yeterince içselleştirilmediğini ortaya koymaktadır. Yazara göre, apartman yönetim planlarının mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilerek hayvan refahı standartlarının önüne geçirilmesi, Sözleşme'deki hayvanların terk edilemeyeceği ilkesiyle çelişmektedir. Bu araştırma, literatürde hayvan hakları konusundaki yargısal boşluğu somut verilerle belgeleyerek, gelecekteki yasal düzenlemeler için stratejik bir yol haritası sunmaktadır. Ortak yaşam alanlarındaki uyuşmazlıkların çözümü için Sözleşme ve Kanun'a daha açık hükümler eklenmesi önerilmekte, bu durumun hem hayvan refahını hem de toplumsal huzuru destekleyeceği vurgulanmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, hayvanların mülkiyet nesnesi olmaktan çıkıp yasal korumaya muhtaç canlılar olarak kabul edilmesini savunan modern hayvan refahı bilimi ve etik kuramları üzerine inşa edilmiştir. Ayrıca, uluslararası sözleşmelerin anayasal üstünlüğü ilkesi ve 1982 Anayasası'nın 90. maddesi temel hukuk normu olarak kullanılmıştır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, 19. yüzyıl İngiliz ve Amerikan hayvan koruma yasalarından başlayarak Brambell Raporu ve Avrupa Konseyi'nin çeşitli ihtisas sözleşmelerine kadar uzanan geniş bir literatürü ele almaktadır. Özellikle Türkiye'deki 5199 sayılı Kanun ve son dönemdeki 7332 ve 7527 sayılı yasa değişiklikleri ile ilgili güncel hukuki tartışmaları sentezlemektedir.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Türk mevzuatının Ev ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi ile uyumluluğunu nicel analiz ve içtihat incelemesi yoluyla değerlendirerek hukuki ve uygulama düzeyindeki eksiklikleri tespit etmektir (Uyar, 2026).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, Türkiye'deki ulusal mevzuatın uluslararası standartlarla uyumluluğunu ölçmek amacıyla nicel mevzuat değerlendirmesi, yarginin yaklaşımını analiz etmek için içtihat incelemesi ve stratejik çözüm önerileri geliştirmek için SWOT analizini içeren karma bir yöntem benimsemiştir (Uyar, 2026).

Evren veya inceleme alanı
Türk hayvan koruma mevzuatı (özellikle 5199 sayılı Kanun) ve 2015-2025 yılları arasında Yargıtay tarafından verilen 250 adet yargı kararı.
Örneklem veya araştırma materyali
Ev ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nde yer alan 12 temel ilke ve bu ilkelere dayanan 9 adet emsal Yargıtay kararı.
Veri toplama süreci
Kazancı İçtihat Bilgi Bankası üzerinden belirlenen anahtar kelimelerle sistematik arama yapılmış, ilgili mevzuat maddeleri EFLD (Environmental and Forest Law Department) yöntemi kriterlerine göre tasnif edilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Mevzuat maddeleri beş puanlı EFLD puanlama sistemine göre skorlanmis, yargı kararları içerik analiziyle hayvan refahı lehine veya aleyhine olma durumuna göre sınıflandırılmış ve veriler bir SWOT matrisiyle sentezlenmiştir.
Hayvan refahı5199 Sayılı Hayvanları Koruma KanunuEv ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi (ECPPA)Yargısal boşlukEşya statüsüCanlı varlık statüsüApartman yönetim planı

Bulgular

  1. Türk mevzuatının Ev ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi ile genel uyumluluk oranı yüzde 77 olarak saptanmış olup, bu düzey yeterli kabul edilmekle birlikte iyileştirmeye açık alanlar barındırmaktadır (Uyar, 2026).

  2. Cerrahi operasyonlar ve hayvanların oldurulmesi gibi alanlarda tam uyum gözlenirken, hayvan bakimevleri, ticari üretim ve hayvanların gösterilerde kullanılması gibi konularda önemli mevzuat eksiklikleri ve uygulama yetersizlikleri tespit edilmiştir (Uyar, 2026).

