Vaka çalışması incelemesi
DOI: 10.3389/frsc.2023.1234620Bahir Dar, Etiyopya'da Kooperatif Konut Projeleri İçin Arazi Edinimi Politikası ve Uygulaması: Uygun Fiyatlı Konut Çözümlerine Doğru
Gelişmekte olan ülkelerde hızlı kentleşme ve kontrolsüz nüfus artışı, kentsel alanlarda düşük ve orta gelirli gruplar için erişilebilir konut üretimini en temel kentsel krizlerden biri haline getirmiştir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Dereje Tessema Adigeh & Birhanu Girma Abebe
- Yayın
- Frontiers in Sustainable Cities
- Tarih
- 2024-01-04
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı kentleşme ve kontrolsüz nüfus artışı, kentsel alanlarda düşük ve orta gelirli gruplar için erişilebilir konut üretimini en temel kentsel krizlerden biri haline getirmiştir. Etiyopya'nın Amhara Bölgesi'nin başkenti olan Bahir Dar şehri de yoğun göç dalgaları ve etnik çatışmalardan kaçan nüfusun etkisiyle ciddi bir konut açığı ve arsa talebiyle karşı karşıyadır. Resmi kentsel arsa arzının yavaş ilerlemesi, arsa spekülasyonları, yetersiz altyapı hizmetleri ve dar gelirlilerin finansal sisteme erişememesi, gayriresmi yerleşimlerin kentin çeperlerinde hızla yayılmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda, devlet destekli bir alternatif olarak sunulan kendi kendine yardım odaklı konut kooperatifleri, teoride uygun fiyatlı konut sağlamayı hedeflerken, fiili arazi edinimi ve inşaat aşamalarında ciddi bürokratik ve ekonomik darboğazlarla karşılaşmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Bahir Dar'daki konut kooperatiflerinin arazi edinimi politikalarını ve uygulamalarını eleştirel bir yaklaşımla analiz ederek, bu sistemin konut erişilebilirliği üzerindeki rolünü ve sınırlarını belirlemektir. Araştırmada nitel yaklaşıma dayalı tekil durum çalışması deseni benimsenmiş ve veriler geniş kapsamlı bir saha çalışmasıyla toplanmıştır. Bu doğrultuda, Bahir Dar belediyesinin arazi yönetimi, kooperatif örgütleme ve altyapı ofislerinden üst düzey yetkililer ve uzmanlar ile kooperatif komitelerinden temsilcileri içeren toplam 30 anahtar kaynak kişiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, arazi edinmiş, inşaata başlamış ya da bekleme listesinde olan 21 kooperatif üyesinin katılımıyla 3 odak grup tartışması düzenlenmiş, resmi politika belgeleri, kiralama mevzuatları ve imar planları analiz edilerek bulgular doğrudan saha gözlemleriyle desteklenmiştir.
Araştırma bulguları, 2014 yılından bu yana tescil edilen 35.512 kooperatif üyesinden 31.596'sının konut arsası almayı başardığını, ancak bu üyelerden 7.000'den daha azının evlerini kısmen veya tamamen inşa edebildiğini ortaya koymaktadır. Kooperatif üyelerinin karşılaştığı en büyük engeller; hizmet sunulmuş imarlı arsaların tahsisindeki uzun gecikmeler, fahiş inşaat maliyetleri ve kooperatif konutları için getirilen gerçek dışı imar ve yapı standartlarıdır. Amhara Bölgesi'nin yürürlüğe koyduğu 9/2013 sayılı yönetmeliğin Bahir Dar gibi büyükşehirlerde zorunlu kıldığı zemin artı bir kat (G+1) villa tipi yapı standardı, üyelerin gelir seviyeleriyle tamamen uyumsuz olup süreci finansal olarak tıkanma noktasına getirmiştir. Finansal destek mekanizmalarının ve resmi konut kredilerinin yokluğu nedeniyle birçok üye, arsa tahsis edilmesine rağmen inşaata başlayamamakta ya da hisselerini gayriresmi yollarla satmak zorunda kalmaktadır.
