Kentsel alanların zamansal süreçte fiziksel ve işlevsel açıdan bozulması, afet risklerinin bertaraf edilmesi ve sağlıklı yaşam çevrelerinin oluşturulması gerekliliği, kentsel dönüşüm uygulamalarını modern kent planlamasının merkezine taşımıştır. Türkiye'deki kentleşme deneyiminde, özellikle 1980 sonrası dönemde ve 2012 yılında yürürlüğe giren yasal düzenlemeler doğrultusunda hız kazanan dönüşüm hareketleri, plansız gelişen konut stoğunun yenilenmesini hedeflemiştir. Ancak bütüncül ve bölge ölçekli planlama yerine parsel/bina bazında yürütülen uygulamalar, kentlerin altyapı ve sosyal donatı dengesini doğrudan etkilemektedir. Bu çalışma, Kırıkkale kent merkezindeki riskli yapı yoğunluğunu tespit etmek ve kentsel dönüşüm uygulamalarının alan ölçeğindeki mekânsal ve sosyal sonuçlarını Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yöntemleriyle çözümlemek amacıyla kurgulanmıştır.
Araştırmada nitel ve nicel mekânsal veri analizlerini içeren üç aşamalı bir yöntem izlenmiştir. İlk aşamada, Kırıkkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Kırıkkale Belediyesi'nden kent merkezindeki riskli yapılara ilişkin resmi veri ve envanterler temin edilmiştir. İkinci aşamada elde edilen veriler doğrultusunda merkez ilçede riskli bina sayısının en yüksek olduğu Çalılıöz Mahallesi çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Üçüncü aşamada ise zamansal uydu görüntüleri (2002, 2010, 2020 ve 2023 yılları) ile CBS yazılımları kullanılarak haritalama, çakıştırma ve mekânsal analiz işlemleri gerçekleştirilmiştir. Mahalledeki 391 konut yapısının 198'inin riskli yapı statüsünde olduğu belirlenmiş ve bu binaların kat adetleri, yapım sistemleri ve arazi kullanım durumları coğrafi veritabanına aktarılmıştır.
Elde edilen bulgular, Çalılıöz Mahallesi'nin Kırıkkale il genelinde riskli yapı stokunun en yoğun toplandığı alan olduğunu göstermektedir. Mahallede bulunan 198 riskli konutun 105'i yığma, 74'ü ahşap/kerpiç ve 19'u betonarme yapım sistemine sahiptir. Kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında bu riskli binaların 191'i yıkılarak yeniden inşa edilmiş, yüzde 49,1 oranında bir dönüşüm gerçekleşmiştir. Uygulamalar müteahhitler aracılığıyla kat karşılığı ve bina bazlı yık-yap yöntemiyle yürütülmüştür. Önceden tek katlı veya zemin+2 katlı olan binaların yerini zemin+3 ve zemin+4 katlı yapıların almasıyla birlikte mahallenin fiziki estetiğinde iyileşme sağlanmış, ancak bina ve nüfus yoğunluğunda belirgin bir artış yaşanmıştır. Bu yoğunlaşma, mahalle ölçeğinde sağlık tesisleri, eğitim alanları, otopark ve yeşil alan gibi sosyal ve teknik donatılarda ciddi yetersizliklere yol açmıştır.
Çalışma, bütüncül bir master plan olmaksızın parsel bazında yürütülen kentsel dönüşüm uygulamalarının mekânsal ve sosyal donatı dengesi üzerindeki olumsuz yansımalarını somut verilerle ortaya koymaktadır. Yapı stoğunun yenilenmesi afet riskini azaltmakla birlikte, sosyal ve teknik altyapı yatırımlarıyla desteklenmeyen müteahhit odaklı dönüşümlerin sürdürülebilir mahalle modelleri yaratamadığı görülmüştür. Bu durum, Türkiye'deki orta ölçekli kentlerde uygulanan kentsel dönüşüm politikalarının bölgesel ve ada bazlı bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiğini göstermektedir. Literatür taraması açısından araştırma, CBS tabanlı mekânsal analizlerin kentsel dönüşüm izleme süreçlerindeki etkinliğini ve veri entegrasyonu kapasitesini göstererek gelecek araştırmalara metodolojik bir zemin sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, kentsel dönüşümü fiziksel köhneme, afet riski azaltımı ve mekânsal yenilenme kavramları çerçevesinde ele almaktadır. Kentsel dönüşüm yöntemlerinden bina bazlı yenileme ve yık-yap yaklaşımı teorik arka planı oluşturmakta; mekânsal analiz aracı olarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve uzaktan algılama tekniklerinin veri entegrasyonu kapasitesine dayanmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde kentsel dönüşümün tarihsel gelişimi, dönüşüm yöntemleri (yenileme, iyileştirme, koruma, soylulaştırma, dolgu geliştirme) ve CBS teknolojilerinin mekânsal karar destek sistemlerindeki rolü incelenmektedir. Erbulak (2023), Eyidiker (2021), Yılmaz (2019), Tekeli (2011), Keleş (1998) ve Longley vd. (2005) gibi araştırmacıların kuramsal ve ampirik tanımlamalarına başvurulmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Kırıkkale il merkezi sınırları içerisinde yer alan tüm mahalleler ve bu mahallelerdeki yapı stoğu.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Kırıkkale merkez ilçede riskli yapı sayısı en yüksek olduğu saptanan Çalılıöz Mahallesi ve mahalledeki 391 konut.
- Veri toplama süreci
- Kırıkkale Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden alınan riskli yapı verileri, Google Earth programından elde edilen 2002, 2010, 2020 ve 2023 yılları uydu görüntüleri.
- Veri analiz yöntemi
- CBS tabanlı haritalama, zamansal uydu görüntüsü karşılaştırması (uzaktan algılama), yapı ve nüfus yoğunluğu hesaplamaları ile mekânsal istatistiksel analizler.
Kentsel dönüşümCoğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)Riskli yapıYapı yoğunluğuSosyal donatı alanlarıNüfus artışı
01Yapılan CBS analizleri sonuçunda Kırıkkale il merkezinde riskli yapı yoğunluğunun en fazla olduğu bölgenin Çalılıöz Mahallesi olduğu belirlenmiş; mahalledeki 391 konuttan 198'inin riskli statüsünde olduğu ve bunların büyük kısmının yıkıldığı saptanmıştır(Gönen & Çağlar, 2024).
02İncelenen bölgedeki riskli yapıların inşaat sistemleri incelendiğinde, binaların yüzde 16'sının yığma, yüzde 19'unun ahşap veya kerpiç, yüzde 17'sinin ise betonarme sistemle inşa edilmiş olduğu verisine ulaşılmıştır(Gönen & Çağlar, 2024).
03Kentsel dönüşüm öncesinde çoğunlukla tek katlı veya zemin artı bir katlı olan riskli yapıların yerine, dönüşüm sonrasında zemin artı üç ve üzeri katlı binaların inşa edildiği, bu durumun mahalledeki yapı stoğu karakterini tamamen değiştirdiği görülmüştür(Gönen & Çağlar, 2024).
04Uygulamaların parsel bazlı 'yık-yap' yöntemiyle ve yükleniciler aracılığıyla yürütülmesi nedeniyle mahallede bina ve nüfus yoğunluğu artmış; ancak bu artışa rağmen eğitim, sağlık ve sosyal tesis gibi donatı alanlarının yetersiz kaldığı tespit edilmiştir(Gönen & Çağlar, 2024).