  3. İçtihat analizi sonuçunda, incelenen 250 Yargıtay kararının yalnızca yüzde 3,6'sının uluslararası sozlesmeye doğrudan atıfta bulunduğu belirlenmiş, bu durum uluslararası normlar ile yargı pratiği arasındaki kritik bir boşluğa işaret etmiştir (Uyar, 2026).

  4. Sozlesmeye atıf yapan yargı kararlarının yüzde 67'si hayvan refahı aleyhine sonuçlanmış olup, bu olumsuz kararların çoğunluğu hayvanların ortak yaşam alanlarında (apartman ve siteler) barindirilmasindan kaynaklanan catismalara dayanmaktadır (Uyar, 2026).

Tartışma ve sonuç

Türkiye'deki hayvan koruma mevzuatının Avrupa standartlarıyla yüzde 77 oranında uyumlu olması, yasal çerçevenin temel düzeyde yeterli olduğunu ancak bazı stratejik alanlarda boşluklar barındırdığını göstermektedir. Yazar, özellikle bakimevlerinin kapasite yetersizliği ve ticari üretimdeki denetim eksikliklerinin, yasal metinlerdeki hedeflerin sahaya yansımasını engellediğini ileri sürmektedir.

İçtihat incelemesi, Türk yarginin uluslararası sözleşmeleri iç hukukun bir parçası olarak kabul etmesine rağmen, hayvan hakları davalarında bu metinlere başvurma oranının yüzde 3,6 gibi oldukça düşük bir seviyede kaldığını ortaya koymaktadır. Bu durum, hukuk sisteminde sözleşme hükümlerinin sembolik kalmasına ve pratik çözümlerde yeterince referans alinmamasina neden olmaktadır.

Apartman ve toplu konut yaşamında hayvan besleme konusunda yaşanan ihtilaflar, Kat Mülkiyeti Kanunu ile hayvan refahı ilkeleri arasındaki gerilimi yansıtmaktadır. Yargıtay'in yönetim planlarını uluslararası sözleşme hükümlerinin önünde tutma eğilimi, yazar tarafından mevzuatta bu konuya dair açık ve nesnel bir düzenleme bulunmamasının bir sonuçu olarak açıklanmaktadır.

Sonuç olarak, stratejik bir yol haritası sunan SWOT analizi; idari yapılanmanın güçlendirilmesi, STK'ların süreçlere daha etkin katılımı ve eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerekliliğini vurgulamaktadır. Mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi, yalnızca kağıt üzerinde değil, yargısal uygulamalarda da hayvan refahının korunmasını mümkün kılacaktır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazar, mevzuattaki tarihsel dönüşümü tartışırken Gurler ve Osmanagaoglu'nun Türkiye'deki hayvan koruma yasalarının gelişim süreçine dair bulgularıyla paralellik kurarak 2021 yılındaki 7332 sayılı Kanun değişikliğinin önemini vurgulamaktadır (Uyar, 2026).

Yazarların ulaştığı sonuç

Çalışma sonuçunda, Türk hukukunda hayvanların eşya statusunden cikartilarak canlı varlık olarak kabul edilmesi önemli bir adım olsa da, özellikle ortak yaşam alanlarında hayvan barındırma konusundaki yasal belirsizliğin yargı kararlarında hayvan aleyhine bir tutuma yol açtığı görülmektedir. Uluslararası sözleşme hükümlerinin yargı kararlarında daha etkin uygulanması ve mevzuattaki yüzde 23'lük uyumsuzluk payının giderilmesi için hem yasal düzenlemelere hem de uygulayıcıların eğitimine ihtiyaç duyulmaktadır (Uyar, 2026).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, hayvan refahı standartlarının yalnızca teorik düzeydeki yasal metinlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda yargısal uygulamadaki etkililiğini nicel ve nitel yöntemlerle sörgülayan disiplinlerarası bir köprü işlevi görmektedir. Literatürde genellikle ya salt mevzuat analizi ya da etik tartışmalar şeklinde yürütülen araştırmalardan farklı olarak, 250 Yargıtay kararı üzerinden yapılan ampirik inceleme, Türkiye'deki hukuk sisteminin uluslararası normlara olan direncini veya uyumunu somut verilerle ortaya koymaktadır. Özellikle EFLD yönteminin hayvan hakları alanına uygulanması, hukuk normlarının matematiksel bir skorlama ile değerlendirilmesine olanak tanıyarak alandaki metodolojik çeşitliliği zenginleştirmekte ve politika yapıcılar için nesnel bir denetim mekanizması sunmaktadır.