Elde edilen sonuçlar, konut kooperatiflerinin yalnızca arsa tahsisiyle sınırlı kalmayan, konut finansmanı, yapı malzemeleri tedariki ve esnek yapı standartlarını da içeren bütüncül bir ekosistemle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. Bahir Dar'daki mevcut kendi kendine yardım modeli; Angola, Kenya ve Nijerya gibi ülkelerdeki devlet destekli düşük faizli veya faizsiz uzun vadeli kredi modelleriyle karşılaştırıldığında finansal açıdan sürdürülemez bir yapı sergilemektedir. Çalışma, literatürde sadece arsa tahsisine odaklanan politikaların konut sorununu çözmeye yetmediğini, imar mevzuatlarının esnetilmesi, dikey yapılaşmanın (çok katlı kooperatif blokları) teşvik edilmesi ve dijital kimlik sistemleriyle şeffaflığın sağlanması gerektiğini savunarak kentsel konut politikaları literatürüne önemli bir ampirik katkı sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışma, Etiyopya'nın Bahir Dar kentindeki kendi kendine yardım odaklı konut kooperatifi şemalarında kentsel arazi edinimi süreçlerini, karşılaşılan politika ve uygulama zorluklarını incelemeyi ve iyileştirme stratejileri sunmayı amaçlamaktadır(Adigeh & Abebe, 2024).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Araştırma, Bahir Dar'daki kooperatif konut şemasının kentsel arazi edinimi süreçlerini, politika ve uygulama düzeyindeki darboğazlarını ortaya koymak amacıyla, nitel ve nicel veri kaynaklarını bütünleştiren kesitsel bir durum çalışması (case study) yaklaşımını benimsemiştir(Adigeh & Abebe, 2024).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, konut edinimi süreçlerini tarihsel gelişim evreleri üzerinden ele alan bütüncül bir kentsel arazi yönetimi ve mülkiyet rejimleri çerçevesine dayanmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde kendi kendine yardım (self-help) modeliyle kooperatifleşmenin maliyet düşürücü ve kaynak birleştirici rolünü vurgulamaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Sahra Altı Afrika'da ve Etiyopya'da uygulanan kentsel arsa kiralama ve konut politikalarını inceleyen literatür ele alınmıştır. Özellikle kamu-özel ortaklıkları, kendi kendine konut inşa etme süreçleri, Angola, Kenya, Nijerya ve Zimbabve gibi ülkelerdeki devlet destekli kooperatif finansmanı modelleri değerlendirilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Etiyopya'nın Bahir Dar kentindeki kentsel konut kooperatifleri, sertifikalı kooperatif üyeleri, belediye arazi yönetimi yetkilileri ve konut geliştirme uzmanları çalışmanın temel evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Mülakat yapılan 30 kilit katılımcı (5 kentsel planlayıcı, 6 belediye yetkilisi/uzmanı, 19 kooperatif komite üyesi), 21 üyenin katıldığı 3 odak grup tartışması (FGD) ve 3 farklı yerleşim yerindeki (Lideta, Diaspora ve Zenzelma) saha gözlemleri.
- Veri toplama süreci
- Bahir Dar kentsel konut kooperatifi organizatör ofisi, arazi yönetimi ofisi ve konut kooperatifi komiteleriyle yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar, odak grup tartışmaları ve Amhara Bölgesi 9/2013 sayılı yönetmeliği de dahil olmak üzere yasal politika belgelerinin ikincil veri incelemesi.
- Veri analiz yöntemi
- Toplanan birincil nitel veriler Amharca dilinden İngilizceye tercüme edildikten sonra tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiş, benzerlik ve farklılıklarına göre gruplandırılarak politika ve uygulama aksaklıklarını gösteren ana temalar altında sentezlenmiştir.
