Türkiye genelinde yaşanan yıkıcı depremler, mevcut yapı stokunun can ve mal güvenliği açısından yetersizliğini açıkça ortaya koymuş ve bu durum afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini zorunlu kılmıştır. Özellikle 1950'li yıllardan sonra sanayileşmeyle birlikte artan düzensiz kentleşme, mühendislik hizmeti almamış kalitesiz yapıların inşa edilmesine yol açmıştır. Kentsel dönüşüm süreçlerinde yapıların risk durumlarının bilimsel yöntemlerle tespiti, deprem güvenliğinin sağlanmasında en kritik aşamalardan biridir. Eskişehir örneğinde gerçekleştirilen bu araştırma, kentteki mevcut betonarme binaların beton kalitesini istatistiksel verilerle ortaya koyarak kentsel risklerin ve dönüşüm ihtiyacının boyutunu ortaya koymayı hedefleyen önemli bir alan tartışmasına katkı sunmaktadır.
Araştırmanın temel amacı, 6306 sayılı Kanun kapsamında Eskişehir'de riskli yapı tespiti yapılmış olan 306 adet betonarme binaya ait teknik verilerin istatistiksel ve frekans analizleri yoluyla incelenmesidir. Bu kapsamda, Eskişehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden elde edilen binaların ortalama beton basınç dayanımları, yapım yılları, projesinin olup olmadığı, bulundukları ilçeler ve kullanılan donatı tipleri gibi parametreler analize tabi tutulmuştur. Binalardan alınan karot numunelerinin malzeme özellikleri, dönemin Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar (RYTEİE) standartlarına göre belirlenmiş, elde edilen basınç dayanımı verileri üzerinde sınıf aralıkları belirlenerek histogram ve eklenik frekans eğrileri oluşturulmuş ve betondaki değişkenlik düzeyi incelenmiştir.
İstatistiksel analiz sonuçlarına göre, incelenen 306 adet betonarme binanın ortalama beton basınç dayanımı son derece düşük bir değer olan 7,99 MPa, standart sapması ise 3,41 MPa olarak hesaplanmıştır. Binaların yüzde 16,99'unun beton dayanımının 5,00 MPa sınırının altında olduğu, yüzde 59,48'inin ise 5,00 ile 10,00 MPa aralığında yer aldığı saptanmıştır. Yapıların yüzde 99,67'si 17,30 MPa gibi düşük bir dayanım değerinin altında kalırken, bu sınırın üzerinde sadece tek bir bina tespit edilmiştir. Binaların yapım yılları ile beton dayanımları arasında doğrusal bir artış trendi görülmemiş, en eski binalardan bazılarının yeni binalardan daha yüksek dayanıma sahip olduğu şaşırtıcı durumlar gözlenmiştir. Projeli binaların ortalama beton dayanımı 9,47 MPa iken projesiz binalarda bu değer 7,81 MPa'dır; ayrıca binaların yüzde 97,71'inde günümüzde kullanımı yasak olan nervürsüz donatı tipi kullanıldığı bulunmuştur.
Elde edilen tüm bulgular, Eskişehir'deki mevcut yapı stokunun deprem güvenliği açısından son derece zayıf ve riskli bir beton kalitesine sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Proje denetiminin ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurgulayan yazarlar, hem Eskişehir'de hem de ülke genelinde kentsel dönüşüme verilen önemin artırılmasını ve yeni yapıların denetim süreçlerinin titizlikle yürütülmesini önermektedir. Bu araştırma, kentsel dönüşüm kararlarının alınmasında, risk haritalarının çıkarılmasında ve yapı denetim politikalarının geliştirilmesinde karar vericiler ve araştırmacılar için güvenilir nicel kanıtlar sunan, literatürdeki Eskişehir özelindeki bina stoku verilerini güncelleyen referans bir çalışma niteliği taşımaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Eskişehir'de 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilen riskli yapı stoku.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 31.05.2012 ile 24.12.2020 tarihleri arasında bireysel başvuru yöntemiyle riskli yapı tespiti yapılmış 306 adet betonarme bina ve bu binalardan alınan karot numuneleri.
- Veri toplama süreci
- Veriler Eskişehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Şube Müdürlüğü kayıtlarından temin edilmiş, karot testleri RYTEİE (2013 ve 2019) esaslarına göre değerlendirilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Binaların ortalama beton basınç dayanımları, standart sapmaları, histogram ve eklenik frekans analizleri ile ilçe, yapım yılı, proje mevcudiyeti ve donatı tipine göre betimsel istatistiksel karşılaştırmaları yapılmıştır.
beton basınç dayanımıkentsel dönüşüm6306 sayılı kanunriskli yapı tespitifrekans analizinervürsüz donatıprojeli ve projesiz binalar
01İncelenen 306 adet riskli betonarme binanın ortalama beton basınç dayanımı 7,99 MPa ve standart sapması 3,41 MPa olarak belirlenmiş, binaların %16,99'unun 5,00 MPa'dan daha düşük, %99,67'sinin ise 17,30 MPa'dan daha düşük dayanıma sahip olduğu tespit edilmiştir(TOPÇU et al., 2021).
02Riskli yapıların ilçe bazlı dağılımında kentsel dönüşüm başvurularının %72'sinin şehrin en eski yerleşim yeri olan Odunpazarı ilçesinde yoğunlaştığı, bunu %27 ile Tepebaşı ve %1 ile Mahmudiye ilçelerinin takip ettiği saptanmıştır(TOPÇU et al., 2021).
03Projeli binaların ortalama beton basınç dayanımı 9,47 MPa olarak hesaplanırken projesiz binalarda bu değer 7,81 MPa seviyesinde kalmış, projeli yapıların daha yüksek beton dayanımına sahip olduğu gözlenmiştir(TOPÇU et al., 2021).
04Binaların yapım yılı ile beton basınç dayanımı arasında beklenen zamansal doğru orantı bulunamamış, 1940 yapımı bir binada 9,04 MPa ortalama dayanım elde edilirken 2003 yapımı bir binada 3,62 MPa dayanım tespit edilmiştir(TOPÇU et al., 2021).
05Riskli yapı stokunda kullanılan donatı tipleri incelendiğinde, binaların %97,71'inde günümüzde kullanımı uygun olmayan düz (nervürsüz) donatı kullanıldığı, nervürlü donatı oranının ise yalnızca %1,63'te kaldığı belirlenmiştir(TOPÇU et al., 2021).