Araştırma, hayvan refahı biliminin tarihsel gelişimini 19. yüzyıl İngiliz hukukundaki Martin Yasası'ndan başlayarak modern Brambell Raporu'na kadar uzanan geniş bir perspektifte temellendirmektedir. Türkiye'deki 5199 sayılı Kanun'un geçirdiği evrimi, özellikle 2021 yılındaki 7332 sayılı kanun değişikliği ile hayvanların 'eşya' statüsünden 'canlı' statüsüne geçişini referans alarak önceki yerel çalışmalarla ilişkilendirmektedir. Elvan ve diğerleri tarafından geliştirilen çevresel mevzuat analiz tekniklerini hayvan hakları alanına taşıyarak, uluslararası sözleşmelerin yerel yargı kararlarındaki izini sürmekte ve literatürdeki mevcut teorik bilgiyi gerçek mahkeme salonlarındaki pratik uygulamalarla çarpıştırarak yeni bir tartışma zemini oluşturmaktadır.

Çalışma, literatür taraması süreçlerine özellikle uluslararası sözleşmeler ile yerel yönetim planları arasındaki hiyerarşik çatışmayı verilerle ekleyerek kritik bir katkı sağlamaktadır. Yargıtay'ın Avrupa Sözleşmesi'ne atıf yapma oranının yüzde 3,6 gibi düşük bir seviyede kalması, hukuk literatüründeki 'normatif uyum' ile 'yargısal uygulama' arasındaki derin uçurumu kanıtlayan bir bulgudur. Ortak yaşam alanlarında hayvan barındırma konusundaki uyuşmazlıkların, Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planları karşısında hayvan refahı ilkelerinin nasıl ikincil plana itildiğini göstermesi bakımından özgün bir veri seti sunmaktadır. Bu durum, araştırmacıların yalnızca yasa metinlerine değil, içtihatların bu yasaları nasıl yorumladığına odaklanmaları gerektiğini hatırlatan bir rehber niteliğindedir.

Sözlük

EFLD Method · EFLD Yöntemi
Mevzuat ve politika metinlerinin uluslararası ilkelerle uyumluluğunu ölçmek için kullanılan beş puanlı sistematik skorlama yaklaşımı.
ECPPA · Ev ve Süs Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi
Evcil hayvanların bakımı, üretimi ve refahı konusunda asgari standartları belirleyen uluslararası anlaşma.
Law No. 5199 · 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu
Türkiye'de hayvanların rahat yaşamalarını ve uygun muamele görmelerini sağlamayı amaçlayan temel yasal düzenleme.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · GirişTürkiye'deki hayvan koruma kanunu, Avrupa standartları ile önemli ölçüde uyumludur ancak uygulama boşlukları içermektedir.

Yazarın saptadığı yüzde 77'lik uyum skoru, Türkiye'nin yasal altyapısının yeterliliğini savunmak için kullanılabilir (Uyar, 2026).