Araştırmanın Bulguları
Bahir Dar kentinde 2014 yılından bu yana kooperatif konut şemasına kayıtlı olan ve sertifika alan toplam 35.512 üyeden yalnızca 31.596'sına konut arazisi parseli tahsis edilmiştir(Adigeh & Abebe, 2024).
Kooperatif konut şeması kapsamında konut arazisi tahsisi alan yaklaşık 31.000 üyeden yalnızca 7.000'den azı evlerini kısmen veya tamamen inşa edebilmiştir, bu durum programın amacına ulaşamadığını gösterir(Adigeh & Abebe, 2024).
Sertifikalandırılmış konut kooperatiflerinin arazi tahsislerini alması, belediyenin hizmet götürülmüş arazi teminindeki yetersizlikler nedeniyle 5 yıla kadar gecikmektedir(Adigeh & Abebe, 2024).
Kooperatif üyelerinin karşılaştığı temel zorluklar arasında hizmet götürülmüş arazi teminindeki gecikmeler, yüksek inşaat maliyetleri ve kooperatif konutları için belirlenen gerçekçi olmayan G+1 tipi yapı standartları bulunmaktadır(Adigeh & Abebe, 2024).
Etiyopya'da uygulanan kooperatif konut modeli, üyelerin arazi tazminatı ve inşaat maliyetlerinin tamamını üstlendiği, devletin finansal destek veya düşük faizli kredi sağlamadığı bir kendi kendine yardım modelidir(Adigeh & Abebe, 2024).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Bahir Dar kentindeki kooperatif konut uygulamaları, konut talebini karşılamada niceliksel olarak önemli miktarda arazi tahsisi (31.000'den fazla parsel) sağlamış olsa da, fiili konut üretimi oranının oldukça düşük kaldığını ortaya koymaktadır. Sertifika alan binlerce üyenin araziye erişmesine rağmen inşaat aşamasına geçememesi, mülkiyet edinimi ile konutun tamamlanması arasında ciddi bir uçurum olduğunu kanıtlamaktadır.
Yazarlar bu durumu, kooperatif üyelerinin üzerindeki ağır finansal yükler ve devlet tarafından sunulan herhangi bir konut kredisi veya finansman mekanizmasının bulunmaması ile açıklamaktadır. Özellikle kamu çalışanları gibi sabit ve kısıtlı gelire sahip kesimlerin, yüksek arazi tazminatı ve enflasyonist ortamda artan inşaat malzemesi maliyetlerini tek başlarına karşılamaları mümkün olmamaktadır.
Elde edilen bu sonuçlar, Sahra Altı Afrika'da uygun fiyatlı konut sorununu ele alan uluslararası literatürdeki bulgularla paralellik göstermektedir. Ancak Angola, Kenya ve Nijerya gibi ülkelerdeki kooperatif uygulamalarında devletin faizsiz kredi, uzun vadeli ipotek fonları ve malzeme desteği sağladığı görülürken, Etiyopya modelinin bu desteklerden yoksun olması onu dezavantajlı bir konuma getirmektedir.
Çalışmanın kapsamı çerçevesinde, gerçekçi olmayan G+1 standartlarının ve dar parsel büyüklüklerinin de konutların tamamlanmasını zorlaştırdığı tartışılmaktadır. Kooperatif şemasının dar gelirli aileler için kağıt üzerinde kalan bir çözüm olmaktan çıkarılması amacıyla, imar yönetmeliklerinin esnetilmesi ve finans kuruluşlarıyla iş birliği içinde düşük faizli konut fonlarının oluşturulması gerekliliği vurgulanmaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Etiyopya'daki tamamen kooperatif üyelerinin kendi birikimlerine dayalı ve devlet desteğinden yoksun modelin aksine, Angola'da kamu çalışanları ve askeri personel devletten faizsiz kredi alabilmekte ve bu krediler aylık maaşlarından kesilerek uzun vadede geri ödenmektedir(Adigeh & Abebe, 2024).
Kenya hükümeti, uygun fiyatlı konut sağlamak amacıyla tasarruf kooperatiflerine tasarrufları oranında kredi imkânı sunmaktadır; üyeler maliyetin yüzde 30'unu biriktirdiğinde konut bankaları kalan kısmı düşük faizli uzun vadeli kredilerle fonlamaktadır(Adigeh & Abebe, 2024).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Etiyopya'nın Bahir Dar kentindeki kooperatif konut şeması, hizmet götürülmüş arazi tahsislerindeki uzun gecikmeler, yıllık planlama eksikliği, çevre bölgelerdeki gayriresmi yerleşimler ve bürokratik yolsuzluklar nedeniyle dar ve orta gelirli kesimler için gerçek anlamda uygun fiyatlı bir konut çözümü sunamamaktadır. Konut kooperatiflerinin sürdürülebilirliği için esnek bina standartları, veri dijitalleşmesi ve devlet destekli finansman mekanizmaları acilen hayata geçirilmelidir(Adigeh & Abebe, 2024).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, Sahra Altı Afrika kentsel alanlarındaki konut krizlerine yönelik alternatif bir çözüm olarak sunulan konut kooperatiflerinin yapısal ve yasal sınırlarını tartışmaya açmaktadır. Kamu eliyle yürütülen kitlesel konut projelerinin (condominium) yetersiz kaldığı bölgesel Etiyopya kentlerinde, kooperatiflerin kentsel araziyi nasıl edindiğini ve hangi bürokratik engellerle karşılaştığını belgeleme işlevi görür. Çalışma, konut edinimi tartışmalarını sadece arsa tahsisi düzeyinde bırakmayıp, tahsis edilen arsanın fiilen konuta dönüştürülebilmesi için gereken finansal ve mimari koşulları da analiz etmektedir.
Çalışma, küresel güneydeki kendi kendine yardım (self-help) konut stratejilerini kavramsallaştıran klasik teorilerden ve Sahra Altı Afrika'daki kooperatif deneyimlerinden faydalanmaktadır. Literatürdeki Kenya, Nijerya ve Zimbabwe gibi ülkelerin devlet destekli finansman modellerini referans alarak, Etiyopya'nın Amhara bölgesindeki yasal mevzuatın (9/2013 sayılı düzenleme) pratikteki yansımalarını inceler. Önceki çalışmaların arazi mülkiyeti ve kamulaştırma odaklı yaklaşımlarını genişleterek, imar planlarındaki parsel büyüklükleri ile G+1 gibi dayatmacı mimari standartların dar gelirli gruplar üzerindeki dışlayıcı etkilerini ortaya koyar.
Bu araştırma, kentsel gelişim ve konut politikaları üzerine çalışan Türk ve uluslararası araştırmacılar için kapsamlı bir durum analizi sunmaktadır. Sadece yasal metinleri analiz etmekle kalmayıp, odak grup tartışmaları ve derinlemesine mülakatlar yoluyla mevzuatın sahadaki başarısızlık nedenlerini (finansman eksikliği, bürokratik gecikmeler, yolsuzluklar) sentezlemektedir. Bu yönüyle kentsel arazi yönetiminde 'arsa tahsisinin' tek başına yeterli olmadığını, bütüncül bir konut finansmanı ve esnek tasarım politikasıyla desteklenmesi gerektiğini gösteren ampirik bir kanıt tabanı oluşturmaktadır.
Kaynakça
- Cain, A. (2017). The cooperative housing sector in Angola. Centre for Affordable Housing Finance in Africa.
- Feather, C., Meme, C. K. (2019). Strengthening housing finance in emerging markets: the savings and credit cooperative organisation (SACCO) model in Kenya. Housing Studies, 34(9), 1485-1520.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Gelişmekte olan ülkelerde kentsel arsa tahsisinin tek başına konut sorununu çözmediği, bütüncül finansal desteklerin bulunmamasının inşaat süreçlerini tıkadığı savunulabilir.