2024 Yasal Düzenlemelerinin Yerel Yönetimlerin Barınak Politikaları Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
7527 sayılı Kanun değişikliği sonrasında belediyelerin hayvan bakımevi kapasiteleri ve bütçe tahsisleri uluslararası standartlarla ne ölçüde örtüşmektedir?
Yöntem taslağı
Karma yöntem tasarımı; Türkiye'deki farklı ölçekteki 30 belediyenin 2024 öncesi ve sonrası bakımevi verileri nicel olarak karşılaştırılacak, barınak yöneticileriyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilecektir. Örneklem büyüklüğü istatistiksel anlamlılık için güç analiziyle belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede belirtilen 'hayvan barınakları konusundaki yetersizlikler' bulgusundan yola çıkarak, 2024 yılındaki en son yasal güncellemelerin bu sorunu çözüp çözmediği sörgülanmalıdır (Uyar, 2026).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaTürk yargısı, apartman yönetim planlarını uluslararası hayvan refahı sözleşmelerinden üstün tutma eğilimindedir.

Yargıtay kararlarının yüzde 67'sinin hayvan aleyhine sonuçlandığını gösteren istatistik, yargısal direnci açıklamak için referans verilebilir (Uyar, 2026).

Kat Malikleri Kurulu Kararlarında Hayvan Hakları: Sosyo-Hukuki Bir Analiz

Araştırma sorusu
Apartman yönetim planlarında yer alan 'hayvan besleme yasağı' maddelerinin iptali istemiyle açılan davalarda yerel mahkemelerin gerekçeli kararlarında Avrupa Sözleşmesi'nin etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Nitel içerik analizi; son beş yıla ait 100 adet ilk derece mahkemesi kararı, makaledeki Yargıtay analizi şablonuna göre incelenecektir. Veri doygunluğuna ulaşılana kadar kararlar tematik olarak kodlanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın saptadığı 'yargı kararlarının yüzde 67'sinin hayvan aleyhine olması' ve 'yönetim planlarının üstün tutulması' durumu, yerel mahkeme düzeyinde derinlemesine incelenmeyi beklemektedir (Uyar, 2026).

Tez veya makalede kullanım · Kuramsal ÇerçeveAvrupa Sözleşmesi, hayvanları sadece bir mülkiyet nesnesi değil, biyolojik gereksinimleri olan canlılar olarak tanımlar.

Hayvanın hukuki statüsünün mülkiyetten canlılığa evrilişini teorik olarak temellendirmek için bu tanımdan yararlanılabilir (Uyar, 2026).

Hayvan Satış Yerlerinde Zorunlu Eğitim Programlarının Etkililiğinin Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Pet-shop sahiplerine yönelik düzenlenen eğitim sertifika programlarının içeriği, Avrupa Sözleşmesi'nin 14. maddesinde öngörülen bilgi düzeyini karşılamakta mıdır?
Yöntem taslağı
Karşılaştırmalı içerik analizi ve anket; mevcut eğitim müfredatları ile ECPPA standartları karşılaştırılacak, eğitim almış 200 işletmeciye bilgi düzeylerini ölçen geçerliği kanıtlanmış bir test uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede 'bilgilendirme ve eğitim programları' başlığında tespit edilen yetersizlikler ve yasal eksiklikler bu önerinin temel dayanağıdır (Uyar, 2026).

Kaynakça

  1. Gürler, A. M., & Osmanağaoğlu, S. (2009). Türkiye’de hayvanları koruma kanununun tarihsel gelişimi. Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 15(2), 325-330.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Toplum, Siyaset ve KamuNitel araştırma · 2023

1926 ve 2001 Türk Medeni Kanunlarının hazırlık süreçlerinde hangi hukuki ve toplumsal tartışmalar yaşanmıştır?

1926 reformu, Osmanlı hukukundaki Mecelle'nin getirdiği dini ve parçalı hukuk sistemini tasfiye ederek laiklik ilkesine dayalı modern ve birleşik bir hukuk düzeni kurmuştur. Bu değişim, hukuk birliğini sağlayarak her vatandaşın aynı kurallara tabi olmasını mümkün kılmıştır.

Muhabbet DOYRAN · Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi · Sosyal Bilimler