Bu iddia desteklenirken, Bahir Dar'da arsa tahsisi alan yaklaşık 31.000 kooperatif üyesinden 7.000'den azının evlerini inşa edebildiği bulgusu ampirik bir kanıt olarak kullanılabilir(Adigeh & Abebe, 2024).
Kooperatif Konutlarında Yapı Standartlarının Konut Tamamlama Oranlarına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Katı ve yüksek maliyetli G+1 yapı standartları, kooperatif üyelerinin inşaat süreçlerini tamamlama hızlarını ve finansal sürdürülebilirliklerini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Nitel vaka çalışması tasarımı kullanılacaktır. Bahir Dar ve benzer kentsel bölgelerden seçilen, inşaatını tamamlayamamış en az 30 kooperatif üyesiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar yürütülecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir. Veriler tematik analizle çözümlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların makalede belirttiği, G+1 tipi yapı standartlarının dar gelirli üyeler için yüksek maliyetler doğurduğu ve evlerin tamamlanamamasına yol açtığı yönündeki tespitten türetilmiştir(Adigeh & Abebe, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Kendi kendine yardım konut modellerinin sürdürülebilirliği, makro düzeydeki devlet destekli konut finansmanı ve ipotek sistemlerinin varlığına doğrudan bağımlıdır.
Makalede vurgulanan devlet destekli konut finansmanı eksikliği ve bunun kooperatif üyelerinin üzerindeki finansal baskıyı artırarak projeleri yarım bırakmaya zorlaması teorik tartışmada kullanılabilir(Adigeh & Abebe, 2024).
Gelişmekte Olan Kentlerde Konut Kooperatiflerinin Finansal Sıkıntıları ve Mikro-Finans Arayışları
- Araştırma sorusu
- Resmi konut kredilerinin yokluğunda, konut kooperatifi üyeleri inşaat maliyetlerini karşılamak için hangi alternatif veya gayriresmi finansman stratejilerine başvurmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Karma yöntem tasarımı benimsenecektir. Ankete katılan kooperatif üyelerinin (güç analizi ile belirlenecek sayıda katılımcı) finansal kaynak dağılımları nicel analiz edilecek; ardından 15 üye ile derinlemesine mülakat yapılarak nitel veriler toplanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin, üyelerin banka kredisi alamamaları sebebiyle Amhara Kredi ve Tasarruf Derneği gibi yetersiz mikro-kredilere veya aile içi borçlanmaya bağımlı kaldıklarına dair bulgusuna dayanmaktadır(Adigeh & Abebe, 2024).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Kentsel arazi yönetimindeki yıllık planlama ve altyapı hizmeti yetersizlikleri, konut arz sürelerinin bürokratik olarak uzamasına neden olmaktadır.
Belediyelerin yıllık konut parseli planı yapmamasının ve arsa hazırlama süreçlerinin gecikmesinin kooperatiflerin arazi edinimini 5 yıla kadar geciktirdiği tespiti tartışma bölümünde karşılaştırma amaçlı sunulabilir(Adigeh & Abebe, 2024).
Kentsel Arazi Yönetiminde Yıllık Parsel Planlamasının Hizmet Götürülmüş Arsa Arzı Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Belediyelerin yıllık konut arsası tahsis planı yapmaması, kooperatiflerin kentsel arazi edinme süreçlerinde ne kadarlık bir gecikmeye ve mekansal düzensizliğe yol açmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Belge analizi ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) destekli mekansal analiz tasarımı. Bahir Dar belediyesi imar planları ve arsa tahsis dosyaları incelenecek, mülkiyet sınırları ve gecikme süreleri zaman-serisi analiziyle modellenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların, arazi yönetim ofisinin yıllık parsel tahsis planının bulunmamasını ve bunun kooperatiflerin sertifikalandıktan sonra 5 yıla kadar beklemesine yol açmasını temel engel olarak tanımlamasına dayanmaktadır(Adigeh & Abebe, 2024).